26 Temmuz 2017

Nesnelerin İnterneti, Yapay Zeka ve Büyük Veri

Hülya Soytürk

Konuk yazarımız Hülya Soytürk, video içeriğin dijital pazarlamadaki önemini anlatıyor.

hülya soytürk

Hülya Soytürk

İnsan karmaşık bir makinedir, daha karmaşık bir yapı da zeka ve bilince sahip olabilir. Bilinç dediğimiz şey kompleks atomik formüllerin belli bir zeka düzeyine gelerek oluşturdukları genelleme kabiliyetidir. (Tanrının Formülü, José Rodrigues dos Santos)

İnsanları diğer canlılardan ayıran en belirgin özellikleri karar verebilme, anlamlandırabilme, ilişki kurabilme, yorumlayabilme ve geleceği şekillendirebilme yetenekleridir. İnsanlarda karar verme mekanizmasının daha gelişmiş olmasının en büyük nedeni, yaşananların beynin üst katmanında bulunan neokorteks tarafından saklanması ve karar verme sürecinde bu katmandaki tecrübelerin karar sürecine dahil edilmesidir.

Bilgiyi işleme süreci yanında bu bilginin temin edilmesi de önemli bir konu. İnsan beş duyusu ile dış dünya ile bağlantı kurar ve aldığı veriyi beyin süzgecinden geçirip yorumlayarak bir sonraki adıma karar verir. 7/24 hiç durmadan aldığı veriyi işleyen gerekli komutları vererek yaşamı mümkün kılan kusursuz bir makine…

Bu kusursuz makine kendi gibi kusursuz başka makineler üretebilir mi?

Etrafınıza bir bakın insan elinden çıkmış ne kadar çok mucizeye tanıklık ettiğinize şaşıracaksınız. Uçağa her binişimde dünyaya yeni gözlerini açmış bir bebek kadar heyecanlanıyorum ve onu gerçekleştiren zekaya hayran oluyorum.

Evet insanlık upgrade oluyor, zeka gelişiyor, yetenekler çeşitleniyor… Olay hayatta kalma savaşının çok daha ötesine geçmiş durumda. İnsanlarla makinelerin iletişimi yanında makinelerin de kendi aralarında iletişim kurarak insan hayatını kolaylaştırması yönünde büyük adımlar atılıyor.

Akıllı bir makine tek başına hiç bir anlam ifade etmezken en büyük devrim olarak kabul ettiğim internet ile tüm bu kavramlar yeniden hayat buluyor.

“INTERNET OF THINGS”, makinelere iletişim ve eyleme geçme gücünün verilmesi…

İnsanların çevrelerinde olup biteni algılamasında önemli rol oynayan 5 duyusunun nesnelere kazandırılmış olması ve bu teknolojinin mekan bağımsız (mobilleştirilerek) kullanılabiliyor olması çok yakın bir gelecekte, nasıl bir dünya ile karşı karşıya kalacağımız konusunda küçük sinyaller vermektedir.

Önce hızlıca bugüne bir bakalım

Son günlerde gözümüze çarpan en popüler yenilikler, 3D, 4K, retina tarama sistemleri, dokunmatik ekranlar, giyilebilir teknolojiler… Medikal, kamu, güvenlik ve günlük hayatta kullanımı günden güne yaygınlaşan bu teknolojiler hayatımıza henüz yeterince katma değer yaratamıyor olsa da kısa bir süre sonra hayatımızın vazgeçilmez birer parçası olacaktır.

Geçtiğimiz günlerde Emarsys Akademi’de Nesnelerin İnterneti konusu konuşuldu. İsmail Hakkı Polat Bey katılımcılara, günümüzde 30 milyondan fazla cihazın internete bağlı olduğu bilgisini iletti. Bu kadar cihazın ürettiği veriyi merak ederek yaptığım küçük bir araştırma sonrası; EMC’nin araştırma sonucunu buldum. Bu araştırmaya göre; dijital dünyada 2013 yılında kullanıcılar tarafından üretilen veri miktarı 2,9 ZB iken internete bağlı nesneler tarafından üretilen veri miktarı 2.3 ZB. Ve bu miktar nesnelerin ürettiği veri vasıtasıyla her iki yılda bir iki katı kadar artmakta. (İnfografiğe http://www.emc.com/infographics/digital-universe-2014.htm linkinden ulaşabilirsiniz.)

Tüm bu veri makinelerin kollekif bilinci olacak düşüncesindeyim! Son birkaç yıldır teknoloji konusunda her başlıkta karşımıza çıkan Büyük Veri’nin anlamlandırılarak efektif kullanılması nesnelerin ürettiği veri için de aynı önemi taşımakta. CRM sistemleri nesneler tarafında üretilen veriler için de kullanılarak doğru hizmetin üretilmesine destek olacaktır.

