25 Kasım 2017

Girişimcilik mi Girişkenlik mi? Speed Networking ile Yatırımcı Nasıl Bulunur? [Röportaj]

Ertuğrul_belen-networking-speed_networking-cizio-cizio_meetup - KopyaGirişimcilikte iş fikrini hayata geçirmek için doğru yatırımcıyı bulmak, doğru ortaklarla tanışmak, doğru kadroları kurmak ve hedef kitleye ulaşmak çok önemli. Aslında bütün bunlar sosyal çevre ve iş çevresi edinme becerisi gerektiriyor. Hem de iş dünyasının yoğun temposunda hızlı ve amaca yönelik networking yaparak. Tanışma, tanıştırma ve tanınma sanatı üzerine çok satan Networking kitabını yazan ve kendi geliştirdiği Speed Networking™ eğitimleriyle bugüne dek 50 bin kişiye ulaşan Ertuğrul Belen’le girişimcilikte yatırım bulma ve çevre edinmeyi konuştuk.

Önce kendinizi kısaca tanıtır mısınız? Girişimciler ve kurumlara ne tür eğitimler veriyorsunuz?

Yaklaşık 10 senedir tamamen networking (çevre edinme) alanında araştırma yapıyor, eğitim ve danışmanlık veriyorum. Networking eğitimleriyle amacım kurum içi ve kurum dışında iş hayatında faaliyet gösteren bireylerle serbest meslek sahiplerinin nasıl güçlü bir çevre edineceklerini anlatmak. Sonuçta ister sosyal çevre olsun ister iş çevresi, networking işinizi büyütmek için gereken imkanları sağlıyor ve buna girişimcilerin iş fikrine yatırımcı bulması da dahil.

İlgili yazı: İzmirli Girişimciler Ciz.io Meetup’da Buluştu

Speed Networking adında kendi eğitim sisteminiz var.

Yüzme sporu yaparken değişim programından yararlanarak burs alıp 1995’te Amerika’ya gittim ve orada koyu Amerikalıların yaşadığı 66 bin kişilik Oshkosh (Wisconsin) kasabasında İngilizcemi geliştirdim. O sırada arkadaş çevremde yalnızca Endonezyalı bir kız ve bir Alman çocuk vardı. Tabii o yıllarda akıllı telefon yok, internet de yaygınlaşmamış. Ayrıca değişim programı olduğu için ailemle ayda sadece bir kez konuşmama izin veriyorlardı.

Tabii sudan çıkmış balık gibi oluyorsunuz. Bir gün çevreniz var, ertesi gün çevreniz yok. Şok. Benim için aynı zamanda liseden üniversiteye geçiş dönemi olduğundan zor bir durum olduğunu anlarsınız. Aslında sosyal çevre edinme ve Speed Networking fikrinin temelleri orada atıldı. Hiç tanımadığım insanlarla tanışarak sağlıklı ve sürdürülebilir ilişkiler kurmam gerekiyordu. Fransız ekolünden gelen biri olarak temel İngilizcemi de geliştirmem gerekiyordu. Dolayısıyla networking benim ilk iş fikrimdi. Bunun özü 20 yıl önce sıfırdan nasıl çevre edinilir sorusunu sormam ve cevaplamamdı.

İlgili yazı: Girişimciler İş Modeli Kanvası Ciz.io ile Büyümeyi Hızlandırıyor [Röportaj]

Networking: Tanışma, Tanınma ve Tanıştırma Sanata kitabınızın temelleri orada atıldı

Evet, bu bir süreç ve o yüzden değerli. Sonuçta sosyal çevre edinme becerisi hayat boyu yaşanan bir tecrübenin ürünü. Bugün de bu deneyimlerimi profesyonel hayatta paylaşıyorum. Sizin de yeni çevrede ilk işiniz ortak dili öğrenmek olmalı. Bu iki türlüdür. Fransızca konuşan birinin Amerika’ya gittiğinde İngilizce öğrenmesi ilk akla gelen yöntem. Diğer yöntem ise insanların iletişim dilini çözmek.

