16 Kasım 2018

E-ticaret Sitesinde Hemen Çıkma Oranı Nasıl Azaltılır?

hemen çıkma 0a - Kopya

Ziyaretçiler sitenize geldiği zaman onları başka bir siteye gitmek yerine sayfanızda tutmak için sadece birkaç saniyeniz var. Bu aslında bütün online mağazaların ortak sorunu ve e-ticaret sitelerinde hemen çıkma oranının (bounce rate) yüzde 34 olduğu görülüyor. Dolayısıyla yüzde 34 için yapabileceğiniz pek bir şey yok, ama yüzde 34’ün yüzde 40 olmaması için aşağıdaki 14 yöntemden yararlanabilirsiniz.

1) Daha büyük ve dikkat çeken bir arama kutusu kullanın

1

Müşteriler bir sitede aradıklarını hemen bulamadığında başka siteleri ziyaret ediyor. Bu sorunu aşmak için büyük ve dikkat çekici bir arama kutusu kullanabilirsiniz. Böylece müşterinin arama kutusunu kullanarak istediği şeyi bulmasını kolaylaştırmış olursunuz. 2002 tarihli Jakob Nielsen raporuna göre ideal arama çubuğu 27 karakter genişliğinde.

Ancak sitelere baktığımızda arama çubuklarının ortalama 18 karakter genişliğinde olduğunu görüyoruz. Elbette bu kutulara çok daha uzun arama sorguları girmek mümkün, ama bir seferinde görünen karakter sayısı ortalama 18’le sınırlı. Bu durum müşterinin canını sıkıyor, çünkü kelimeyi kutuya yanlış girdiği zaman düzeltmesi de zor oluyor. Özellikle mobil cihazlarda müşterinin işi zorlaşıyor ve bu da siteden hemen çıkma oranını artırıyor.

Arama çubuğu çok yer kaplıyorsa

Elbette ana sayfanızda veya ürün sayfanızda arama çubuğuna çok büyük bir yer ayırmak istemezsiniz. Her şeyden önce amacınız ürünlerinizi ve markanızı göstermek. Ancak bunu aşmanın kolay bir yolu var: Arama kutusunu dinamik yapabilirsiniz ve kutu sadece ziyaretçi üstüne tıkladığı zaman ekranda büyüyebilir. Shopstyle İngiltere’nin yaptığı gibi arama kutusunu içeren çubuğu sayfanın en üstüne sabitlemeniz de mümkün. Bu durumda müşteri sayfanın altına kaysa bile arama çubuğu en üstte gösterilmeye devam edecektir.

2) Site içi aramayı güçlendirin

2

Sitenizde hemen çıkma oranlarını azaltmak için müşteriye arama kutusu sunuyorsanız bu kutunun site içi aramasını da güçlendirmeniz gerekiyor. Amaç kişinin aradığını bulması ise arama kutusunun algoritmasının geliştirilmesi de şart. Artık Basecamp adını kullanan 37Signals’ın raporunu kullanarak site arama özelliğinin doğru çalışıp çalışmadığını görebilirsiniz. Bu noktada arama kutusunun ziyaretçi şikayetlerini azaltıp azaltmadığına bakabilirsiniz. Amazon bu noktada müşteriye yardımcı olmak için arama kutusunda aranan kelimeleri otomatik olarak tamamlama özelliğinden yararlanıyor.

3) Sayfalarınız şimşek hızında açılmalı

3

Geç açılan sayfalar siteden hemen çıkma oranını artırıyor. Bu nedenle sitenizdeki HTML kodlardan görsellere ve e-ticaret platformu modüllerine kadar tüm öğeleri optimize etmeniz gerekiyor. Yavaş açılan web sayfaları müşteri sitenizden ayrılmasa bile dönüşüm oranlarını yüzde 7 azaltıyor. Sitenin ideal açılma hızı ise 3 saniyeden az olmalı. Sayfalar daha yavaş açıldığı zaman ziyaretçilerin yüzde 57’si siteden alışveriş yapmadan ayrılıyor. Ayrıca hızlı açılan siteler Google arama sonuçlarında da üst sıralarda gösteriliyor.

