27 Mayıs 2017

Google’ın Yeni İşletim Sisteminin E-Ticarete ve Online Pazarlamaya Muhtemel Etkileri

Android-MARSHMELLOWintro-980x477

28 Mayıs Perşembe günü gerçekleşecek Google I/O 2015 etkinliğinde, Google yeni mobil işletim sistemi olan Android M’i (Android Marshmallow 6.0) duyuracak. Bir teknoloji sitesi olmadığımız için bu yeni işletim sisteminin teknik detaylarına veya yeni işletim sistemi ile çıkması beklenen cihazların donanım özelliklerine girmeyeceğiz. Bizi, Android M ile değişecek mobil ve e-ticaret ilgilendiriyor.

Android M, herhangi bir firmanın herhangi bir yeni işletim sistemi lansmanında gelenek olduğu üzere daha yüksek performans, daha iyi tasarım, daha iyi pil ömrü gibi tahmin edilebilir özellikler haricinde, özellikle mobil ticareti kökten değiştirebilecek bazı yenilikler getiriyor. Bunlara kısaca bakmak istedik. Detaylı bakışımızı etkinlik sonrasında yapacağız.

Android For Work

Bu yenilik, Android’li mobil cihazınızı tabiri caizse çift kişilikli yaparak, iki farklı oturup açmanızı sağlıyor: Birisi özel kullanımınız için, diğeri ise iş için. Böylece size özel dosyalar ve uygulamalar ile, işe özel dosya ve uygulamalar birbirine karışmıyor. Ayrıca, bir uygulama yüklediğinizde artık iki versiyondan birini seçeceksiniz veya aynı anda ikisini birden yükleyecek.

Burada ilgimizi çeken kısım, Android’in epeydir eksik kaldığı iş için profesyonel üretkenlik uygulamaları konusunda bir patlama olacağı. Basitçe, Android kullanılan bir şirkette çalışanların çoğunluğunun yeni işletim sistemini elde ettiklerinde kendilerine bir iş oturumu açacakları veya şirketleri tarafından açmalarının isteneceği tahmin ediliyor. Bu da, birden bire uygulama ekosisteminde acilen doldurulması gereken bir boşluk yaratacaktır. Henüz kesin bir bilgi yok ancak çok yüksek ihtimalle, mobil reklamlar hedeflenirken Google, özel veya iş oturumlarını ayrıştırabilme imkanı da tanıyacaktır.

Parmak İzi API Ekosistemi

Bu konuda aslında geçtiğimiz günlerde bir makale yayınlamıştık. Buradan bakabilirsiniz. Basitçe Google, tüm uygulamaların, Android’in ve biyometrik sensörlerin aynı altyapıyı kullanacağı bir ekosistem yaratıyor. Sasung Galaxy 6 ve Motorola Atrix gibi telefonlarda her ne kadar parmak izi okuyucuları olsa da, bunlar üçüncü parti geliştirmeleri oldukları için neredeyse hiçbir uygulama ile uyumlu değillerdi, yalnızca telefonu açmaya yarıyordu. Google, biyometrik sensör kullanabilmeyi tüm uygulamalara ve bir şekilde şifre gerektiren her yere uygulamak peşinde.

Bunun sonuçları çok net: Bir şekilde kullanıcı kimliğinin belirlenmesinin gerektiği her yerde, şifre yazmak yerine parmak izimizi kullanacağız. Online alışverişlerde bu durumun çok büyük kolaylık sağlayacağı aşikar. Kullanıcıların mobil cihazlarından alışveriş yapmak istememesinin en büyük sebebinin alışveriş sürecinin zorluğu (kredi kartı bilgisi gir, şifre gir, SMS kodu gir, bir daha şifre gir, vs) olduğunu hepimiz biliyoruz. Kırılması neredeyse mümkün olmayan bir şifre olan parmak izinizle şifrelenecek bu verilerin aktarımı için bu kadar çok katmanlı güvenlik önlemleri gerekmeyecek. Ancak bu dönüşüm hemen olmayacak. Öncelikle bankaların bu teknolojiyi deneyip, güvenilir olduğuna ikna olmaları lazım.

Android Pay

mobile-payments-safe11-940x638

Ödeme yaparken parmak izini işte burada kullanacağız. Eski Google Wallet’ın (Bir dijital cüzdan) evrim geçirmiş hali diyebileceğimiz Android Pay, aynı Apple Pay veya Samsung Pay gibi çalışıyor (bu arada endüstride, isim konusunda yaratıcılık sıkıntısı olduğunu fark ediyoruz). Android Pay de kendi API’si ile geliyor ve her türlü uygulama Android Pay’i kullanabilir olacak. Google’ın ifade ettiğine göre Apple Pay, online ödemeleri basitleştirmesi haricinde, NFC teknolojisi ile offline mağazalarda da kullanılabilecek ve belki daha sonraki sürümlerinde, ama mutlaka biyometrik cihazlarla da çalışabilecek. Bu son aşama gerçekleştiğinde (bizim tahminimiz eğer bir sorun çıkmazsa en geç 2 yıl), banka ve kredi kartlarımızı bir kere Android Pay’e tanıttıktan sonra, online veya offline dünyada hiçbir şifre kullanmadan yalnızca parmak izimiz ile alışveriş yapabiliyor olacağız.

