25 Mayıs 2017

FitPass İle Sadece Tek Üyelikle İstanbul’daki Tüm Spor Merkezlerinden Yararlanın [Röportaj]

Fitpass-eticaret-CrossFit-fitness-sporÜyelik kartı modeliyle çalışan FitPass İstanbul’da fitness salonlarına giderek zinde kalmak ve spor yapmak isteyenlerin en büyük sorununu çözüyor: Yer bağımlılığı. İstanbul’da yüzlerce fitness salonu var. Ancak bunların çoğu kredi kartıyla 6 ay abonelik sistemiyle çalışıyor. Oysa İstanbul iki yakası bir araya gelmeyen bir şehir ve siz o akşam işleriniz dolayısıyla başka bir salonda çalışmak istediğinizde uygun fiyatlarla tek seferlik giriş bulamıyorsunuz.  Bunun için tek yapmanız gereken çalıştığınız firma üzerinden FitPass online sitesine  üye olmak. Çalıştığınız iş yeri aylık ödemenizi FitPass’a yapıyor ve CrossFit Taxim gibi tüm üye salonlarda ücretsiz çalışıyorsunuz. FitPass Group Genel Müdürü Paweł Hytry’ye İstanbul’da sporu kolaylaştıran FitPass sistemini sunduk.

FitPass üyeliğinin biz İstanbullu çalışanlara sunduğu avantajlar neler?

FitPass hizmetlerinden faydalanmak için önce firmanızın veya organizasyonunuzun İnsan Kaynakları departmanı veya ilgili yöneticisi ile iletişime geçiyorsunuz. Firmanız aylık FitPass abonelik ücretiniz karşılayabilir veya brüt maaşınızdan kesebilir (her durumda FitPass’a fitness salonlarına tek başınıza ödeyeceğiniz ücretten daha az aylık ücret ödemiş oluyorsunuz). Firmanız bizimle anlaştıktan sonra tek yapacağınız kartınızı gösterip ücretsiz olarak spor salonlarından yararlanmak. Bu ön ödemeli bir kart değil; yani Starbucks kart gibi para yükleyip kullanamıyorsunuz. Türkiye’deki bankacılık kanunu ve vergilendirme sistemi nedeniyle bu modelle kurumsal müşterilerimize bu kadar avantajlı indirimler sağlayamazdık.

Halk sağlığına katkıda bulunan hizmet odaklı pratik bir iş modeli yarattık

FitPass’ın İstanbul’un her yerine dağılmış olan 250 spor tesisi üyesi var. Siz de tek karta aylık ödeme yaparak bu salonlardan herhangi birinin standart hizmetlerinden ücretsiz olarak hem de 6 aylık abone olma yüküne girmeden yararlanabiliyorsunuz. Bunun için FitPass kullanıcılarına indirim yapıyoruz. Üstelik her ne kadar fitness salonlarından örnek versek de buna yüzme ve GoCart gibi üye tesisler de dahil. Böylece büyükşehir hayatında tek bir spor faaliyetiyle sınırlı kalmıyorsunuz.

Evimin yanındaki salonu daha ucuza kullanabilecek miyim?

FitPass üyesi ise evet. FitPass aynı salondan ve aynı spordan sıkıldığınızda yeni üyelikle uğraşmadan, sadece çalıştığınız şirket üzerinden abone olacağınız FitPass üyeliğinizle tüm üye salonlarda çalışmanızı sağlıyor. Esnek FitPass evden taşındığınızda yeni bir fitness salonu bulmanızı kolaylaştırıyor; çünkü üye tesislerimiz İstanbul’un neresinde olursanız olun hizmetinize açık. Ayrıca size en yakın salonu pahalı bulduğunuzda hesaplı alternatifler bulmanız da kolaylaştırıyor.

