29 Mart 2017

8 Adımda Daha İyi Pazarlama: Spam Nasıl Yapılır?

Geceleri rahat uyumak kolay değil ancak doğasındaki olağanüstü savunma mekanizmasından dolayı insan dediğimiz varlık hızla bahane üretip, ihtiyacı olan yorganı üstüne gönül rahatlığı ile çekebiliyor. Yani aslında geceleri rahat uyuyabilmek için ihtiyacınız bir yorgandan daha fazlası ve o ihtiyacın adı da mevcudiyetinizi ve hareketlerinizi meşru kılmak.

Tabi işini iyi ve doğru yapan kişilerin böyle bir mekanizmaya ihtiyacı yok. Ama onlar da azınlıktalar, o yüzden bu yazı “küçük meşrutiyet” ismini koyabileceğimiz bu son teknoloji yorganı sıklıkla kullanan kişileri hedefliyor.

Karşınızdakine yalan söylediğinizde “onun iyiliği için yaptım” diye düşünüyorsanız, markanıza tutamayacağınız söz verdiğinizde “nasıl olsa yaparım, ajansa hedef koymuş oldum” diyerek motive oluyorsanız ya da müşterinize stokta olmayan bir ürünü ertesi gün ulaştırma sözüyle -en nihayetinde- geç gönderip “müşteri her zaman haklıdır, müşteri elde olmayan bir ürünü bile satın alabilmeli” diyorsanız kulübümüze hoş geldiniz.

Kulübümüzün olmazsa olmaz faaliyetlerinden biri de müşterinin ya da takipçinin rızası olmadan onunla iletişim kurmak, hizmet ya da ürünü pazarlamaya çalışmak ve aslında en nihayetinde kişinin hayatına bir daha hiç çıkmamacasına dahil olmaktır. Bunun adı kimi yerde spam yapmak olarak söylenegelir. Spam mevzusu negatif bir algı yaratsa da unutmayın ki önemli olan müşterinin memnuniyetidir, iyiliğidir (ve ihtiyacımız olan o tatlı yorgandır). Kulübümüze e-ticaret şirketleri de dahil olmak üzere aslında bütün markalar davetlidir.

O zaman insanların hayatlarına nasıl daha iyi dokunur, nasıl daha iyi spam yapabilirsiniz?

Hedefleme yapmadan e-mail göndermelisiniz. Yaş, cinsiyet, eğitim durumu, lokasyon… “Big data” diye diye trend yaptılar. Hayat sürprizlerle dolu, unutmayın. Topuklu ayakkabılardaki fırsatlardan bahsettiğiniz e-mail bülteni ile belki de bir erkeğin hayatını değiştireceksiniz. Eşine hiç minik sürprizler yapmadığı için kendini kötü hisseden o erkeğin, sizin spam diye suçlanan bülteniniz ile belki de hayatı değişecek ve o kaba erkek, eşine hediye ettiği bir topuklu ayakkabı ile bir gecede dünyanın en düşünceli kocası olacak. Eşinin ayakkabı numarasını bilmiyor ama olsun. Nasıl olsa çok hızlı iade alıyorsunuz.

Günde 3-5 tane, o da yetmez 7 tane e-mail gönderin. Sezen Aksu yanlış biliyor olamaz, müşteri için her zaman daha iyisini düşünmelisiniz. Bir e-mail’i kaçırırsa diğerini, ötekini okumazsa berikini yakalayabilmeli. Bu yüzden gerekirse aynı fırsatları ve içeriği tekrar gönderin. Sizin istese atom mühendisi bile olabilecekken fırsat teklifi olabilmiş e-mail bülteninizden kimse mahrum kalmamalı. Tabi bu e-mailleri kullanıcının izni olmadan göndermeniz gerekiyor. Küçük sürprizler, tatlı şakalarla müşterinizi sevindirmeye devam edin.

Müşterinizin pişman olmasına müsaade etmeyin, unsubscribe (üyelik iptali) seçeneğine yer vermeyin. Bir anlık dalgınlıkla e-mail listenizden çıkması mümkün olan bir müşteri aynı zamanda pişman ve kızgın bir müşteridir. Müşteri o listeye kendi rızasıyla girmedi; çıktığında listeye hangi yolla geri döneceğini nasıl bilebilir? Unsubscribe butonu aynı zamanda yer kaplayan bir seçenektir. Unsubscribe seçeneği yerine müşterinize ne kadar değer verdiğinizden, müşterinin nasıl velinimet olduğundan bahsedebilirsiniz.

