15 Kasım 2018

E-Ticarette Kaybedenlerin Kesişim Kümesini Neler Oluşturuyor?

Hep başarı hikayeleri okumak, dinlemek çok keyifli oluyor.

Her yerde bu yazıları okumak mümkün.

Bir de tersten bakıp yanlış yapanların neleri yanlış yaptığını analiz edip neleri yapmamamız gerektiği konusu var.
Birçok eticaret sitesinin (Türk eticaret ekosistemi) tek atımlık barutu olduğunu varsayarsak yanlış adım atmamak çok daha fazla önem kazanıyor.

Yıllardır çeşitli ölçeklerde firmalara eticaret altyapısı hizmeti sağlamaya çalışmış birisi olarak  (kendi eticaret girişimlerim de oldu, bu anlamda sadece yazılım tarafında bulunmadığımı da belirtmek isterim) kişisel görüşlerimi ve yorumlarımı paylaşmak istiyorum.

Kesişim kümesini oluşturan etkenleri rasyonel ve duygusal görüşlerim olarak ikiye ayırdım.

Duygusal görüşler tamamen yorumlarım olmakla birlikte rasyonel görüşlerim ise başarısızlığa uğrayanları analiz etmem neticesinde üretilmiş bilgidir.

Çok uzun yazılar yazma taraftarı olmadığım için,özet olarak yazdım daha da çoğaltılabilir.

Rasyonel Etkenler:

  • “Ticaret”in tam olarak ne olduğuna dair bir bilgi sahibi olunmaması. Bu konuda maalesef çok kötümserim, ülke olarak ticareti bildiğimizi düşünmüyorum (ben biliyorum anlamı çıkmasın lütfen). Kafalarındaki yanlış ticaret kurgusu putuna tapınmaları ve sorgulatmamaları.
  • Maliyet muhasebesi yapılmaması. Maliyet nedir, muhasebesi nasıl yapılır, buna dair de maalesef bilgi eksikliği had safhada. Bir ürünün maliyetinin satın alma yapılırkenki fiyat zannedilmesi, çok dramatik ama maalesef böyle. Ürünü 5 TL’ye aldım, 20 TL’ye satarım, 15 TL kar kalır bana kafası da diyebiliriz.
  • Birçok eticaret sitesinin sahibinin eticarette yapılmayanı yapma sevdası. Bu nasıl bir tutkudur bazen hiç anlamıyorum, ticaret yüzlerce yıldır aynı şekilde yapılıyor, daha ne olabilir ki.  Her zaman bir şeyler bulma, icat etme zorunda değilsiniz.
  • Eticaret yazılımı üreten firmaların tecrübelerinin hafife alınması. İster beğenin ister beğenmeyin eticaret yazılım üreticilerinin tecrübelerini yabana atamazsınız. Çünkü onlarca örnek var ve kim kazanıyor kim kaybediyor biliyoruz ve bunu herkes paylaşıyor müşteri adaylarıyla. Zaten sadece paket satmıyoruz, bir anlamda danışmanlık işi yapıyoruz içinde eticaret paketi olan.
  • Fikir alışverişinde bulunmama, sektörel yayın okumama, etkinliklere katılmama, kendi içine kapanma.
  • İşletme sahiplerinin, bir şekilde perakende ticaretinde kazandığı başarıyı online tarafta da doğal olarak kazanacağını düşünmesi.
  • 20 milyar dolar eticaretin cirosu yalanı ve balonuna kanılması, cironun bu olmadığını çok şükür herkes yavaş yavaş anladı, yıllardır söylüyoruz. Konuyla ilgili ayrıca detaylı bir yazı yazacağım.
  • Pazarlama ve reklam bütçesi ayırmama, ayırdıkları zamanda anormal ciro ve kar beklentisi. Bir defa reklam verdik karşılığını görmedik en tipik söylem.
  • Eticaret’in kendi doğal büyümesinde ben büyürüm masrafa gerek yok mentalitesi.
  • Takılma ama her şeye takılma olarak algılayabilirsiniz, mesela tasarımda bir noktanın rengine, bir çerçevenin kıvrımına gibi. Bu takıldığı yerin onun ticaretine engel olacağına ve satış yapamayacağına olan inanılmaz inancı da başarısız olmasında büyük rol oynuyor. Takılmaya başladığınız andan itibaren artık tamamen ahlakınız oluyor. Zaten başarısızlar satış yapamayınca suçu kendinden başka herkeste aramasında sonuçlanıyor bu süreç.

