24 Ekim 2017

Ucuz Kitap Sattılar, Sektörden Tehdit Aldılar: Evekitap.com Hikayesi

Gözünü açtığı andan beri kitap kokusunu içine çekmiş şanslı insanlardanım. Babamın orta ölçekte bir odayı tamamen kaplayan mini şehir kütüphanesinde (!) şimdilerde hatırlanmayan ama zamanının efsanesi olan resimli ansiklopedi serisi ve sonrasında da farklı farklı türlerdeki yüzlerce kitap ile geçti çocukluğum. Kitabın değerini bilen ve kütüphane sahibi olmanın yaşanılan yeri güzelleştirdiğine inananlardan oldum hep.

Belki biraz da bu okuma sevdası yüzünden Evekitap‘ın sosyal medyadaki ses getiren kampanyaları (özellikle Ekşisözlük üzerindeki) daha bir dikkatimi çekti. Kendileriyle röportaj yapmak için iletişim kutularına bıraktığım epostaya karşılık aldığım renkli cevabı paylaşmak isterim.

Merhabalar,

Ne yapabilir de daha fazla kişinin okumasını sağlayabiliriz 🙂

Keyifli günler dilerim.

Abdullah Önden

Evekitap, Fabrikod isimli yazılım şirketinin bir ürünü. Bir yüzü cıvıl cıvıl seslerin geldiği bir çocuk parkına, bir yüzü ise ağaçlarla dolu sessiz bir bahçeye bakan “Türk girişim garajı” diyebileceğim ofislerinde kurucu ortaklar olan yazılım tarafından sorumlu Abdullah Önden ve operasyondan sorumlu Faruk Subaşı ile uzun uzun sohbet ettik.

Müşterilerine “okuyucularımız” diyen, benzerlerini yurt dışı örneklerinde sürekli okuduğumuz “müşteri memnuniyeti” konusunda gerçekten hassas, titiz ve içten olan bu güzel insanlarla Evekitap girişimini, yayın evleri ve dağıtımcılarla yaşadıklarını, Türkiye’deki kitap sektörünü, “evekitap” dışında başka hiçbir başlığın görmediği Ekşisözlük yayın engelini, sepet tutarlarını, trafiklerini ve kampanyalarını konuştuk.

“Rakiplerimiz İdefix, Kitapyurdu ve D&R”


Batuhan: Fabrikod nasıl çıktı ortaya?

Abdullah: 1,5 yıl önce “yazılım fabrikası” sloganı ile kurdum Fabrikod’u. Amacımız hem kendimiz hem de proje sahipleri için seri ama güçlü yazılım altyapısına sahip internet projeleri üretmekti. Ondan önce Erdem Yurdanur ile beraber Maçkolik ve Coretech‘te çalışmıştım. 4 yıl çalıştıktan sonra ayrıldım ve kendi işimi kurdum.

B: Evekitap için Fabrikod’un pilot çalışması diyebilir miyiz?

A: Yesticaret isimli bir frameworkümüz var. Farklı eticaret türlerine dönüşebilecek bir altyapı inşa ettik Fabrikod olarak. Birkaç farklı parametre ile aynı altyapıyı Hepsiburada ya da Markafoni tipi online alışveriş hizmetine dönüştürme şansımız bulunuyor. Paket yazılım mantığından uzakta çalışıyoruz. Ben Yesticaret altyapısını open source (açık kaynak) olarak sunmayı da düşündüm ancak Türkiye’de open source’a hiç saygı yok. Yurtdışında da kendimizi tanıtmamız zor. Yüksek ciro hedefli premium eticaret girişimleriyle çalışmak gibi bir hedefimiz var.

B: Nasıl bir görev dağılımı var Fabrikod’da?

Faruk: Bir kişi Evekitap için paketleme ile ilgileniyor. Faruk sahada kitap peşinde koşturmuyorsa paketlemeye yardımcı oluyor. Dört kişi yazılım tarafında. Bir de stajyer. Toplam 7 kişi.

B: Neden Evekitap peki? Burada bir fırsat mı gördünüz yoksa bir ideal olarak odağında kitap olan bir girişim mi kurmak istediniz?

