26 Mart 2017

Türk Sosyal Medya Ajansları Sosyal Ticaret İle İlgili Ne Düşünüyor? [Dosya]

Son zamanlarda en çok tartışılan konulardan birisi olan “Sosyal medya, satışlara etki ediyor mu?” sorusu, bu mecrada faaliyet gösteren birçok pazarlamacının da zihnini meşgul etmeye devam ediyor. Sonuç ne olursa olsun, sosyal paylaşım sitelerinin tüketiciler üzerindeki devasa etkisini bir kenara bırakmamız mümkün değil elbette. Üstelik, bir de sosyal mecralar üzerinden satış yapabilme ayrıcalığı markalara tanınmaya başlamışken.

Varmak istediğimiz nokta; “Sosyal Ticaret”. Bu kavram ile birlikte müşteriler, hayranı oldukları markaların ürünlerini sosyal ağlar üzerinden satın alıp, bunu anında arkadaşlarıyla paylaşabilecekler. Hali hazırda sosyal paylaşım sitelerinde milyonluk hayran sayfalarına sahip olan markalar için online satış ise ayrı bir anlam ifade etmeye başlayacak. Biz de, dünyada alıp başını giden sosyal ticaret sektörünü ülkemizde en iyi yorumlayabilecek olan sosyal medya ajanslarına konu ile ilgili ne düşündüklerini soralım dedik.

Promoqube‘ün Kurucu Ortağı Korhan Kurt, McCann Erickson İstanbul Dijital Direktörü Oğuz Bayram, Likeable Istanbul Strateji & Reklam Yönetimi Ekip Lideri Ali Erkurt, Ping Sosyal Medya Direktörü Irmak Günayer ve Digital Youth Ajans Başkan Yardımcısı Erhan Adsan, sosyal ticaret trendleri ve ülkemizde uygulanabilirliği ile ilgili görüşlerini aktardı.

Korhan Kurt, Promoqube Kurucu Ortağı

K.K. FOTO2İnsanların sosyal ağlarda yaşayıp, haberleşip, arkadaşlarını etkilediklerini belirten Korhan Kurt, sosyal ağlar üzerinden tavsiyenin tetiklenmesi, ortak aklın kullanılması ve uygun ürünün topluluk enerjisi yardımıyla daha uygun şartlar ile alınmasını sağlayan e-ticaret uygulamalarının birer sosyal ticaret örneği olduğunu vurguluyor.

Sektörde sıfatları konusunda bilgili ancak ticaret konusunda bilgisiz kişilerin yarattığı bilgi kirliliğinin sosyal ticareti olumsuz etkileyeceğini savunan Promoqube Kurucu Ortağı Kurt, sosyal ticaret konusunda potansiyeli olan bir ülke olduğumuzu ancak şartların bu potansiyeli başarı hikayelerine dönüştürecek kadar olgunlaşmamış olduğunu belirtiyor.

“Sosyal ticaret, firmaların satışlarını arttırabilir mi?” sorusuna Korhan Kurt’un cevabı ise oldukça açıklayıcı: “Tüketiciler, marka ve ürünler ile ilgili iyi ya da kötü deneyimlerini ve tavsiyelerini anında yüzlerce arkadaşına yaymaya hazırlar. Bu yeni dünyada insanları harekete geçirmek önem kazanıyor. İnsanları bu yönde harekete geçirecek kurgulara sahip yeni ticaret uygulamaları, markaların satışlarını elbette artırabilir. Ancak hayal kırıklığı yaşamamak için beklentiyi büyük tutmamak gerektiğini düşünüyorum.”

“Sosyal ağlarda insanlar yüzlerce arkadaşına online olarak bağlı. Sosyal network dünyasında en güvenilir kişiler kendi arkadaşlarımız. Kendi arkadaşlarımızın önerileri, tavsiyeleri ve markalar hakkında söyledikleri satın alma kararlarımızı etkileyen en önemli faktör.”

Bundan 10 yıl önce Türkiye’nin en büyük tekstil markalarının sahiplerine e-ticaret ile en çok tekstil satılacak deseydik, inanmazlardı diyen Kurt; “Bu nedenle Trendyol, ve Markafoni’yi Cem Hakko veya Cem Boyner kuramadı ve onların yıllarca uğraşarak ulaştıkları marka değerlerine Demet Mutlu, Sina Afra gibi vizyoner isimler ulaştı.” deyip ekledi: Cem Hakko veya Cem Boyner gibi isimler ise kaçan e-ticaret treninin en son vagonuna son anda atlayabildiler. Ama maalesef sektör bir dördüncü büyüğü kaldırmıyor.”

