14 Kasım 2018

Yeni Bir E-ticaret Şirketi Neden 1 Milyon Sermaye Aşağısına Kurulamaz?

Çuval Para KareYeni bir e-ticaret sitesi kurmanın zorluklarından herkes bahsediyor. Pazar seçmek, tedarikçilerle anlaşmak, ekip kurmak, doğru bir fiyat politikası belirlemek ve uzun vadeli satış ve pazarlama stratejisi oluşturmak gibi ilk akla gelenlerin yanında son zamanlarda özellikle Türk e-ticaret pazarı için sektör profesyonelleri tarafından sıkça bahsi geçen bir tespit bulunuyor: Yeni bir e-ticaret şirketi kurmak istiyorsanız 1 milyon TL/dolar sermaye ile başlamazsanız başarılı olmanız mümkün değil.

Peki neden?

Stok yapmalısınız

Eticarette paketi elleyen taraftaysanız stok yapmalısınız. Sermaye tarafınız güçlü değilse kimse size ürün -hadi kapalıçarşı ağzıyla diyeyim- “mal” vermeyecek.

Özel alışveriş kulüpleri ve fırsat siteleri ilk çıktığında çok hızlı ölçek yarattılar. Bunun sebebini anlatayım size: 2006-2009 yılları arasında dünyada birçok markanın elinde stok vardı. Çılgının biri çıktı (Fransız Vente Privee) ve elinde stok kalmış markalara gitti, onlara aynen şöyle dedi: “Benim bir sitem var. Elinizde kalan stoğu benim için birkaç gün için rezerve edin, ben de bunu %70 indirimle satayım. Bu sürede ne kadar satıldıysa size sipariş geçeyim, stoğunuzu da temizleyeyim.

Model öyle başarılı kurgulandı ki kullanıcılar stoğu tükenmeden bu ucuz ve limitli ürünleri almak için birbirleriyle yarıştı. Ancak 2-3 yıl içinde dünyadaki bu fazla stoklar tükendi ve bu arada en hızlı koşan eticaret siteleri güçlenip büyük yapılara dönüştüler.

Özel alışveriş kulüpleri ve fırsat siteleri stok fazlası dönemi çok iyi değerlendirip stok maaliyetine katlanmadan işlerini büyüttüler. Fırsat siteleri kalite ve sürdürülebilirliğe yeterince önem vermedikleri için düşüşe geçtiler. Ancak özel alışveriş sitelerinde başarılı olanlar sağlam yer edindiler.

Bugün ise o tren kaçtı maalesef ve bir daha gelir mi emin değilim. Bir eticaret işinde müşteri sepete ekle butonuna bastığı an deponuzda ürününüz bulunmak zorunda. Stok işi ise oldukça maaliyetli ve mühendislik gerektiren bir iş. Dikkatinizi çektiyse 2012’nin son çeyreğinden bu zamana kadar pazar yeri yani paketi ellemeyen eticaret iş modelinde büyük bir hareketlilik var (Gittigidiyor, n11.com, Yeniçarşım, Arabulvar, epttavm). Neden acaba? Nedeni çok basit. Stok yüzünden.

Üye maaliyetleri çok arttı

Türkiye’deki en büyük 10 eticaret sitesinden birinin sahibi olan yakın tanıdığım, geçenlerde bana enteresan bir şey anlattı. 2007’de kurduğu sitesi için ilk defa reklam verecek, o dönem arabasını falan satıyor. Çok değil 30-40 bin TL harcıyor. Bu bütçe o zamanlar internet için büyük olacak ki 2-3 ay boyunca internette yer gök kendi sitesinin reklamı oluyor. İnternete girip de kendi sitesinin reklamını görmeyen kalmıyor. Tıklama maliyetlerinin 0,01 kuruş olduğu dönemden bahsediyorum. Bugün rakebet çok büyük, herkes o kelimelere reklam veriyor. Herkes o banner alanını dolduruyor, daha çok gözükmek için daha fazla teklif (bid) veriyor.

Sevgililer Günü, Anneler Günü gibi özel günlerde tıklama ve satış dönüşüm maliyetleri uçuyor. O günlerde sadece eticaret siteleri değil, Tefal ve Arçelik bile sizin rakibiniz oluyor. Birkaç saat reklam verdiğinizde bütçe çok hızlı tükeniyor. İyi optimize edemezseniz o parayı benzinle yaksanız belki o kadar hızlı bitmez, bu kadar radikal bir benzetme yapabilirim. Abartmıyorum.