Örneğin, Akdeniz insanın kodları Doğu insanın kodlarından farklıdır. Bir de meslek dili ve meslek topluluğun kültür dili var. Reklam camiasının iletişim tarzının akademik camiadan farklı olması gibi ve bu süreç mahallenizin iletişim kodlarına kadar gider. Nitekim üniversitede ekonomi hocamız ekonomiden önce çevre edinin diyordu bize.

Daha sonra üniversitede şunu yapmaya başladım: Şirketlerin insan kaynaklarının sorumlularıyla bağlantı kurdum ve onların verdiği kriterlere göre üniversitelerdeki kariyer merkezlerinden destek alıp öğrencilere asansör konuşması tarzında 3 dakikada çevre edinme eğitimleri verdim. Speed networking’deki “hız” buradan geliyor tabii. Bu sayede şirketlerde normalde 2-3 gün süren kariyer günlerini 1 güne indirmeyi başardık ve birçok kişi Fortune 100’deki şirketlerde staj imkanı buldular.

İlgili yazı: Türkiye’nin Armut’u, Obama’nın Desteklediği Girişimcilik Zirvesine Davet Edildi

“Kendiniz için yarattığınız faydadan daha fazlasını çevreye yaratın ve kariyer basamaklarında hızla yükselin”

Çünkü bu bir kırılım noktası ve sizin tek başına başarılı olabileceğinizden misliyle başarılı olmanızı sağlıyor. Çevreye daha fazla fayda yaratmak, katma değerli hizmetler üretmek derken çevre edinmekten ve topluluklara, girişimlere, şirketlere, üniversitelere, bireylere, kamu sektörü ve STK’lara faydalı olmaktan söz ediyoruz.

Bu noktada kişisel motivasyon ve mutluluk da önemli; ama para ana amaç olmamalı. Networking yaparken en doğrusu başarıya ve hizmete odaklanmak. İşinizi doğru yapıyor ve çok çalışıyorsanız para zaten geliyor. Daha basit ve net bir örnek verecek olursam: Elbette Ciz.io meetup gibi bir etkinlikte konuşma yapmak ve insanlarla iletişim kurmak hoşuma gidiyor. Ancak beni asıl coşturan şey gece 23.00’te gelen şöyle bir mail: “Hocam, Ertuğrul Bey. Sayenizde asla yanına yaklaşmaya cesaret edemediğim biriyle tanıştım ve Amerika’ya yerleşmemi sağlayacak bir iş bağlantısı kurdum.”

İşinizden mutlu olmak, rekabet ve iş dünyasının gerçeklerine rağmen dürüst çalışarak pozitif enerji yaymak işte bu yüzden önemli. İnsanlar neden Ahmet’ten değil de sizden hizmet / çözüm alırlar? Bilginiz, tecrübeniz ve profesyonelliğinize bakarlar. Ancak bunun için hep CV’nizi okuyacak halleri yok. Asıl davranışlarınıza, olumlu yaklaşımınıza ve samimiyetinize bakarlar. Samimiyetiniz işinizin ehli olduğunu gösterir.

Ertuğrul_belen-networking-speed_networking-cizio-cizio_meetup

Öğretmiyorum, bilgilendirerek tetikliyorum

Değişim gücü insanların içinde ve bunu doğru yerde tetiklemek yeterli. Tıpkı Sokrates’in dediği gibi: Bildiğim bir şey varsa o da bilmediğimdir. Bir eğitmen için önemli olan insanlara kendilerini geliştirmeleri için gereken doneleri vermek. Fikir vermek ama fikir belletmek değil. Verdiğimiz donelere göre insanlar kendi fikirlerini geliştirmeli.

Kitap yazmak gibi

Evet, biraz da kitap yazmak gibi. Nasıl ki yazar olarak kitapta mesajınız vardır; ama okurlarınız o kitaptan hiç aklınıza gelmeyen mesajlar çıkarır, eğitmenlik de böyle bir şeydir. Mühendislik derslerinde elbette öğretirsiniz. Fizik formülleri var sonuçta, ama networking ve kariyerde done vermek daha yararlı.