A: Faruk ile biz çocukluk arkadaşıyız. Faruklar dededen kitapçılar. Ben yazılımcı, o kitapçı. Bundan 4 yıl önce “neden internetten kitap satmıyoruz” dedik ve Evekitap’ın domain’ini almış olduk. 4 yıldır düşünüyoruz yani bu girişimi ama kitap satışında ismi bilinen devlerin yanında nasıl bir strateji izleriz, emin olamadık. Bu özel alışveriş ya da fırsat alışverişi furyası da yoktu o zamanlar. Sonrasında ise Fabrikod’u kurduktan sonra artık zamanının geldiğini düşündük.

B: Kimi rakip olarak görüyorsunuz?

A: İdefix, Kitapyurdu ve D&R.

B: Neden onları bırakıp, sizden alışveriş yapsın insanlar?

A: Çünkü biz müşteriyi daha çok önemsiyoruz ve çok daha iyi indirimler yapıyoruz. Kimisinin kurumsal anlamda hantallığı var, kimisinin altyapısı yeteri kadar iyi değil. Operasyondan sorumlu olan Faruk ve ekibi Cağaloğlu’nda koşturuyorlar ve biz okuyucuların isteklerine göre hareket ediyoruz. Neyi okumak istediklerini hem onlardan öğreniyoruz hem de biz ekip olarak doğru tahminlerde bulunuyoruz.

B: Daha çok hangi şehirlerden talep oluyor?

A: İstanbul, Ankara ve İzmir taleplerin yüzde 50’si. Anadolu’dan Bursa, Diyarbakır ve özellikle Van’dan korkunç talep var. Ciromuz günden günde üç büyük şehirden Anadolu’ya yayılıyor. Bunun sebebi viral etki olmalı. Sosyal medyayı özellikle iyi kullandığımızı düşünüyorum. Sivil Toplum Kuruluşları ile de temasımız var. Örneğin geçtiğimiz aylarda 0-12 yaş arası ihtiyaç sahibi olan engelli, şehit ve gazi çocuklarına “Büyüdüm Çocuk Oldum” isminde bir piknik etkinliği düzenlendi. Biz de etkinlikte sponsorlarımızın da desteğiyle 100 kadar çocuğa toplamda 400 kitap hediye ettik. Kuzguncuk’ta Evekitap Okuma Şenliği’ni başlattık bunun dışında. Fayda sağlayalım derken daha çok insan bizi tanır oldu, özellikle Anadolu’dan.

B: Ben yine sormak istiyorum. Neden kitap? Nasıl cesaret ettiniz sıfırdan kitap satma fikrine?

F: Biz sektöre giriş yaptığımızda özellikle yayıncıların internetten kitap satma fikrine bakış açısı şimdikinden çok farklıydı. Pek umutlu bakmıyorlardı, başarabileceğimizi düşünmüyorlardı. Biz biraz büyüyünce bunu gurur meselesi yapanlar oldu.

B: “Neden biz de internetten kitap satmıyoruz” diyen yayıncılar oldu mu?

A: Fabrikod’a gelip benzer hizmet almak isteyen kitapçılar bile oldu.

B: Yapar mısınız peki? Kendinize rakip yaratır mısınız bu şekilde?

A: Birebir kitap sitesi açmamız intihar olur. Ama olacaktır bu tip siteler, olmalıdır da. “Siz manyak mısınız? 70 bin kitap satanın karşısına 70 kitapla mı çıkacaksınız? Batarsınız evladım” diyenler vardı geçmişte, şimdi her şey daha farklı.

B: Kendinize maaş veriyor musunuz Evekitap’tan?

A: İlk sene için öyle bir hedefimiz olmadı. Kazandığımızı kitaba yatırıyoruz, stoğumuzu arttırıyoruz. 70 kitaptan 750 kitaba çıktık. Dört tane dağıtımcı ile çalışıyoruz şu anda.

B: Sizin varlığınız için ne düşünüyor yayıncı ve dağıtımcılar?

