26 Mayıs 2017

PayPal: “Online alışverişe en çok zaman harcayan ülkelerden biri Türkiye”

PayPal’ın, Türkiye’nin de aralarında bulunduğu 15 ülkede yaptığı, zaman, para ve teknoloji ilişkisine odaklanan PayPal ‘People Economy’ araştırmasına göre, Çinlilerden sonra online alışverişe en çok zaman ayıran Türkler.

İnsanların paraya dair fikirlerini kökten değiştiren PayPal, zaman, para ve teknoloji ilişkisine odaklanan ilginç bir araştırmaya imza attı. Türkiye, Avustralya, Brezilya, Kanada, Çin, Fransa, Almanya, İsrail, İtalya, Japonya, Rusya, Singapur, İspanya, İngiltere ve ABD’de yapılan araştırma, teknolojinin insanların gündelik hayatlarına, alışveriş alışkanlıklarına ve ekonomiye nasıl etki ettiğini ve bunun ülkeden ülkeye nasıl değiştiğini gözler önüne seriyor.

Alışverişin her türlüsüne meraklıyız

Araştırmaya katılanlara yöneltilen bir soru “Geleneksel ve online alışverişe haftada ortalama kaç dakika ayırıyorsunuz?” idi. Tablo gösteriyor ki, insanlar hala ‘geleneksel’ alışverişe daha fazla zaman, haftada 291 dakika; buna karşılık online alışverişe sadece 202 dakika ayırıyor. Yüz yüze alışverişe en çok vakit harcayan ülkelerden biri de 387 dakikaylaTürkiye. Bizim önümüzde 389 dakikayla İspanya var; ardımızdaysa 378 dakikayla Çin. Geleneksel alışverişe en az zaman ülkeyse, haftada sadece 20 dakikayla ABD! Online alışverişin şampiyonu (387 dakika) Çin. Çinliler aynı zamanda online alışverişe, geleneksel alışverişten daha çok zaman ayıran yegane millet. İkinci sırada ise 263 dakikayla Türkiye var! Üçüncülükse 238 dakikayla Brezilyalıların. En az vakit harcayan ülkeyse, yine ABD.

Ortak kaygı: Online Dolandırıcılık

Öte yandan hala birçok kişi online alışveriş yaparken kaygılanıyor. Sebepler muhtelif. Elbette en herkesin en büyük ortak tasası dolandırıcılık. Dünya ortalaması yüzde 62 iken, dolandırılmaktan en çok korkan iki millet yüzde 70 ile Singapurlular ve Brezilyalılar. Türkiye de yüzde 68 ile üçüncü sırada.

Online alışverişle ilgili diğer endişelerimiz şöyle: Satın alınanların kalitesiz olması (yüzde 60), yanlış ürünlerin gelmesi (yüzde 50), teslimat sırasında evde olmamak (yüzde 42), hesap bilgilerinin yanlış kişilerin eline geçmesi (yüzde 37) ve satın alınan ürünlerin iadesi durumunda çıkacak masraflar (yüzde 34).

Bir de bu işin yurtdışı ayağı var; yani yurtdışından online alışveriş yapmak. Mesela yurtdışında online alışveriş yapan Türklerin en ciddi korkusu bir sahtekarlığa kurban gitmek; ‘People Economy’ anketine Türkiye’den katılanların yüzde 55’i bu yanıtı veriyor. Yine yüzde 50’lik bir kesim satın aldığı ürünlerin gelmemesinden endişe ediyor ve yüzde 45’i ürünlerin kalitesinden emin olamıyor. Bir de “Kendi ülkemden alışveriş yapmayı tercih ediyorum” diyenler var; ki bunlar da Türkiye’nin yüzde 33’üne tekabül ediyor.

Dünya genelindeyse sıralama biraz farklı. Sınır ötesi online alışveriş yapanların en önemli tasası, ürünlerin teslim edilmemesi (yüzde 48). Ürünün kalitesini dert edenlerin başında, yüzde 68 ile Singapurlular geliyor. ABD nüfusunun ise neredeyse yarısının (yüzde 48) kendi ülkelerinde alışveriş yapmayı tercih etmesi dikkat çekiyor.

