24 Ekim 2017

Siber Güvenlik Banka Kartı Bilgilerini Koruyarak E-Ticarette Satışları Nasıl Artırıyor? [Röportaj]

Palo_alto_networks-siber_güvenlik-eticaret-elektronik_para-online_perakendeÜlkemizde e-ticaretin gelişmesi için online ödemelerin yaygınlaşması şart. İyzico gibi ödeme hizmetleri sağlayıcıları firmalar ve e-ticarette Param gibi elektronik para ürünlerinin kullanılmasına izin veren yeni mevzuat online perakendede ve B2B’de yeni kapılar açtı. Ancak bu fırsatlardan yararlanmak için vatandaşa online ödemelerde banka kartı bilgilerinin fiziksel POS makinesi çekimlerinden daha güvende olduğunun anlatılması gerekiyor.

Bankalar, e-ticaret şirketleri, e-para ve ödeme sağlayıcıları müşterinin kişisel bilgilerini korumak için dünyanın en büyük veya en hızlı büyüyen siber güvenlik teknolojileri firmalarıyla çalışıyor. Kısacası siber güvenliği sağlamak tıpkı ülkemizdeki fiber internet yatırımlarını hızlandırmak gibi, doğrudan e-ticaret cirosunu artırıyor. Bu konuyu Palo Alto Networks Gelişen Pazarlar Bölge Başkan Yardımcısı Ercan Aydın ile konuştuk. Ülkemizde e-ticaret ve siber güvenlik ilişkisini ele aldık.

İlgili yazı: iyzico’ya göre Türkiye’de Online Müşteri Sayısı 8 milyon ve Pazar Yılda %30 Büyüyor

Bize kısaca Palo Alto Networks ve Türkiye’deki faaliyetlerinizden söz eder misiniz?

Türkiye’de ofisimiz 2010 yılında açıldı. Son iki yıldan bu yana Palo Alto yatırımlarımızı hızlandırarak sektörde büyüyoruz. Sonuçta her sektörün güvenlik çözümlerine ihtiyacı oluyor. Bizim platformumuz her tür ve sektörden kuruma uygun ve şu anda özellikle telekom, üniversite ve finans sektörlerinde önemli başarılar gözlemliyoruz.

Türkiye’de siber güvenlikte hangi çözümler öne çıkıyor? Başlıca siber güvenlik riskleri nelerdir?

Özellikle bulut bilişimde Türkiye’de yaşanan gelişmeler veri merkezlerine, hosting hizmeti veren firmalara talebi artırdı ve Türkiye’deki yeni veri merkezlerini, depolama sistemlerini korumak da önemli bir segment olarak karşımıza çıktı. Bu noktada özellikle depolamada sanallaştırma kullanımına, VMware gibi çözümlere dikkat çekmek istiyorum. Bu çözümler sanallaştırmada siber güvenliği sağlama yönündeki talepleri de artırıyor. Bunun dışında dağıtık hizmet reddi saldırıları (DDoS) öne çıkmaya başladı. Odaklı saldırılar dediğimiz bu yatırımlara karşı da talepler arttı. Dolayısıyla bulut bilişim, veri merkezleri, sanallaştırma güvenliği ve odaklı saldırı önleme temel talepleri oluşturuyor. Eskiden siber saldırılar genele yönelikti. Şimdi ise genellikle veriye yönelik ve sitenizi, şirketinizi veya şirket çalışanı olarak şahsınızı hedef alabiliyor.

İlgili yazı: E-Ticarette Güvenli Elektronik Para Devri: 10 Soruda “Param” Nedir?

Palo_alto_networks-siber_güvenlik-eticaret-elektronik_para-online_perakende

Bu durumda siz daha çok saldırı önleme ve öngörme sistemlerine mi odaklanıyorsunuz?

Palo Alto Networks bu konuda önemli çözümleri olan bir şirket. Türkiye’de 16 kişi ile faaliyet gösteriyoruz. 4 sene önce iki kişiydi ama bu kadro siber güvenlikte uzmanlaştığı için sayı olarak büyük bir bilgi birikimi ve kapasiteye karşılık geldiğini söyleyebiliriz. Geçen yıl Palo Alto mali sonuçlar açısından benim sorumlu olduğum bölgede, yani gelişen pazarlarda Türkiye, en önemli ülkelerden biri oldu. Gelişen pazarlar Rusya, CIS ülkeleri, Türkiye, İsrail, Kuzey Afrika ve Ortadoğu’dan oluşuyor. Türkiye Palo Alto Networks için bölge ülkelerinde bir merkez konumunda. Satış, teknik destek ve pazarlama açısından bölgeye Türkiye üzerinden hizmet veriyoruz.

