16 Kasım 2018

Amazon.com Hakkında Bilmediğiniz Gerçekler

amazon-wasnt-the-companys-original-nameAmazon’un adı, Amazon değildi. Kurucusu Jeff Bezos, online kitapçısı için çok daha farklı bir isim düşünüyordu: Cadabra. Abra Kadabra’da olduğu gibi. Ama bu ad, kadavrayı çağırıştırdığı için var geçildi. Daha sonra Relentless adı üzerinde duruldu. Hatta şu anda bile relentless.com adresine girerseniz, doğrudan amazon.com’a yönlendirilirsiniz.

Şirketin ilk zamanlarında bir sipariş verildiğinde zil çalardı ve herkes bilgisayarın başına toplanıp, satın almayı yapan kişi tanıdık mı diye bakardı. O kadar az müşterisi vardı.

Bir kaç hafta içinde zil o kadar çok çalmaya başladı ki, kapatmak zorunda kaldılar.

Amazonu batmaktan kurtaran, likenler hakkında bir biyoloji kitabıydı. Kitap dağıtımcıları, perakendecilerin her sefer en az 10 kitap birden sipariş etmeleriniz zorunlu kılmışlardı. Ama ilk dönemlerinde Amazon’un bu kadar kitaba ihtiyacı yoktu (veya o kadar parası yoktu). Amazon da, ilk önce ihtiyacı olan kitabı, daha sonra da 9 tane likenler hakkında yazılmış ve her nedense asla stoklarda bulunmayan bir kitabı sipariş ederdi. Kitap stoplarda olmadığı için teslimat yapılamazdı, Amazon da 9 kitabın parasını ödemezdi.

barnesnoble_featuredİlk günlerinde Amazon kurucusu Jeff Bezos, Barnes & Noble adlı meşhur kitap dükkanının yakındaki bir bayisinin kafesinde toplantılarını yapardı.

Jeff Bezos çalışanlarından haftada 60 saat çalışmalarını isterdi. Günde 12 saat. İş-yaşam dengesi diye bir şey söz konusu değildi. İlk çalışanlardan birisi, 8 ay boyunca evden çok erken çıkıp, işe yürüp, sonra da eve çok geç yürüme rutinine aşırı yoğun çalışmadan sonra o kadar çok alıştı ki… Aslında bir arabası olduğunu unuttu. Arabasının olduğunu fark etmesi ise, devletin sahipsiz araç sanıp araca el koyması ve açık arttırmada satıldığına dair ihtarnameyi alması ile gerçekleşti. Mavi bir Peugeot araçtı.60691_4360_306_break

1998’de Amazon personel azlığının sorunlarını fark etti. Noel tatilinde siparişlere o kadar yetişemez olmuşlardı ki, çalışanlar eşlerini, ailelerini, arkadaşlarını da çalışmaya zorlamışlar, zaman kaybetmemek için arabalarında uyur olmuşlardı. O yıldan beridir Amazon her ne olursa olsun yeteri kadar çalışanı olduğuna çok dikkat ediyor. Bu yüzden her yıl aşırı çok sayıda sezonluk işçi alıyor.

when-ebay-launched-onto-the-scene-amazon-tried-to-build-its-own-auction-site-to-competeeBay’in açılması ile birlikte Amazon da kendi açık arttırma sitesini kurmaya çalıştı. Sonucunu hepimiz biliyoruz. Hiç tutmadı. Ama tam o günlerde ilginç bir olay oldu. Jeff Bezos, açık arttırma sitesinde enteresan objeler sergilemek için 40 bin dolar vererek Buz Çağı’ndan kalma bir mağaza ayısının fosilleşmiş iskeletini satın aldı. Daha sonra bu iskeleti Amazon’un merkez ofisinin lobisine koyup, altına da “Lütfen ayıyı beslemeyin” yazdılar. Günümüzde, ayı hala aynı yerde durmaktadır.

Amazon 90’ların sonları ve 2000’lerin başlarınca büyüme sancıları çekiyordu. Depolar sistem yetersizliğinden saatlerce işlemez hale geliyor, yeni ürün kategorileri için hazırlıklar yapılamıyor, neyin nerede durması gerektiği bilinmiyordu. Etraf kaos içindeydi. Öyle ki, mutfak ürünleri kategorisi açıldığında depoya gelen bıçak takımlarının koruyucu kaplarını da getirtmek kimsenin aklına gelmemişti ve binlerce bıçak, çok tehlikeli bir şekilde ortalıkta duruyor, depo içinde elle taşınıyordu.

