23 Şubat 2018

iPara 2000 aktif iş yeri ve 200 bin kullanıcı ile ödeme sektörüne güçlü giriş yaptı [Röportaj]

ipara-multinet-ödeme_çözümleri  Avşar Dirgin Röportaj Eticaretmag

Türkiye ile dünyada Sanal POS tabanlı online ödeme hizmetleri e-ticaretin belkemiğini oluşturuyor ve mobil cihazların yaygınlaşmasıyla birlikte e-ticaret hızla mobil ticarete dönüşüyor. Bu noktada yeni yasa ile elektronik para da sektöre girdi, örneğin İBB İstanbulKart bir banka kartı gibi kullanılma özelliğine kavuşacak. Peki, yeni yasa çerçevesinde e-ticaret siteleriyle ödeme kuruluşlarının güvenilirliği nasıl artacak ve bu akım e-ticarette kapıdan ödeme gibi rekabetçi alanlarda sektöre nasıl bir yenilik getirecek? Multinet iştiraki iPara’dan sorumlu koordinatörü Avşar Dirgin’e 2015’te 17 milyar lira cıvarında kapanması beklenen e-ticaret pazarının önümüzdeki 3 yılda nasıl gelişeceğini sorduk.

iPara elektronik para sektörüne de girecek mi?

iPara 2013 yılında Multinet ailesine katılıdı ve iPara olarak 2 senedir sanal POS hizmetleri sunuyoruz; örneğin tahsilat hizmeti sağlıyoruz ve yeni dönemde farklı hizmet seçeneklerimiz de olacak.. Bugün iPara müşteri portföyünde 2000’den fazla aktif e-ticaret sitesi bulunuyor. Portföyümüzdeki müşterilere dijital cüzdan hizmeti de veriyoruz. Buna hali hazırda verdiğimiz güvenli ödeme gibi katma değerli hizmetler de dahil Yeni yasa şirketlere getirdiği yükümlülüklerle online ödeme sektörünün daha güvenli hizmetler sunmasını sağlıyor. E-para çözümü de bunlardan biri, iPara olarak biz de bu hizmetleri sunma konusunda çalışmalar yapacağız

Multinet iştiraki olarak sektöre hızlı giriş yaptık

Multinet benzer hizmetleri zaten kendi müşterilerine veriyordu ve elbette biz de bir Multinet iştiraki olarak ana firmanın müşteri portföyünden yararlanıyoruz. Zaten kurumsal ödemeler sektörü kayıt dışı ekonomiyi kayıt içine almak için devletin desteklediği bir sektör. Devlet bunun karşılığında kurumlara KDV ve gelir vergisi gibi kalemlerde iade yapıyor. iPara’nın Multinet’e katkısı bu süreçlerde ortaya çıkıyor.

Sonuçta Multinet sadece yemek sektöründe faaliyet göstermiyor. Hediye kartı ve akaryakıt kartı gibi hizmetleri de bulunuyor. Nitekim Multinet büyük markalardan sonra Türkiye’nin en büyük akaryakıt distribütörü. Bunun dışında üye işleri kapsamında 22 binden fazla restoran müşterisi bulunuyor. Bunların arasında e-ticaret yoktu, ama iPara ile artık bu sektöre de girdi. Multinet’in iPara’ya yatırım yapmasının iki amacı var:

Öncelikle e-ticaret hızla büyüyen bir sektör ve pratikte hemen her şey e-ticaret oluyor. Bu bağlamda Multinet kullanan restoranlara online ödeme hizmetleri vermek pazar payını büyütmek için önemli bir fırsat oluşturuyor. Sonuç olarak hem ilk başta belirttiğim kurumsal müşterilerimizin hem de bu restoranların çoğunun e-ticaret sitesi var. Ayrıca Multinet 7/24 online çalışan iPara’yı bünyesine katarak altyapısını da online ortama taşıdı. Bugün Multinet’in yemek kartları banka kartı gibi (ön ödemeli kart) online olarak çalışıyor ve bu konuda Türkiye’de iki senedir tekiz. Böylece Multinet kartlarının işlemlerini de banka kartı gibi internetten takip edebiliyorsunuz ve Multinet buna özel bağlılık programları geliştirdi.

