12 Aralık 2018

Çalışanlar Şirketleri Seçer, Yöneticiler Yüzünden İstifa Ederler

istifa etmek yazı

Bu yazı geçtiğimiz hafta EticaretMag E-Bülten üyelerine gönderilmiştir. Her hafta yalnızca üyelere, ücretsiz olarak gönderilen EticaretMag E-Bülten’e abone olmak için tıklayınız.

“Çalışanlar işe girerken şirketleri seçerler; ancak yöneticiler yüzünden istifa ederler.” Sadece Türkiye’de değil dünyada da birçok çalışanın işlerinden mutsuz olmaları ve istifa etmelerinin arkasında yatan nedenlerden biri de yöneticileriyle yaşadıkları sorunlar.

Son dönemlerde Türkiye’de yapılan araştırmalara göre çalışanların yüzde 84’ü yaptığı işi sevmediğini dile getiriyor. Bunun sebeplerinin ardında istihdam sorununun yanı sıra yöneticilerle yaşanan problemler de yer alıyor.

Şirkette çalışanların mutlu olması, yapılan işin kalitesini artıracağı için bu durum markanın yararına olacaktır. Kendilerine değer verildiğini ve sevildiğini hisseden çalışanların yaptıkları işe daha bağlı oldukları ve takım çalışmalarında daha etkin oldukları görülüyor.

Bu nedenle şirket kültürü oluşturmak ve bu kültüre önem vermek oldukça önemli. Facebook ve Google gibi şirketlerin bu konuda ne kadar başarılı olduğunu hepimiz biliyoruz. Bunun yanı sıra oluşturduğu şirket kültürüyle hem mutlu çalışanlara hem de mutlu müşterilere sahip olan Zappos’u da daha önceki yazılarımızda size anlatmıştık.

Zappos oluşturduğu şirket kültürüyle çalışanlarının mutlu bir ortamda çalışmalarını sağlıyor ve reklam çalışmalarından ziyade bu tür konularda yatırım yapıyor ve bu da şirketin müşteri memnuniyeti konusunda en iyi firmalardan biri olmasını sağlıyor.

Çoğu firma tarafından göz ardı edilse de şirket kültürü oluşturmak ve bu kültürün tüm çalışanlar arasında yaygın bir şekilde uygulanmasını sağlamak oldukça önemli.

İlk adımı CEO’nun atması gerekiyor

Şirketin kurucuları ya da CEO’larının şirket kültürü oluştururken ilk adımı atan kişiler olmaları gerekiyor. CEO’lar nasıl bir kültür oluşturulmasına karar vermedikleri takdirde, şirkette çalışan diğer yöneticiler bilinçli ya da bilinçsiz bir şekilde bu durumu ele alıyorlar ve eğer bu konu onların dikkat etmedikleri bir durum olursa, kendi doğrularını ve kendi bildiklerini diğer şirket çalışanlarına uygulayarak ortaya bir yönetim şekli ortaya çıkıyor.

Bu durumlarda da yöneticilerin davranışlarına göre çalışanların ihtiyaçları göz ardı edilebiliyor ve bir sorunla karşılaşıldığında çalışanlar bu durumu çözebilecek bir alternatif bulamıyorlar. Bu nedenle CEO’lar ilk etapta bu konunun üzerinde karar vermeleri ve şirket çalışanlarının nasıl bir ortamda çalışacaklarına karar vermeleri gerekiyor.

Şirket içi hiyerarşi illaki bir zorunluluk olarak görülebilir; ancak ast üst ilişkisi devam ederken de bu şirket kültürü sorunsuz bir şekilde işleyebilir. Özellikle son dönemlerde yeni kurulan girişimler bu hiyerarşik düzeni değiştirecek yeni yönetim şekillerini de denemeye başladılar. Holocracy adı verilen bu yönetim şeklinde çalışanların unvanları kaldırılıyor ve işi kimin yaptığından çok işin yapılıp yapılmadığına odaklanıyor. Zappos bu sistemi 2014 yılı içinde tamamen şirket içinde uygulamaya başlayacak şirketlerden biri.

Çalışanlarınıza her zaman vakit ayırın

İş hayatında genellikle herkes çok yoğun olduğunu ve yapılacak birçok işin olduğunu dile getirse de şirketin ve çalışanların menfaatleri söz konusu olduğunda yöneticilerin, çalışanlarına her zaman vakit ayırabiliyor olmaları gerekiyor.

Anında onların sorunlarıyla ilgilenemiyorsanız bile, gün içinde onlarla bir araya gelip sorunlarını dinlemeye özen gösterin. Çalışanlar kendilerine değer verildiğini hissettiklerinde daha verimli bir şekilde çalışmaya ve şirkete daha çok katkıda bulunmaya çalışırlar.

Beklentilerinizi açık bir şekilde belirtin

Yöneticiler çalışanlarıyla konuşurken ve onlardan bir iş yapmalarını isterken onlarla açık bir şekilde konuşmalılar. Üstü kapalı cümleler yerine net bir şekilde karşınızdaki beklentilerinizi söylemek oldukça önemli.

Böylelikle karşınızdaki kişilerle aranızda bir anlaşmazlık yaşanması durumu daha aza iner ve daha sonrasında anlaşmazlıklar yüzünden çıkabilecek sorunların önüne geçilir.

İş dışında da çalışanlarınızla vakit geçirmeye çalışın

İş hayatında birçok insan, özel hayatında olduğundan daha farklı davranabiliyor ve iş dışındaki zamanlarda çalışanlar arasında daha sağlam bir bağ kurulabiliyor. Tabii ki sürekli çalışanlarınızla vakit geçirmekten bahsetmiyoruz burada, ara ara yapılan bu tip etkinlikler ekibin birbiriyle olan bağını daha da kuvvetlendirecektir.

Burada üzerinde durulması gereken bir diğer nokta ise yöneticilerin isteklerinden çok çalışanların bu tip etkinliklerde ne yapmak istediklerine de dikkat edilmesi önemli. Aksi halde sürekli olarak CEO’nun ya da diğer yöneticilerin talepleri doğrultusunda bir etkinlik yapılmaya çalışılırsa bu durumda çalışanlar katılma konusunda zorunluluk hissetmeye başlayacaklar. Bu tip etkinlikler bir zorunluluk olarak değil, iş dışında da çalışanlar arasında bir bağ kurulması amacıyla yapılmalıdır.

Çalışanlarınızın kişisel hayatların olanlara dikkat edin

Burada tabii ki kişisel hayatlarına tamamen dahil olun demiyoruz. Ancak çalışanlarınızın iş dışındaki kişisel hayatlarında yaşadıkları gelişmelerden haberdar olup, yaşanan kötü durumlarda gerektiğinde onlara destek olmanız ya da güzel olaylarda onlarla beraber bunları kutlamanız çalışanlarınızın mutlu olmasını sağlayacaktır.

Bu tür küçük jestler her zaman fark yaratacaktır. Materyal bir dünyada yaşıyor olabiliriz; ancak her zaman her şeyin para olmadığını unutmamak gerekiyor. Bu nedenle çalışanlarla olan duygusal bağ bazen karşınızdaki insanın maddi bir karşılıktan daha çok hoşuna gidecektir.



Sosyal medya ve e-bülten ile de EticaretMag'ı takip edebilirsiniz!

EticaretMag Twitter EticaretMag 

Facebook Sayfası EticaretMag Youtube EticaretMag Google+ E-ticaret 

Türkiye Linkedin Grubu E-

ticaretMag RSS E-

ticaretMag RSS

Fikrini söyle

*