29 Mart 2017

Dünya’dan “Silikon Vadisi” Oluşumları ve Digital Bosphorus

İnternet kullanımının yaygınlaşması ve dijital ekonominin dünyaya gittikçe hakim olmaya başlaması, ekonomi ve ticaretin tüm dengelerini hızla değiştirmeye başladı. Artık bir garajda veya yurt odasında kurulup da 6-7 çalışanıyla hizmet veren şirketler, milyon dolarlık değerlerle ölçülür oldu. Bu dijital düzene ayak uyduran ekonomiler yeni düzende kendilerine sağlam yer edinmeye başladılar bile. Fakat bundan geri kalanlar ise yeni ekonomik sistemde oyun dışı kalmaya mahkum olacaklar.

“Silikon vadisi kavramı, değişen dünya dengeleri, dijitalleşme ve ekonominin geleceği”

Bu yeni ekonomi çağının gereksinimleri doğrultusunda dünyanın belli başlı ülkelerinde Amerika’daki Silikon Vadisi benzeri oluşumlar hayata geçmeye başladı.  Yeni startup’ların desteklendiği ve toplandığı “Silikon Vadisi” olgusunun ilk örneği Amerika’nın Kuzey Kaliforniya eyaletinde yer alan San Francisco vadisinin bir parçası olan San Jose’de ortaya çıktı. Günümüzde hem teknolojik hem de sosyolojik olarak dünyayı değiştiren irili ufaklı birçok şirkete ev sahipliği yapan Silikon Vadisi, hala inovasyonun rakipsiz merkezlerinden biri olarak kabul ediliyor. Ancak dijital dünyaya şekil verecek yeni ekonomiler de artık kendi Silikon Vadileri’ni ve inovasyon merkezlerini kurmaya başlamış vaziyette.

Dünyayı değiştirecek ekonomiler kervanında ben de varım diyen ülkeleri ve Meksika’dan Endonezya’ya  kadar dünyanın çeşitli yerlerinde yer alan “Silikon Vadileri”ni araştırdık. Tabii, bu araştırma sürecinde Dünya ekonomisinin parlayan yıldızı Türkiye’ye de değinmeden etmedik.

Krizdeki Avrupa’nın ilacı: Berlin

Avrupa’nın en büyük ekonomisi olan Almanya’nın başkenti Berlin, hizmet ve teknolojiye dayalı girişimleriyle dünyada birçok yatırımcının dikkatini üzerine çekiyor. Özellikle 2000’li yılların başından itibaren birçok saygın kuruluş tarafından Avrupa’nın Silikon Vadisi olarak kabul görmeye başlayan kent, yeni girişimcilere sunduğu vergilendirme avantajları ve ucuz kira bedelleriyle de cazibe merkezi olmaya devam ediyor. Berlin’den çıkan başarılı start-up’ların belki de en çok bilineni SoundCloud olsa da, Wooga ve dailydeal.com gibi diğer birçok girişim de küresel piyasalarda önemli yerlere geldi. Londra ve New York gibi artık dijital dünyanın merkezlerinden biri olarak kabul edilen Berlin, network fırsatları, yüksek yaşam standartları ve yaratıcılığı destekleyen politikalarıyla, ekonomik krizin pençesindeki Avrupa’nın ilacı olmaya aday gibi görünüyor.

Teknoloji devleri için vergi cenneti: Dublin

Son zamanlarda Avrupa’da Silikon Vadisi denilince akla gelen ilk şehirlerden olan İrlanda’nın başkenti Dublin’de dünyaca ünlü birçok teknoloji şirketi hizmet veriyor. Bunun sebebini de Amerika’da %35 olan kurumlar vergisi oranının, İrlanda’da %12.5 olması olarak açıklayabiliriz. 2011 yılında Twitter’ın üçüncü uluslar arası ofisini Dublin’de açmaya karar vermesi de bu şehrin bu sıfata gittikçe daha da yaklaştığının kanıtı. Yine aynı yıl Google’ın kentin en yüksek binasını 136 milyon dolara satın alması da Dublin’in yıldızını bir kez daha parlattı. Dublin ayrıca Facebook, eBay ve Paypal gibi birçok dünyaca ünlü şirketin yönetim merkezine de ev sahipliği yapmakta.

İngiltere’den Silikon Vadisi örnekleri

“Silicon Roundabout” Londra’nın en sıcak teknoloji geliştirme merkezlerinden biri olarak öne çıkıyor. Öncelerde nispeten daha küçük çaplı yüksek teknoloji şirketlerinin yer aldığı bu merkez, İngiliz Başbakanı Cameron’un talimatıyla dev bir teknoloji konseptine dönüştü. Yaklaşık 200 firmaya ev sahipliği yapan bu dev teknoloji kenti, TweetDeck ve SongKick gibi ünlü İngiliz firmalarının da doğum yeri. Facebook, Google, Cisco ve Qualcomm gibi küresel şirketlerin bazı operasyonlarını bu bölgedeki merkezlerinden yönettiği de biliniyor. İngiltere’de Silikon Vadisi’ne örnek teşkil edebilecek oluşumların ilki sayılabilecek ve Nokia, Microsoft, Oracle ve Ericsson gibi devlere ev sahipliği yapan “Silicon Corridor”u da es geçmek olmaz. İngiliz kökenli mobil devi Orange‘ın merkez binası da hala burada hizmet vermeye devam ediyor.