İlgili yazı: B2B E-Ticarette En Yeni Trend Ürün Pazarlama [İnfografik]

Tek kartla isten pilates ister vücut geliştirme ister yüzme

Örneğin, iş çıkışı eve gidip dinlendikten sonra spor yapmak isteyebilirsiniz. Birçok kişi iş çıkışı yorgun ayrın aynı yerdeki bir spor salonuna gitmeyi sevmiyor. İnsanlar spor değil fazla mesai yapıyor gibi oluyor ve spordan vazgeçiyor. Bu da sağlığı olumsuz etkiliyor. Oysa FitPass ile evinizin yanındaki pahalı salonu daha ucuza kullanarak sağlıklı hayat tarzını koruyorsunuz. Bu da şehirde spor yapmanın önündeki en büyük engeli kaldırıyor.

B2B2C modeliyle çalıyorsunuz

FitPass çalıştığınız iş yeriyle anlaşıyor ve iş yeri üzerinden size üyelik kartı çıkarıyor. FitPass sistemi kurumlar üzerinden gelen müşterilere yönelik. Aşağıda değineceğim gibi bu çalıştığınız iş yerine vergi avantajı sağlıyor. Ayrıca FitPass üyesi fitness salonları tek başına bulmakta zorlanabilecekleri kurumsal müşterilerle bizim üzerimizden anlaşmaya varabiliyor. Böylece örneğin Levent’teki bir şirketin tüm çalışanları civardaki anlaşmalı bir fitness salonunda çalışabiliyor. FitPass son derece uygun fiyatlı bir üyelik sistemi. Bir salona dışarıdan üye olduğunuzda çok daha fazla ödüyorsunuz. Bu noktada FitPass üyesi salonlarla çalışan kurumlara vergi indirimi imkanı da sağladığımızı belirtmek gerek. Bir şirket FitPass üyeliğinizi karşılamıyorsa bu üyeliği onlara fatura ettiğimiz zaman net maaşınızdan kesiyorlar. Bunu masraf olarak göstererek vergiden düşebiliyorlar.

İlgili yazı: B2B Ticarette Rekabetçi Fiyat Vermek Ne Kadar Doğru?

İzmir gibi diğer şehirlerde de varlık gösterecek misiniz?

Şimdilik hayır; çünkü bize üye olan fitness salonlarının müşterilerinin önemli bir kısmı kurumsal müşteriler. Bu sebeple çalışmalarımızı önce İstanbul üzerinde yoğunlaştırdık. İzmir gibi şehirleri ise ileride düşünebiliriz. Buna ek olarak gönül ister ki tek bir FitPass kartıyla Sırbistan’daki fitness salonlarına da ücretsiz gidebilelim (bugün Sırbistan ve Türkiye, İstanbul’da faaliyet gösteriyoruz). Ancak, bankacılık entegrasyonu havale konusunda ve devletler de vergilendirme konusunda o kadar entegre olmadı. Bu nedenle FitPass kart tıpkı İBB İstanbulKart gibi sadece İstanbul’da geçiyor.

Fitpass-eticaret-CrossFit-fitness-spor

CrossFit Taxim ve medikal fitness kavramı

Yazımızın ikinci bölümünü FitPass’la çalışan CrossFit Taxim spor salonuna ayırdık. CrossFit Taxim işletmecisi, baş antrenörü ve PKT Kali Türkiye sorumlusu ve baş antrenörü Fırat Erdem; Türkiye’de beden eğitimi, CrossFit ve medikal fitness ile ilgili sorularımızı yanıtladı.

Fırat Bey CrossFit nedir?

CrossFit üç farklı egzersiz sisteminin birleşimi. İçinde atletizm, olimpik halter ve jimnastik metotları var. CrossFit Taxim olarak odak noktamız medikal fitness ağırlıklı fonksiyonel egzersiz. Bu noktada iki hizmetimiz var CrossFit ve uzak doğu sporları.

1995 yılında Greg Glassman tarafından geliştirilen CrossFit ayrı bir marka, ancak biz bunu CrossFit Taxim’de medikal fitness sistemiyle uyguluyoruz. CrossFit’te egzersiz aletleriyle değil, motor-mekanik hareketleriyle simülasyonuyla ve sadece kendi vücudunuzu kullanarak çalışıyorsunuz. Biz CrossFit’i medikal fitness çerçevesinde Türk kullanıcısı için uyarladık; çünkü Türkiye’de beden eğitimi yetersiz ve egzersiz kültürü yok. Almanlar bunu ilkokulda öğrenirken biz lisede veya daha sonra kişisel çabalarımızla öğreniyoruz. Tabii aileden sporcu değilsek.

