14 Kasım 2018

bonprix Türkiye Genel Müdürü İle Türkiye’de E-Ticareti Konuştuk [Röportaj]

thomas carroux

Thomas Carroux

bonprix Türkiye Genel Müdürü Thomas Carroux ile gerçekleştirdiğimiz söyleşimizde, Türkiye’nin e-ticaret hacminden bonprix’nin gelişimine, mobil ticaretin büyümesinden Limango’nun kapanmasına kadar bir çok konuyu konuştuk.

Otto Grup’un Türkiye’de kısa vadeli hedefleri nelerdir?

Aynı soru bana Ekim 2011 yılında Türkiye’ye ilk girdiğimizde de sorulmuştu. O zaman verdiğim cevap hala geçerli: Bizim kısa vadeli planlarımız yok, uzun vadeli planlarımız var. Biz Türkiye’ye yalnızca bir şeyler deneyip, tutmazsa da ülkeden çıkmak için gelmedik. Türkiye’nin e-ticaret piyasasının daha gelişmenin çok başlarında olduğunu biliyoruz. Türkiye’de hiçbir şeye sıfırdan başlamadık ancak Türkiye’deki online alışveriş kavramının neredeyse sıfırdan başladığını gördük. Türkiye’de bir e-ticaret “pastasından” bahsetmek yanlış olur, belki buna “bisküvi” denilebilir. Ancak bu bisküvinin 5 ile 10 yıl arasında bir pastaya dönüşeceğini öngörüyorum. O zaman geldiğinde ise, pastada hali hazırda bir dilimimizin olmasına çalışıyoruz.

Şu anda 130 bin müşterimiz var. 130 bin müşteri fazla gibi görünebilir, ancak yurt dışı standartlarına göre çok az sayılır. Her gün 600-700 civarında sipariş alıyoruz, bazı günler bine çıkıyor. Bu rakamlar, Belçika, Hollanda, Hırvatistan gibi Türkiye’nin onda biri nüfusa sahip ülkelerde gördüğümüz rakamlar.

Peki, madem rakamlar bu kadar düşük, neden buradayız? Gelecek için buradayız, bu pazarın potansiyeli için buradayız. Pazarın, bonprix ve diğer e-ticaret şirketleri tarafından geliştirilmesi gerekiyor. Lojistik şirketleri tarafından geliştirilmesi gerekiyor. Bu yüzden bizi kısa mesafe koşucusu gibi değil, maraton koşucusu gibi görmeniz daha doğru olur.

Türkiye’deki e-ticaret pazarını bisküviye benzetmenizin nedeni nedir? Çok mu yavaş gelişiyor yoksa çok mu geç gelişmeye başladı?

Biz Türkiye’ye Limango markamız ile girdiğimizde piyasa tamamen özel alışveriş siteleri ile doluydu. İnsanlar online alışveriş yapıyorlardı ama ancak yüzde 70 veya üzerinde indirim alırlarsa. bonprix’de böyle bir indirim sunmuyoruz çünkü basitçe bonprix’nin konsepti bu değil. Şimdi ise bütün bunlar değişiyor. Bizim rakibimiz olan Türk şirketleri bu iş süreçlerinin farklı olması gerektiğini öğrendiler. Müşteriler yalnızca fiyatlar ucuz olduğu için değil, markayı sevdikleri için, hizmeti sevdikleri için, firma tarafından sunulanları sevdikleri için de online alışveriş yapıyorlar. Biz de bu konular üzerinde çalışıyoruz ve Türkiye e-ticaret pazarındaki bu değişim daha yeni başladı diyebiliriz. Biz de bu değişimin bir parçasıyız. Genel olarak pazarın küçük olmasının sebebi bu ancak bu değişim ile birlikte giderek hızlanarak büyüyeceğini göreceğiz.

Türkiye’de bulunduğunuz dört yıl içerisinde pazarda nasıl değişiklikler gözlemlediniz?

Bu süre içerisinde piyasada hep ilerleme oldu, gerilemeyi bırakın, durulma bile olmadı. Her zaman bu ilerleme daha da hızlı olabilirdi. Engel değil ama bu ilerlemenin biraz yavaşlamış olmasının başlıca nedeninin Türk Lirası’nın yabancı dövizler karşısında değer kaybetmesine bağlıyorum. Özellikle bonprix gibi yabancı menşeili, fiyatlarını yurt dışından alıp bunları Türk Lirası’na çevirmek zorunda kalan şirketler için Türk Lirası’nın durumu zorlayıcı oluyor. Ancak bu durum geride kaldı ve şimdiye baktığımızda Türk Lira’sının en azından Euro karşısında istikrarlı bir seyirde olduğunu görüyoruz. Bu yüzden bundan sonra gelişim hızının artacağını bekliyoruz.