Ne var ki yine araştırma şunu gösteriyor: Üzerinde nakit parayla yurtdışına çıkma fikrine hemen hemen kimse sıcak bakmıyor. Tabii bunun altında yatan temel sebep güvenlik. İnsanların yüzde 85’i üzerlerinde nakit para olmadan yurtdışına çıkmayı tercih edeceklerini söylüyor.

Hesap bilgilerinin çalınması düşündürüyor

Online ödeme yaparken insanları en çok kaygılandıransa, hesap bilgilerinin çalınma ihtimali. Dünya genelinde insanların yüzde 57’si verilerinin başkalarının eline geçmesinden korktuklarını söylerken, Türkiye yüzde 69 ile bu listenin başında geliyor; bizi yüzde 68’le Singapur ve yüzde 66’yla Japonya takip ediyor. Hesap bilgileri konusunda en rahat olanlar ise İngilizler (yüzde 49), ABD’liler (yüzde 46) ve İtalyanlar (yüzde 44).

Yine online ödeme esnasında Türklerin en çok canını sıkan şeyler, her ödemede tüm kart bilgilerini yeniden girme zorunluluğu (yüzde 41) ve işlemin ortasındayken, zaman aşımından ötürü sayfanın kapanması (yüzde 31). “Siteyi hiç kullanmayacağımdan emin olduğum halde kayıt yapmak” ve “İşlemi tamamlarken, son sayfada ek vergiler veya ‘gizli’ masraflarla karşılaşmak”tan Türklerin yüzde 29’u şikayetçi. Şifre ve pin kodlarını ezberlemek ise Türklerin yüzde 24’ünü zorluyor.

Dört kişiden üçüne göre online alışveriş yapmak kolay

“Var olan online ödeme sistemlerinin yeterince basit olduğun düşünüyor musunuz yoksa daha basit hale getirilebilecekleri fikrinde misiniz?” Dünya nüfusunun çoğunluğu, yüzde 78’i, online ödeme yapmanın yeterince kolay olduğu kanısında. İngilizler yüzde 87’yle listenin başını çekerken, Türkiye yüzde 73 ile 12. sırada.

Keşke beklemek zorunda kalmasak

Ancak tabii can sıkan durumlar da söz konusu… “Online ödeme yaparken en çok neden rahatsız oluyorsunuz?” sorusu yöneltilenlerden, “Para çekmek veya üzerimde para taşımak” ile “Ödememi alacak birini beklemek” arasında seçim yapmaları istendi. Brezilyalıların yüzde 48’i “Ödememi alacak birini beklemek” yanıtını veriyor. Almanların yüzde 41’iyse para çekmek veya para taşımak zorunda kalmaktan şikayetçi. Bu konuda Türklerin yüzde 23’ü Almanlar, yüzde 27’siyse Brezilyalılar gibi düşünüyor.

“Nasıl ödeme yapacağınızı düşünmediğiniz bir dünyanın en iyi tarafı ne olurdu?” sorusuna verilen cevaplardan çıkan sonuç, insanların en çok ödeme yapmak için sıra beklemekten sıkıldıklarını gösteriyor. Dünya genelinde yüzde 56’lık bir kesim “Kuyruğa girmemek” yanıtını verirken, buna en çok sevinecek olan ülkeler Brezilya (yüzde 74), Singapur (yüzde 73) ve Çin (yüzde 72).

“Cüzdan taşımak zorunda kalmamak” genel nüfusun yüzde 30’unu, “Otomat, ekran ve bilet makinelerini kullanmak zorunda kalmamak” ise yüzde 24’ünü sevindirirdi. Türkiye de istisna oluşturmuyor. Yüzde 56’ımız “Nasıl ödeme yapacağımızı düşünmediğimiz bir dünyanın en güzel tarafı”nın sıraya girme zorunluluğunun ortadan kalkması, yüzde 50’miz cüzdanlardan, yüzde 31’imiz ise makinelerden kurtulmak olduğunu düşünüyor.