2002 yılında iki pizzalık takımlar kuruldu. 10 kişiden az olan bu takımlar, otonom bir şekilde çalışabilmeliydi, çok kesin hatlarla belirlenmiş hedefler belirlemeliydi ve bu hedefler için gösterdikleri performansı ölçümlemek için algoritmalar geliştirmeliydi. Bu kişi sayısı, iki pizza ile akşam yemeğinde doyacak ideal kişi sayısıydı. Bezos: “İletişim, bir işlev bozukluğudur. Takımlar iletişim kurmak zorunda kalıyorsa, otonom ve organik olarak çalışamıyorlar demektir” diyordu. Tahmin edebileceğiniz gibi neredeyse tüm Amazon çalışanları bu koşullardan şikayetçiydiler.

a9comGoogle’ın Street View’undan önce Amazon’un Block View’ı vardı. Amazon, 100 bin dolarlık, işin çapına göre çok küçük bir bütçe ile kiraladığı fotoğrafçıları 20 büyük ABD şehrine gönderdi ve mağazalar ile restoranların fotoğraflarını çekmeye başladılar. Bunları bir haritalama yazılımı ile birleştirip A9.com sitesinde yayına aldılar. Proje tutmadı ve Amazon Block View projesine 2006 yılında son verdi. Google ise Street View’ı 2007’den önce ortaya çıkartmayacaktı.

Amazon, yüksek yoğunluklu ve stressli tatil satışlarında çalışanlarının ciyak ciyak, çığlık çığlığa bağırmasını önermekle kalmıyor, psikolojik tedavi metodu olarak şart koşuyordu. 2000 yılında Amazon’un Operasyon Müdürü Jeff Wilke, özellikle yoğun günlerde hedeflerini tutturan takımların veya kişilerin kendisine telefon açıp, istedikleri gibi avazı çıktığı kadar kendisine bağırabileceklerini söyledi. Uygulama çok tuttu.

Amazon’un ikmal merkezlerindeki çalışma şartları dünya çapında ün yapmış bir rezalettedir. Bu yüzden, ikmal merkezleri aynı zamanda Amazon’a isyan eden çalışanların hikayeleri ile doludur. Bir örnek: 2006 yılında bir çalışan, sabah ve akşamları işe giriş ve çıkış yaptığına dair kayıtları tutulduğu halde, hiç kimse kendisini hiç bir yerde bulamamaktadır. Olayın çözülmesi haftalar alır. Çalışan, dev Amazon depoları içinde kullanılmayan karton koli ve tahta paletlerin arasında, kimsenin görmeyeceği bir şekilde kendine bir oda inşa etmiş, yine Amazon ürünlerini kullanarak kendine bir yatak yapmış, odasının duvarlarını duvar kağıdı ile kaplamış, yine Amazon ürünleri olan yiyeceklerden yemiş ve her türlü konforunu sağlamıştı. Fark edildiğinde haliyle hemen kovuldu.

KS-slate-05-lg._V389394900_Amazon Kindle’ın ilk adı Fiona’ydı. Tasarımcı ekip, böyle bir cihazın fikrini bir bilim-kurgu kitabından almıştı. Kitaptaki kahraman, interaktif bir dijtal ders kitabını çalmış ve bilgi açlığı çeken kızı Fiona’ya vermişti. Kindle’ın fikri bu kurgusal kitaptan çıkmıştı, o yüzden tasarımcı ekip de cihazın adını Fiona koymak istemişlerdi. Söylenenlere göre bu ismi kabul ettirebilmek için Jeff Bezos’a diz çöküp yalvaranlar bile olmuştu. Ama Bezos, ateş yakmayı çağırıştırdığı için Kindle adını tercih etti. (Kindle, çıra demektir)



Sosyal medya ve e-bülten ile de EticaretMag'ı takip edebilirsiniz!

EticaretMag Twitter EticaretMag 

Facebook Sayfası EticaretMag Youtube EticaretMag Google+ E-ticaret 

Türkiye Linkedin Grubu E-

ticaretMag RSS E-

ticaretMag RSS

Yorumlar

  1. Peter der ki:

    Ne kadar güzel, samimi, robot gibi olmayan bi yazı olmuş. Okurken çok zevk aldım.

Fikrini söyle

*