 

İlgili yazı: E-ticarette güvenli elektronik para devri

Lisans ücretleri işkoluna göre değişiyor

Dolayısıyla Multinet’in 16 yıllık tecrübesi ve gücünden yararlanarak piyasaya güçlü bir giriş yaptığımızı söyleyebiliriz. Yakın gelecekte ilgili lisansa da başvurarak elektronik para hizmeti de sunmayı hedefliyoruz .. Biz de bu işin içinde olacağız. Multinet’in bankaların yaptığı gibi kart basma, kart bakiyesi yönetme gibi hizmetleri bulunuyor. Multinet 35 binden fazla aktif POS’u yönetiyor ve bu da orta ölçekli bir bankaya dek. Ön ofis tarafında ise hediye kartı ve iPara ile doğrudan e-ticaret hizmetleri bulunuyor. Epara gibi hizmetler Multinet hizmetlerini tamamlayıcı ürünler olacak

ipara-multinet-ödeme_çözümleri

Online ödeme sektörünün geleceği

Bu işe girmek isteyen firmalar farklı hizmetler için farklı ücretler ödeyerek lisans alıyor. Sektörümüzde 1, 2, 5 milyonluk lisanslar sunuluyor ve her firma kendi mevcut işkoluna göre lisans satın alıyor. Örneğin Barokart hizmeti veren firma 5 milyonluk lisans aldı, çünkü devlet kartta bakiye tutacaksan en üst lisans bedelini ödeyeceksin diyor. Biz şu anda sadece sanal POS hizmeti veriyoruz, o yüzden de önce 2 milyonluk lisans aldık. Ancak gelecekte e-para işine de gireceğiz. Hatta yakın gelecekte piyasada yalnızca sanal POS hizmeti sunan firma kalmayacağını söyleyebiliriz. Herkes katma değerli hizmetlerle rekabet edecek. Sektörde çoklu hizmet portföyü dönemine giriyoruz.

Bu noktada BDDK çok açık davranıyor ve bugün hangi işi yapıyorsan bana önce onun lisansı için başvur diyor. Biz ödeme kuruluşu olarak sanal POS başvurusu yaptık. Lisans ücretleriyle birlikte düşünüldüğünde bu yaklaşım sektöre sadece güvenilir kurumların, yani varlığını ticaret hayatında ispat etmiş kurumların ilgili sektöre girmesini sağlayan bir filtre. Böylece devlet hem müşteriyi, hem satıcıyı, hem de finansal sistemi koruyan bir tutum sergiliyor.

 

Elektronik cüzdan avantajımız var

Bizim avantajımız daha başta e-cüzdan mantığıyla kurulmuş bir şirket olmamız. Müşteri kredi kartı bilgilerini bize kaydediyor ve sonra herhangi bir siteden kart bilgilerini girmeden, bizim anlaştığımız sitede alışveriş yapabiliyor. Böylece kart bilgilerinin çalınması gibi bir durum olmuyor. Biz müşteri ile e-ticaret sitesi arasında hem hizmet hem de güvenlik katmanı olarak çalışıyoruz.

Üstelik bu uygulama alışverişte müşteriye güvence veriyor ve ödeme kabul etme kolaylığı açısından da (satıcının itibarı) e-ticaret sitelerine güvence veriyor. Bugüne kadar sadece bankalarla e-ticaret siteleri arasında ödeme kolaylığı sağlayan bir firma olarak görüldük. Ancak şimdi bankaların bazı işlerinin dış kaynağa aktarıldığı (outsource edildiği) bir döneme giriyoruz. Aslında hem cüzdan hem de SanalPOS gibi iki hizmeti bir arada sunabilen tek firmayız.