Neden derseniz: Eğitim alan kişi ömür boyu aklınıza gelmeyecek, hatta kendi aklına bile gelmeyecek bir alanda potansiyelini keşfederek iş fikri geliştirebilir ve bunu hayata geçirebilir! Benim için en büyük başarı kriteri kişilerde bunu tetikleyebilmek. Eskiden bu mailleri ayda 1-2 kere alırken şimdi günde 1-2 kez alıyorum ve insanları en kısa sürede bilgilendirmeyi temel performans göstergesi olarak görüyorum.

İlgili yazı: Boğaziçi Üniversitesi Girişimcilik Merkezi Açıldı

Zaman önemli, vakit nakit

Networking açısından bunu güvenmek olarak görün; ama güven aşılamak olarak değil. İnsanlar onlarla kurduğunuz ilişkilere bakarak size güvenirler veya güvenmemeyi tercih ederler. Ancak siz insanlara güven aşılayamazsınız.

Kariyer sitelerini pasif kullanmayın

Birçok meslek profesyoneli özgeçmişlerini kariyer sitelerine koyarak beklemeye başlıyor. Birilerinin onu kendiliğinden kurbanlık koyun gibi bulmasını bekliyor. Oysa İK uzmanlarının kariyer sitelerindeki binlerce CV’nin arasından sizin CV’nizi bulma şansı çok düşüktür.

Başta sosyal medya, blog ve kitap yazarlığı, video hazırlama, etkinliklere katılma ve insanlarla iletişim kurma gibi alanlarda kendinizi göstermeniz lazım. Yoksa kariyer sitelerindeki ilk CV’ye bakıp sen gel, görüşelim demekle yetinirler. Madem iş arıyorsunuz, insanlara iş yapabildiğiniz göstermeniz gerekiyor. Bunun ilk ölçüsü de kendi işinize koşturmanızdır.

Sonra ne oluyor? Bu kez kişi kendine güvenini yitiriyor. Benden bir şey olmaz deyip eve kapanıyor. O zaman da ortaya çıkmadığı için hiç kimse onu bulmuyor.

İlgili yazı: Yapı Kredi Genç Girişimci FikriMobil Kazananları Belli Oldu

networking-kitabi-42297-4924890046-b

“Peki, sen neden kendi çalışmak istediğin şirketi seçmiyorsun?”

Oysa ki o şirketlerde çalışan doğru insanları sosyal medyadan ve çevrenizde soruşturarak bir şekilde bulabilir, onlarla bir çay-kahve içebilirsiniz. Kimseyi iş vermeye zorlamadan, talepkar olmadan kendinizi tanıtarak ve elbette onları tanıyarak (bu çok önemli: hem samimiyet hem iş yapma ve niyet ciddiyeti açısından) kariyeriniz için yeni imkanlar yaratabilirsiniz. Aslında onlar da sizi bulmak istiyorlar. Yeter ki ortaya çıkıp kendinizi tanıtın.

Şirket kurmak ekip işidir

İş fikrinize yatırımcı mı arıyorsunuz? Bunun için bir Powerpoint sunumu yapıp köşeye çekilmeniz yeterli değil. Bunun yerine şirket kurmanız için gereken avukat, muhasebeci, yazılımcı gibi ihtiyaç duyabileceğiniz insanlara ulaşmalısınız. Bunun için egonuzu yenmeniz ve kendinizden daha kalifiye insanlarla tanışma cesaretini göstermeniz gerekiyor.

Speed networking yöntemleri

Evet, burada kendi patentli yöntemlerim ve insanlarla iletişim kurma konusunda geliştirdiğim teknikler devreye giriyor. En basitinden “Ben onlara ne sunabilirim ki?” gibi bir soruyu “ben bu işi yapamam!” şeklinde değil, “Nasıl yaparım?” şeklinde sormanız lazım. Çalışıp toplantıya hazırlıklı gidin. Sunumunuz yoksa blogunuz vardır veya çalıştığınız yayınlar. Ağzınız laf yapmalı ama boş laf değil.