İlgili yazı: Pisano Sosyal Medyada Olumsuz Yorumları Önleyin ve Müşteri Memnuniyetini Nasıl  Artırıyor?

Türkiye’de e-devlet inisiyatif siber güvenlik sektöründe ne gibi talepler doğurdu?

Palo Alto Networks enerji, sağlık ve ulaşım gibi kritik altyapılara odaklanıyor. E-devlet bu kritik altyapı hizmetlerini sunan kurumlar ile vatandaşın iletişim kurmasını sağlayan bir iletişim kanalı oluşturuyor. Aynı zamanda bu ve benzeri kanallar üzerinden kurumlara siber saldırı düzenlemek de mümkün oluyor. Biz de bu kanallarda güvenliği sağlamak için ilgili bakanlıklar ve kurumlarla çalışmalarımızı sürdürüyoruz. Siber güvenlik Türkiye ve dünyada kamunun çok önem verdiği bir alan.

“Saldırıyı önlemek ve saldırının kaynağını bulmak”

Palo Alto Networks öncelikle saldırı tespit ve önleme sistemleri ile siber saldırıları önlemeye odaklanıyor. Gitgide daha da dijital hale gelen dünyamızda güveni sürdürmek için önlem odaklı bir yaklaşım benimsemek hayati önem taşıyor.  İleride aynı kuruma yapılacak saldırıları önlemek açısından bu kritik önem taşıyor. Türkiye’de bunun için Ulusal Siber Saldırıları Önleme Merkezi kuruldu (USOM).

Bildiğiniz gibi Ocak ayında, Ulaştırma Denizcilik ve Haberleşme Bakanı Binali Yıldırım, Türkiye’ya yönelik siber saldırılara karşı SOME’leri Ulaştırma Denizcilik ve Haberleşme Bakanı Binali Yıldırım, Türkiye’ya yönelik siber saldırılara karşı SOME’leri Siber Olaylara Müdahale Ekipleri) ile mücadele edildiğini söyledi. Bu amaçla 5 sektörel, 367 kurumsal SOME kurulduğunu belirten Yıldırım, 2013’te kurulan Ulusal Siber Olaylara Müdahale Merkezi’nin (USOM) 20 bine yakın siber tehdit tespit edilerek değerlendirildiğini, yaklaşık 300 zararlı yazılım ile 5 milyondan fazla bulaşma girişiminin saptandığını belirtti. Türkiye’de devletin siber saldırıları önleme inisiyatifine ek olarak global siber saldırı maliyetinin yılda 388 milyar dolar olduğunu düşündüğümüzde bu alanda ciddi talep olduğunu söyleyebiliriz.

İlgili yazı: Payrov: Kart Bilgilerini Paylaşmadan Alışveriş Yaptıran Uygulama

Palo_alto_networks-siber_güvenlik-eticaret-elektronik_para-online_perakende

Günümüzde kurumlara yönelik saldırılar hangi alanlarda gerçekleştiriliyor?

Siber ortamda barındırılan tüm bilgi, sunulan tüm hizmetler ve bu ortamda gerçekleştirilen hizmetler hedef seçilebiliyor. Bireysel, kamusal ve ticari tüm faaliyetler siber saldırıların hedefi olabiliyor. SCADA sistemleri gibi elektrik ve su şebekesini hedef alan saldırılar yaygınlaşıyor.

Türkiye’de saldırıları önlemek için devlet ne tür önlemler alıyor?

Ulaştırma Bakanlığı BTK koordinasyonunda USOM’u kurdu. Palo Alto Networks de bu alanda hizmet talep eden kurumlara saldırının tespiti, ilk müdahale, koruma, hasar kontrol ve giderme ve kalıcı önlemler alma alanlarında gelişmiş teknolojiler sunuyor. Ancak asıl rekabet noktamız enfeksiyonu önlemek.

