18 Kasım 2017

Pazarlama Yapayım Derken Göz Çıkarmamak İçin Dikkat Edilmesi Gerekenler

E-ticaretin olmazsa olmaz konularından biridir “pazarlama”. Doğru bir pazarlama stratejisiyle şirketler, ürün satışlarını ve site trafiğini artırabilir, aynı zamanda daha fazla kullanıcıya ulaşıp, marka algısını güçlendirebilir.

İş internet üzerinde olunca, geleneksel pazarlama yöntemlerine ek olarak, dijital pazarlama kanalları da bir adım öne çıkıyor. Bu yüzden özellikle bazı konuların üzerinde iyi durulması gerekiyor ki, şirketin bilinirliği artırılırken kullanıcıların gözünde de bir marka oluşturulabilsin. Bu yazıda bu pazarlama yöntemlerinden bazılarının üzerinde durup, genellikle bu yöntemler kullanılırken ne tür noktalar gözden kaçıyor onlara değinmeye çalışacağım.

E-posta pazarlama ile spam arasındaki farkı unutmayın

Yapılan bir araştırmaya göre e-posta pazarlama, en yaygın yöntemler arasında yer alıyor. Amerika’daki kullanıcıların %32’si gördükleri e-postalar üzerinden siteye girip para harcıyor oldukları bu araştırmada ortaya çıkan sonuçlar arasında. Tutup da size e-posta pazarlama yapın deme niyetinde değilim, zaten sonuçları ve getirileri biliniyor. Ancak şurası bilinmeli ki spam olarak adlandırılan mailler, kullanıcıları canından bezdirebiliyor. Her sabah tabletimden başlangıç için en az 10-15 posta silerek güne başlıyorum ki, gün içinde gelenleri saymıyorum bile (benden daha çok silenleriniz de vardır eminim).

Yapılan başka bir araştırmaya göre de ABD’deki markaların yaptıkları e-posta pazarlamaların %70’lik bir kısmı kullanıcılar tarafından spam olarak bildiriliyor. Geçtiğimiz aylarda biz de Türkiye’de bu durumun nasıl olduğuyla ilgili bir yazıyı sizinle paylaşmıştık.

Bu e-posta listelerine tabi ki kullanıcılar kendileri dahil oluyorlar ve çoğu zaman da üyelik sırasında “bülten istiyorum” seçeneğini açık bıraktıkları için bu e-postaları alıyorlar. Fakat bu yine de spam postaları haklı çıkartmıyor. “Yeter artık” nidaları atan birçok kullanıcı bu listelerden çıkmak istediklerini belirtseler bile birçok şirketin e-posta listesinden çıkabilmek neredeyse imkansız. Sizi o listeden çıkardıklarını söyleyen mailler atsalar bile, postalar gelmeye devam ediyor. Bu noktada şirketlerin markalarının namı için spam konusuna dikkat etmeleri gerekiyor.

Sosyal medyayı sadece reklam yapmak için kullanma sevdasına tutulmayın

Sosyal medya pazarlamasında en sık görülen hatalardan biri de şirketlerin sadece kendi reklamlarını yaparak, kampanya haberi vermek oluyor. Tabi ki bunların da yapılması gerekiyor; ama kullanıcılar zaten hem e-postalarla hem de diğer reklamlarla kampanyalardan haberdar oluyorlar. Sosyal medyada markaları takip etmelerinin bir amacı da kampanyalardan haberdar olmak olsa da, tüm sosyal medya kanallarından sürekli reklam ve kampanyayla karşılaşan tüketici markaların sayfalarını takip etmekten vazgeçebilir.

Peki şirketler bu durumda ne yapmalılar?  Kampanya ve içerikleri farklı sunumlarla, sosyal ağın kendi kimliğine uygun bir dille paylaşmak gerekiyor.  Bu mecralarda daha çok işin mutfağı olarak tabir edilen arka planda olanları paylaşmak, depo fotoğrafları veya çalışma ortamı gibi detaylar paylaşmanın yanı sıra, şirket ve ürünler hakkında farklı bilgiler sunmak internet kullanıcılarını ilgisini çekebilir.  Bunun yanında sosyal medyada kullanıcıları konuşmaya ve etkileşimde bulunmaya çekecek yarışmalar yapıp, tüketicilerin markanız hakkında konuşmasını ve yorumlar yapmasını sağlayabilirsiniz.

Sonuç olarak baktığımızda yapılan bir araştırmaya göre dünya genelinde sosyal ağlara kayıtlı 1,5 milyardan fazla kullanıcı var ve şirketlerin %70’inin bu ağlar üzerinde hesapları bulunmakta. Yine aynı araştırma da bu şirketlerin %90’ının sosyal ağlardan bir kazanç elde ettikleri ortaya çıkıyor. Şu an için sosyal paylaşım sitelerinden gelen trafiğin %1’lik bir kısmı satışa dönüşse de, sosyal medya kullanımına yönelik çalışmalar artırılıp, tüketici bir markayı sırf sevdiği için takip etmeye başladığında işin sosyal olan kısmına eğilim daha da artacaktır. Henüz Türkiye’de bunun örneklerini görmek pek mümkün olmasa da dünyada bunu başarılı yapan şirketlere örnek olarak Fab.com gösterilebilir. Sosyal ağların kullanımında daha fazla bilgi almak için rehber kategorimize göz atabilirsiniz.