İşte o zaman kendinize “İş başvurusu yaptığım şirket veya konuşmak istediğim yatırımcı, danışmanlık alacağım mentor, işe alacağım yazılımcı bana ne verebilir ki?” diye sormaya başlarsınız. Bu rasyonel, akılcı sorunun cevabı doğru insanlarla doğru işbirliklerinin önünü açar.

Girişkenlik yetmez, girişimci olun

Bizim girişken gençlerimiz yatırımcı hakkında bilgi edinmeden; örneğin hangi alanlardaki şirketlere yatırım yaptıklarını, en son hangi şirketlere yatırım yaptıklarını ve onlardan yatırım alan şirketlerin akıbetini bilmeden paldır küldür konuşmaya başlıyor. Oysa doğru insanlar doğru zamanda ihtiyaçlarınızı karşılayan ve işbirliği yapabileceğiniz kişilerdir. O günkü yanlış insanlar da ertesi gün başka bir işbirliği çerçevesinde doğru insanlar olabilir. Siz onları araştırırsanız karşı tarafa da güven verirsiniz.

Bu mantık katılmak istediğiniz etkinlikler için de geçerli. O etkinliklere kim katılıyor ve onlarla neler yapabilirsiniz konularını araştırmanız sizler için önemlidir. Sonuçta dijital dünyada, internet ortamında insanları önyargılı olmadan tanımanız, yazdıkları kitaplar ve uzmanlık alanlarına ulaşarak iş yapmak için ortak noktalar belirlemeniz çok daha kolay.

İlgili yazı: Vitringez.com’dan E-ticaret Girişimcilerine 2016’nın En Güçlü Satış ve Pazarlama Tavsiyeleri [Röportaj]

Kurumsal şirketler dijital dönüşümde neden daha yavaş ve startup havasını kaybediyor?

Startup şirketler maksimum 10 kişiyle başlıyor ve aynı odada çalışarak birbiriyle sıcak iletişim kuruyorlar. Kurumsal bir şirket ise yüzlerce kişi çalıştırırken ve uluslararası kolları varken kendi içinde devletleşiyor. Bir saatten sonra bürokrasi sıcak insan ilişkilerinin yerini alıyor. Yine de tüm şirket çalışanlarının Speed Networking ile sosyalleşmesinin yolları var.

Ne gibi?

Odalar arası networking yapmak. Bakın bu iş biraz da Pirelli şirketinin lastik satan bayileriyle bayi toplantısı yapmak ve yeri geldiğinde lastik bayisinin oğlunun sünnetine gitmek gibidir; yani Anadolu’da pazarlama müdürlerinin yıllardır yaptığı bir şeydir. Öte yandan biz daha gelişmiş bir versiyonundan bahsediyoruz. Odalar arası networking elbette teneffüs arası sohbetten ibaret değil. Bunun içinde iş fikri ve proje geliştirme, çözüm üretme seansları var.

Tıpkı fizikçilerin ArXiv.org’dan gelen makaleleri alıp öğrencileriyle sabah kahvaltıda sohbet ederek incelemesi gibi

Evet, bunun gibi fikir toplantıları yapılıyor ve biliyor musunuz, Amerikalılar bu konuda çok gelişmiş bir kültüre sahipler. Sonuçta ülkelerin sosyo-ekonomik politikalarına ve dış politikalarına yön veren Think Tank grupları da böyle çalışıyor. Hatta Amerika’da ülkenin değil, tek tek eyaletlerin sorunlarını çözen bu tür düşünce kuruluşları ortaya çıktı. Son 15 yılda en az 110 yeni kuruluş bunu yapıyor. Hepsi odalar arası networking yapmanın devamı.

Ancak şirketler açısından gidersek. Orta ölçekli bir şirkette açık ofis en çok networking sürecini kolaylaştırmak için kullanılıyor. Amaç insanların en azından birbirlerinin konuştuklarına kulak misafiri olmasını sağlamak. Derken şirket daha da büyüyor ve 500 kişi aynı kata sığamayacağı için iki kata dağılıyorlar.