“Türkiye’den bir sosyal ticaret girişiminin çıkabilmesi için de öncelikle ticaretin, sonra e-ticaretin dinamiklerini çözmüş kişilerin bunu sosyal mecra dinamikleri ile birleştirebilmesi gerekir. Özetle mühendis tüccarlara ihtiyacımız bulunuyor.”

Oğuz Bayram, McCann Erickson İstanbul Dijital Direktörü

Sosyal ticareti; “sosyal ağın gücünden faydalanarak, bir tüketicinin satın alma davranışını pozitif yönde etkileyerek satış yapma modeli” olarak tanımlayan Oğuz Bayram, sosyal ağları teknolojik bir fenomen olmanın dışında, kişisel ve sosyal çevremizin tüm deneyimlerini ve iletişimini yürüttüğümüz bir yaşam tarzı olarak değerlendiriyor.

Ağ etkisinin getirdiği viral yayılım potansiyelinin, özellikle firmaların üzerinde durduğu en önemli fırsat noktası olduğunu söyleyen Bayram: “Bu açıdan yaklaştığımızda doğru sosyal ticaret modelleri ile birlikte satışların artırılması, şanstan ziyade bir matematik denklemi oluyor.” diye ekledi.

Platformların entegrasyonu, lokasyon ve CRM’in de dahil olması ile birlikte sosyal ticaret alanında ciddi yatırımlar beklediğini ifade eden Oğuz Bayram, Sosyal halde alışveriş yapmayı eskilere dayanan bir davranış biçimi olarak tanımlayıp, alışmanın çok da zor olmayacağını söyledi.

“Gücünü insan veya toplum motivasyonundan alan tüm teknolojilerin bir geleceği var. Facebook’un çıkış noktası da buydu. Alışveriş dürtüsü ve satın alma kararını etkileyen sosyal etkenlerin kesişiminde yer alacak sosyal ticaret kesinlikle önemli bir yere sahip olacak.”

Markalardan zaman zaman araştırma mahiyetinde sosyal ticaret talepleri aldıklarını ve bu konudaki son gelişmeler ile lokal pazardaki fırsatları paylaştıklarını ifade eden McCann Erickson İstanbul‘un Dijital Direktörü, yakın gelecekte sosyal ağların çok daha stratejik ve entegre kullanıldığı bir dönem yaşanacağını da ekliyor.

“CRM, ticaret ve mobil üçgeninde sosyallik tüm girişim ve modellerin olmazsa olmazı haline geldiğinden, teknolojiler özellikle büyük veriye ve akıllı veri madenciliğine yönelecek. Bu üçgenin merkezinde kesinlikle Sosyal Ticarete yer var. yakın dönemdeki girişimler bu büyük dönüşümün henüz ilk adımları ve akıllı kullanımdan ziyade kitlesel sosyal yayılım özelinde duracak 2. kuşak sosyal ticaret çok daha heyecan verici olacak.”

Ali Erkurt, Likeable Istanbul Strateji & Reklam Yönetimi Ekip Lideri

Sosyal ticareti, e-ticaret sitesindeki/uygulamasındaki kullanıcıyı sosyal medyadaki varlığı ile eşleştirme ve ilgilendiği, beğendiği, arkadaşlarının baktığı ürünlere yönlendirerek daha “sosyal” ve etkili bir satın almaya yönlendirme yapmak olarak tanımlayan Ali Erkurt, bu kavramın, geleceği olan ve yakın gelecekte vazgeçemeyeceğimiz bir alışkanlık haline gelebilecek türde bir trend olduğunu da sözlerine ekliyor.

Facebook’un Open Graph’i geliştirmesi ve Timeline Uygulamaları ile birlikte sosyal ticaretin çok daha etkili ve sonuç odaklı bir hal aldığını ekleyen Erkurt, tüketicilerin yüzde 90’ının arkadaşlarından gelen tavsiyeler üzerine satın alma yaptığını belirtiyor. Sadece sosyalleşmek için değil, alışveriş için de sosyal ağları kullanma eğiliminde olduğumuzun altını çizen Ali Erkurt, Facebook’ta gezinen ve bir marka sayfasını beğenen kullanıcının, beğenmeyene göre 2 kat daha fazla alışveriş yapıp, markaya ait mağazayı ziyaret ettiğini vurguladı.

