27 Haziran 2017

Girişimcilerin Yatırımcılara Söylememesi Gereken 10 Cümle

Girişimci Yatırımcı İlişkisi
E-ticaret sektöründeki hareketlilik artıkça, bu sektöre yönelen girişimcilerin de sayıları hızla artıyor. Eğer belli bir birikimleri yoksa girişimcilerin en uğrak yerleri ise tabii ki yatırımcıların ofisleri oluyor.

Melek yatırımcılar, risk sermayedarları veya kuluçka merkezleri girişimcileri desteklemek ve yeni iş kollarına yatırım yapmak için varlar; ancak bir girişimcinin bu yatırımcıların gözüne girmesi pek de kolay olmuyor ve işinden bahsederken yatırımcıları etkileyebilenlerin sayısı da oldukça az oluyor.

Peki neden birçok girişimci bu konuda başarısız oluyor ve yatırımcılardan red cevabı alıyor? Buldukları iş modelinin ilgi çekiciliği veya pazar payı gibi faktörler bir yana, asıl problem çoğu zaman girişimcinin hali, tavrı ve kendini nasıl pazarladığından kaynaklanıyor demek mümkün. İşine olan güvenin eksik olması büyük bir problem yaratabileceği gibi, işe fazla güvenip, kibir yapmak da yatırımcıların gözünde eksi puana sebep olabilir.

Sürekli girişimcilerle görüşen danışman veya yatırımcıların duymaktan hoşlanmadıkları, hatta duydukları zaman o girişimcinin fikri çok iyi dahi olsa, yatırım yapmaktan vazgeçebilecekleri cümleler bulunuyor. İşte o cümlelerden bazıları:

İş planımız hazırlanma aşamasında

İş planını geriye atan girişimcilerin, kendilerinden çok emin bir şekilde “iş planına ne gerek var” ya da “henüz bitirmedik” şeklinde cümle kurmaları yatırımcıların pek hoşuna gidecek cümleler değil ki zaten sadece yatırımcılar değil, hangi iş dalında olursa olsun bir iş planının olması, işin gideceği yolun görülmesine yardımcı olur. İşe ve kendinize güveniyor olabilirsiniz; ama bu cümlelerle yatırımcıların karşısına çıktığınızda maça 1-0 yenik başlayabilirsiniz.

Aslında bizim yatırıma ihtiyacımız yok

Böyle bir özgüven yatırım görüşmelerinde ortaya konmak için fazla olabilir. Eğer randevu alıp bir yatırımcıyla görüşmeye gittiyseniz, “aslında bizim paraya ya da yatırıma ihtiyacımız yok” gibi bir cümle söylerseniz, büyük ihtimalle o yatırımı zaten alamayacaksınız. Eğer gerçekten paraya ihtiyacınız olmasa, zoraki bir şekilde ayarlanan o yatırım randevusunda olmazdınız.

Hiç rakibimiz yok

Niş bir sektörde hizmet veriyor ya da yeni bir ürünle pazara girmeye hazırlanıyor olabilirsiniz; ama bu alanda hiç rakibimiz yok demek çok fazla iddalı bir atıf olur ve küçük çaplı veya henüz duyulmamış bile olsa sektörde sizin yapmayı planladığınız işi yapan birileri olabilir. Pazarda bu işi yapan kimse yok demek, yatırımcıları etkilemek için çok iyi bir yol olmayabilir.

Başka yatırımcılarla da görüşüyoruz, her an yatırım alabiliriz

Başka yatırımcılarla görüşüyor olabilirsiniz; ama bunu görüştüğünüz başka bir yatırımcının karşısında ortaya koymak yanlış bir tutumdur. Karşı taraf, eğer zaten yatırım alacaksanız bu görüşmeyi niye yapıyorsunuz diyebilir ve bunu demekte de oldukça haklıdır. Böyle bir tavırla birilerinin karşısına çıkmanız kendinizi bulunmaz Hint kumaşı sandığınız hissini yaratabilir. Ancak unutmamalısınız ki yatırım almak için başvuran kişi sizsiniz.

Bu işi bizden başkası yapamaz

Az önce bahsettiğim bulunmaz Hint kumaşı algısı burada da ortaya çıkıyor. Kimse yeri doldurulamaz değildir ve bugün olmasa bile bir süre sonra yaptığınız işi yapan başkaları illaki olacak. Bu sebeple bir görüşmeye gittiğinizde kendinizi çölde bulunan tek vahaymış gibi tanıtmaya çalışmamalısınız.

En kötü durum senaryomuz…

Yaptığınız bir sunumda böyle bir girişten kaçınmakta fayda olabilir; çünkü her işin başarısız olma ihtimali var ve eğer işler beklenildiği gibi gitmezse, başarısız olacaksınızdır. Bunu dile getirip, bu durumun altından nasıl kalkacağınızı sunumda anlatmanın çok da bir faydası olmayabilir. Yatırımcılar en kötü senaryonuzu dinlemek istemeyecekler.

Projeyi gösterdiğimiz herkes fikre bayıldı

Girişimciler, buldukları bir fikri yakın çevreleriyle paylaşmayı seviyorlar ve eğer gerçekten iyi bir şekilde, kendilerine inanarak anlattıklarında da yakın çevrelerinden iyi tepkiler alırlar. Ancak söz konusu yatırımcıların karşısına çıkmak olduğu zaman durum pek böyle olmuyor. Yatırımcılar projelerinizi beğenmeyenlere karşı, fikrinizi nasıl savunduğunuzu ve karşı tarafı sattığınız ürünü almaya nasıl ikna edeceğinize dikkat etmek isteyecekler. Bu durumda da görüşmeye gittiğinizde sizin projenizin ne kadar beğenildiğinin yanı sıra bu tip örneklere de yer vermek sizin yararınıza olacak. İş dünyasının zorluklarla dolu olması ve bu sebeple de girişimlerin önüne sürekli bir engel çıkabileceğini göz önünde bulundurarak, yatırımcıların bu konular hakkındaki sorularına hazırlı bir şekilde karşılarına çıkmaya özen gösterin.

