14 Aralık 2018

Corapyeri.com: “Rusya’ya Çorap Satmayı Hedefliyoruz” [Röportaj]

Çorap bir mevzu haline gelecek. Çorabın internet üzerinden alınabilecek bir ürün haline geldiğinin anlaşılması gerekiyor. Nasıl ki ayakkabı bundan 4-5 yıl önce internetten satın alınır mı diye soruluyordu ve artık deliler gibi alınıyor, çorap da öyle olacak.” diyor Jankat Bozkurt.

İnternetten çorap satışı denince, biraz da “çorap” ve “internetten alışveriş” kümelerinin kesişiminde kadın figürünün ağırlıklı yer almasından dolayı, kadın çoraplarının ağırlıkta olması gerektiğini düşünebilirsiniz. Tepki alacağımı düşünüyorum ama gelin itiraf edelim: Erkekler, kadınlar kadar iç çamaşırlarını (boxer, çorap vb) önemsemez. Bunu Türk erkeğinin yılda ortalama üç beş kez ancak sevişebilmesine ve dolayısıyla iç giyimine dikkat etmemesine bile bağlayabilirsiniz ancak gelin isterseniz konudan sapmayalım ve Türk erkeğinin yılda ancak birkaç kez yeni çorap alıyor oluşunu çocukken bayramlık olarak zaten çorap alıyor olma tembelliğine bağlayalım.

Berna: Çorap ihtiyaçtan çıkıp aksesuarların arasına girdi. Nasıl ki kıyafetime uygun küpe takıyorsam, yine kıyafetime uygun çorap seçer oldum. Erkek için de geçerli bu. Hatta bu yeni moda erkeklerle dikkat çekmeye başladı.

Röportajın öznesi olan corapyeri.com‘dan bağımsız olarak ben kadının da erkeğin de internetten çorap satın alabileceğini ve bunu bir alışkanlık haline getirebileceğini düşünüyorum. Kadın için farklı farklı modeller arasında gezinme keyfi, erkek için çorap gibi minik detaylarla karşı cinsi etkilemek ve kendini iyi hissetmek ve bunu yaparken de tembelliğine yenik düşmemiş olmak online çorap alışverişini çekici hale getirebilir.

Jankat ve Berna Bozkurt ikilisi corapyeri.com üzerinden çorap satıyorlar. Berna Bozkurt yıllarca doğrudan pazarlama ve satış üzerine uzmanlaştıktan sonra şimdilerde bütün enerjisini Çorapyeri’ne veriyor ve eşi Jankat Bozkurt da yatırım bankacılığı görevini sürdürürken eşine yardımcı oluyor. Neden çorap, satışlar nasıl gidiyor, hedefleri neler gibi sorular sorduk, onlar da yanıtladı.

“Sepet tutarımız 50 ile 300 lira arasında”

Batuhan: Neden çorap?

Jankat: Spesifik bir ürün olsun diye başladık. İhtiyaç olan bir ürün. Benim internet ve girişimcilik anlamında iyi kötü birkaç girişimim oldu. İndirim sitesi kurmuştum zamanında. Tanıdığım IT’ci ve tasarımcı insanlarla temaslarımı sıklaştırdım ve Zappos gibi bir ayakkabı örneğinden ve dikeyin büyümesinden etkilenerek internetten çorap satışını düşündük.

B: Yalnızca kadın çorabı satmıyorsunuz değil mi?

Berna: Kadın, erkek ve çocuk ürünlerimiz bulunuyor. Kadın için günlük çorap, seksi çorap da, desenli de, sade de satıyoruz. İnce de var, jartiyer de var, okul çorabı da var. Erkekler genelde çorap almaya üşeniyorlar ama aldıklarında eşlerine de alıyorlar.

B: Erkek için yılda 3-5 çift alınır en fazla çorap dediğin, o çorap aşınmadan yenisi alınmaz. Erkekleri çorap almaya nasıl ikna edeceksiniz?

J: Yeni trendler var artık. Renkli çoraplar, çorapla kravat kombinleri, ünlülerin özel çoraplar giyiyor olması…

B: Çorap ihtiyaçtan çıkıp aksesuarların arasına girdi. Nasıl kıyafetime uygun küpe takıyorsam, yine kıyafetime uygun çorap seçer oldum. Erkek için de geçerli bu. Hatta bu yeni moda erkeklerle dikkat çekmeye başladı. İnsanlar takım elbise altına komik bir çorap da giyebiliyor. Harrison Ford mesela sırf bu tip şeyler yapıyor.