4) Pop-up pencerenizin doğru zamanda gösterilmesini sağlayın

4

Müşteri sitenize geldi ve ürünlerinize göz atarak alışveriş yapmak istiyor ama siz sayfaya girer girmez ona “diğer ürünlerinizi ve kampanyalarınızı” tanıtan bir açılır pencere gösteriyorsunuz. Hangi diğer ürünler ve kampanyalar? Müşteriye sitenizde gezinme fırsatı vermediniz ki! Tersine kullanıcıyı reklam merakınızla bezdirip sitenizden alışveriş yapmadan ayrılmaya teşvik ettiniz. Açık söyleyelim: Sitenize yeni giren birinden hemen bülteninize abone olmasını isteyemezsiniz. Daha ürün sayfalarınızı gezmeden gözüne pop-up pencere sokup anketinize katılmasını isteyemezsiniz.

Pop-up kullanın, ama doğru zamanda

Öte yandan, hepimizin bildiği gibi pop-up pencereler dönüşümü artırıyor. Mesele pop-up pencere açılmadan önce ne kadar bekleyeceğinize doğru karar vermek. Çok erken açılırsa müşteri sıkılır. Çok geç açılırsa müşteri sitenizde başka sekmeye geçer ve pop-up pencere dönüşüm açısından etkili olmaz. Bunu çözmek için A/B testiyle pop-up zamanlaması yapın.

5) Uygun fiyatlı ürünleri, indirimleri, sınırlı süre kampanyalarını gösterin

5

Müşteriye alışveriş yaptırmanın en iyi yollarından biri aciliyet duygusu yaratmaktır ve sizden alışveriş yapmaya niyetlenen bir ziyaretçi sitenizden hemen çıkmaz. Pazarlamacılar buna yapay kıtlık diyor. Ana sayfadaki ziyaretçileri özel indirimler, ürünler ve diğer kampanyalar hakkında bilgilendirerek dikkat çekebilirsiniz. Bunun için bilgilendirme bannerları kullanabilirsiniz. eBags sayfanın en üstünde sürekli sınırlı süre kampanyaları gösteriyor.

6) Seçenekleri azaltın

6

Öncelikle insanları satın almaya yönlendirmenin en kolay yolu tek sayfada sunulan tekliflerin sayısını, yani seçeneklerin ve ürünlerin sayısını azaltmaktır. 10 ürünlük bir sayfada mı satmak daha zor, yoksa 3 ürünlük bir sayfada mı? Ayrıca şöyle bir mantık yürütebilirsiniz: Müşteri mağazaya geldi, tişörtlere bakıyor. Birden satış görevlisi çıkıp “o rengi de alın, bu moda, şuna baktınız mı?” diye konuşmaya başlayarak müşterinin kafasını karıştırıyor. Sitenizde müşterinize çok sayıda kampanya bannerı göstererek veya karmaşık tasarımıyla ilk bakışta anlaşılması zor sayfalar göstererek insanları şaşırtmayın. Hızlı açılan, sade ve fonksiyonel bir site müşteriye vermek istediğiniz bütün mesajları en iyi şekilde iletecektir. Örneğin Inside Buzz sitesi ana sayfayı sadeleştirerek sitede müşteri angajman oranını yüzde 17,8 artırdı.

7) Online müşteri desteği

7

Müşteri sitenizde aradığını hızla bulduğunda, arama kutusu site içi aramayı güçlendirdiğinde ve sade tasarımlı sitedeki bannerlarda en güncel kampanyalara kolayca ulaştığında işinizin bittiğini sanıyorsanız yanılıyorsunuz. Bütün bunlar sayfadan hemen çıkma oranını azaltmak içindi. Ancak etkileşimi, angajmanı artırmak için uygun maliyetlerle hızlı ve etkili müşteri desteği vermeniz gerekebilir. Bunun en iyi yolu online sohbet desteği sunmaktır. Çünkü müşterinin ne zaman neyi isteyeceğini bilemezsiniz ve bazen en iyisi müşterinin size soru sormasına izin vermektir. Böylece uzman bir müşteri temsilcisiyle müşteriyi alışverişe ikna etme şansınız artar.