Devlerin gözü bu ülkede: Endonezya

Yahoo gibi birçok çok uluslu şirket, yatırım yapmak amacıyla Endonezya’yı tercih ediyor. Buradaki halkın akıllı telefon ve tablet bilgisayarlara gösterdiği ilginin büyüklüğüne baktığımızda, ülkedeki dijital ve internet tabanlı yatırımların neden bu denli büyük ölçeklerde gerçekleştiğini daha iyi anlayabiliriz. Burada yatırım yapmanın, Silikon Vadisi’nden daha ucuz ve Çin ve Hindistan ile kıyaslandığında ise daha zahmetsiz olduğunu da göz ardı etmemek gerek. Bu gelişmekte olan Güney Asya ülkesindeki yatırım ve teknolojik gelişmelere göz attığımızda, yeni dijital ekonomi için ürettiği yazılım ve tasarım ürünlerinin yakın gelecekte de ses getirici olacağını tahmin etmek zor değil.

Meksika’nın cazibe merkezi: Mexico City

IBM’in Mexico City’de açtığı inovasyon merkezi, yerel girişimciler için pazarlama ve yeni teknoloji konusunda iyi bir eğitim, danışmanlık ve teknik altyapı avantajı sağlıyor. Yine Meksika’nın Guadalajara kenti yakınlarında kurulan oluşum, güçlü elektronik sanayisi sebebiyle ülkenin Silikon Vadisi olarak adlandırılıyor. Meksika’nın yüksek teknoloji başkenti olarak kabul edilen bu kent aynı zamanda, yazılım ve bilişim geliştirmede gösterdiği liderlik ile, “geleceğin şehri” ünvanına şimdiden sahip durumda.  2007 yılında ilk beş iş-dostu Latin Amerika şehri arasına girmeyi başaran Guadalajara, General Electric, Hewlett Packard, IBM, Motorola, Solectron, Flextronics, SCI, Kodak, Siemens gibi dünyaca ünlü birçok şirketin teknoloji ve üretim merkezi konumunda bulunuyor.

Bir Türk “Silikon Vadisi” Projesi: Digital Bosphorus

Almanya’daki DLD 2012 konferansında ilk kez Markafoni CEO’su Sina Afra tarafından ortaya atılan ve tüm Türkiye’yi kapsayacak yerli bir “Silikon Vadisi” fikri olan “Digital Bosphorus” ilk andan itibaren sektörde büyük bir heyecan yarattı. Aslında, Türkiye’nin genç ve dinamik nüfusunun dijital dünyaya oldukça çabuk adapte olması ve teknolojik tüm gelişmeleri yakından takip etmesi sebebiyle uluslarası yatırımcıların yönünü İstanbul’a çevirmesi, bu topraklarda güzel gelişmeler olacağının da önemli bir göstergesiydi.

Türkiye pazarına girme kararı alan Amazon, eBay gibi dev şirketleri ve inovatif yerel girişimleri kapsayacak bir isim bulma ihtiyacından doğan “Digital Bosphorus”u ve yerli “Silikon Vadisi” fikrini, isim babası olan Sina Afra’ya sorduğumuzda, Digital Bosphorus’un bir vizyon projesi olduğunu ve Türkiye’deki internet sektöründe örnek teşkil edebilecek birçok isim ve oluşumun bulunduğunu belirterek, Peak Games, Gittigidiyor ve Yemeksepeti gibi başarılı şirketleri örnek gösterdi.

Türkiye’nin teknolojik anlamdaki bilgi düzeyinin Silikon Vadisi ile karşılaştırıldığında daha geride olduğuna vurgu yapan Sina Afra, Digital Bosphorus kavramını ortaya atmasındaki amacının değişim ve gelişimi vurgulamak, özgüven sağlamak olduğunu belirtip, ekledi: “Umarım ileride bir gün ABD’nin Silikon Vadisi varsa, bizim de Digital Bosphorus’umuz var diyebiliriz.”



Sosyal medya ve e-bülten ile de EticaretMag'ı takip edebilirsiniz!

EticaretMag Twitter EticaretMag 

Facebook Sayfası EticaretMag Youtube EticaretMag Google+ E-ticaret 

Türkiye Linkedin Grubu E-

ticaretMag RSS E-

ticaretMag RSS

Yorumlar

  1. Serhat der ki:

    digital bosphorus içi boş bir kavram. sina bey bile dolduramadı bu boşluğu da bir kenara bıraktı. kişisel prdan öteye giden bir şey değil.

Fikrini söyle

*