Türkiye’de devletin kritik altyapılarının ve e-devletin bu alanda önlem almak için özel çaba sarf ettiğini söyleyebiliriz. 2012’de Siber Güvenlik Kurulu kuruldu. Yukarıda belirttiğim gibi elektronik haberleşme, ulaştırma, finans, enerji, su şebekesi yönetimi kritik kamu hizmetleri kapsamına alındı ve bugüne kadar 5 sektörel SOME ve 367 kurumsal SOME kuruldu.

İlgili yazı: Türkiye’de Online Dermokozmetik Pazarı 60 Milyon Dolar

Palo Alto Networks olarak Türkiye’deki saldırı ekosistemiyle ilgili sayılar paylaşabilir misiniz?

Türkiye’de bakanlık tarafından paylaşılan resmi sayıları paylaşabilirim. Baktığımız zaman USOM’un 20 bine yakın siber tehdit tespit ederek değerlendirdiğini görüyoruz. Bunun dışında 300 civarında zararlı yazılım, 5 milyondan fazla bulaşma girişimi tespit edilmiş bulunuyor.

Dünyada durum nasıl?

Dünyada siber saldırıların yıllık maliyetinin 388 milyar dolar olduğu tahmin ediliyor. Bu maliyetin 144 milyar doları doğrudan ve 274 milyar doları da dolaylı zarar.

Peki ülkemizde siber güvenlik pazarının büyüklüğü?

Ulaştırma bakanlığı verilerine göre ülkemizdeki siber güvenlik pazarına baktığımızda 2014’de 250 milyon dolar olan pazar hacminin 2015’te 300 milyon dolara ulaştığını görüyoruz. Saldırıların yüzde 41’i sektördeki kurumları ve yüzde 20’si de kamuyu hedef aldı. Örneğin Türkiye’ye sadece Aralık ayında 18 gün süreyle 236 saldırı yapıldı. Bu saldırılarda ülkenin internet omurgası ve DNS altyapıları hedef alındı. DNS sunucuları internette aranan sayfaların IP adresi sorgulama tablolarını içeren bir telefon rehberi gibi çalıştığı için bu kritik önemdeydi.

İlgili yazı: 2016’da Akıllı Takılar Mobil Ticaret ve Online Perakendeyi Nasıl Değiştirecek?

Siber saldırılar neden bu kadar riskli?

Sonuçta siber dünyada süper güç yok. Hatta eskiden amatörce yapılan saldırıların şimdi profesyonelce yapıldığını görüyoruz. Konvansiyonel silahların tersine siber saldırı araçları çok daha ucuza elde edilebiliyor. Farklı ülkelerdeki kimliği belirsiz kişiler sanal ortamda belirli bir hedefe saldırı düzenleyebiliyor. Bu saldırıların izini sürmek de fiziksel ortamlara göre çok daha zor. Sonuçta sanal dünyada saldırganların kimliğini gizlemesi çok kolay. Global mücadelede bazı gruplar siber saldırılar düzenlemek için kişileri ve grupları aracı olarak kullanabiliyor.

Palo Alto Networks bu tabloda nasıl bir rol üstleniyor

Bir siber güvenlik şirketi olarak bizim odaklandığımız olay siber saldırıları engellemek. Bilgisayarlara bilgisayar virüsleri ve diğer kötü amaçlı yazılımların çalışmasını önleyen yazılımlar kurmak. Ancak bunu sıradan antivirüs yazılımları olarak algılamamak lazım. Bizim siber saldırı önleme ve tespit sistemlerimiz hem donanım hem de yazılım düzeyinde çalışan kapsamlı sistemlerdir. Asıl rekabet alanımız siber saldırı önleme sistemleri kurmak. Network girişinde, network içinde dolaşırken, akıllı telefon gibi uç birimlerde ve sunucularda platform odaklı saldırı engelleme çözümleri sunuyoruz.

Belediyelerden bu konuda büyük talep geliyor ve belediyeler arasında çok sayıda müşterimiz var. İlginç bir dikey var orada. Doğalgaz, su, kanalizasyon. Bütün kritik şebekelerde siber saldırıların önlenmesi gerekiyor. Ayrıca bu kritik altyapılar hizmet sunmakla kalmıyor, aynı zamanda vatandaşın kişisel bilgileriyle banka bilgilerini içeriyor, elbette devletin ve belediyelerin gelir kapısını oluşturuyor. Bu sistemlerin maksimum özenle korunması gerekiyor. Asya Pasifik bölgesinde birkaç yıl önce kanalizasyon sistemine düzenlenen siber saldırı vanaların açılmasına ve parklara atık su bulaşmasına yol açmıştı. Bu salgın hastalık riskine de yol açan gerçek bir çevre olayıydı.