Seçilebilir Uygulama İzinleri

nexusae0_wm_2013-07-25-13.35-640x531

Bu konuyu da daha önce gündeme getirmiştik, buradan okuyabilirsiniz. Uygulamaların nereye erişip nereye erişemeyeceklerini teker teker belirlemek, herhangi bir mobil işletim sisteminde ilk defa uygulanacak ve sonuçlarını kestirmek zor. Ancak bu durumun özellikle pazarlamacılar ve reklamcılar açısından sıkıntılı olacağını sanıyoruz, çünkü kullanıcı verileri elde etme konusunda büyük darbe yiyecekler.

Aslında Android 4.3 versiyonunda, sistemin içerisine gizlenmiş bir ayar dosyasında uygulama izinlerini teker teker belirlemenin bir yolu bulunmuştu ancak Google, durumu fark ettiği anda bir yama ile bu özelliği kaldırmıştı. Şimdi geri koymak niyetinde. Belki de öteden beridir koymak istiyordu, ancak Android 4.3 versiyonunda bir deneme yapıyordu. Bilemiyoruz, bu konuda resmi bir bildiri yok.

Yeni Google Hangouts

Screen_6-980x676

Google Hangouts mobil cihazlarda çok kullanılan bir mesajlaşma aracı değil. Google, bu aracına bir takım yenilikler ekleyeceğini duyurduktan sonra, sırf kullanıcılar yeni güncellemeyi merak edeceklerinden bir süre kullanıp deneyeceklerini ve anlık da olsa Google Hangouts’un kullanımının artacağını düşünüyoruz. Eğer Google gerçekten iyi bir kullanım deneyimi oluşturabilirse, bu denemeyi yapan kullanıcıların bir kısmının kalıcı olarak Google Hangouts’a geçmeleri de mümkün. Peki, bu bizi neden ilgilendiriyor?

screen-day-graph

Google Hangouts’a yapılan yeniliklerin önemli bir kısmı, mesajlaştığınız kişinin sizden ne istediğini otomatik olarak anlayıp, buna göre size seçenekler sunması. Örneğin arkadaşınız “Neredesin?” diye sorduğunda size cevap yazma bölümüne otomatik olarak Google Maps üzerinde yerinizi işaretleme seçeneği sunuyor. İstemezseniz işaretlemiyorsunuz. “Pazartesi işin var mı” diye sorulduğunda size ajandanızın bir kısa yolunu çıkartmakla kalmıyor, otomatik olarak Pazartesi programınızı da gösteriyor. Hatta boş bir zamanınızın üzerine tıklayıp, doğrudan bir buluşma ayarlayabiliyorsunuz ve bu buluşma, arkadaşınızın takvimine de işleniyor; eğer isterse. “Sinemaya gidelim mi” diye sorulduğunda, en yakınınızdaki sinema salonlarını ve filmlerin seans saatlerini otomatik gösteriyor. “Nerede yiyelim” diye sorulduğunda Yelp üzerinden restoran yorumlarını görebiliyor ve rezervasyon yapabiliyorsunuz.

screen-marco-polo

Bütün bunlar birer online mobil reklam mecrası. Yerinizi belirtmek için gönderdiğiniz küçük harita pek anlaşılabilir olmayabilir, bu yüzden etrafta bilindik bir yerin de işaretlenmesinde fayda var; örneğin bir Starbucks’ın (trink! reklam!). Yelp’te restoranınızın daha üst sırada çıkmasını istemez misiniz? Bütün bunlar, doğrudan mesajlaşma platformu üzerinden yapılan reklamlara çok basit birer örnek. Ekosistem geliştikçe (örneğin size Yelp değil de Trip Advisor kullanma seçeneği verilirse) bu reklamların ve mecranın kullanılabilirliğinin daha da artacağını düşünüyoruz.

iPhone’lar İçin Android Watch

android-wear-collection

Bildiğiniz gibi akıllı saatler yavaş a olsa giderek yaygınlaşıyor ve bir çok akıllıca uygulama hali hazırda yazılmış durumda. Ancak, Apple’ın akıllı saatini iOS işletim sistemi ile, Google’ın akıllı saatlerini (veya anlaşmalı diğer firmalarınkileri) sadece Android işletim sistemi ile kullanabiliyoruz.

Google bunu değiştirmeye kararlı görünüyor. Android Wear sisteminin içerisinde “com.apple.AppStore”, “com.apple.tips” ve “com.apple.Tap-to-Radar” gibi kod satırları bulunuyor. Bunlar, Google’ın Android Wear’ı iPhone kullanıcılarına da kullandırmak istediğinin somut kanıtları. Ama iş yalnızca Google’ın niyetine bakmıyor, Apple’ın da buna izin vermesi gerekiyor. App Store kuralları içerisinde “Uygulama içerisinde veya metadata içerisinde başka bir mobil platformdan bahseden tüm uygulamalar reddedilecektir” ibaresi var. Google bunu nasıl aşacak bilemiyoruz. Perşembe günkü Google I/O 2015 etkinliğinde bu konuya değinilecek mi onu da bilmiyoruz. Ancak Android Wear iPhone’lar ile kullanılabilecek duruma gelirse akıllı saat pazarının (ve bu pazara yazılacak uygulama ile reklam fırsatlarının) çok farklı bir yola gireceği kesin.



Sosyal medya ve e-bülten ile de EticaretMag'ı takip edebilirsiniz!

EticaretMag Twitter EticaretMag 

Facebook Sayfası EticaretMag Youtube EticaretMag Google+ E-ticaret 

Türkiye Linkedin Grubu E-

ticaretMag RSS E-

ticaretMag RSS

Fikrini söyle

*