Ziyaretçilerinizi sosyal ağlara davet, hatta dahil edin. Sayfanız açıldığında otomatik olarak beliren “bizi Facebook ve Twitter’da takip edin, e-mail listemizden de eksik kalmayın” uyarıları oluşturun. Hatta sizi Facebook’ta “like”, Twitter’da “farow” etmeyen kullanıcılara onların iyiliği için hizmet vermeyin. Son olarak belki de en imkansızı ama site açılışıyla beraber otomatik olarak kulaklara zuhur eden çılgın melodi ve videolar ile müşterileri markanız hakkında bilgilendirirken şenlendirin (yine küçük sürprizler).

Sosyal medya hesaplarınızı otomatik beslemeye alın. Otomatik olarak Twitter’a attığınız Facebook’a, Instagram’a attığınız Youtube’a, Foursquare’e attığınız Pinterest’e düşsün. Böylece aynı içeriği yayınlandığınız halde sizi neden hem Twitter’da hem de Facebook’ta takip ettiğini düşünen kullanıcıyı sürklase etmiş olun. Her yerden içeriğinize maruz kalsınlar ki hayatları sizinle dolup taşsın, anlam kazansın. Hem de içeriğinizin değerini düşürmemiş olun.

Markanız ile ilgisi olmayan, engagement dilenen Facebook postları hazırlayın. “Pazartesi günlerini sevmiyorum çünkü ____” ya da “Tarçınlı aşure mi yoksa frambuazlı pasta mı?” gibi iletiler ile aslında sizi markanız hakkında bilgi almak için takip edenleri şaşırtmaya devam edin. Sizi eleştiren ve vizyonsuzlukla suçlayan takipçiler olacaktır ancak günün sonunda en fazla engagement oranı ve yani en iyi “marka algısı” ile yorganı üzerinize keyifle çekecek olan siz olacaksınız. Kullanıcı ne istiyorsa siz de onu verirsiniz (bu maddeyi sevdiyseniz fav, sevmediyseniz RT).

Markanız hakkında yayınlanan tweetleri sürekli retweet edin. Cümle alem ne kadar muhteşem olduğunuzu öğrenmeli, yer yerinden oynamalı. Bu işi dengeli yapmanız gerektiğini iddia edenlere gülün geçin. Bunun adı ego değil, bunun adı pazarlama!

Sizinle telefon numarasını paylaşmamış olanlara bile SMS gönderin. Onlar ki sizin muazzam hizmetiniz ve olağanüstü ürünleriniz ile tanışmama gafletine düşmüş olanlardır. Onları bu gaflet uykusundan uyandırmak için tonlarca para harcayıp operatörlerinden numaralarını rica edin ve zamanlı zamansız kampanya haberi verin. SMS olur, telefon kaydı olur, canlı görüşme olur, ihmal etmeyin. Unutmayın, istatistikler SMS göndermek ve aramak için en etkili saatlerin müşterilerin rahatlama emareleri gösterdiği 23.00-01.00 arası olduğunu iddia ediyor.

E-mail, telefon, sosyal medya, web sitesi içeriği ya da herhangi yaratıcı bir yolla yaptığınız spam aktivitesi yerinde kullanıldığında olağanüstü verimli bir pazarlama aracıdır. Daha iyi bir pazarlama için daha yaratıcı spam yapma araçları bulmak ise sizin elinizde.



Sosyal medya ve e-bülten ile de EticaretMag'ı takip edebilirsiniz!

EticaretMag Twitter EticaretMag 

Facebook Sayfası EticaretMag Youtube EticaretMag Google+ E-ticaret 

Türkiye Linkedin Grubu E-

ticaretMag RSS E-

ticaretMag RSS

Yorumlar

  1. Yazılanların bir çoğunun olumlu etkilerinin olacağından şüphe yok. Yalnız e-mail gönderiminde aşırıya kaçılmasının müşteri ile marka arasındaki ilişkiye zarar verebileceği inancındayım.

  2. Son Kullanici der ki:

    harika bir trol yazisi olmus , sakaysa cok komik ciddiyse hic komik degil tadinda

  3. Adem der ki:

    kötüler alta, iyiler üste.

  4. bence cok sacma olmus hic bir faydasi olmadi zaman kaybi resmen..

  5. bilgiler için teşekürler deneyeceğim

  6. ahmet kara der ki:

    Konumuz e ticaret pazarlama oldugu icin gayet guzel bir ironi olmuş.Biraz konuyla alakaniz varsa ilk cumlelerden anliyorsunuz ama malesef cok tatli bir ulkeyiz.Birde ben ornek veriyim 9.adim linki kopyalayin sozluklerdekilerin mesaj kutularina atin iyi bir spam yoludur cunku sistemleri zayif

  7. mahmut kil der ki:

    konunun basligi bile ironi oldugunu anlamaya yetiyor.

Geribildirimler

  1. […] 8 Adımda Daha İyi Pazarlama: Spam Nasıl Yapılır? […]

Fikrini söyle

*