İşin ilginci, yapılan araştırmada aktif kullanıcı kontrolü yapılmadığı, belediyeden ayrılan personelin sistemle ilişiğinin kesilmediği görülüyor. Öyle ki bu siber saldırının intikam amacıyla düzenlendiği ortaya çıkıyor.

Bu noktada Palo Alto Networks’ün şirketlerin dijital dünyaya adım attığı dijital dönüşüm dünyasında şirketimizin siber güvenlik vizyonundan söz etmek istiyorum. Biz 2005 yılında kurulan genç bir şirketiz ve 2007’de pazara ilk ürünümüzü sunduk, 2009 yılında ise 20 milyon ciro yaptık. Bizim büyüme hikayemiz aynı zamanda siber güvenliğe yönelik talebin dünyada büyüme hikayesidir ve Palo Alto Networks olarak hem çözümlerimiz hem de sağladığımız danışmanlıkla bu sektöre katkıda bulunmaktan gurur duyuyoruz. Nitekim geçen yıl 938 milyon dolar ciro yaptık. Son 10 çeyrekte sürekli olarak yüzde 50’nin üzerinde büyüme ivmesi kaydettik. Çok hızlı büyüyerek kendi alanımızda 3. sıraya ulaştık.

İlgili yazı: Türkiye’nin İlk ve Tek %100 Yerli E-Posta ile Pazarlama Hizmeti INBOX

Palo_alto_networks-siber_güvenlik-eticaret-elektronik_para-online_perakende

3 aydan 3 aya yüzde 50’den hızlı büyüyoruz

Neden şirketimiz bu kadar hızlı büyüyor? Neden diğerleri yüzde 5-10 arasında büyürken biz yüzde 50’den fazla büyüyoruz? Finansal sonuçlarımız ve pazarı önemli ölçüde geride bırakan büyüme oranımız, pazardaki liderliğimizi ortaya koyuyor. Kurumlar artık genellikle reaktif olarak çalışan özel amaçlı legacy ürünlerin yerini sadece üstün ve proaktif güvenlik sağlayan değil, aynı zamanda ağları sadeleştiren ve sahip olma maliyetini azaltan Yeni Nesil Güvenlik Platformu’nun aldığının farkındalar. Günümüzdeki güvenlik teknolojilerinin büyük kısmı 20 yıl önceki altyapıya göre kurulmuştu. Bunlar mainframeler ve veri merkezleriydi. Biz ise akıllı telefonlar, tabletler, akıllı takılar gibi açık ve dağıtık sistemlerde siber saldırı engellemeye odaklanıyoruz. BYOD (iş yerine kendi cihazını getir) modeline uygun çözümler geliştiriyoruz. Bu iş günümüzde e-posta ve browser olayını aştı. Bizim güvenlik protokollerimiz sadece browser ve e-posta portlarını koruyan güvenlik duvarları geliştirmekle sınırlı değil. Artık daha kapsamlı düşünmek gerekiyor ve biz de bu alandaki çözümlerimizle rekabet gücümüzü artırıyoruz. Müşteriler tehdit algılama ve iyileştirme odaklı legacy teknolojilerinin, özel amaçlı ürün ve stratejilerin çözemediği sorunlar için bize başvurmaya devam ediyorlar.

İlgili yazı: Dünyada 200 Milyon $ Fon Yöneten 500 Startups Türkiye’de 250 Girişime Yatırım Yapacak

“Yeni internet yeni siber güvenlik önlemleri demek”

Şu anda internette milyonlarca uygulama var, statik IP adresleri yerine dinamik IP adresleri var, anonimlilik sağlayan saldırı kaynağını gizleme imkanları var. Ayrıca bireyler çalıştıkları kurumlara kendi cihazlarıyla yoldan, evden, seyahatten bağlanabiliyor. Bu da saldırı vektörlerinin artması anlamına geliyor. Öyleyse teknolojiyi siber güvenlik protokolleri ile birlikte düşünmemiz gerekiyor. Teknik şartnamelerin yasal mevzuatla birlikte düşünülmesi, gerekirse birlikte uygulanması gereken bir dönem bu. Palo Alto Networks’ün vizyonunu ortaya koyan bir nokta da bu.mevcut mevzuat siber güvenliği önlemeyi kolaylaştıran hükümler içeriyor mu? Teknik şartnameler dijital dönüşümle internete adım atan şirketinizde siber güvenliği sağlamaya yeterli mi?