O zaman linchpin kişiler devreye giriyor

Bunlar şirket içinde iletişim hubı olarak çalışan, pazarlama, Ar-Ge ve muhasebe gibi departmanlar arasında gidip gelen kişiler. Networking yanı güçlü olan, herkesin dilinden anlayan ve sosyalleşerek departmanlar arası ilişkiyi güçlendiren, gerekirse gayri resmi mentorluk yapan kişiler. Dikkat edecek olursanız burada şirketleri sosyal gruplar olarak görüyoruz. Aynı okulda farklı sınıflardan çocukların bir araya gelip konuşması gibi bir süreçten söz ediyoruz. Bu laf taşıma ve torpil değil. Linchpin departmanlar arası koordinasyonu sağlıyor.

Örneğin Ali ve Veli iki ayrı departmanda aynı projeyi yapıyorsa birbirlerinden haberi olsun. Gerekirse bu kişiler birlikte çalışsın. Eğer tasarımcının müşterinin istediği şeyi yaratmasını istiyorsanız bu iletişimi güçlendirmek gerekiyor.

Ertuğrul_belen-networking-speed_networking-cizio-cizio_meetup

Vaka bankaları

Birçok kurumsal firma bu noktada vaka bankaları kuruyor, departman projelerini karşılaştırıyor, örnek olay incelemesi ile analiz ediyor. Ancak şirketler satıldığında, kadrolar dağıldığında know-how kaybı oluyor. Oysa neden olsun? Networking ve internet iletişimi (sosyal ağlar vb.) üzerinden kişiler arası iletişim korunabilir. Hatta başka şirketlere geçenler yarın öbür gün iş ortakları olarak geri dönebilir.

Daha büyük sıkıntı ise şirket birleşmeleri: İki muhasebe departmanın birleşmesi, iki Ar-Ge’nin birleşmesi, maliyet optimizasyonu. Bu işler kağıt üzerinde şu arkadaşın performansı 80, öbür muhasebecinin 60, öyleyse 60 olanı çıkaralım mantığıyla çözülmez. Tersine networking ile grup kaynaşmasını sağlamak gerekiyor. O zaman kimin ve hangi ekiplerin gerçekten verimli olduğunu, verimli kaynaştığını değerlendirebilirsiniz.

Girişimcilik disiplini

Bununla birlikte girişimciler de alakalı networkinge odaklanmalı; yani kendi alanıyla ilgili kişileri tanımaya çalışmalı ve öncelikle kendi alanında bir işe girişmeli. Biz ise insanların sırf aklına iyi bir fikir geldi diye hiç uzmanı olmadığı alanda bir işe kalkıştığını görüyoruz. Üstelik amaçlı networking yapmadan ve ilgili çevre ile kadroları kurmadan. Bu da başarı şansını azaltıyor.

İlgili yazı: Girişimciler ve Girişimci Adayları GBA Mentor Clinic 4’te Mentorlarla Buluşuyor

Yatırımcı bulmak neden zor?

Yeterince hazırlık yapmadan başlatılan girişimler ne yazık ki girişimcilik ekosisteminin yatırımcılık ve mentorluk kaynaklarının gelecek vaat eden işlere akmasını zorlaştırıyor. En basitinden kredi kartı kullanmayan birinin kredi kartına dayalı bir iş modeliyle yatırımcıya sunum yapmasından söz ediyoruz. Belki o kişi kredi kartı kullanmaya başlasa bu sunum daha başarılı olabilir ama mevcutta ihtimaller azalıyor. Burada genç girişimcilerin iş kurmasına karşı çıkmıyoruz, sadece işlerini doğru yöntemlerle kurmalarını ve doğru çevre edinmelerini tavsiye ediyoruz.

