17 Ağustos 2017

PR Ajansı Olmayan Girişimciler İçin PR Dersleri 101

Halkla İlişkilerMalumu ilam olacak ama biz baştan söyleyelim: Dünyanın en iyi girişimi, en yaratıcı fikri, en hayat kolaylaştıran uygulaması bile, pazarlama ve tanıtım olmadan bir hiçtir. Bu durum “İki kişinin bildiği, sır değildir” misali, “kimsenin bilmediği/kullanmadığı şey, girişim değildir” diye de özetlenebilir. Pazarlama ve reklamın aksine, maliyetleri düşük olduğu için pek çok girişimci ve startup tarafından tercih edilen halkla ilişkiler, nam-ı diğer Public Relations (PR) özünde son derece basit bir iş olmakla beraber, dikkat edilmesi gereken temel birkaç nokta yok sayıldığında, kolayca başarısız sonuçlar verebilecek bir araçtır. PR her durumda sitenizi tanıtır, ama iyi mi yoksa kötü mü tanıtacağı sizin elinizdedir.

E-ticaret sitesi için tüm gerekli adımları tamamlamış, siteyi hizmete sokmuş, lojistik, altyapı, tedarik gibi zorlu engellerden oluşan maratonun ilk aşamasını tamamlamış girişimcinin karşısında PR tüm heybeti, tüm imkanları ve bir yandan olanca ürkütücülüğüyle durmaktadır. Bu aşamada PR ajansı için bütçe ayırmak istemeyen girişimcilerin hayatını kurtaracak 5 öneriyi aşağıdaki gibi derledik.

Bırakın PR sizden korksun!

1. Kavramlara hakim olun

PR ajanslarının severek kullandığı, meseleyi metodolojik bir düzleme taşıyan ve bir taraftan da olayı daha “havalı” hale getiren bazı kavramlar vardır. Günlük hayatınızda sürekli kullanmayacaksanız bile, bu terminolojiye hakim olun. Özel haber, basın bülteni ve medya planını, temel kavramlar arasında sayabiliriz. “Medya planı”nın ne olduğunu öğrenin ve kendinize aylık ve dönemlik medya planları çıkarın, hangi mecralarda hangi ürünlerinizin iletişimini yapacağınızı önceden belirleyin, bu sayede el yordamıyla ilerlemiş olmazsınız.

Ücretsiz olduğu için sıklıkla tercih edilen ve sizin de başta kurtarıcınız olacak yazılı basın iletişiminde iki temel araç vardır: özel haber ve basın bülteni. Özel haber, adı üstünde herkesle paylaşılmayan özel bir içeriğin bir gazeteciye / yayına sunulduğu haber biçimidir. Her şey özel haber olmaz, olamaz. Eğer elinizde özel haber niteliği taşıyabileceğine inandığınız bir içerik varsa, bunu hedeflediğiniz yayın ve gazeteci ile paylaşın ve özel haber olduğunu belirtin. Bu içeriği hazırladıktan sonra, “şahane içerik oldu, bunu kesin şu yayın da beğenir” deyip bir başka yayına göndermeyin. Gazeteci-kurum arasındaki ilişki güvene dayalıdır ve bu güveni sarsarsanız belki o defalık güzel bir haberinizi çıkartmış olursunuz ama uzun vadede kaybeden siz olursunuz.

Kavramların en temeli, araçların en yaygınıysa şüphesiz ki basın bültenidir ve bu değerli araç muhakkak ayrı bir maddeyi hak etmektedir.

2. Basın bültenini doğru yazın ve doğru kullanın

Basın BülteniDünyanın en büyük yanılgılarından biri, basın bülteni yazmanın kolay bir şey olduğu ve tüm basının bu bültenleri iştahla beklediği inancıdır.

Altını çizerek (çizdik) belirtelim ki, basın bültenleri doğru hazırlanmadığı ve doğru kullanılmadığı müddetçe çöpe gitmeye mahkumdur. Araştırmalar gösteriyor ki ortalama bir gazeteci günde 92.7 adet basın bülteni alıyor (ya da buna yakın bir rakam…). Bu bültenler arasından sıyrılmak için öncelikle başlığa da (subject) yazacağınız bülten başlığının dikkat çekici ve aynı zamanda açıklayıcı olması gerekir. Yani ne “sitemizde muhteşem ürünler var” yazın, ne de “acaba bu mailde ne yazıyor, sen de merak ediyorsun” gibi ucuz numaralarla dikkat çekmeye çalışın. Küçük, zekice kelime oyunlarıyla süslenmiş, içeriği de ifade eden başlıkların kullanımını öneririz.