İlgili yazı: E-ticaret pazarı yılda yüzde 30 büyüyor ve online müşteri sayısı 8 milyon

Koruma hesabı

Bu noktada alıcı ile satıcı arasındaki para trafiğinin nasıl yönetildiğine de değinmek lazım. Çünkü güvenli online ödeme derken para trafiğinin korunmasından söz ediyoruz. Aynı zamanda ürün iadesi, firmanın iflas etmesi ve satışlarını aniden sonlandırması durumunda müşterinin parasını da karşı tarafa geçmeden önce koruyabiliyoruz. Aslında yasa çıktığında koruma hesabı hizmeti sunamayan firmalar sektörden çekildiler ve bu da e-ticareti canlandırdı.

Sektörün geleceği

E-ticaret Türkiye’de her yıl yüzde 25-30 büyüyor ve tahminlere göre 2016’da da bu hızla büyüyecek. Prim ve benzeri ödeme gibi detayları çıkarırsak bu yıl e-ticaret sektörünün 17-18 milyar gibi bir ödeme trafiği yaratacağını düşünüyorum. Bu konuda rekabet artıyor, ama işler yasadan sonra tümüyle kuralına göre oynanacak. Ayrıca rekabet her zaman son kullanıcıya yarar. Bu kez de öyle olacak. Ödeme çözümleriyle ilgili lisanslara 43 civarında firma başvurdu. Tabii bunların büyük kısmı fatura ödeme şirketleri, ama global oyuncular da gelecek ve Hazirandan bu yana yeni başvurular yapılıyor olması da bunu gösteriyor.

Ancak rekabet bu kadar çok sayıda firmayla anlamlı kârlar sağlamaz. Bu nedenle orta vadede konsolidasyonlar başlayacak ve büyük firmalar küçük firmaları satın alacaktır. Bence farklı iş modelleri de çıkacak, çünkü herkes aynı işi yaparsa ancak fiyat kırarak rekabet edebilirler ama bu da kârı sıfırlar. Nasıl ki e-ticarette rekabet artık fiyat kırmak yerine kargo ve teslimat hizmetlerine kaydı, biz de konsolidasyonla birlikte sadece belirli hizmetlerde uzmanlaşmış firmaların ayakta kaldığını göreceğiz.

 

İlgili yazı: Yeni başlayanlar için e-ticaret rehberi

Rekabetçi katma değerli hizmetlere örnek verebilir misiniz?

Örneğin iPara’dan hizmet alan firmalar e-ticarette teslimat alanında indirimli kargo gönderme, indirimli kurumsal hizmetlerden yararlanma imkanına kavuşacaklar. Hatta startuplar indirimli, kampanyalı web sitesi kurma araçları kullanma gibi avantajlardan yararlanabilirler. iPara’nın anlaştığı 20’den farklı entegratör bulunuyor. Bu da müşterilerimizin e-ticarette geniş bir ekosistemden yararlanacağı anlamına geliyor.

Bu noktada bankaların da büyük ölçüde B2C tarafından çekilerek bu işleri ödeme kuruluşlarına ve e-paraya bırakacağını ve kendilerinin daha çok kurumsal hizmetlere odaklanacağını söyleyebiliriz. Zaten mevcut yapıda ödeme kuruluşlarının mutlaka bankalarla çalışması gerekiyor. O yüzden sektörde B2C’den kısmen ve güvenli bir şekilde çıkabilecekler. Online ödeme çözümleri e-ticaretin temeli ve bu hizmetleri sunan sektörün olgunlaşmasıyla birlikte müşteriye kapıda ödeme seçeneği sunan e-ticaret sitelerinin de yaygınlaştığını göreceğiz.



Sosyal medya ve e-bülten ile de EticaretMag'ı takip edebilirsiniz!

EticaretMag Twitter EticaretMag 

Facebook Sayfası EticaretMag Youtube EticaretMag Google+ E-ticaret 

Türkiye Linkedin Grubu E-

ticaretMag RSS E-

ticaretMag RSS

Fikrini söyle

*