Duygusal Etkenler:

  • “Eticaret sitemizi açtık şimdi gelsin paralar” köşe dönmeci, tembel, cıvık yaklaşıma sahip olma. Suç onda değil aslında, yıllarca eticarette büyük para var diyen bak tren kaçıyor diyen sektör paydaşları suçlu.
  • Sabır sebat etmeden, cefa çekmeden parayı bulmamız lazım anlayışı.
  • Özellikle başarısız olanların en temel özelliği kalben fesat olmaları. İstisnasız diyebilirim.
  • Fesatlığın temel belirtileri: a) ilk günden neden sipariş alamadık, reklam vermedik henüz ama iyi sipariş almamız lazımdı. b) Google’da ilk sıraya ne zaman geleceğiz? Google’ın etrafından nasıl dolanabiliriz? Ne güzel tabir, çok severim 🙂
  • Bu kesim aslında eticareti “yeni nesil dolandırıcılık platformu” olarak görmekte, aynen radyolar popülerken radyocu, özel kanallar ilk çıktığında televizyoncu olmaları gibi. Şimdi de interneti özel de eticarete gözünü diktiler.
  • Pozitif olmak, kazananlarda gördüğüm ortak özellik olarak zikredebilirim.

Takılmayanlardan ve başarısız olanlardan olmamanız dileğiyle.



Sosyal medya ve e-bülten ile de EticaretMag'ı takip edebilirsiniz!

EticaretMag Twitter EticaretMag 

Facebook Sayfası EticaretMag Youtube EticaretMag Google+ E-ticaret 

Türkiye Linkedin Grubu E-

ticaretMag RSS E-

ticaretMag RSS

Yorumlar

  1. Kalben fesat olanlar genelde müşterileri de fesat zannederler.

  2. Yukarida yazilanlarin hepsine katiliyorum ama bence kaybedenlerin kesisim kumesi sabirsizliktan kaynaklaniyor, dunyanin su andaki rekabeti icerisinde ne tarz urun satarsaniz satin belli bi zaman diliminde para kazanilamayacaginin anlasilmasi gerekiyor. Tabikide yukarida Ahmetin belirttigi butun etkenleri yerine getirmek sartiyla. Amazonun ilk kara gecisinin 6 sene surdugunude hatirlatmak isterim. Her sey iyi planlamadan ve belli bir olcudede iyi bir finansal destekten geciyor.

    Tesekkurler.

  3. baybars der ki:

    Bu yazı, kişisel bir blog için çok iyi olurdu…

    Bende “içerik var sandım” bakındım….

  4. Karlılık (veya maliyet) etmenleri için http://www.uzaktancrmegitimi.com/4762/sadakat-programi-puan yararlı olabilir.

    Satınalma fiyatı dışındaki maliyetler kısaca:
    – Ödeme vadesi
    – Stok devir hızı
    – Son kullanım tarihi
    – Ciro primi
    ile de etkilenir.

    Ayrıca arama -bulma ve taşıma – teslim (hem idari, hem de navlun gibi nakdi) maliyetleri de dikkate alınmalıdır.

  5. E-Ticaret’in tanımı “Bir web siteden alışveriş yapmak” mıdır, yoksa “Tedarik sürecinden müşteri ilişkilerine kadar süreçlerin bilgisayar ve internet teknolojileri kullanarak yeniden oluşturulması” mıdır?

    Bence (ve uluslararası tanımlara göre) ikincisidir. Bu nedenle büyük perakende firmalarının tümden dijital ortamda yürüttüğü satınalma sistemi de; büyük dağıtım firmalarının oluşturduğu stok takip ve yenileme sistemi de e-ticaretin bir parçasıdır.