A: Sektörün afacan çocuğu gibiyiz biz. Eski usül çalışmaya alışık oldukları için ne yaptığımızı halen anlamamış olanlar var. Büyük firmalarla yapılan anlaşmalar ile bizimle yapılanlar arasında farklılıklar olabiliyor. “Siz de o kadar büyüyün, size de yaparız” diyebiliyor bazıları. Çok destek olanlar da var, haklarını yemeyelim.

F: Otostopçunun Galaksi Rehberi için Kabalcı ve Cağaloğlu’nu boşalttık diyebilirim. Talep var çünkü. Nasıl sattığımızı anlamıyorlar bunu, şaşırıyorlar. “Ne oluyor, kitabın baskısı mı bitiyor?” diyorlar bize.

“Korsana gerek bile yok!”


B: Korsanı bitirme gibi bir hedef koydunuz mu kendinize?

A: Temel hedefimiz bu zaten. “Korsana gerek bile yok” diye bir sloganımız var. Biz bu duruşumuzu Twitter ve Ekşi Sözlük’te özellikle vurguladık. Başta popüler kitaplar olmak üzere gücümüzün yettiği ölçüde her kitaba yüksek iskonto uygulayarak korsanı zayıflatmaya çalışıyoruz.

F: Okunma oranı artarsa korsan biter. Bu kadar basit. Kitapta tiraj yükseldikçe maliyet düşer. Maliyet düştüğünde korsana ihtiyaç olmaz.

A: Korsana karşı algı yavaş yavaş oturuyor aslında. İnsanlar korsan kitaplarını saklıyorlar artık. Korsan okuyanın statüsü düşüyor.

B: Türkiye’de kütüphane oluşturma kültürü de yoktur. Böyle bir kültür olsa, insanlar daha fazla orijinale yönelebilir.

A: Maalesef. Bizim ilk sloganımız da “size bir kütüphane oluşturacağız”dı. Tam anlaşılmadı maalesef o slogan. Biz de yerine kategori tablosu koyduk.

F: Türkiye’de internetten kitap alma oranı halen çok düşük. E-kitap dendi, her şey değişecek dendi. Göreceğiz ileriki zamanlarda ama okuyucularımıza sorduğumuzda halen “kitabın kokusu bir başka” yorumunu alıyoruz.

B: E-kitap konusunda var mı geleceğe dair çalışmanız?

A: Fatih projesini bekliyorum ben kişisel olarak. Oradan belki tablet kullanımına dair alışkanlıklar olumlu anlamda değişebilir. Bir de tabi biz ne kadar e-kitap satmak istesek de yayınevlerinin duruşu önemli burada. İdefix bunu denedi zamanında ama satış pek olmadı. Şu an için talep olacağını düşünmüyoruz e-kitaplara.

Ekşi Sözlük, Evekitap’ı nasıl engelledi?

B: Özellikle Ekşi Sözlük’teki kampanyalarınız ile sosyal medyada dikkat çektiniz. En son 900’e yakın entri vardı.

A: Engellediler bizi.

B: Nasıl engellediler?

A: Evekitap başlığı yeni bir entri girildiğinde artık sol tarafta gözükmüyor. Bize özel bir uygulama bu. Bunu başardık yani. Sansüre karşı olduğunu söyleyen, logosunun üzerine siyah bant çeken Ekşi Sözlük, nasıl bir ironiyse artık bu, bizi engelliyor.

F: “Ekşi Sözlük’te evekitap başlığının altına entri giren x kadar kişiye bedava kitap” diyerek yarışma yapınca ve herkes oraya entri girince biz sol frame’den düşmez olduk. Bunu da istemediler herhalde. Genellikle hesap ya da entri silinmesi yaygındı ama böyle bir uygulama ilk defa yaşanıyor.

A: İlk kampanyamızda 400 entriyi gördük sol frame’de. İkincisinde 300 civarıydı ve sonrasında engellendik. Ekşi Sözlük’te özgürlük yok. Monarşik bir yapı var. Ama sansür ya da dava gibi başlarına bir şey geldiğinde “nasıl böyle olur, demokratik bir ortam burası!” diyerek tepki göstermeyi biliyorlar.

B: Hala Ekşi Sözlük üzerinden kampanya yapıyor musunuz?