Hafıza ve zekaya sahip insan yapımı karmaşık sistemler bir gün bilince sahip olabilecek mi?

Tarihte üç büyük olay vardır. Bunlardan ilki evrenin oluşumudur. İkincisi yaşamın başlangıcının olmasıdır. Üçüncüsü de yapay zekanın ortaya çıkışıdır. (Edward Fredkin, BBC söyleşisinden)

Yazımızın ilk bölümünde insan beynin çalışma dinamiğine dair küçük bir inceleme yapmıştık; 5 duyu ile algılama, hafızayı yoklama, değerlendirme ve karar vererek devam etme yönünde bir çalışma mantığı ile hareket ediyordu. Makinelerin veri saklama yöntemleri ile bir hafızaya sahip olabilmesinin mümkün olduğunu artık hepimiz biliyoruz. İnsanlara özgü 5 duyu yine makinelere de kazandırılmakta. Makineler görebiliyor, duyabiliyor, dokunma duyusu ile algılayabildiğimiz bir çok şeyi algılayabiliyor.. Henüz tam değil ama kısa bir süre sonra eksik parçaların da tamamlanarak insana özgü tüm yeteneklerin makinelere de kazandırılması mümkün olacak görüşündeyim. Dış dünyadan aldıkları bu verilerle mevcut hafızalarında bulunan verileri kullanıp değerlendirme yaparak karar süreçlerini bir insan gibi yönetebilecekler kanısındayım.

Makinelerin karar mekanizmalarını yöneten yazılımlara her geçen gün daha karmaşık işlemleri karşılayıp cevap üretebilecek kaabiliyetler kazandırılmakta. Eğer bilinç Einstain’in de dediği gibi “kompleks atomik formüllerin belli bir zeka düzeyine gelerek oluşturdukları genelleme kaabiliyeti” ise makineler de bir bilince sahip olabilir sonucuna ulaşabiliriz.

Tüm bu gelişmeler insan hayatını nasıl etkileyecek?

İnsanlarla makineler arasındaki iletişim makinelerin birbiri ile iletişimi haline dönüştüğünde hiç bir şey eskisi gibi olmayacak. Sizin yerinize sizin için karar verebilme gücünü verdiğiniz bir sistemden bahsediyoruz. Ne yemeniz gerektiğine, ne kadar yürümeniz gerektiğine, hangi yolu kullanmanız gerektiğine karar verip sizin yerinize alışveriş yapabilecek bir sistem.

Bu örnek Emarsys Akademi’de İsmail Hakkı Polat Bey’in dile getirdiği bir örnekti ve burada paylaşmanın uygun olduğu görüşündeyim: Buzdolabınız içinde sütün bittiğini fark etti ve sizin süte ihtiyacınız olduğunu düşündüğü için adınıza süt siparişi verecek, peki hangi markadan verecek bu siparişi? Buzdolabınızın yazılımını üreten firma mı karar veriyor olacak yoksa buzdolabı üreticiniz mi? Yazılım uzun bir süre yükselişini sürdürmüş ve bu yükselişine devam edecek olsa da bir yerde yeniden cihazların yükselişi başlayacak gibi görünüyor. Google’ın Motorola Mobility (Mobil cihaz üreticisi) gibi bir donanım firması satın alması tabi ki tesadüf değil. Yakında beyaz eşya sektöründen markaları satın alan yazılım devleri görmemiz şaşırtıcı olmayacaktır. Hayatın her alanında, araçlarımızda, evlerimizde ve ihtiyacımız olan her yerde karşımıza çıkacak…

Alınacak ürüne cihazların karar verdiği bir dünyada markaların birbirleri ile anlaşarak birbirlerinin tedarikçisi, pazarlamacısı ve tüketicisi olacakları bir geleceğe uzanıyoruz gibi görünüyor. Derin anlaşmalar dönemi mi olacak acaba?

Değişen ihtiyaçların karşılanabilmesi için önümüzdeki dönemde tüm endüstriyel ürünlerin birbiri ile konuşabilecek teknik donanıma sahip olacak şekilde üretilmesi gerekecek. Bu da bilgi teknolojilerine hakim çalışan kaynağına ihtiyacın artmaya devam edeceği anlamına geliyor.

Yeni dönem karışık ilişkiler dinamiğine sahip olacak gibi görünüyor.



Sosyal medya ve e-bülten ile de EticaretMag'ı takip edebilirsiniz!

EticaretMag Twitter EticaretMag 

Facebook Sayfası EticaretMag Youtube EticaretMag Google+ E-ticaret 

Türkiye Linkedin Grubu E-

ticaretMag RSS E-

ticaretMag RSS

Fikrini söyle

*