İlgili yazı: 2016’da Türkiye’de E-Ticareti Şekillendirecek 3 Trend [Röportaj]

“Palo Alto Networks bir devrim başlattı”

Biz dedik ki port protokolleri ve IP adresine göre güvenlik oluşturamazsınız. Güvenlik politikanızı farklı kurallara göre oluşturmalısınız. Örneğin kurum içinde hangi uygulamalara izin veriyorsunuz? A, B, C uygulamaları. Bunları hangi kullanıcılar kullanacak? A, B, C kullanıcıları. Palo Alto Networks saldırı önleme çözümleri bu tür parametrelere göre her kuruma özel olarak tasarlanıyor. İşin içinde makine öğrenmesi ile gelecekteki saldırılara hazırlık olma gibi fütüristik teknolojilerin yanı sıra davranış modellerini tanıma olarak niteleyebileceğimiz sezgisel yazılımlar var.

Bunlar en basitinden bilgisayara bulaşan bir virüsü (önceden veritabanında kayıtlı olmasa bile) davranışlarından tanıyor ve sistemde virüs davranışı sezdikten sonra, o davranışa özel tedbirlerle virüsün sistemi ele geçirmesini önlüyor. Ayrıca sadece yerel ağlardan söz etmiyoruz. Dışarıdan yapılan siber saldırıları da internet trafiğini analiz ederek önleyebiliyoruz. Hatta kurumlara DDoS saldırılarını önlemek için yedekli sunucularla çalışmalarını öneriyoruz. Böylece “bunalan” sunucunun üstündeki iş yükünü alıp yedek sistemlere devretmek mümkün oluyor. Geçenlerde Ukrayna’da bir elektrik şirketine siber saldırı düzenlendi. Türkiye’de belirli dönemlerde sebebi açıklanmamakla birlikte elektrikler kesildi. 2011 yılında İran’daki uranyum zenginleştirme santrifüjlerine Stuxnet ile odaklı saldırı yapıldı. İşte bu tür saldırı risklerini azaltmak için Palo Alto Networks vizyonuna ihtiyacınız var.

İlgili yazı: iPara 2000 aktif iş yeri ve 200 bin kullanıcı ile ödeme sektörüne güçlü giriş yaptı

Global analizden mi söz ediyorsunuz?

Evet; çünkü sadece bir kuruma yapılan siber saldırıların geçmişini analiz etmek, siber saldırıları önlemek için yeterli değil. Bu saldırıları baştan engellemek için gerekirse siber saldırıların yoğun yaşandığı günlerde global trafiği derinlemesine analiz etmeniz gerekiyor. Böylece yeni saldırı yöntemlerini de daha adı koyulmadan tespit edip önleyebilirsiniz. Kolay bir şey değil ama büyük veriyi kullanmanız şart. Bu sayede bir bankaya saldırı yapılırsa diğer bankayı uyarmanız da mümkün oluyor.

Bankalar siber saldırı verilerine sahip çıkmalı

Evet, bankalar çok sayıda siber saldırı alıyor. Bu veriler gelecek siber saldırıları önlemek ve sistem açıklarını tespit etmek için büyük önem taşıyor. Bankalara yapılan siber saldırı verileri de güvenlik ve fikri mülkiyet açısından kritik önemde bulunuyor. Biz kullanıcının kendi cihazını da Dropbox’tan dosya indirmek gibi durumlarda korumak için özel yazılımlar geliştiriyoruz. Bu yüzden eskiden IT sektöründe sık vurgulandığı gibi uçtan uca çözümler sunduğumuzu söyleyebiliriz. Bilgisayar enfeksiyonlarını bu şekilde engellemek network siber güvenliğinde yarattığımız devrim kadar önemli.

Neden devrimsel diyorsunuz?