A: En son şöyle bir şey yaptık: Okuyuculardan istedikleri kitabın sözlükteki başlığına girip (örn: Tutunamayanlar başlığı) sitemizdeki satış bağlantısına link vermelerini istedik ve karşılığında o kitapları bedava verdik. Sol frame’den trafik ve talep yağdı tabi bize.

F: O zaman aralığında Ekşi Sözlük’ün sol frame’ininin yarısı kitap başlığıydı. Çok güzel bir histi.

B: Müşteri memnuniyetine ve yakınlığına önem verdiğinize göre okuyucularla yaşadığınız ilginç anılarınız vardır herhalde?

F: Geçtiğimiz günlerde bir okuyucumuz “siz bu kitabı ‘okumadan ölme’ köşesine koymuşsunuz ama bence o kitap beş para etmez. Asıl şu kitap orada olmalıydı” diye bir email attı bize. Ertesi gün bahsettiği kitabı ücretsiz olarak o kişiye gönderdik ve bir de “okumadan ölme” kategorimizin altına koyduk. Böyle ufak sürprizlerimiz oluyor arada. Gülsüm Hanım var örneğin. Ayda bir tweet atar bize “bu ay ne okuyacağım ben?” diye. Onun siparişini artık ben düzenliyorum her ay. Kendisi “okumadan ölme” kısmını bitirdi şu ana kadar.

A: Bizimle beraber internetten alışveriş yapmaya başlayan okuyucular da var. Geçen gün Muş’tan bir telefon aldık, Evekitap’ın güvenliği hakkında çekincesi vardı. “İsterseniz anlatayım SSL’i” dedim. “Beyefendi, ben satın al butonunun üzerindeyim. Basayım mı, basmayayım mı? Bunu söyleyin” dedi bana. Sonra baktım, sürekli alıyorlar artık.

B: Hep böyle ilgilenebilecek misiniz peki? Daha da büyüyeceksinizdir ileride.

A: Öyle olmak zorunda. Bunu biz şirket kültürü olarak belirledik. Herkesin böyle olması gerekiyor. Türk satıcısı, alıcının ne kadar değerli olduğunun farkında değil. Benim siteme giren kullanıcıyı ben kaybetmemeliyim. O benim artık dostum, otursun benimle çay içsin isterim. O dese ki “sitenizin rengi şu olsa”, bu benim için çok anlamlı bir geri dönüş.

B: Dijital pazarlama bütçeniz ne kadar? Adwords’e ne kadar harcıyorsunuz?

A: Rakam vermeyelim ama reklam ve pazarlama bütçemizi adwords ve kampanya satışlarımıza ayırdığımızı söyleyebilirim. Bugüne kadar en çok satan kitaplarımızdan olan Dukan Diyeti’ni büyük ölçüde adwords sayesinde sattık.

B: Dükkan Diyeti için rekabet büyük değil mi?

A: Öyle tabi ama büyükler genelde reklam vermiyor. Zaten organik olarak yukarılarda çıkıyorlar. Google’ın gözünde eski ve güvenilirler. Diğer geri kalanlar ise açıkçası adwords’ü kullanmayı pek bilmiyor.

“Yüzde 20’den fazla indirim yapamazsınız”


B: Şu ana kadar en çok hangi kitap sattı?

A: İhsan Oktay Anar’ın Yedinci Gün‘ü en çok satan kitabımız oldu. Yedinci Gün için epey çalıştık tabi. Siteyi giydirdik, sürekli duyurusunu yaptık, piyasadaki en düşük fiyata verdik.

B: Ne kadar indirim yaptınız?

F: Piyasada 17 TL olması lazım, biz 11.90 TL’ye verdik.

A: Anında da engellendik tabi. “Yüzde 20’den fazla indirim yapamazsınız” dediler bize. Aradılar ve tehdit ettiler bizi. “Satamazsınız, sattırmayız” dediler ve iki gün boyunca dağıtımcımıza kitabı vermeyi kestiler. Bizim dağıtımcımız da 400 farklı perakendeci ile çalışıyor. Bu dağıtımcıya 45 tane yayınevinin dağıtım hakkını vermeyeceğinizi söylüyorsunuz. İnanılmaz bir tehdit. Böyle bir şey yaşadık.