    E-alışveriş ile e-ticaret arasındaki farkları ortaya koymadan e-ticaretin toplam cirosu hakkında yorum yapmayı doğru bulmuyorum.

    • Uğur Hocam,bence de ikincisidir.
      Yalnız Türkiye’de pazar derinliği olmadığı için şuan için mevcut olan birincisidir,hep birincisi üzerinden konuşuyoruz.
      İkincisi de yavaş yavaş oturmakta diye düşünüyorum.
      Bunu bana düşündüren parametre ticari programlarıyla entegre eticaret sitelerinin artması,6-7 sene öncesine baktığımızda ticari programlarıyla (muhasebe programı) entegre bir elin parmakları kadar site yoktu,şimdi ise sayı oldukça çoğaldı.
      Bence sizin dediğiniz birinci fazdan ikinci faza sıçarama,geçiş bu entegrasyonla sağlanacak,kendi gelişim çizgisi içinde sonra tüm süreçlerin eklemleneceğini düşünüyorum.

      Yalnız burada önemli tetikleyici unsur ciroların artması ve pazarın derinlik kazanmasıdır diye düşünüyorum.

      Katkılarınız ve yazıya desteğiniz için çok teşekkür ederim.

  6. Yukarıdaki yorumlarım yazıya karşı olumsuz olduğum izlenimi uyandırmasın.

    Aksine, başarısızlık öykülerinin daha fazla paylaşılması ve başarısızlık nedenlerinin tartışılması gerektiğini savunuyorum. Bu açıdan yazıyı destekliyorum.

  7. cemre duru der ki:

    Kesinlikle super yazmissin. Ama eticaret firmalarinida biraz elestirmek lazimdi bu anlamda. Kapi kapi gezip herkese eticaretin ne mukemmel birsey oldugunu anlatip insanlarin kafasini karistiran zihniyette az degil. Ayrica elinde bulunan zayif programlari sanki en iyi eticaret sitesiymis gibi lanse eden dolandiricilarda cok. O acidan e-ticareti sadece tek yonlu yazmissin, basarisizliklar genelde cok yonludur.

    • Haklısınız,onu başka bir yazı üzerinden eleştireceğim,özeleştirimizi kesinlikle yapacağım hem de daha ağır bir şekilde 🙂
      Küçük bir gönderme yapmıştım aslında şurada : 20 milyar dolar eticaretin cirosu yalanı ve balonuna kanılması, cironun bu olmadığını çok şükür herkes yavaş yavaş anladı, yıllardır söylüyoruz. Konuyla ilgili ayrıca detaylı bir yazı yazacağım.

      Bunu yapanlar sektörün paydaşları.

  8. Zekeriya der ki:

    Amerika sanal alış veriş ile 1930 larin sonuna dogru tanıştı. Neden? Yüz ölçümü olarak buyuk olan ülkede üretilen mala toptan ihtiyacı olanın yanında birde perakende ihtiyacı karşılamak icin her yere bayii acmaktansa kapıya kadar teslim eden tek bır elemana para ödemek ticaret icin daha kullanışlı. 50 lerde bır mutfak bıçağının 5 özelliğini 1/2 saat icinde en az 5 kere telafuz etme şartıyla çekilmiş uzun videolarla insanları aksam yemeğinden once ellerinde aparatif içkileri varken tv lerinin karşısında yakaladılar. Bunları amerika yaşadı formüller hazır sonuclar belli gel gor ki bunlar uygulanmadan bodoslama e ticarete dalarsak kısa yoldan kara geçme dürtüsü ile haraket edersek olacagi bu. Amerika e ticaretle üretimini arttırdı malın musteri potansiyelini arttırdı ve iyi kazandı. Türkiye’de deposu olan malı hızlı üreten ve üretim maliyetlerini düşürmesini beceren e ticaretten kazandı ama içinide boşalttı.

  9. Güzel tespitler ellerine sağlık. Kesişim kümesinin en önemli üyesi: sebatsızlık

Fikrini söyle

*