Yukarıda eski siber saldırı önleme sistemlerinin hem yazılım hem de donanım düzeyinde çalıştığını söyledik. Bizim de buna yönelik çözümlerimiz var. Ancak az önce sözünü ettiğim ve davranış modelleme üzerinden önleyici tedbirlerle çalışan siber saldırı engelleme çözümümüz sadece 25 megabaytlık bir yazılım. Bir özellikli telefona bile yüklenebilecek kadar küçük boyutlu bir yazılım. Bu da mobil dünyaya banka düzeyinde kullanılan güvenlik önlemlerini taşımak için devrimsel bir imkan yaratıyor. Palo Alto Networks işte bu yüzden her üç ayda yüzde 50’yi aşan bir hızla büyüyor.

İlgili yazı: 3B Printerlar E-Ticarette Lojistiği ve Üretimi Nasıl Değiştiriyor?

Bu yazılım nasıl çalışıyor?

Söz konusu yazılım işlemcide ve RAM’de çalışıyor. Bir bilgisayar virüsü sistem kayıt defterine (registry) bir şey yazmaya kalkarsa, .dll uzantılı sistem kitaplık dosyalarını değiştirmeye kalkarsa yazılımımız anında müdahale ederek virüsü durduruyor. Böylece ne biz ne de hizmet verdiğimiz müşteriler yeni bir virüsün antivirüs yazılımlarına eklenmesi ve ona karşı savunma kabiliyeti kazanmamız için üç ay bekliyoruz. Deyim yerindeyse kötü amaçlı yazılımı kokusundan tanıyoruz.

Palo_alto_networks-siber_güvenlik-eticaret-elektronik_para-online_perakende

“Enfeksiyon oluşmadan virüsü engelliyoruz”

Buna sektörde enfeksiyon teknikleri diyoruz. Bu teknikleri görünce önlüyoruz. Adını bilmesek de aynı teknikleri kullanan çok sayıda virüs var. Bu yüzden de yazılımızın adı Traps. Virüsü tuzağa düşürüyor, antikor gibi yakalayıp izole ediyor. Şu anda sadece Windows platformunda çalışıyor. Ancak yakında diğer platformları da destekleyeceğiz. Traps yazılımı Windows başlamadan önce, sistem başlama (boot) aşamasında devreye giren virüslerin bile bilgisayarın açıklarından yararlanmasını (exploit) önlüyor. Dolayısıyla sisteme virüs bulaşmasını baştan engelliyoruz, virüsün sistem kaynaklarına erişmesini engelliyoruz.

İlgili yazı: E-Posta Pazarlaması Çapraz Kanal Satışlarda Nasıl Kullanılıyor?

E-ticaret sektöründe farkındalık ne durumda?

E-ticaret siteleri kendi bünyelerinde bizim ve diğer çözüm sağlayıcıların ürünlerini kullanıyorlar. Hosting yapıyorlarsa servis sağlayıcıların kullandığı ağ güvenliği çözümlerimizden yararlanmış oluyorlar. Ülkemizde belli başlı e-ticaret sitelerinin siber güvenliğe büyük önem verdiklerini söyleyebiliriz. Bireylere ve kurumlara en uygun maliyetli ve esnek çözümleri sağlayan Palo Alto Networks olarak e-ticaret bizim için çok önemli bir dikey. Ülkemiz için çok önemli bir pazar.

“Güven tazeliyoruz”

Palo Alto Networks olarak Traps yazılımı ile siber saldırıları önlediğimizde online alışverişte veya daha büyük bir risk olan POS makinelerinde kredi kartı bilgilerinin çalınması gibi durumların önüne geçiyoruz. Böylece e-ticaret ve bankacılık sektöründe güven tazeliyor, insanların online perakendeye daha çok güven duymasını sağlıyoruz. Bizim son tahlilde amacımız, dijital hayat tarzlarımıza olan güveni tazelemek için siber saldırıları önlemek ve doğrusu bu bir ülkeye sağlanabilecek en büyük katma değerlerden biridir. Özünde ekonomiyi güçlendiren hizmetler sunuyoruz.



Sosyal medya ve e-bülten ile de EticaretMag'ı takip edebilirsiniz!

EticaretMag Twitter EticaretMag 

Facebook Sayfası EticaretMag Youtube EticaretMag Google+ E-ticaret 

Türkiye Linkedin Grubu E-

ticaretMag RSS E-

ticaretMag RSS

Fikrini söyle

*