“Sosyal ticaret dendiğinde ilk zamanlarda sadece “Facebook’tan satış” anlaşılıyordu ama artık dünyada pek çok e-ticaret sitesi bu sosyal kurguları diğer sosyal medya kanalları aracılığıyla kullanıyor ve satışlarını da bu yönde artırmış durumda. Web sitesi üzerinden sosyal ticaret sayesinde kişiye özel uygulamalar görmek mümkün.”

Likeable Media’nın bugüne kadar Facebook’ta ilk f-ticaret uygulamasını hayata geçiren ajans olma unvanını elinde bulundurduğunu hatırlatan Ali Erkurt, Likeable Istanbul olarak kendilerinin de Türkiye’de hizmet verdikleri markalar için bazı projeleri olduğunu belirtip, onları da çok yakında hayata geçireceklerinin müjdesini verdi.

“Türkiye, sosyal medyayı en etkin kullanan ülkelerden biri. Fakat bu kullanım satış ve para harcama tarafına aynı etkide yansımış değil. Türk insanı sosyal medyada gezinmeyi, etkileşime girmeyi para harcamaya daha çok tercih ediyor. Fakat yakın zamanda sosyal ticaret ile birlikte alışveriş alışkanlıklarının da değişeceğini, daha çok harcama yapılabileceğini düşünüyoruz.”

Sosyal ticaretin, teoride kulağa basit gelen ama pratikte zorlukları olabilen bir dinamik oluğunu da ifade eden Ali Erkurt, bu dinamiğe hem markanın hem de tüketicinin alışmasının zaman alabileceğini, ancak yakın zamanda Türkiye’den de iddialı sosyal ticaret girişimlerinin çıkacağını savundu. Erkurt ayrıca, çeşitli kurgularla sosyalliği ön plana çıkararak kullanıcı davranışını doğal satışa dönüştüren markaların e-ticaret alanında başarılı olacağını da ekledi.

Irmak Günayer, Ping Sosyal Medya Direktörü

Tüketici yorumlarının oluşturduğu bu sosyal dünyayı, satışları etkileyecek şekilde yönetebilenlerin sosyal ticarete adım atmış olduğunu vurgulayan Irmak Günayer, şu an için direkt olarak satışa yöneltebilen bir mekanizmanın henüz icat edilmediğini ifade ediyor. Bu nedenle sosyal medya ve dolayısıyla sosyal ticaretin hızla tırmanışına devam edeceğini söyleyen Günayer, ancak yakın gelecekle ilgili bir öngörüde bulunmanın, bu kadar hızla değişen bir ortamda biraz zor olduğunu belirtiyor.

Özellikle son 5 yılda akıllı telefonların gelişmesi, internetin ucuzlaması ve güvenlik önlemlerinin artmasının e-ticaretin yükselişinde büyük bir ivme yarattığını belirten Günayer, sosyal ticaretin e-ticaret ile karıştırılmaması gerektiğini söyledi. Facebook’un Credits fonksiyonuna yüklenerek sosyal ticareti kendisine doğru çekmeye çalışacağını düşündüğünü de ifade eden Ping‘in Sosyal Medya Direktörü, Facebook’un kendi parasını üretebilen, kendi döviz kuru olan, 1 milyar nüfuslu bir ülke olma yolunda ilerlediğini belirtti.

“Tüketicilerin bir ürün hakkında yaptıkları yorumlar diğer tüketicileri etkilemede, geriye kalan tüm reklam mecralarından 5 kat daha etkili. Artık kimse bir telefon satın alırken TV reklamını görüp, etkilenip satın almıyor. Bunun yerini sosyal mecralarda, forumlarda yer alan kullanıcı/tüketici tecrübeleri ve yorumları aldı.”