Yönetim kadromuz, kendini kanıtlamış kişilerden oluşuyor

Yıllardır işin içinde dahi olsanız, yeni bir girişim kurduğunuzda birçok işe sıfırdan olmasa da baştan başlanır. Yönetici kadronuzdaki çalışanlar deneyimli olsalar da yeni bir ekip kurulduğunda bu ekibin beraber olarak nasıl çalışacağı ilk etapta bir muamma olarak görülür. Bu sebeple de yıllardır sektöründe içinde olup, farklı başarılar göstermemişseniz kendini kanıtlamış bir ekibimiz var ifadesinden uzak durmaya çalışın.

Yapılan araştırmalar pazarın çok büyüyeceğini gösteriyor

Sektörde analiz ve araştırma yapan birçok firma bulunuyor ve her ne kadar kapsamlı araştırmalar yapsalar da, toplumun genel alışkanlıklarını ve gelecek dönemde pazarın ne hale geleceğini tam anlamıyla kestirmeleri mümkün olmayabiliyor. Bu sebeple de yatırımcının karşısına çıktığınızda bu araştırma pazar hakkında bunu diyor, şu şirket böyle bir analiz yapmış demek sunumunuzda size çok fazla yarar sağlamayabilir. Pazarın büyüyecek olması sizin bu sektörden çok büyük pay almanızı sağlayacağı anlamına gelmiyor. Daha büyük ve köklü bir firma pazar büyüdüğü anda tüm sektöre hitap ederek, sizin almayı düşündüğünüz payı da elinizden alabilir.

Hedef kitlemiz: Herkes

Girişimciler, yeni bir iş ve fikir bulmanın heyecanına kapılarak, sokaktaki tüketicilerin hepsinin müşterileri olma potansiyeli olduğunu düşünüyorlar; fakat bu noktada müşteri ve kullanıcının farkını bilmedikleri ortaya çıkıyor. Net bir şekilde müşteri profilinizi ortaya koymadan ve nasıl bir müşteri deneyimi sunacağınıza karar vermeden yatırımcıların ofisine girdiğiniz anda iki soruyla fikriniz çürüyebilir ve hem yatırımcıların vaktini hem de kendi vaktinizi boşa harcamış olursunuz.



Sosyal medya ve e-bülten ile de EticaretMag'ı takip edebilirsiniz!

EticaretMag Twitter EticaretMag 

Facebook Sayfası EticaretMag Youtube EticaretMag Google+ E-ticaret 

Türkiye Linkedin Grubu E-

ticaretMag RSS E-

ticaretMag RSS

Yorumlar

  1. Şenol der ki:

    Güzel bir fikrim vardı, çok detaylı ve analitik bir iş planı hazırladım, projemin karlılığını zaman planı ile birlikte açıkladım ve tüm istenilen bilgileri sağlayabilen profesyonel bir sunum hazırladım. Kuluçka merkezleri, melek yatırımcı dernekleri, bireysel melek yatırımcılar, yatırımcı teknoloji firmaları… gibi bir çoğuyla görüştüm. Hemen hepsi halihazırda satış yapmayan, faaliyette olmayan fikir aşamasındaki girişimlere destek vermiyor. Tek bir amaçları var bir koyup on almak. Yani Türkiye’de henüz melek yatırımcılık bir şekilde sivrilmiş ve kendini melek yatırımcı ilan etmiş kurnaz tüccarların elinde. O yüzden fikir aşamasında bir girişiminiz varsa hiç melek yatırımcılara bulaşmayın. Halihazırda pazara sunduğunuz bir girişiminiz varsa gidin eşten dosttan, bankadan borç alın kendi finansınızı kendiniz sağlayın. Bütün yukarıda sağdığım meleklerin hepsi hissenizin büyük çoğunluğunu kendi bünyelerine katmanın derdinde olacaktır, uzak durun.

    • çok haklısın bu dedıklerınde başta baybars olmak üzere ınsanların elındekını almak için kendını medyaya melek diya tanıtan kişilerdir

      • Ben Baybars bey’in bir sunumuna gittim ve açıkçası ne anlatmak istediğini kısa sürede çok çok iyi anladım.

        Bence diyor ki.. ne yapın edin, işe yarar birşeyler olsun, bunu sürdürün ve gerektiği zaman yenilemekten, değiştirmekten vazgeçmekten kaçınmayın. Ama birşeyler yapmaya devam edin ve bolca fırsatları kovalayın.

        Bana konuşması kısa sürede hep kendini tekrar ediyor geldi. Daha sonraki sunumlarına kendi adıma gitme gereği duymadım. Kitapları da bence PR işi gibi pek ilgimi çekmedi.

        Artık insanların başarılarını (ki bunlarda parası olan var, siyasi destek alan var, sosyal çevresi çok büyük olanlar var vs. vs. ) dinlemekten sıkılıp, konuşmayı da bırakıp yeni işlere koyulma vaktidir.

        Baybars bey’in yerinde olsanız siz ne yapmak isterdiniz? Açıkçası o kadar proje önüme gelirken bende koparabildiğim en iyi fırsatları kovalardım. Bu iş sadece iş planı ile olan birşey değil.

        Zaman içinde yanlış düşüncelerimizi, tecrübe ettikçe daha fazla anlayacağız.

  2. Harika paylaşım teşekkürler

Fikrini söyle

*