17 Kasım 2018

Dönüşüm Oranının Düşmesine Neden Olabilecek 4 Durum

dönüşüm oranı 600
Dönüşüm oranı bir internet sitesinin en önemli kriterlerinden biridir ve bu oran ne kadar yüksekse, markanın başarısı ve satışları da o kadar yüksek olur. Çeşitli yöntemlerle bu oranı yüksek tutulmaya çalışılır ve bu yöntemler sırasında yapılabilecek bazı hatalar dönüşüm oranının düşmesine neden olabilir.

Upselling, çapraz satış veya landing page’ler dönüşüm oranlarını artırmak için kullanılan yöntemlerden bazıları olarak öne çıkıyor ve pazarlamacılar bu alternatiflerin yanı sıra e-posta pazarlaması ya da sosyal medya gibi kanalları da kullanarak dönüşüm oranlarını artırmaya çalışıyorlar.

Bu kampanyalar ve taktiklerin uygulanışı sırasında bazı küçük hatalar conversion rate yani dönüşüm oranının düşmesine neden oluyor.

Aşağıya doğru sürekli uzayan sayfalar, kullanılabilirliği zorlaştırabilir

İnternet sitelerinin tasarımları da kullanıcıların sayfada kalma oranlarına etki eden bir faktör. Sonu gelmeyen ve sürekli aşağıya doğru uzayan web sayfaları kullanılabilirlik bakımından tüketicilerin tepkisini çekebilecek bir etken.

Sayfalarda kullanıcılara sunduğunuz içeriğin en önemli kısımlarının sayfanın üst bölümünde olmasının büyük etkisi var. Kullanıcı, site içinde aradığı şeyi bulmak için sürekli aşağıya kaydırma yapmak istemeyebilir. Kullanıcı site üzerinde bilgiye rahat bir şekilde ulaşabilmeli.

Markalar, iletişim bilgileri ya da hakkında sayfaları gibi önemli içeriklerin yer aldığı sayfaları, sitenin üst taraflarında tutmaya özen gösterebilirler. Aksi durumda kullanıcı sayfanın sonuna bu bilgilerin yer aldığını bilmeyebilir ve aşağı bakmayabilir. Bunun yanı sıra bazı tasarımlarda, sayfa aşağı kaydırıldıkça yeni bir bölüm açılıyor ve bu da sayfanın footer kısmına erişimi imkansız kılıyor. Bu nedenle önemli bilgiler sayfaların üst tarafında yer vermekte fayda var.

Online mağazaların bir dezavantajı, çok fazla alternatif olduğu için kullanıcılar çok rahat bir şekilde siteyi terk edebiliyor ve markaların kullanıcıların sayfayı terk etme oranlarını düşürmek için bunun gibi küçük detaylara önem vermesi gerekiyor.

Çok uzun içerikler, kullanıcıyı kaçırabilir

Alışveriş yapmak ya da bir kampanyayı incelemek için bir internet sitesine giren kullanıcıların büyük çoğunluğu sayfada yazılan tüm detayları okumaya gönüllü davranmayabilir. Yazılanların hepsi okunmadığı için de bilgi karışıklığı ya da yanlış anlamalar ortaya çıkabilir.

Kullanıcıların oldukça basit bir şekilde, aradıkları şeye ulaşmaları gerektiğini unutmamak gerekiyor. Bu nedenle özellikle kampanya tanıtımlarında ya da landing page’ler de çok uzun metinlere yer vermek, tüketicinin gözünü korkutup, sayfayı terk etmesine neden olabilir.

İlk olarak kullanıcıya aradığı ürün hakkında kısa bir tanıtım metni sunmak, kişinin sayfada kalmasını sağlayacaktır. Kullanıcı istediği takdirde ürün hakkında ekstra bilgiye ulaşabilmeli.