Tıklama başına reklamlarda hedef kitlenizi seçerken dikkat edin

Ucuz ve kolay bir şekilde yönetilebildiği için tıklama başına verilen reklamlar e-ticaret şirketleri tarafından oldukça sık kullanılan bir yöntem olarak biliniyor. Küçük bütçeler ayırarak işin başındayken, geniş kitlelere ulaşabilme imkanı sağlayan bir yöntem. Bu yöntemin ne kadar çok kullanıldığını Google Adwords’e bakarak zaten görebiliyoruz. Google’ın 2012 gelirlerinin %78’inin reklamlardan oluştuğunu söylemek yeterli olur sanırım. Amazon’un bu sene Google Adwords’e harcadığı miktar 118,501 milyon dolar civarında. Facebook reklamları ve reklam ağları da son zamanların popüler reklam alanlarından, unutmamak gerekir.

Bu yöntemde markaların dikkat etmesi gereken en önemli noktalardan biri hedef kitlesini doğru seçmeye özen göstermek diyebiliriz. Şirketler sattıkları ürünlerin reklamlarını alıcı kitlelerine, yaş gruplarına ve gerekirse cinsiyetlerine göre hedeflemeye özen göstermeliler. Sonuç olarak traş bıçağı satıyorsanız ve hedef kitlenizde kadınlar bulunuyorsa, verdiğiniz reklamdan pek verim alamayabilirsiniz.

Bunun dışında dikkat edilmesi gereken bir diğer konu da verdiğiniz reklamlar çok uzun bir metin yazamıyor olmanız ki zaten bu pazarlama yönteminin amacı da bu değil. Bu yüzden de verdiğiniz reklamda ürünüzü en kısa ve en ilgi çekici şekilde kullanıcıya sunmanız gerekiyor ki kullanıcı o reklamı görüp sitenize gitsin ve alışveriş yapsın. Kullanıcılar her gün internette bu reklamlardan onlarcasına maruz kalıyor, sizin farklı bir şeyler sunarak diğerlerinin arasından sıyrılmanız gerekiyor.

Google ile aranıza kara kedi girsin istemiyorsanız SEO’ya önem verin

Arama motoru optimizasyonu yani diğer adıyla SEO, bir e-ticaret şirketinin belki de en çok üzerine düşmesi gereken noktalardan biri demek yanlış olmaz. İyi yapılmış bir SEO ile arama motorları, o internet sitelerinin içeriğini indeksleyerek daha üst sıralara çıkartıyor.

En çok yapılan SEO hatalarından biri sürekli aynı içeriği kopyalayarak yazmak. Tamamen keywordlere (anahtar kelime) oynayarak bir içerik sağlamak eskiden sizi üst sıralara taşıyordu; fakat Google artık bu içerikleri ön sıralara almıyor. Kaliteli ve orjinal içerikler Google için daha önemli bir hale geldi. Bunun yanı sıra sunduğunuz içeriğe uygun keyword kullanımı da bir o kadar önemli. Kullanıcıların birçoğu kendilerine iyi geldiğini düşündükleri kelimeler üzerine oynasalar da, işin aslı ne yazık ki böyle olmuyor.

Doğru keywordleri bulmak da her zaman çözümü sağlamıyor tabi. Aşırı kullanılan anahtar kelimeler de Google tarafından algılanıyor. Eğer aynı keywordleri gereksiz yere, çok fazla kullanmaya devam ederseniz, kim bilir belki siz de bir gün Google’ın kara listesine girebilirsiniz. Tekrar tekrar yazmamanız gerekenlerden biri de başlıklarınız. Aynı başlığın birden fazla sayfada yazılması SEO’nuza zarar veriyor. Her sayfadaki başlıkların kendine has olması gerekiyor.

Bunlara ek olarak eğer düzenli olarak internet sayfanızdaki içerikleri yenilemiyorsanız, Google ile aranıza kara kediler girmeye başlıyor diyebiliriz. Sürekli olarak güncellenen ve orjinal içerik girilen siteler Google’ın dikkatini çekiyor ve sizin sayfanızın güvenilir ve sürekli yenilenen bir sayfa olduğunu algılıyor. Böylelikle de yapılan arama sonuçlarında sizi daha da üst sıralara çıkartıyor. SEO ile daha detaylı bilgi almak için buraya göz atabilirsiniz ya da Google’ın yayınladığı SEO rehberinden faydalanabilirsiniz.

Pazarlama ile aranıza hiçbir kara kedinin girmesine izin vermeyin!



Sosyal medya ve e-bülten ile de EticaretMag'ı takip edebilirsiniz!

EticaretMag Twitter EticaretMag 

Facebook Sayfası EticaretMag Youtube EticaretMag Google+ E-ticaret 

Türkiye Linkedin Grubu E-

ticaretMag RSS E-

ticaretMag RSS

Fikrini söyle

*