B: Hedeflerinize ne kadar yakınsınız?

A: Açıldığımızda 1 yıl diye koymuştuk hedefimizi, bir 6 ayımız daha var.

B: Günlük ortalama kaç sipariş geliyor?

A: Günlük 50 sipariş diyebilirim. Kampanya yaptığımızda 50’yi aştığı da oluyor. 70, 80, 100’ü buluyor ama ortalama rakam olarak 50 diyebiliriz.

B: Sepet başına kaç liralık bir harcama oluyor?

A: 40 TL. Bir sepete 3,5-4 kitap düşüyor. Ortalama kitap ücretimiz de 15 TL.

“Melek bize bir dokunsa korkunç sürprizler yaparız!”

B: Stoktan mı çalışıyorsunuz?

A: Minimum stokla çalışıyoruz diyebilirim. Genelde her kitaptan bir tane oluyor elimizde. Dağıtımcıdan hemen gidip alabileceğimiz kitaplar oluyor zaten. Bugüne kadar stok açısından büyük bir problem hiç yaşamadık.

B: Sitenin trafiği nasıl?

A: Google reklamlarını artırdığımızda ya da kampanyalarda 10 bini buluyoruz. Ama genelde ortalama 4-5 civarında. Günlük 80-100 civarında da yeni üye kazanıyoruz. Bu zamana kadar her 6 üyeden biri de sipariş vermiş durumda.

B: Reklam almayı düşünüyor musunuz?

A: Bedava kitap karşılığı reklam alabiliriz, düşünebiliriz böyle bir şey. Site tasarımını bozmayı düşünmüyoruz. Onun yerine öne çıkan kitap şeklinde bir düzenleme yapabiliriz.

B: Yatırım alacak olsanız ne beklersiniz yatırımcıdan?

A: Zamanımız geldi açıkçası. Şu an Evekitap’ın ihtiyacı olan şey maddi yatırım. Yatırımcıların fikir ve deneyimleri önemli ama bu girişim bizim çocuğumuz oldu. Yatırımcı geldiği zaman bize saygı duyacağını tahmin ediyorum zaten, kitap piyasası hiç dışarıdan tahmin edildiği ve bilindiği gibi değil. Özetle yatırıma açığız diyebilirim. Melek bize bir dokunsa korkunç sürprizler yaparız.

B: Son sözleri alalım.

A: Türkiye’de kitap sektörü rakamların dengesiz olduğu bir alan. Kimse zaten rakam paylaşmıyor, paylaşıldığında da şişirilmiş oluyor ve eski veriler hep. Yanlış algılar var, “Türkiye’de kitap okunmuyor” gibi. Birincisi, Türkiye’de kitap okunuyor. İkincisi, insanlar doğru bir şekilde yönlendirildiğinde orijinal kitap satın alıyor. Keşke benim çok ciddi bir sermayem olsa da insanlara bedavaya kitap okutabilsem. Bizim amacımız bu. Biz kazanalım, yine kitaplara yatıralım. “Evekitap’ta şu kitap çıktı, hemen alalım” algısını yaratabiliriz. Nasıl özel alışveriş kulüplerinde kadınlar giriyor ve modayı takip ediyor; bizden de okunacak kitapları ve trendleri takip etmelerini istiyoruz.

B: Teşekkür ederiz bu güzel sohbet için.

A: Biz teşekkür ederiz.

Yarışmamız sona ermiştir. Random.org kullanarak yaptığımız çekilişin sonucuna göre Ayhan Kutlu’ya Douglas Adams’dan Otostopçunun Galaksi Rehberi’ni, Ferhan Kara’ya George R. R. Martin’den Taht Oyunları’nı ve Emine Kılıç’a ise İhsan Oktay Anar’dan Yedinci Gün’ü armağan ediyoruz. Kendilerine Facebook ve Tumblr adreslerinden ulaştık. Bizimle iletişime geçerlerse, Evekitap.com kendilerine kitaplarını en kısa sürede gönderecek.

