14 Kasım 2018

E-Ticaret Trendlerini Şekillendirmede Gençlerin Rolü

y kuşağı11 - Kopya

Ürün ve hizmet ticaretinde gençler ve özellikle Y kuşağı e-ticaret sektörüne büyük katkıda bulunuyor. Bu bağlamda bloggerlar ve e-ticaret markalarının dayanışmasından ortaya çıkacak riskler ve fırsatları nasıl değerlendirebiliriz? Konuk yazarımız Gemius takım lideri ve kıdemli iş danışmanı Kryzsztof Majkowski’nin gençlerin e-ticaret trendlerini EticaretMag için değerlendirdi.

Genç insanlara reklam yoluyla ulaşmak isteyen e-ticaret girişimcilerinin aktiviteleri için uygun bir bakış açısı edinmesi gerekiyor. Konu gençler olduğunda, daha önce işe yaramış mekanizmalar tekrar denendiklerinde işe yaramıyor, hatta genellikle başarısız oluyor. E-ticaretin bundan ne kazandığını söylemem gerekirse eğer, akla iki şey geliyor. Bunlardan ilki yeni sonuçlara ulaşmada daha açık ve daha esnek hale gelmek. İkinci olarak ise bir kısım gelire sahip büyük bir kitle ya da bir hanenin belli bir miktar gelirinde söz sahibi olan bir kitleye ulaşabilmeyi öğrenmek.

Dikkat çekmek için savaşmak

E-ticaretçiler için bu, e-ticaret karışımının bir parçası olarak uygun medya ve iletişimi seçmek olÜrünı. Bir diğer zorluk da gençlerin dikkatini devamlı olarak çekebilmek. Bunun zor olmasının nedeni gençlerin dikkatlerini uzun bir süre boyunca bir konuya vermekte güçlük çekmesi, diğer bir sebebi ise sunulan içerikten çabuk sıkılÜrünarıdır.

Burada anahtar nokta bağlılığı inşa etmek. Bu da kolay ve hızlıca ulaşılabilen bir formatta gençleri teşvik eden bir içerikle sağlanabilir. İçeriğin çok derin olmasına gerek olmadığı da not edilmeli.

Gençler kendilerine bir marka gibi önem veriyor

Örneğin, bir kişinin sosyal medyada bir markayı beğenmesi ya da Twitter’da “takip” etmesi, o markanın kişi için önemli olduğu anlamına gelmiyor. Bu sadece kişinin kendisini bir kavram, paylaşılan bir resim ya da değer ve duyguyla özdeşleştirdiği anlamına geliyor.

Burada anlaşılması gereken gençlerin markalara pek önem vermediği, marka olarak kendilerine önem verdiği. Eğer bir marka gençlerin özdeşleştiği, onları bir yönden özel yapan bir stili kişiselleştirirse gençler bu markanın “hayranı” oluyor. Toparlamak gerekirse gençler bir marka onlara kendilerini özdeşleştirmediği ve kendilerini bir marka haline getiremedikleri sürece, markalarla ilgilenmiyorlar.

y kuşağı gençler

 

Sohbet edin, bir tek siz konuşmayın

Sosyal medyada direkt olmak ve hepsinden önemlisi kişisel olmak markalara mükemmel bir fırsat sunuyor. Kişiler için etkileşim yaratan, onlara özel olan içerikler burada anahtardır. Bu reklam yaparak oluşturulabilir, ancak daha iyi bir yol varsa o da onlarla direkt olarak mesajlaşarak ulaşmak değil, onlarla iletişim kurmaktır.

Bloggerlar kanaat önderleri

Hem potansiyeli, hem de sınırları ve riskleri gösterdiği için Blogosfer mükemmel bir örnek. Bu belki en iyi moda ve kozmetik bloglarıyla anlaşılabilir. Maffashion gibi internet kullanıcıları tarafından çok iyi bilinen bazı bloggerlar inatçı çalışanları sayesinde “ünlü” seviyesine ulaştılar.

Bu bloggerların pazarlamaya bakış açıları, onların takipçilerini nasıl çekebileceklerini ve takipçilerinin meraklarını uyandıracak içerikleri nasıl oluşturabildiklerini bilmeleriyle bağlantılı. Onların kendi varlıkları ve projelerine olan bağlılıkları merak uyandıran unsurlar haline geliyor. Hatta onların bir reklam kampanyasına dâhil olmasının ya da ürün yerleştirme oluşturmasının, normal bir reklamın yarattığı etkileşimden çok daha fazla etkileşim yaratacağı neredeyse kesin.

Bu sayede spesifik bir hedef kitlesine de ulaşmış oluruz. Burada oluşabilecek en büyük risk, yanlış blogger seçildiğinde, geri dönüşün zayıf olacağıdır.



Sosyal medya ve e-bülten ile de EticaretMag'ı takip edebilirsiniz!

EticaretMag Twitter EticaretMag 

Facebook Sayfası EticaretMag Youtube EticaretMag Google+ E-ticaret 

Türkiye Linkedin Grubu E-

ticaretMag RSS E-

ticaretMag RSS

Fikrini söyle

*