Son verilere göre Türkiye’de 745 bin fitness kullanıcısı var. Ancak ne aile kültürümüz ne de eğitim sistemimiz insanımıza spor yapmayı, örneğin sağlığına zarar vermeden, düzgün bir şekilde oturup kalkmayı öğretiyor. Bundan kastımız spor amaçlı hareketler tabii.

Aynı sebepten dolayı CrossFit gibi standart fitness programlarının dışında kalan sistemlerle ilgilenenlerin sayısı da az. Şu anda CrossFit yapan 50 bin kişi var Türkiye’de. Çoğunun dizinde, boynunda, belinde ciddi problemler var. Diyabet ve osteoporoz hastası çok. Sporda veya kaza sonucu sakatlık geçirenler var.

İlgili yazı: Gizli Müşteri Çalışmaları Müşteri Deneyimi Analizinde Neden Yeterli Değil?

Uzmanlık alanınız nedir?

Bizim uzmanlığımız düzeltici ve önleyici egzersizler. Dolayısıyla CrossFit ve uzak doğu sporlarını toplam verimlilik içerisinde değerlendiriyor ve kişiye özel egzersiz programları düzenliyoruz. Diğer salonların yaptığı gibi genel ve standart bir program değil, size özel programlar sunuyoruz. Bunları CrossFit ve uzak doğu sporları egzersizlerinden ihtiyacınıza göre derleyebiliriz (bunda sağlık durumunuzu kesinlikle dikkate alıyoruz).

Örneğin salona her geldiğinizde günün egzersizleri programımız var. Bunlar her gün değişiyor ve kişisel potansiyelinize göre belirleniyor. En basitinden atletler 100 kilogramla çalışıyor diye size 100 kilogramla çalışın demiyor, bunun yerine gücünüze ve ne kadar form tuttuğunuza göre size özel ağırlık belirliyoruz; çünkü amacımız daha sağlıklı olmanızı sağlamak, sizi zorlamak değil.

Bunun için de yukarıda değindiğim gibi önce egzersiz yapmanın mekaniğini kişiye öğretiyoruz; çünkü insanımız Almanya’da olduğu gibi temel egzersiz tekniklerini okulda öğrenmiyor. Grup halinde çalıştığınız seanslar da bile egzersizleri size göre özelleştiriyoruz.

Diğer fitness salonlarından farkınız ne?

Bunun dışında butik çalışıyoruz. 550 metrekare alanı olan 3 katlı bir tesisimiz var ve online randevuyla çalışıyoruz. Doldur-boşalt çalışmıyoruz. Böylece salonumuzda tüm üyelerimizin her zaman rahatça çalışacağı kadar yer oluyor ve eğitmenlerimiz aşırı yüklenmeden tüm müşterilerimizle ilgileniyor.

Bizde akşam saat 19.00-21.00 arasında müşterilerimizin kuyruk olup koşu bandında sıra beklemesi gibi bir durum yok. Örneğin biz bir dumble ve barfiks egzersizi yazdıysak barfiksten geldiğinizde dumble sizi bekler, başkası onu almaz ve alan size aittir. CrossFit bir franchising ve her salonun kendi uygulamaları var ama biz CrossFit Taxim’de işimizi çok ciddiye alıyoruz.

Medikal fitness nedir?

Doktor, fizyoterapist ve spor hayatı arasındaki köprüdür. Örneğin bağ kopması olur ve ameliyatın ardından fizik tedavi gördükten sonra bize gelirseniz medikal ölçümlerle desteklenen özel antrenörlü egzersizlerimizi yaparak bağınızı güçlendirir ve tekrar kopma riskini büyük ölçüde azaltırsınız; çünkü size doğru hareketleri öğretiriz.