Üstelik insanlar diğer birçok primatta olduğu gibi ömrü boyunca birkaç yüz kişiyle cidden tanışır ve 120-150 kişiyle kalıcı bağlar kurarken iş dünyasında insan doğasına aykırı olacak kadar çok sayıda bağlantıyla karşılaşıyoruz (kişi başı 500 – 5000 bağlantı). Tek çözüm işiniz ve amaçlarınızla ilgili bağlantılara öncelik vererek zamandan ve enerjiden tasarruf etmek, iş geliştirme için gerekli sosyal çevreyi edinmek. Sosyal ağlarda birçok kişiyi tanıyabiliriz, ama bunların sadece bir kısmıyla iş yapabiliriz.

Bu da ilişkilerin yüzeysel olmasına yol açıyor. Bir kişi hastalık resmini Facebook’a koyduğunda altına geçmiş olsun yazıyoruz. Oysa doğrusu ziyaretine gitmektir. O kişi için aslında sadece ziyaretine gelenler samimi arkadaşlar olabilir. Bu durumda ileride yakınlaşabileceğiniz kişilerle temasın kopmaması için sosyal ağları kullanabilirsiniz, ama gerçek yatırımlarınızı yüz yüze görüştüğünüz kişilerle kurgulamalısınız.

Aynı sebeple girişkenlik yerine girişimciliğe odaklanmak; yaşamak istediğiniz hayatı çevrenizle uyum içinde ve güvenle yaşamak önem taşıyor. Ben de eğitimlerimde buna odaklanıyorum. Örneğin günümüzde kaç kişiyle tanıştığınızı ve ilişkiyi takip ettiğinizi gösteren istatistikler var. Buna ek olarak son 1 yılda geliştirdiğim yakınlık analizi sistemini kullanarak iş dünyasında yakın olduğunu düşündüğünüz (birlikte çalıştığınız) kişiyi gerçekten ne kadar tanıdığınızı ölçebiliyorum.

İlgili yazı: Girişimcilikte Doğru Ortak Bulmanın En Güvenli 3 Yolu

Yakınlık metodolojisi

Oysaki yakınlık metodolojisinde bir girişimcinin kendi ekibini ne kadar tanıdığı önemli. Benmerkezci hareket etmekten çevre tanımaya odaklanmak işte bu yüzden girişimciler için kritik değer taşıyor.

Kişisel pazarlamada olduğu gibi eğitimde de özelleştirme yapıyor musunuz?

Şimdiden şirketlerin kendi süreçlerine göre eğitim programını özelleştiriyoruz. İki yıl içinde buna otomatik özellikler katarak kişisel yakınlık analizi yapabilen mobil uygulamalar geliştirmek de hedefim arasında. Bu bir tür kişisel koçluk, networking ve danışmanlık dijital asistanı olabilir. Şurası kesin: Yazılımlar asla insan ilişkilerinde birebir iletişimin yerini tutamaz. Buna karşın, bir iş toplantısından sonra sıcağı sıcağına ilişki analizi yapmak gerektiğinde bu uygulamalar büyük fayda sağlayacaktır.

Girişimcilere tavsiyeleriniz

Her ne kadar uzmanlık alanım Speed Networking olsa da iki noktada girişimcilere tavsiyede bulunmak istiyorum. Birincisi bir işi korkudan veya tembellikten sürekli erteleyip sonra da vazgeçmeyin. Sıcağı sıcağına üstüne düşün ama planlı programlı olun. İkincisi İngilizcenizi geliştirin; fakat İngilizceniz yetersiz diye yatırımcıya, iş ortağına, mentora, müşteriye yaklaşmaktan çekinmeyin. Sakın kendinizi geri çekmeyin. Bunlara dikkat ederseniz başarı gelecektir.



Sosyal medya ve e-bülten ile de EticaretMag'ı takip edebilirsiniz!

EticaretMag Twitter EticaretMag 

Facebook Sayfası EticaretMag Youtube EticaretMag Google+ E-ticaret 

Türkiye Linkedin Grubu E-

ticaretMag RSS E-

ticaretMag RSS

Fikrini söyle

*