21 Kasım 2018

16 İnternet Girişimcisinin Hikayesi Kaldıraç Etkisi’nde

“Ürün, kod, tasarım, içerik… Başarılı bir girişim için, bunlar her şey değildir. Çok iyi bir ürününüz var. Pazarlayamıyorsanız? Çok iyi bir tasarımınız var. Markanız berbatsa? Çok iyi bir markanız var. Müşteri destek hattınız kötüyse? Çok iyi bir ekibiniz var. Ürün bir türlü olmuyorsa? – Kaldıraç Etkisi”

Hiçbir kitap okuyucusu ile dünyanın sırrını paylaşmaz. Paylaşacağını iddia eden kitaplar da vardır ama onlar da saf okuyucunun umutlarını (kişisel gelişim ümidini) kendi çıkarları uğruna kullanırlar.

Benim için ise odağında “iş” olan bir kitabın aynı zamanda bir de “iyi” olabilmesi için “gerçekten” (yalandan değil) ufuk açıyor olması ve mümkünse bir de somut veriler ya da yaşanmış hikayeler içermesi gerekir. Böyle bir kitap bu iki özellik ile beraber (1) harekete geçmek için gerekli ilhamı ve (2) üzerine düşünmek ve ders almak için lazım olan rakamları ve hikayeleri sizin için bir araya getirmiş olur.

Ekim Nazım Kaya’nın internet sektörünün 16 bilinen girişimcisinin katkılarıyla yazdığı Kaldıraç Etkisi kitabına ise bu “iyi iş kitabı” kategorisinde yer vermek mümkün. Kaldıraç Etkisi “internet girişimciliğini anlatan kitaplar” kategorisinde fazla benzeri olmadığı için de ayrıca değerli bir kitap.

Bir an önce değerlendirmesini yapabilmek için iki günde hızlı bir şekilde okuduğum kitaptan şimdiden bol bol notlar çıkardım. Notlarımı çıkartırken ise EticaretMag okuyucularının içine biraz merak salmak, biraz da -kısa da olsa- ilham vermek için kitapta yer alan girişimcilerden alıntılara yer vermek istedim.

Aralık 2011’de hazırlıklarına başlanan Kaldıraç Etkisi raflarda yerini aldı. Göz atmanızda fayda var diye düşünüyorum.

Ekim Nazım Kaya – Botego

Herkes girişimci olmak durumunda değil, çünkü gerekli niteliklerin birinin bile eksik olması başarı şansını çok düşürüyor. Ama içinde bu özelliklerin hepsini taşıyan birinin, hayatının doğru döneminde bunu mutlaka denemesi gerektiğini düşünüyorum. En azından “olabileceğimin 1000 katı olabilirdim” deme pişmanlığını yaşamamak için.

 

Sina AfraMarkafoni

İlk başladığım yer KPMG şirketiydi. 12 sene orada büyük bir zevkle çalıştım, danışman olarak başladığım kariyerimde ortaklığa kadar yükseldim. Bir kez bile “kendi işimi yapmalı mıyım” sorusunu kendime sormadım. Hatta kendi işini yapanlara hep biraz kuşkuyla baktım diyebilirim. Aldıkları risk, bana çok yüksek geliyordu. İlk yatırım deneyimim KPMG’de çalıştığım dönemde oldu. Bir arkadaşımın tavsiyesi üzerine bir kumpir fast-food zincirine ufak bir yatırım yapmıştım. Sonra kumpir zinciri büyük battı. Benim yatırımım da yok olunca, ben de içimden (yatırımım çok küçük olmasına rağmen) kendimi “kumar oynadın, yüzüne gözüne bulaştırdın” diye avutmaya başladım ve olayı unuttum.

Devrim Demirel – Beriltech

2001 yılında dünyada yaşanan kriz yüzünden dokuz ay boyunca hiç para kazanamadım, alacağım paraları da tahsil edemedim. Babam, bana acımış olmalı ki ciddi bir geliri olan bir yazılım mühendisliği işi için bir mülakat ayarladı. Mülakattan sonra şirketin müdürü, ancak internet sitelerim yonlendir.com ve insaat.org’u kapatırsam beni işe alabileceklerini söyleyince, zor koşullarıma rağmen işi kabul edemedim.