Dijital mecraları anlamayan yöneticiler dönüşüm oranlarının düşmesine neden olabilir

E-ticaret ve dijital mecralar son yıllarda etkisini artırdığı için bu platformları anlayıp, kullanıcıların isteklerine cevap verebilecek olan yöneticilerin sayısı henüz çok fazla değil. Klasik bir pazarlama ya da yönetim anlayışından gelerek, bu anlayışı dijitalde de sürdürmeye çalışmak şirkete zarar verebilecek bir durum.

Elbette daha önceki tecrübelerden yararlanmak gerekiyor; ancak dijital platformları kullananların isteklerinin ve alışkanlıklarının farklı olduğunu anlamak gerekiyor. Bu nedenle şirketteki yöneticilerin hepsinin yeni dünyanın ve değişen düzenin farkına vararak, gerekirse bu platformların ihtiyaçlarının neler olduğunu öğrenerek, yeni stratejiler oluşturmaları gerekiyor. Aksi takdirde internet sitelerinde yapılacak kampanya ve stratejiler istenileni vermeyerek, dönüşüm oranının düşmesine neden olacaktır.

Sosyal olarak çok fazla takipçinizin olması dönüşüm oranını etkilemeyebilir

İnternet sayfanızda sosyal ağlardaki takipçilerinizin sayısını göstermek, bir bakıma markanız ne kadar kişi tarafından bilindiğini ve takip edildiğini göstermek için bir yöntem olarak öne çıkabilir; fakat kimi zaman bu size geri dönüşüm sağlamayabilir.

Çok fazla takipçinizin olması takipçilerin dikkatini çekmesi için bir kriter değil; çünkü onların ilk dikkatini çeken kaç takipçiniz olduğu değil, ürünlerin fiyatları ya da sağladığınız avantajlar olacak. Başka kullanıcıların sayfanızı tavsiye etmesi tüketicilerin ilgisini çekmeyebilir; ancak sunduğunuz avantajlar ve hizmetler sayfanızı ziyaret edenlerin dikkatini çekebilir.

A/B testi ile Dönüşüm Oranlarının Hangi Durumlarda Düştüğünü Ölçümleyebilirsiniz

A/B testinden daha önce de bahsetmiştik. (bkz: A/B Testi Nedir, Markalar Bu Testten Nasıl Faydalanabilir?) Bu yöntem ile yukarıda da sözünü ettiğimiz durumların nasıl sonuçlar verdiğini test edebilirsiniz.

Landing page’te yer alan verileri farklı şekillerde kullanıcılara sunup, hangisinin daha iyi bir sonuç verdiğini görebilirsiniz. Bunun yanı sıra sayfa tasarımında da farklı gruplar için denemeler yapabilirsiniz. Hangi sayfa tasarımının daha iyi sonuçlar verdiğini görerek, tasarımınızı güncelleyebilirsiniz.

Bunların yanı sıra sayfanızda yer alan sosyal medya butonlarının veya kullanıcıların ürün tavsiyelerinde bulunmasının mı yoksa sitenizin en avantajlı fiyat ya da hizmeti sunmasının mı daha çok size getirisi olacağını ölçümleyebilirsiniz.

Online bir mağaza açıp, tek bir strateji belirleyerek dönüşüm oranlarını artırmak oldukça zor bir durum. Bu nedenle belli aralıklarla yeni bir şeyler deneyip, testler yaparak sitenizi ve satış stratejinizi geliştirmeniz gerekiyor. A/B testleri sonrasında ortaya çıkan sonuçları iyi bir şekilde analiz ederek, geri dönüşüm oranınızın düşmesine neden olan durumları değiştirebilirsiniz.



Sosyal medya ve e-bülten ile de EticaretMag'ı takip edebilirsiniz!

EticaretMag Twitter EticaretMag 

Facebook Sayfası EticaretMag Youtube EticaretMag Google+ E-ticaret 

Türkiye Linkedin Grubu E-

ticaretMag RSS E-

ticaretMag RSS

Fikrini söyle

*