Gelişmekte olan ülkelerde mobil ödeme daha çok kullanılıyor

Araştırma, online ödeme yaparken, gelişmekte olan ülkeler, gelişmiş ülkelere oranla daha çok mobil cihaz kullandıklarını ortaya koyuyor. Örneğin İsraillilerin yüzde 60’ı “Mobil cihazlarla online işlem yapmıyorum” derken, bu oran Çin’de sadece yüzde 10; Türkiye’deyse yüzde 40.

Hesabı bölüşmenin daha kolay bir yolu olmalı

Mobil cihazlarla ödeme yapmanın basitleştirilmesi gerektiğini düşünenlerin sayısı çok fazla değil, oran dünya genelinde yüzde 20’ye tekabül ediyor. Bu listenin başında yüzde 30 ile Brezilyalılar geliyor; Türkiye ise yüzde 21 ile ortalarda yer alıyor.

Ne var ki iş restoranlarda hesabı bölüşmeye gelince, bunun daha basit yollarının olması gerektiğini savunanların oranı daha fazla. Singapurlular (yüzde 42), Çinliler (yüzde 41) ve Avustralyalılar (yüzde 41) bunun için yeni yöntemler arayanlar arasında ilk üçte.

Teknoloji engelleri ortadan kaldırsın

Peki teknoloji hayatımızda nasıl bir rol oynamalı? “Engelleri ortadan kaldırmalı, hayatı kolaylaştırmalı ve her şeyi birbirine bağlamalı.” Ankete katılanların çoğu, yüzde 35’i bu fikirdeyken, Türklerin de yüzde 36’sı aynı kanıda. “Yaptığımız her şeyin kayıt altına alınmasını sağlamalı, güvenliği artırmalı” diyen Türklerin oranı yüzde 24, teknolojinin her şeyi hızlandırmasını umanların oranı yüzde 18, seçenek ve fırsatları artırmasını isteyenlerin oranı da yüzde 17.

Daha insani bir dünya için ‘insan ekonomisi’

İnsanların birbirleriyle daha yakın ilişki kurabileceklerine ve de kurmaları gerektiğine, hayatın daha insani ve anlamlı olduğu bir dünyanın mümkün olduğuna inanan PayPal bu fikri ‘People Economy/İnsan Ekonomisi’ olarak adlandırıyor. Üretenler, paylaşanlar ve işbirliği yapanlar; satın alanlar, satıcılar ve ticaret yapanlar hepsi aynı şeyi istiyor: Daha fazla söz hakkı ve daha az engel!

PayPal’ın kesintisiz teknolojik inovasyonu, süreçleri iyileştirme çabası ve insanların paralarına hükmetmelerini sağlama misyonu, ‘People Economy/İnsan Ekonomisi’nin tamamlayıcı unsurları.

“Yenilikçi bir marka olan PayPal her zaman öncü olmak için çalışıyor. Dünya hızla değişiyor. Biz de pazardaki değişikliklere ve taleplere ayak uydurmak zorundayız” diyen PayPal Global Marka ve İletişim Başkan Yardımcısı Christina Smedley sözlerini şöyle sürdürdü: “Tüm dünyada, yani küresel bir pazarda hizmet veriyoruz. Hizmet verdiğimiz insanları güçlendirecek ürünler sunabilmemizin yolu da tüm dünyada desteklediğimiz temel değerleri hem yerel hem evrensel düzeyde daha iyi kavramaktan geçiyor. Yaptığımız araştırma da bize yol gösteriyor.

Araştırma, PayPal adına, İngiliz araştırma şirketi Reputation Leaders tarafından gerçekleştirildi. PayPal’ın en büyük 15 pazarında yapılan ankete, yaşları 18 ila 64 arasında değişen 15 bin 105 kişi katıldı.



Sosyal medya ve e-bülten ile de EticaretMag'ı takip edebilirsiniz!

EticaretMag Twitter EticaretMag 

Facebook Sayfası EticaretMag Youtube EticaretMag Google+ E-ticaret 

Türkiye Linkedin Grubu E-

ticaretMag RSS E-

ticaretMag RSS

Fikrini söyle

*