Unutmayın ki gazetecinin vakti çok ama çok kısıtlıdır. Dolayısıyla eğer yapabiliyorsanız olabildiğince kısa ve bol görsel ağırlıklı bir bülten gönderin. Bir basın bülteninde en çok dikkat edilmesi gereken nokta, ilk paragrafta mutlaka 5N 1K’yı vermek, söylemek istediğiniz temel şeyleri ilk paragrafta belirtmektir. Bunu yaparkenki mantık, gazetecinin vakti kadar yerinin de sınırlı olduğunu düşünerek, yayında sedece ilk paragrafa yer vermesi durumunda bile, amaçladığınız mesajı ileteceğinizi garantilemektir.

İyi basın bülteni, gazetecinin kopyala-yapıştır yaparak yer verebileceği bültenlerdir. Bu nedenle asla 1. çoğul şahıs kullanmayın ya da karşı tarafa “siz” diye hitap etmeyin. “Muhteşem fırsatlar sizi bekliyor” yerine, “kullanıcıları muhteşem fırsatlar bekliyor” deyin, abartılı ifadelerden kaçırın. PR dilini, reklam metninden ayıran en temel fark budur.

Son olarak, hazırladığınız basın bültenlerini doğru sıklıkta gönderin. İnanın, NATO’nun bile haftada 3 kere basına bilgilendirme yapmasını gerektirecek kadar önemli işleri olmuyor. Haftada bir ya da 10 günde bir içerik paylaşmak idealdir. Ayrıca unutmayın: haftasonu ekleri Perşembe hazırlanır, dolayısıyla bu ekleri hedefliyorsanız en geç Salı sabahı bülteninizi göndermiş olmalısınız. Aylık dergiler içinse, ayın 12’sine dek, sayfalar bitmeden içeriğinizi paylaşmalısınız.

Dipnot: Girişiminizin herkes tarafından bilinmemesi ihtimalini göz önüne alarak, basın bülteninizin sonuna küçücük bir kutu ekleyin ve siteniz hakkında çok özet 3-4 cümleye yer verin. Ki bu da bizi tanıtım yazısı meselesine getiriyor.

3. Tanıtım yazısı

Siteyi kurar kurmaz ilk işiniz, girişiminiz hakkında size gelebilecek olası sorulara karşı hazırlıklı olmanızı sağlayacak kapsamlı bir tanıtım yazısı hazırlamaktır. Bu yazının kısa ve temiz cümlelerle yazılmış olması, reklam yapmaktan çok bilgi veriyor olması önemlidir.

Hangi tarihte kurulduğunuzu, sitenin hedef kitlesi ve amacını net bir şekilde belirtin. Zaman içinde elinizde müşteri hakkında demografik datalar, sipariş rakamları, sepet bedelleri vb. bilgiler biriktikçe, bu yazıyı güncelleyin. Yukarıda söz edildiği gibi, bu yazının kısa bir özetine, basın bültenlerinizin sonunda “Hakkında” başlıklı küçük bir kutuda yer verin. Bilenler hatırlasın, bilmeyenlerin sizden haberi olsun.

4. İyi fotoğraflar kullanın

iPhone FotoğrafGörselliğin her şey olduğu, okumaktan çok bakmayı tercih ettiğimiz bir dönemde yaşıyoruz malum. Dolayısıyla hem sitenizdeki ürünlerin, hem de eğer sitenin yüzü olarak siz görünecekseniz kendinizin profesyonel fotoğraflarını en baştan hazırlayın. Siteninizin kuruluşuyla ilgili sizle yapılan bir röportajda, “Türkiye’nin en iyisi olmayı hedefliyoruz” beyanatınızın yanında biyometrik vesikalık fotoğrafınız olursa, maalesef sizi kimse ciddiye almaz. Acı, ama gerçek.