 

Serkan Borançılı – Gittigidiyor.com

Sanılan aksine GittiGidiyor ilk açık arttırma sitesi değildi. Biz GittiGidiyor’a girmeye karar verdiğimizde piyasada 7-8 tane oyuncu vardı. Hepsi birebir aynı modeli, yani eBay’in modelini uyguluyordu. Fakat hiçbiri, birbirini tanımadan sanal alemde ticaret yapacak iki insanın para ve mal transferini nasıl yapacaklarına dair somut bir çözüm getirmemişti. Biz ise bu temel sorunu Sıfır Risk sistemi ile çözerek rekabetten sıyrılmayı ve ayrışmayı başardık. Alıcının parası, satıcıdan ürünü teslim alana kadar GittiGidiyor’da bekliyordu. Bu kadar basit bir farklılık GittiGidiyor’un doğmasının en önemli kriterlerinden birisidir.

Ersan Özer – Youlike.com

Yayına başladıkları günlerde bu üç sitenin de (itiraf.com, istanbul.net ve uzmantv.com) dünyada birebir örneği yoktu. Buna rağmen, girişimci adaylarına denenmiş bir iş modeli üzerinden ilerlemelerini tavsiye ediyorum. “Sakın yeni bir şey icat etmeyin, rüştünü ispat etmiş bir internet projesini kopyalayın” diyorum. Evet, öylesi pek saygın değil ama eşeğinizi nispeten sağlam bir kazığa bağlamanın yegane yolu da bu. Çünkü yepyeni bir fikri hayata geçirmek çok riskli bir şey. Hele de bu ilk girişiminizse ateşe balıklama atlamaktan farkı yok.

Aslı GökdereEvmanya.com

Odaklanmak sadece tedarikçi yönetimi veya satın alma tarafında değil aynı zamanda pazarlamada da önemli bir yer tutuyordu. Örneğin hedef kitle “kadınlar” demek fazla bir şey ifade etmiyor. Bu genellikte kalmamalı ve mutlaka bunun alt kırılımları da belirlenmeli. Kadın dergileri ve kadın portalları potansiyel müşterilerimize ulaşmak için belki doğru bir alternatif gibi görünebiliyordu ama işin doğrusu dekorasyon dergi ve portallarını kullanmaktı. Hatta bu dergilerin arasında B-C SES grupları için belli dergiler elenerek daraltılmış bir listeyle ilerlemek daha doğru idi.

Emre AydınCiceksepeti.com

İşi kurgularken vermiş olduğum kararlarımda, işin ölçeklenebilirliğini ve yönetilebilirliğini ihmal ettiğimi anladım. Bunu 1 yıl sonra fark ettiğimde tüm iş modelimi değiştirmek zorunda kaldım. Bu radikal kararla birlikte, önce açtığım tüm atölyeleri (çiçekçiler) sırayla kapattım. Sonra mevcut çiçekçiler ile anlaşma yoluna gittim. Tüm iş süreci değiştiği gibi neredeyse tüm ekibin de iş tanımları değişmiş oldu. Henüz yolun başında olan bir şirket olarak, bizim için büyük bir adım olan bu değişime hızlı bir şekilde uyum sağladık.

Orkun Tekin – Reklamz

Delikanlı içinden gülümser ve o dönem içinde bulunduğu yer ile önerilen arasında bir uçurum olduğunu düşünür. Hafif alaycı bir tavırla “Latife ediyorsunuz diye düşünüyorum, internetin altyapısını henüz kurmaya başladık, reklamına daha çooook var” tadında bir cümle sonrasında müşterine teşekkür edip binayı terk eder. O delikanlı bendim. Ülkemiz internet reklamcılığı sektöründe hep ilklerin içerisinde olmaya çalışmış olan ben. O gün o fırsatı elinin tersiyle ittiği için belki de bugün beş yıl ileride olma fırsatını kaçıran da ben. O gün iş teklifi yapan şirketi uzun seneler bir rekabet sonucunda batıran da ben.

Fatih İşbecerPozitron

2006 yılında Digiturk’un Mobil TV ürünü için arayışta olduğunu öğrendik. Gidip kendimizi anlattık, yaptığımız diğer uygulamalardan bahsettik. Digiturk zaten halihazırda müşterimizdi. Bize “Bu büyük bir proje, sizin de bu alanda referansınız yok. Projeyi size nasıl verelim?” dediler. Onlara bir öneride bulunduk: “Siz bu konuda büyük bir firmayla anlaşsanız, el sıkışmanız 3-4 ay sürer. Biz bu süreçte size çalışan ürünü getirsek bizden alır mısınız?”