Tüketim toplumu olmanın kötü özelliklerinin yanında bir de avantajlı tarafı olduğunu vurgulayan Irmak Günayer; “Çabuk tükettiğiniz için, yeni şeylere sürekli aç halde oluyorsunuz. Bu nedenle toplum olarak online dünyada yeni çıkan ne varsa anında saldırıyoruz. Yonja, Facebook, Twitter, Pinterest, Instagram… hepsine bakın. Türk’ler hep ilk 5’i zorlamıştır Dünya genelinde.” diye ekledi. Toplum olarak sosyalleşme ve yeni şeyleri keşfetme ile ilgili herhangi bir problemimiz olmadığını da belirten Günayer, ancak “beğenmeme” ve genel olarak “kendi yaptığını doğru görme” psikolojisinin hakimiyetinin, diğer insanların alışveriş tecrübelerine burun kıvırmamıza da neden olabileceğini ifade etti.

“Sosyal ticarette işleyiş biraz daha farklı. Burada insanlar birbirlerinin tecrübelerinden yararlanıyor, ancak bir kasiyer ile bir pop starın ürün tecrübesinin toplum üzerindeki etkisi eşit değil. O nedenle S-ticaret biraz daha işin kale kapmaca boyutunu yaşıyor şu an için. Popüleritenizle “tecrübelerinizin dinlenmesi” doğru orantılı olduğundan bu da insanların yeni kimlikler, imajlar yaratmasına ve tabi olarak sosyalleşmesine neden oluyor otomatik olarak.”

Erhan Adsan, Digital Youth Ajans Başkan Yardımcısı

Sosyal ticareti, sözlüğe giren anlamı ile sosyal medya kullanılarak internet ortamında yapılan ticaret olarak niteleyen Erhan Adsan, ayrıca bu kavramı hayatımızın değişmez iki parçasını bir araya getiren bir olgu olduğunu da vurguluyor: Sosyal Medya ve alışveriş.

“Sosyal ticaretin geleceğini nasıl görüyorsunuz?” sorusuna ilginç bir örnek veren Adsan; “Facebook’un kurucusu Mark Zuckerberg’in de söylediği gibi eğer “gelecekte ne patlayacak” tahminimi sorarsanız, bu sosyal ticaret olacaktır.” dedi.

İnternet dediğimiz olgunun son 5 yıldır en çok kullanılan kelimelerinden birinin sosyal medya olduğunu vurgulayan Adsan, sosyal medyadan alışveriş yapılmasının kaçınılmaz bir gelecek olduğunu ifade etti. Buna göre yatırım yapan firmaların da satışlarını artıracağına da kesin gözüyle baktığını söyleyen Erhan Adsan; henüz ajans olarak sosyal ticareti keşfetme aşamasında olduklarını ve doğru zaman ile doğru projeyi kolladıklarını açıkladı.

“Sosyal medyayı ne amaçla kullanıyorsunuz?” sorusu sorulduğu zaman, çoğunluğun verdiği cevaba baktığımızda yüzde 70 oranında iletişim amaçlı olduğunu görüyoruz. Daha sonra oyun, haber takip etmek gibi seçenekler geliyor. Yani sosyal medya denince henüz akla alışveriş gelmiyor ama internet denince akla gelenler arasında alışverişin oranı büyük.”

Türkiye’den de başarılı sosyal ticaret girişimlerinin çıkma potansiyelinin yüksek olduğunu belirten Digital Youth Ajans Başkan Yardımcısı Adsan, Fancy gibi mecraların Türkiye’ye de çok rahat uyarlanabilir ve tutma ihtimalinin yüksek olduğunu söyledi. Birlikte çalıştıkları markalardan henüz sosyal ticaret ile ilgili bir talep gelmediğini söyleyen Erhan Adsan ancak, bu isteklere karşı hazırlıklı olmak için çalışmalarını devam ettirdiklerini de sözlerine ekledi.



Sosyal medya ve e-bülten ile de EticaretMag'ı takip edebilirsiniz!

EticaretMag Twitter EticaretMag 

Facebook Sayfası EticaretMag Youtube EticaretMag Google+ E-ticaret 

Türkiye Linkedin Grubu E-

ticaretMag RSS E-

ticaretMag RSS

Yorumlar

  1. sosyal medya üzerinden alışveriş yapmak veya satış yapmak maksatlı paylaşılan linkler facebook veya diğer sitelerde görüntü kirliliği oluşturdugu yönünde bir fikir ortaya koyuyorum vede ekliyorum.
    yapıyorsan amatör yapmamalısın…

Fikrini söyle

*