Medikal fitness kapsamında 12 performans ölçümü ve yarı medikal testlerimiz var. Bunlarla sıkma, kavrama, açlık kan şekeri ve duruş (postür) gibi yarı medikal testler yapıyoruz (hem de hastanelerde kullanılan uluslararası onaylı profesyonel cihazlar kullanarak). Böylece ileride skolyoza bağlı kamburluk oluşabileceğine dair sizi uyarıp doktora yönlendirebiliyoruz veya daha önce astım geçirdiğinizi ve solunum problemleriniz olduğunu anlıyoruz.

Hastane değil, yönlendiriciyiz

Bunlar hastanelerde fizik tedavide kullanılan doktor raporu yerine geçmiyor, ancak müşterimize senin şu ekleminde rahatsızlık var. Doktora bizim test sonuçlarımızı göstererek resmi testler öncesinde fikir verip yardımcı olabilirsin diyoruz. Ayrıca bu testlerle müşterilerimize gelişimlerini üç ayda bir analitik olarak raporluyoruz.

Örneğin herhangi bir fiziksel rahatsızlığınız varsa ideal olarak önce hastaneye gidersiniz ve uzman hekim sizi görür. Ardından egzersiz fizyologu, fizyoterapist, diyabet eğitimcisi ve uzman antrenör veya medikal fitness antrenörü sizi görür. Örneğin biz medikal fitness bağlamında onlardan gelen rapora göre egzersiz yaptırırız. Bizi de bu yüzden bilinçli müşteri tercih ediyor; çünkü CrossFit ve diğer egzersizleri kuralına göre, kişide sakatlık oluşturmayacak şekilde yaptırıyoruz.

Fitness konusunda hangi boşluğu dolduruyorsunuz?

Diyelim ki bir kişinin ön çapraz bağı koptu. Doktor oraya kronik bakar, yani ameliyat edecek. Sonrası doktoru ilgilendirmiyor ama aynı bağ tekrar koparsa bundan yasal olarak doktor sorumlu oluyor. Peki sorun ne? Sorun birçok fizyoterapistin squat hareketinin ne olduğunu bilmemesi ve kişiye yanlış egzersiz vermesi veya egzersizi yanlış yaptırması.

Aslında bu hareketleri bilmek fizyoterapistin işi değil ama genel bilgi sahibi olmaları bu sıkıntıyı önler. İşte biz fizik tedavisi sonrasında burada devreye girerek o bağın kopma şansını azaltıyoruz. Örneğin müşterimize önce fizyoterapiste git, tedavi gör ve sonra bize gel diyoruz; ama fizyoterapist tedaviden sonra bacağını kuvvetlendirmek için medikal fitness tesislerine git demiyor.

Yurt dışında ise sistem çok basit: Doktor ameliyat sonrası fizyoterapiste gönderiyor ve o da kişiyi medikal fitness tesisine, özel antrenöre yönlendiriyor. Türkiye’nin bir diğer açığı da açık da yasal sorumluluk konusu. Örneğin, biz doktordan spor yapabilir raporu alan biriyle rahatlıkla çalışabiliyoruz; ama futbol, hentbol aynı şey değil. Raporlar spor ve gezersiz gruplarına göre verilmeli fakat bu yapılmıyor. İşte biz bu boşluğu doldurarak profesyonel ve amatör sporculara hizmet veriyoruz.

Böylece ön çaprazın yıpranması, kopması veya ameliyat olmasına göre farklı antrenmanlar yaptırıyoruz. Ancak profesyonel olarak benim gibi fitness eğitimi veren ve bu konuda özel eğitim alan kaç kişi var derseniz maalesef 80 milyonda 50 kişi. Daha gerçekçi bir karşılaştırma olması açısından 725 bin alakalı hedef kitleye hitap eden 50 kişi diyebiliriz. CrossFit olarak işletme açan da yok ama performans sporları adıyla hizmet veren arkadaşlarımız var.



Sosyal medya ve e-bülten ile de EticaretMag'ı takip edebilirsiniz!

EticaretMag Twitter EticaretMag 

Facebook Sayfası EticaretMag Youtube EticaretMag Google+ E-ticaret 

Türkiye Linkedin Grubu E-

ticaretMag RSS E-

ticaretMag RSS

Fikrini söyle

*