8) Harekete geçirme çağırınız dikkat çeksin

8

Bazen insanlara bir şey yaptırmak için doğrudan söylemeniz gerekir. İnsanları online alışverişe yönlendirmek için sayfada dikkat ve ilgi çeken, çarpıcı ve net bir harekete çağrı mesajı kullanabilirsiniz. Satın al çağırısı sayfada bir şey yapmadan gezinen kullanıcıyı siteden sıkılıp ayrılmadan önce dönüşüme yönlendiriyor. Örneğin resimdeki pembe satın al düğmesi bu tür bir harekete çağrı mesajı oluşturuyor. RIPT Apparel güçlü ve dikkat çekici satın al mesajları oluşturmaya başladıktan sonra satışlarını yüzde 6,3 artırdı.

9) Bilgi verip satın almaya ikna edin

9

Etkileşim müşteriyi sıkmadan ama devamlı dikkatini çekerek satın almaya ikna etme sanatıdır. Bu noktada pembe satın alma düğmesi yeterli olmayabilir. Bir şeyi satın almaya karar vermeden önce daha fazla bilgi edinmek isteyen müşteriyi kullanım kılavuzları ve ürün incelemelerine yönlendirerek ikna edebilirsiniz. Elbette bunu yapmanın doğru bir yolu var. O da kullanım kılavuzlarının olduğu sayfalara da birer satın al düğmesi yerleştirmek.

10) Otomatik yürütmeyi kapatın

10

Daha önceki yazılarımızda belirttiğimiz gibi native reklam videoları, ürün inceleme ve tanıtım videoları satışlarınızla dönüşümlerinizi artırıyor. Siz de şuradaki kriterlere dikkat ederek güzel bir tanıtım sayfası hazırladınız ama o da ne? Müşteri sayfanıza girer girmez bir video oynamaya başlıyor. Bu durum müşterinin canını sıkar. Nereden biliyorsunuz müsait olup olmadığını? Uygunsuz bir zamanda videonun sesi çevredekileri rahatsız edebilir. Ayrıca sayfa açılınca otomatik yürütülen videolar 3G kullanan mobil müşterilerin kotasını harcayabilir.

PC’de ise sesten farklı bir sorun daha var. O da çok sayıda sekme açılması sorunu: Bilgisayarlar genellikle 10 sekmeden fazla açılırsa yavaşlıyor. Tam o sırada sitenizdeki video yürütülmeye başlarsa müşterinin bant genişliğinin nasıl daralacağını ve sistemin yavaşlayacağını düşünün. Aynı zamanda videoyu durdurmak isteyen müşterinin başka sekmedeyse sitenize geri gelene kadar sekmeler arasında gezinirken sıkılacağını da hesaba katın. Ancak müşterinin videoyu kendi isteğiyle yürütmesine izin verirseniz etkileşim yaratmış ve dönüşüm sağlamış olursunuz.

11) Sitenizde gezinmek tereyağından kıl çeker gibi kolay olmalı

11

15

Açık konuşalım hepimiz, satıcılar, müşteriler, editörler hızlı bir dünyada yaşıyoruz ve işimiz başımızdan aşkın. Bu nedenle online mağazada hızla gezinerek ne alacağımıza karar vermek istiyoruz. Bunun için sitenin hızlı açılması yeterli değil. Bir de New York metro haritası gibi güzel bir site haritasına ihtiyacımız var (hayır, İstanbul metro haritası güzel değil ama web tasarımcısı gözüyle güzel bir sürümü için şuraya bakabilirsiniz).