Aynı şey ürünleriniz için de geçerli. Fab.com’un başarısının ardında yatan görsel gücü unutmayın, eğer bir hafta sonu ekinin orta sayfasında kocaman yer almak istiyorsanız, ürünlerinizin olanca güzelliğiyle arz-ı endam etmesi gerekir. Bu işi de bir yatırım olarak görün ve buna bütçe ayırın. Düzenli olarak ürünlerinizin fotoğraflarını çektirin ve iletişiminizde bu görselleri temel alın.

5. İyi basın takibi, gazeteciye özel içerik

Bir PR ajansının tüm gücü bağlantılarında ve basın listelerinin güncelliğinde yatar. İletişimi başarılı kılan temel unsurlardan biri de, içeriğin iyi olması kadar, o içeriğin, onu değerlendirebilecek doğru gazeteciye gitmesidir. Bu nedenle PR ajansı çalışanları her sabah gazete okur, hangi gazeteci hangi konuda yazmış notlar alır ve hangi müşterisinin bu konuda içerik üretebileceği üzerine düşünür. Tanıtım yapmak isteyen bir girişimciyseniz, sizin de her sabah 1 saat uykunuzdan fedakarlık edip, gazeteleri bu gözle okumanız çok yerinde olacaktır.

Normalde sadece müzik haberleri hazırlayan, gruplarla röportaj yapan bir gazeteci, bir gün pekala “en iyi kulaklıklar” gibi bir dosya yapabilir ve bu yazıyı okuyup üstüne kendisine göndereceğiniz “yazınızı okudum, çok faydalı buldum, sitemizin ürün gamını geliştirmek için önerilerinizden faydalanacağım, ayrıca biz de şu tarz kulaklık ve hoparlörler satıyoruz, ilginizi çekebileceğini, bir dahaki dosyanızda yer vermek isteyebileceğinizi düşündüm” şeklinde bir e-mailin, hemen sonuca dönüşmese de olumlu etki yapacağı kesindir.

Aynı biçimde hayvan hakları konusunda yazıp çizdiğini bildiğiniz bir gazeteciye, bu konuda bir bağış kampanyası yaptığınızı duyurmanız, o anda size dönüş sağlamıyorsa bile, karşınızdakinin ilgisini çekmesini ve belki bir sonraki sefere sitenizden söz etmesine neden olacaktır. Tabii bu konuda gazetecileri boğmamak ve doğru içeriği paylaşmak önemlidir. “Geçenlerde hayvanlarla ilgili yazmıştınız, bakın bizim sitede de çok iyi büyükbaş hayvan yemleri var”, ya da “küresel ısınma ve kuraklık konulu yazınızı okudum, biz de havuz temizleme gereçleri satan bir site kurduk, sonuçta hepsi suyla ilgili değil mi” temalı mailler, söylemeye gerek yok, tatsız olur.

Bu temel 5 maddeye dikkat ederek, pekala ajanssız da adınızı duyurabilir, ajans desteği alacak noktaya gelene dek hem basınla iyi ilişkiler ve bağlantılar kurabilir, hem de girişiminizin daha çok kişiye ulaşmasını sağlayabilirsiniz. Unutmayın, tüm ilişkiler özen ister, buna halkla kurulan ilişkiler de dahildir. Doğru taktikler kullanıp, titiz davranırsanız bu ilişkinin yürümemesi için hiçbir neden yok. Herkese bol haber yansımalı günler!



Sosyal medya ve e-bülten ile de EticaretMag'ı takip edebilirsiniz!

EticaretMag Twitter EticaretMag 

Facebook Sayfası EticaretMag Youtube EticaretMag Google+ E-ticaret 

Türkiye Linkedin Grubu E-

ticaretMag RSS E-

ticaretMag RSS

Yorumlar

  1. alessandro der ki:

    valla süper olmuş elinize sağlık

  2. ercan der ki:

    teşekkürler

  3. huseyin der ki:

    Son zamanlarda bırakın eticaretmag’i takip ettiğim 200 üzerindeki blogda gördüğüm en faydalı içerik.
    Eylül hanım gerçekten ellerinize sağlık çok özgün ve güzel bir derleme olmuş.

  4. ahmet kara der ki:

    Yazınız başarılı teşekkürler ama elinde telefon olan kızdan izin alındı mi merak ediyorum ?

Fikrini söyle

*