Bir de işin mobil ticaret kısmı var. Yalnızca 9 ay içerisinde Türk müşteriler mobil mağazamızı daha önce hayal bile edemeyeceğimiz ölçüde kullanmaya başladılar. Türkiye’deki mobil e-ticareti Avrupa’daki diğer ülkeler ile karşılaştırdığımızda, hangi ülke olursa olsun, Türkiye birinci sırada. Türk halkı yeni teknolojileri kullanmak konusunda çok açık, hevesli ve istekli. Ve bu teknoloji adaptasyonu iki üç yıl içinde değil, aylar içerisinde gerçekleşiyor. Bu bizim için çok motive edici.

thomas_carroux

Tüketicinin değişen e-ticaret algısından bahsettiniz. Limango’nun kapanmasının ardındaki sebep bu muydu?

Limango operasyonlarına çok dahil değildim, ancak benim gördüğüm özel alışveriş kulübü konseptinin zaten dünyanın hiçbir yerinde pek de uzun ömürlü olmadığı. Herkes bu konuya çok yatırım yaptı ama Türkiye e-ticaret pazarı zaten bir iki tanesini, belki bir üçüncüsünü daha kaldırabilecek kapasitede. Ve sonuç itibariyle er ya da geç diğerleri de kapanacaklar. Çok net olarak bu bir para sorunu. Yirmi veya otuz tane bonprix benzeri mağaza olsa birbirlerine zarar vermeden var olabilirler ancak özel alışveriş kulüplerinde durum böyle değil. Limango gibi özel alışveriş kulüpleri, başka firmaların ürünlerini ucuza satmaya çalışırken bonprix tarzı e-ticaret siteleri çok daha özel bir deneyim sunuyor, kendi hikayelerini yaratıyor. Bu tarz firmaların çok sayıda olması iyidir, çünkü tüm e-ticaret ekosistemini geliştirirler, sağlıklıdır. Çok fazla sayıda özel alışveriş kulübü olması ise bir e-ticaret ekosistemi için sağlıklı değildir. Zaten şu anda özel alışveriş kulüplerine baktığımızda değişmeye çalıştıklarını, kendi markalarını yaratmaya çalıştıklarını görüyoruz. Değişmek zorundalar, çünkü tüketici değişiyor.

Örneğin iki yıl önce İngiltere’deki bir şirket sunumunda, orada da özel alışveriş kulüplerinin cirolarının giderek azalmakta olduğunu görüyorduk. Bu eğilim dünyanın her yerinde aynı. İşin kötüsü, bir özel alışveriş kulübünün başka bir şeye dönüşmesi de çok zor. Bu dönüşümü gerçekleştirmek de Limango’yu kapattığımız için artık onların sorunu, bizim değil.

N11.com üzerinde bir bonprix mağazası açmanızın arkasındaki stratejik düşünce neydi?

En başından beri zaten partner olabileceğimiz fırsatlar kolluyorduk. Bütün bir e-ticaret piyasasını geliştirmek tek başınıza yapabileceğiniz bir iş değildir, ancak bu yardımlaşarak mümkün olur. N11 ile girdiğimiz bu ortaklığın iki taraf için de kazanç sağlayacağını düşündük. bonprix Türkiye’de uzun zamandır var olan ancak çok bilinmeyen bir marka. N11 ise daha çok yeni ancak hızla bilinirliğini artıran bir marka. İki markanın farklı alanlardaki tecrübelerini birleştirmek istedik. Acelemiz yok, yavaş yavaş büyümek istediğimiz için henüz başka kimseyle bir ortaklık düşünmedik. Bu projenin nasıl geliştiğini 2-3 ay boyunca gözlemleyip, gerisini sonra konuşacağız.

Uzun dönemli planlarınız olduğunu söylüyorsunuz, peki bu dönem tam olarak ne kadar uzun?

Örneğin beş yıl kadar. Öncelikle mümkün olduğunca çok sadık müşteri edinmeye çalışıyoruz. Dediğim gibi, şu an 130 bin müşterimiz var. 5 yıl içerisinde bu rakamın yarım milyona çıkacağını hesaplıyoruz. Şu anda Türkiye’de stok tutmuyoruz. Çünkü çok fazla çeşit ve sayıda ürünümüz var ve stokların tamamını Türkiye’de tutmak şu an bizim için mantıklı değil. Ürünler doğrudan Almanya’dan geliyor, bu da ürünlerin tedarik süreçlerini biraz uzatıyor. 2-3 yıl içerisinde daha büyüdükten sonra stoklarımızı Türkiye’de tutup, ürünlerin tüketiciye ulaştırmasını iki gün ve daha kısa sürelerde yapmayı planlıyoruz. Tabi bütün bunlarla birlikte Türkiye operasyonlarında çalışan personel sayımız da artacaktır.



Sosyal medya ve e-bülten ile de EticaretMag'ı takip edebilirsiniz!

EticaretMag Twitter EticaretMag 

Facebook Sayfası EticaretMag Youtube EticaretMag Google+ E-ticaret 

Türkiye Linkedin Grubu E-

ticaretMag RSS E-

ticaretMag RSS

Fikrini söyle

*