KİTAP ÖDÜLLÜ YARIŞMA: EticaretMag ve Evekitap, aşağıda okuyacağınız keyifli röportajı sosyal medyada paylaşan üç şanslı kişiye birer kitap hediye ediyor.

Çekilişe katılmak için yapmanız gereken, dilediğiniz bir sosyal mecrada (Facebook, Twitter, sözlükler, forumlar vb) bu röportajın linkini paylaşmak ve paylaştığınız sayfanın linkini bu röportajın altına yorum olarak bırakmak. Yorumunuz onaylandığında çekilişe katılmış sayılıyorsunuz.

Çekilişle belirlenecek üç kişi Otostopçunun Galaksi Rehberi, Taht Oyunları ya da Yedinci Gün‘ü kütüphanesine ekleme şansı bulacak. Yarışmamız 24 Eylül günü öğlen saat 11.59’a kadar devam edecek.

Yarışma Kuralları:

  • Paylaşım yaptığınız sayfayı doğrudan göremiyorsak ya da paylaştığınız adres bu röportajın adresi değilse yorumunuzu onaylayamıyoruz.
  • Aynı platformda birden fazla kez paylaşarak katılım yapamıyorsunuz ancak çekiliş şansını arttırmak için farklı platformlarda aynı kişi paylaşımda bulunabiliyor. 
  • Ancak farklı paylaşımlarınızı farklı yorumlar olarak girmeyi lütfen unutmayın. Çekilişi yorumlar üzerinden yapıyoruz.
  • Bir kişi yalnızca bir kitap kazanabiliyor ve hangi kitabı kazandığı yine çekilişle belirleniyor.
  • Yazının yayınlanma tarihi olan 20 Eylül saat 14.50’den 24 Eylül saat 11.59’a kadar yaptığınız paylaşım ve bıraktığınız yorumlarla yarışmaya katılabilirsiniz. Belirtilen saatten sonra bırakılan yorum sahipleri çekilişe katılamayacaklar.
  • Kazananlara ulaşabilmemiz için yorum bırakırken eposta adresinizi de bizimle paylaşmış olmanız gerekiyor. Eposta adresiniz başka amaçlarla kullanılmayacak, üçüncü kişilere verilmeyecektir.
  • Kitapların gönderimi Evekitap tarafından gerçekleştirilecektir.


Sosyal medya ve e-bülten ile de EticaretMag'ı takip edebilirsiniz!

EticaretMag Twitter EticaretMag 

Facebook Sayfası EticaretMag Youtube EticaretMag Google+ E-ticaret 

Türkiye Linkedin Grubu E-

ticaretMag RSS E-

ticaretMag RSS

Yorumlar

  1. Metehan ÖZDOĞAN der ki:
  2. Hayriye der ki:
  3. Mustafa Esad der ki:
  4. Mustafa Esad der ki:

    https://www.facebook.com/mustafaesad (Profilimdeki timeline’ımda görebilirsiniz)

  5. Özlem der ki:
  6. Ayhan Kutlu der ki:
  7. Özlem der ki:

    bir de bu var =) umarım doğru şekilde gönderiyorumdur:

    http://www.facebook.com/ozozyay

  8. gül şener der ki:
  9. Gülçin der ki:
  10. Gülçin der ki:
  11. Gülçin der ki:
  12. melike der ki:
  13. Ebubekir Mr der ki:
  14. Gülçin der ki:
  15. İlknur Uysal der ki:

    Yedinci Gün’ü kazanmayı çok isterim.

    https://twitter.com/siuilruin/status/248808188273635328

  16. Ayşegül der ki:
  17. İlknur Uysal der ki:
  18. İlknur Uysal der ki:
  19. Alper der ki:
  20. Alper der ki:
  21. Alper der ki:
  22. Ekşisözlük hakkındaki düşüncelerinizin tamamına katılıyorum. Türkiye’deki tüm site editörlerinin yaptığı şeyi yapıyorlar.