B: Erkeğin de çok fazla aksesuarı yok. Saati, kemeri ve hadi bir de yüzüğü var.

J: Aynen öyle. Pantolon paçaları daraldı ve kısaldı yıllar içinde, çoraplar daha fazla gözükmeye başladı. Ama esas fikir çorabın satışı kolay bir ürün olması. İnternetten ayakkabı almak biraz riskli bir şey ama çorabı satın almak çok daha az riskli. İnsanlar çeşit arıyor. İnternette belli bir gösterimle sunabiliyorsunuz. Fiyat avantajı da var internet üzerinden satış yapınca. Bunun lojistiği ayakkabıya göre daha kolay ve modası kolay kolay geçmiyor.

B: İnternetten alışveriş, çorap alışverişi gibi bildiğimiz alışveriş alışkanlıklarını da değiştiriyor olmalı o zaman.

B: Bana göre internetten her şey satılır ve satın alınır. Çorap da satılır, her şey satılır. Bizden üç taneden aşağı kimse çorap almıyor. Örneğin internetten en çok satılan şeylerden biri kitap. Kitap dediğimizin ise bir tanesi 15-20 lira ve bunun üstüne kargo ücreti ödeyip alıyor insanlar. Çorap da benzer bir fiyatta ve aynı kitap gibi satın alması riskli bir şey değil. Sana şaşıracağın bir şey söyleyeyim: Bizim sepet tutarımız 50 ile 300 lira arasında. Kimse bir iki parça almıyor. Anadolu’ya epey fazla satıyoruz. Anadolu’dan erkek müşterilerimiz Falke çorapları 3-5’er alıyorlar. Bu mağazaların hiçbiri Anadolu’da yok ve orada da ekonomik durumu iyi olan ve böyle ürünleri almak isteyen kişiler var. Küçük şehirlerde yaşayan insanlar da kendilerine özen gosteriyor ve kaliteli ve ucuz ürünleri satın alabilecekleri, kendilerine özen gösterecekleri mecralar arıyorlar.

B: Ben de bir şehirli olarak, İstanbullu olarak konuşuyorum. Kız arkadaşım bir kadın gözüyle diyor ki “biz bir çorapçıya gireriz, hızlıca çorabı alır ve çıkarız. Sırf çorap almak için dışarı çıkmayız.”

J: Çorapyeri’ndeki markaların hepsini birden aynı anda alabileceğiniz bir mağaza yok. Bu bizim için büyük avantaj. Dört al üç öde gibi kampanyalarımız var ve bir de sene sonunda Mayıs ve Haziran’dan itibaren çorap sezonu sonunda indirimlerimiz oluyor.

B: Ben internetten alışverişin bağımlılık yarattığına inanıyorum. Online alışveriş apayrı bir keyif. O kapı çalıyor, paket geliyor, hediye gibi sanki. İş yerindeysen falan o karmaşanın içinde insana inanılmaz mutluluk veren bir şey.

B: Parayı verdiğini de hissetmiyorsun.

J: Bizim özelimizde ise çorap bence insana kendini çok iyi hissettiren bir şey. Sabah uyandığımda yeni ve hiç yıpranmamış bir çorabı açıp giyme hissini ben çok seviyorum. Ayrıca bekar bir erkeğin çorabına çok dikkat etmesi gerekiyor. Çünkü bayanların en çok dikkat ettiği noktalardan biri çorap.

B: İç çamaşırı ile birlikte tabi. “Bu adam ortalıkta gözükmeyen ayrıntıya dikkat ediyorsa her şeyine dikkat ediyordur” diye bir düşünce olabilir.

J: Aynen öyle.

“Yüzde 80-90 arası stoksuz çalışıyoruz”

B: Kaç marka var peki çorap yerinde?

B: 21 farklı marka var. Bazı markalar ile stok tutmadan konsinye çalışıyoruz. Bizim planımız ileride drop-shipping’e geçmek. Yani bizim üzerimizden siparişin gelmesi ve markanın ürünü göndermesi. Ölü stok dediğimiz yok denecek kadar azdır çünkü çorabın modası geçmez, belki yedi yılda bir değişir. Model olarak aynı çorap satılır yıllar boyunca. Stokla uğraşan firmaların en büyük sorunudur bu.

