25 Kasım 2017

Veri’den Bilgi’ye Yolculuk – 2

Dizinin ilk yazısında, müşteri profilleme konusundaki örnekleri vermiş ve

Bu kadar kolaysa, neden birçok internet sitesi benim (hatta öğrencilerimin) rahatça yaptığı profillemeyi bir türlü beceremiyor? Neden bize birçok anlamsız mesaj gönderiyorlar?

Veriye sahip olmak ≠ Bilmek denklemini ve “Veri”den “Bilgi”ye giden yolu anlayamadıkları için.

demiştim.

Çok sayıda veri ile uğraşanlar, şirketlerinin değerini fazla zannederler. Oysa Veri ≠Bilgi. Veriyi bilgiye çevirmek için önce müşterinin ihtiyacını anlamak gerek.

E-Ticaret girişimcilerinin çoğunluğu paralar geldiği sürece uzun vadeye, sürdürülebilirliğe, aynı müşteriye defalarca satış yapmaya, doğru teklife değil de  “hemen yatırımcı bulmaya ve çıkış’a” odaklandıkları için, müşteri ihtiyacına zaman ayırmıyorlar.  (Belki başarılı olanlar da var ama çoğunluğu gülünç duruma düşüyor.)

Zenginlik = Kullanmak yazısında çok sayıda  veriye sahip olmanın zenginlik getirmediğini ayrıntılı olarak anlattım.  (Ver’iden Bilgi’ye Yolculuk dizinin 1buçuk’uncu yazısı olarak oradan okursunuz diye burada tekrarlamayacağım.)

Bu yazıda veriyi bilgiye çevirmenin yöntemini anlatacağım. Kolayca anlaşılmasını sağlamak için, grup satın alma siteleri ile kendi ilişkilerim üzerinden gideceğim

İlk önce ne istediğinizi bilmelisiniz. Örneğin, “Müşterilerin eğilimlerini öğrenmek ve anlamsız teklifleri yapmamak” gibi bir amacınız olmalı. Bu durumda “eğilim” bilgisini nasıl elde edeceğinizi sorgulayarak başlarsınız.

  • Facebook’ta “Suşi’de %90’lara varan indirim” reklamınıza kandım ve tıkladım.  Girdiğimde suşi tekliflerinizi gördüm. Hemen sadece bir tane kupon aldım. (Ne de olsa ilk deneyimde temkinli olmak gerek.)

Siz bu sırada beni izlediniz. Hangi siteden (Facebook) ve hangi reklamdan (suşi) geldiğimi gördünüz. İlk yaptığım tercihi (suşi) de kaydettiniz.

  • Kupon alırken uozmen@bilmemneşirketi.com.tr  adresini kullandım.

Onu da kaydettiniz. Bu yeni e-posta adresime teklifler göndermeye devam ettiniz.

  • Bu arada ilk kuponu kullandım.

Aldıktan kaç gün sonra, günün hangi saatinde (öğle yemeği mi, akşam yemeği mi) ve nerede (AVM mi, cadde üzeri mi) kullandığımı da kaydettiniz.

Siz bilmiyorsunuz ama o sırada benim ugurozmen@genelgeçer.com adresime de e-postalarınız geliyor.

  • Bunlardan birinden hoşuma giden OTTO Santral’de pizza teklifi görüyorum. Hemen alınabilecek en çok sayıda kuponu alıyorum. Ne de olsa iş yerim oraya çok yakın. Zaten orada yemek yiyordum. Maliyeti ucuza getireceğim.
  • Bu arada evime çok yakın olan Batışehir Sinemaları için önerdiğiniz kuponlardan da 7 – 8 tane alıverdim.Komşu kapısı sayılır. İşim olmayan günler, hemen yürüyerek gidiveririm.

Siz ilk anda evimin o civarlarda olduğunu bilmiyorsunuz.

Ama… Artık veriyi bilgiye (bilgiyi de verim veya karlılığa) çevirmeye başlayabilirsiniz.

  • Akıllı olduğunuz için e-posta adresindeki bilmemneşirketi’nin OTTO Santral civarında olduğunu öğreniverdiniz.  Demek ki teklif onun tüketim davranışını çok fazla değiştirmiyor.  (Tek veriden yola çıkmayıp, sonraki işlemlere bakılmalı.)
  • Hem ugurozmen@genelgeçer.com hem de uozmen@bilmemneşirketi.com.tr  adresleri aynı kişiye ait. (Hangisinden daha fazla geldiğine bakıp gereksiz SPAM yapılmayabilir.)
  • 3 kere kupon aldı. İki tanesinde çok sayıda kupon aldı. İlki muhtemelen deneme olduğu için bir tek tane idi.  (Dördüncü, beşinci kupon işleminin sayısı, davranışı anlamak için belirleyici olacak.)
  • İlk kuponu, bir iş günü akşam saatlerinde Palavrium AVM’de kullandı. Batışehir Sinemaları da oraya çok yakın. (İş yeri başka yerde olduğuna göre, demek ki o civarlarda oturuyor.  Diğer kuponlarda buna dikkat edilmeli. Böylece varsayımın doğruluğu test edilmeli.)
  • Evine ve iş yerine yakın yerlerdeki fırsatlarla ilgileniyor. (Varsayımın doğruluğu yeni işlemler ile test edilmeli.)

Gördüğünüz gibi, çok kolay bir şekilde veriyi bilgiye çevirebilirsiniz.

Veriyi bilgiye çevirmezseniz Zenginlik = Kullanmak yazısının son cümlesindeki gibi çöp olur. Anlamsız onlarca mesajdan sonra, tüm grup ve fırsat önerilerini Çöp Kutusu’na yönlendirdim. Artık işime yarayan teklif gelse bile görmüyorum. (Aşağıda bilgisayarımın çöp sepetinden bir görüntü var)

Veri’yi bilgi’ye dönüştüremeyenlerin gideceği yer, olası müşterinin çöp sepetinden başka bir yer değildir.



Sosyal medya ve e-bülten ile de EticaretMag'ı takip edebilirsiniz!

EticaretMag Twitter EticaretMag 

Facebook Sayfası EticaretMag Youtube EticaretMag Google+ E-ticaret 

Türkiye Linkedin Grubu E-

ticaretMag RSS E-

ticaretMag RSS

Yorumlar

  1. Gökhan der ki:

    Hocam ne gerek var bu kadar veriye, analize, zekaya. Ne kadar itersen o kadar çıkıyor işte 🙂

Fikrini söyle

*