  23. Mustafa der ki:
  24. Naim Salman der ki:
  25. Furkan Dilben der ki:
  26. Furkan Dilben der ki:
  27. savaş çankaya der ki:
  28. güzel bir fikir olmuş der ki:
  29. fat32 der ki:
  30. Aslı Çakmak der ki:
  31. gerçekten sosyalmedya.co’da bir yazıda bu kadar çok yorumu ilk defa görüyorum. Benim merak ettiğim şey bu kitap çekilişi için yorum bırakanlar sosyalmedya.co takipçileri mi yoksa yarışmanın duyulması ardından sadece katılmak için gelenler mi? Her iki durumda da ilginç 2 sonuç çıkıyor. Sonuçları burada uzun uzun anlatmaya gerek yok. Ama her sabah ve akşam bir göz attığım sosyalmedya.co ve benzeri sitelerde, içinde bulunduğumuz internet ve eticaret sektörünü takip etmeye ve -biz kafamızı gömmüş çalışırken- neler döndüğünü kaçırmamaya çalışıyorum. Ama bu yazı ve yorumların sayısından çıkartılacak çok çok fazla sonuç var.

    • Hahahaa! yazıyı okuyup, yorumların çokluğu üzerine uzun uzun düşünürken hangi sitede olduğumu bile karıştırmışım. bir üstteki yorumumda eticaretmag.com yerine sosyalmedya.co yazdığım için üzgünüm. Eğer isterseniz diğer yorumda gerekli düzeltmeyi yaparak bu yorumumu silebilirsiniz. yazıları ipad üzerinde okuyucu aracılığı ile okuduğum için tasarım ve renk bakımından da hangi sitede olduğumu ayırt etmem güç oluyor.

  32. Volkan Çelebi der ki:
  33. Tülay Çelebi der ki:
  34. Yılmaz Demir der ki:
  35. Mendühe Demir der ki:
  36. mehmet uysal der ki:
  37. Emine Kılıç der ki:
  38. Emine Kılıç der ki:
  39. Hatice K. der ki:
  40. ömer izci der ki:
  41. tolga der ki:

    tebrikler

  42. tolga der ki:
  43. Bülent der ki:

    Kesinlikle destek verilmesi gereken bir kitap alış veriş sitesi.
    http://www.itusozluk.com/goster.php/evekitap+com/@9579511

  44. Bülent der ki:
  45. Bülent der ki:
  46. Bülent der ki:
  47. kezban der ki:
  48. Daha çok kitap okunmasına katkılarınızın olacağı kesin. Başarılar!

    https://twitter.com/longvehicle/status/249171943645913088

  49. Sedat Eser der ki:

    https://twitter.com/sdteser

    Büyük firmaların yer aldığı büyük pazarda farklı bir yaklaşımla örnek bir girişim. Ayrıca pazarlama stratejisi de iyi bir yol , tebrikler. Hediye verilen kitapların seçimi de harika…

  50. Daha çok kitap okumamı sağlayan http://www.evekitap.com‘ a teşekkürler…

    http://www.facebook.com/kenansenlik28/posts/436170859767656

  51. Arda Uzun der ki:
  52. undenied der ki:
  53. undenied der ki:
  54. Bülent der ki:
  55. undenied der ki:
  56. büşra der ki:

    röportaj çok keyifli:)
    Ayrıca ; https://twitter.com/busraaayd/status/249804925876465664

  57. büşra der ki:
  58. Gülşen der ki:
  59. ahmet karakolcu der ki:
  60. Barış Karataş der ki:
  61. Samet Çalışkan der ki:
  62. erdal açıkyol der ki:

    eve kitap kurucularına emekleri için teşekkürler

  63. Samet Çalışkan der ki:
  64. Deniz Uruş der ki:
  65. Hande Acet der ki:

    Evekitap.com benim gibi orijinal kitap almak isteyip, ama pahalılığı nedeni ile alamayanlara ilaç gibi geldi.

    https://twitter.com/hande_acet/status/250143528955564032

  66. eren şahiner der ki:
  67. Serdar der ki:
  68. Mine N. Arikan der ki:
  69. Tuğba der ki:
  70. Sinan der ki:
  71. Okan Yücel der ki:
  72. Param olsa Evekitap.com ‘a samimi yaklaşımlarından dolayı yatırım yapmayı çok isterdim.
    http://www.gaziantepcikolata.com

  73. Verilen bilgi icin tesekkürler

Fikrini söyle

*