B: Ne kadar stoklu çalışıyorsunuz?

J: Yüzde 80-90 oranında stoksuz çalışıyoruz.

B: Çorabın hijyen açısından sağlıklı bir şey olması gerekiyor değil mi?

J: Ayak günde aşağı yukarı yarım litre ter üretir. Vücudun en hareketli yerlerinden birisi ayak ve sürekli kapalı. O ter ve sürtünmeyle beraber insanın hayat kalitesinde ciddi fark yaratabilen bir yer. O ayakkabı ile ayak arasında insanı rahatlatabilecek tek şey çorap. Pamuk kullanıldığında çorap teri emebiliyor ve ortaya çıkan ısı ile terin buharlaşması kolay oluyor. Böylece mantarın falan önüne geçiyorsunuz. Pamuktan farklı olan ve Çorapyeri’nde de satılan bambu ve modal ürünleri ise selüloz bazlı ürünler ve lifleştirilme ile ortaya çıkıyor. Söylenene göre pamuğun üç katına kadar emme özelliğine sahip. Çok daha uzun süre rengini koruyabiliyor ve parlak renklerde üretilebiliyor. Bu iki ürün epey gündemde son zamanlarda. Çorapyeri’nden anti-bakteriyel çorap da, ince takım elbise çorabı da ya da diz altı erkek çorabı da alınabiliyor.

B: Çorapyeri’nin arkasında kaç kişilik bir ekip var?

J: Birçok işi outsource yaptırıyoruz. Ankara’da bizim için haftada 2-3 gün, toplamda 20-30 saatini bize harcayan bir teknik servisimiz var. Pazarlama tarafında çalışan bir arkadaşımız var. Faturalamamızı ve gönderim işlemlerimizi yapan bir firma var. Ama en çok zamanı Berna ayırıyor ve ben de ona destek oluyorum.

B: Ne zaman kuruldu?

B: Bu işe biz geçen sene, 2011’in Kasım’ında karar verdik. IT’ciler 1 aya çıkar dedi ama site ancak Nisan ayına yetişti. Nisan ayında da çorap satışları yüzde 30’a düşüyor, herkes mayoya dönüyor. Biz de yaz boyu siteyle uğraştık. Yani gerçekte açılalı daha 1 ay oldu diyebilirim. 25 gündür Google’da reklam veriyoruz, kampanya modüllerimizi elden geçirdik. Çok yeni bir site. Yaz boyu aktiftik ancak asıl şu an başladık operasyona.

B: Peki iadeyi nasıl yapıyorsunuz? Çorap kolay yırtılabilir, aşınabilir.

J: Şu ana kadar hiç gelmedi.

B: Büyüdükçe olacak tabi. Hatta iade sayısının yükselmesi iyi bir şey olarak bile görülebilir.

B: Bir gün olacak. Yüzde 1 de olsa bile gelecek. Şöyle bir policy’miz var. Ürün gitti diyelim. Ürünü kapıda kontrol edin diyoruz. Eğer bir sıkıntısı varsa almayın ürünü. Ama giyilmemiş olması gerekiyor. Bir çorap birkaç gün giyilip ondan sonra yürünüp yırtıldıysa ya da yıkandıysa bunu iade almak mümkün değil. Ama onun dışında, şu ana kadar olmamış olsa da, tabi ki iade alıyoruz.

B: İleriye dair planlarınız neler?

B: Etrafımızda Rusya başta olmak üzere çok önemli pazarlar var. Türkiye, dünyadaki çorap üretiminin yüzde 9-10’una sahip. Dünyanın pek çok büyük markasına Türkiye üretim yapıyor. Ancak markalaşabilen çok az üretici var. Jankat’ın çıkış noktası hep bu oldu. Çorabın merkezi burası diye. Dolayısıyla Rusya gibi bir pazara da girilebileceğini düşünüyorum. Çoraba da çok meraklılar.



Sosyal medya ve e-bülten ile de EticaretMag'ı takip edebilirsiniz!

EticaretMag Twitter EticaretMag 

Facebook Sayfası EticaretMag Youtube EticaretMag Google+ E-ticaret 

Türkiye Linkedin Grubu E-

ticaretMag RSS E-

ticaretMag RSS

Fikrini söyle

*