Bu noktada sayfanın soluna yatay veya dikey olarak yerleştirilmiş bir navigasyon menüsü de sitede gezinmeyi kolaylaştırır. Ancak bunu test etmeniz gerek. Sayfa tasarımınıza en uygun yeri bulmalısınız. Elbette gezinme menülerini de sayfaya sabitleyebilirsiniz. Sayfaya sabitlenen menüler 5 dakikalık sayfa ziyaretini 36 saniye kısaltıyor ve sayfalar arasında gezinmeyi yüzde 22 kolaylaştırıyor.

12) Reklamlar göz alıcı olsun ama gözü rahatsız etmesin

 

Web sitenizde reklam yayınlıyorsanız reklamları kullanıcıyı rahatsız etmeyecek bir yere yerleştirin. Reklamlar size ek gelir sağlamak için var ama kendi müşterilerinizi rahatsız edip kaçırırsanız ana gelir kaynağınızdan mahrum kalırsınız. Özellikle de ürün bilgileri, ürün incelemeleri, arama kutusu, gezinme menüsü, videolar ve alışveriş sepeti kesinlikle reklamlar tarafından engellenmemeli. Düşünsenize müşteri satın al düğmesine basacak ama yandan çıkma pop-up reklam düğmenin önünü kapatıyor. Bu noktada gerekli ince ayarları yaptığınızı düşünebilirsiniz ama sayfanın mobil ekranlarda düzgün görülmesini de hesaba katmak gerekiyor.

13) İyi bir tasarım inandırıcılığınızı artırır

12

 

Bir kişiyi dış görünüşüne göre yargılamayın derler ama web siteleri kişi değil, sanal AVM’lerdir. Bu nedenle dış görünüşe önem vermeniz gerekiyor. Site tasarımınız müşteride sattığınız markaya güveni artırmalı ve sizden alışveriş etmeye teşvik etmeli. Bu noktada renk, yazı tipi ve sayfa düzeni arasındaki uyum önem taşıyor; hem inandırıcılığınızı hem de prestijinizi artırıyor.

14) Duyarlı web tasarımı kullanın

14

Ziyaretçiler sitenize sadece masaüstü PC ve laptoptan erişmiyor. Buna ek olarak tablet, akıllı telefon veya hepsini birden kullanıyor. PC için harika bir tasarımınız olabilir ama bu tasarım mobilde güzel görünmeyebilir. Özellikle küçük ekranlar bannerların satın al düğmesinin üstünü kapatmasına yol açabilir. Neyse ki mobil internet çağında yaşıyoruz. Artık manüel olarak mobil site tasarlamanıza gerek yok. Bütün modern temalar mobil site destekliyor.

Hatta tablet ve telefon ekranına göre sayfadaki öğelerin oranını otomatik olarak ayarlıyor. Böylece görsellerin ve yazıların üst üste binmesini önlüyor. Unutmayın, Türkiye gibi müşterinin PC’den alışveriş yaptığı bir ülkede bile gezinmeler mobilden oluyor. Ayrıca Google mobil versiyonu olan siteleri arama sonuçlarında öne çıkarıyor. Mobil ticaret satışları yılda yüzde 15 ve genel e-ticaret sektörü de Türkiye’de yılda yüzde 30 büyüyor. Bu nedenle duyarlı (responsive) web tasarımları büyük önem taşıyor.

Bütün bu hazırlıkları yaptıktan sonra Google Analytics’e gidip sitenizi inceleyin ve dönüşüm oranlarınızla satışlarınızın artıp artmadığına bakın. Ardından ne düşündüğünüzü hemen aşağıya yazın. Fikirleriniz değerli.



Sosyal medya ve e-bülten ile de EticaretMag'ı takip edebilirsiniz!

EticaretMag Twitter EticaretMag 

Facebook Sayfası EticaretMag Youtube EticaretMag Google+ E-ticaret 

Türkiye Linkedin Grubu E-

ticaretMag RSS E-

ticaretMag RSS

Fikrini söyle

*