 

Özgür Alaz – Promoqube

Bir girişim müşterilerine, yatırımcılara, reklamverenlere farklı farklı sunumlar yapar, kendisini anlatan farklı sunumları vardır. Bütçe teklifleri vardır, aylık raporlar hazırlayabilir veya proje değerlendirmesi için içerikler hazırlayabilir. Bizim müşteriye (insanlara) en çok dokunan yönümüz aslında bu tarz içeriklerdir. Ajans dünyasında, sunumlar kraldır. Teknoloji şirketlerinde de daha fazla önemi hak ediyor. Sunumlar, şık bir tasarımdan öte insanları ikna etme araçlarıdır. Nasıl ki girişiminizde ana sayfayı tasarlamak için özel tasarımcı kullanıyor ve uykusuz geceler harcıyorsanız, benzer bir emeği pazarlama dökümanları için de harcamalısınız.

Melih ÖdemişYemeksepeti

2001 Nisan’ına geri dönelim. O heyecanlı ve yoğun günlerde ilk yatırım teklifimizi aldık. Hiç aktif bir arayış ya da beklenti içinde değildik. O zamanın en etkili gruplarından Uzan grubu bizimle ciddi şekilde ilgilendiğini belirtip, yakın zamanda açmayı planladıkları e-ticaret şirketini (Bascuda.com) yemek dikeyinde tamamlayacak şekilde bizimle ortaklık yapmak istediklerini belirttiler. Henüz 3-4 ayını doldurmuş bir şirketin 25 yaşındaki ortakları olarak hiçbirimizin daha önce böyle bir tecrübesi yoktu.

Kitaba katkıda bulunan 16 internet girişimcisi ve kurucusu-ortağı oldukları şirketler:

Alper Akcan – Mikro Ödeme
Aslı Gökdere – Evmanya
Çağlar Erol – Enuygun.com
Devrim Demirel – Beriltech
Emre Aydın – Çiçeksepeti
Ersan Özer -Youlike
Fatih İşbecer – Pozitron
Hasan Yalçınkaya – Put.io
Melih Ödemiş – Yemeksepeti
Orkun Tekin – Reklamz
Özgür Alaz – Promoqube
Özgür Zan – Done
Selçuk Saraç – Sadecehosting
Serkan Borançılı – Gittigidiyor
Sina Afra – Markafoni
Tümay Asena – Nokta



Sosyal medya ve e-bülten ile de EticaretMag'ı takip edebilirsiniz!

EticaretMag Twitter EticaretMag 

Facebook Sayfası EticaretMag Youtube EticaretMag Google+ E-ticaret 

Türkiye Linkedin Grubu E-

ticaretMag RSS E-

ticaretMag RSS

Yorumlar

  1. ozgur der ki:

    markafoni ve trendyol ceolarının konuşmaları nedense hep insanı negatif yönde etkiliyor. ne işiniz var girişim yapmakta der gibi. birisi 100 milyon dolarınız olması lazım diyor birisi ben hiç girişimci olmak istemedim diyor itici duruyor.

  2. türkiyede girişimciliğe eğilim %10 gibi bir rakam’a tekabbül etekle beraber girişimciliğin önünü açmıyorlar. Yurtdışında’ki birçok eğitim kuruluşu girişimcilik ve özgüven kurs ve sertifikasyon programları ile teşvik verirken türkiyede aksi yönde seyrediyor.

Geribildirimler

  1. […] derlediği Girişimciliğin Altın Kuralları ve Ekim Nazım Kaya‘nın kaleme aldığı Kaldıraç Etkisi, girişimcilerin karşılaşabileceği birçok sorun hakkında bilgi sahibi olmalarını […]

  2. […] derlediği Girişimciliğin Altın Kuralları ve Ekim Nazım Kaya‘nın kaleme aldığı Kaldıraç Etkisi, girişimcilerin karşılaşabileceği birçok sorun hakkında bilgi sahibi olmalarını […]

Fikrini söyle

*