Etohum Startup Turkey Antalya’da Markafoni kurucusu Sina Afra 320 bin Euro ile Markafoni’ye başladıklarını ve kuruldukları ilk 1 yıl boyunca pazarlamaya hiç para harcamadıklarını belirtti. O dönemde yakın olduğum için gözlemleme fırsatım oldu Markafoni’yi. “Arkadaşını davet et, 10 TL hediye çeki kazan” kurgusuyla 1 milyon üyeye pazarlama bütçesiz ulaştılar. Hatırlıyorum davetiye ile giriliyordu, kazı-kazan davetiye kodları dağıtmışlardı. Oldukça başarılı kurgulardı.

Bugün bu kurguları yapsanız hiç para harcamadan 100 üye toplayabilir misiniz, emin değilim. Buna benzer kurgular o gün için çok inovatif ve ilgi çekiciydi, iyi uygulandığında başarılı sonuçlar alınıyordu. Nitekim Markafoni de bunu başarıyla uyguladı.

Operasyon maaliyetleri hızla büyüyor

1MilyonTLEticaret işini yapmayan maliyetleri bilemez. Bu işin görünmeyen maliyeti çok fazla. Kimine göre: “ne güzel dükkan kirası yok, siteyi kuruyorsun, ürünü koyuyor ve satıyorsun”. Eticaret işiyle uğraşanlar bu cümleme gülüyorlardır eminim. Stok ve reklam bir tarafa operasyon maliyetleri her geçen gün artıyor. Ve bu operasyon maliyetlerinden dolayı belirli bir süre başa baş noktasını bile yakalayamayacaksınız.

Türkiye’de eticaret gelişiyor, rekabet artıyor. Müşteriye artı bir şey sunan bir adım önde. Ücretsiz kargo, 48 saatte teslim, 30 gün iade ve değişim garantisi, kesintisiz müşteri hizmetleri desteği ve daha sayabileceğim bir ton şey. Bunların hepsi birer maaliyet. Size ilginç bir şey söyleyeyim, eticaret geliştikçe iade oranı artıyor. Çünkü tüketici bu imkanın farkında ve “beğenmezsem iade ederim, kolayca para iademi alırım” diyor. Bugün dünyanın en gelişmiş eticaret pazarlarından biri olan Almanya’nın en büyük alışveriş sitesinin Zalando’nun iade oranı %50!

Siz kolayca iade sürecini yönetmek, kesintisiz müşteri hizmeti vermek için ekip tutmalısınız. Süreçleri otomatize etmek için IT altyapınızı geliştirmelisiniz. Ücretsiz kargo vermek için ay sonunda gelecek bütün kargo masraflarını siz ödemelisiniz.

Sözün özü bunların hepsi birer maaliyet. İşin kötüsü de artarak büyümesi.

Sattığınız ürünü en iyi fiyata vermelisiniz

Kelimenin başına ‘e’ de koysak sonuçta bu bir ticaret. Ticaretin her alanının emtialaşma tehlikesiyle karşı karşıyasınızdır. Bu bir hayat döngüsüdür. Bir ürün çıkar, karlı bir fiyata satarsınız. Sonra rakipleriniz benzer ürünü üretir, fiyat savaşı olur. Tüketici benzer ürünler arasında en ucuz neyse onu alır.

Her ürün nihayetinde emtia olacak, emtia oldukça da kar marjı azalacak. Hatta sıfıra yaklaşılacak. Eticaret pazarında ürün grupların emtialaşması daha hızlı olacak. Çünkü birkaç arama sorgusuyla aradığınız ürünün en ucuzu neredeyse bulabiliyorsunuz. Fiyatlar oldukça şeffaf.

Türkiye’de şöyle bir dezavantaj da var. İnternette alışverişin hızla arttığı dönem 2008-2010 yılları. Bu dönemde fırsat siteleri ve özel alışveriş sitelerinin türemesiyle fiyata hassas bir kitle oluştu. “Ucuz olmazsa internetten niye alışveriş yapayım” diyen büyük bir çoğunluk var. Satış yapmak için bu kitleyi çok iyi analiz edip, en iyi fiyatı vermelisiniz. Bu da demek oluyor ki kar marjınız düşecek. Maliyetler büyüyecek, kar marjları düşecek. “Nasıl olacak bu iş” diyebilirsiniz. Gerçekten haklısınız. Bu iş nefes işi. Nefesi dayanıp, doğru kararlar alıp, iyi yönetenler muhakkak kazanacak. Ama nefes gerekli. Nefes de eşittir sermaye bu dünyada!

Serde girişimcilik var, gerçekleri konuşsak da bardağın dolu kısmını göstermezsek olmaz. Eticaret çok hızlı büyüyecek, çünkü kullanıcıların çok büyük bir kısmı hala ilk alışverişlerini yapmadılar, dahası 18 yaş altı gençler internetle doğdular. Zira bu kişiler kredi kartlarını ilk aldıklarında sosyalleşip yeni insanlarla tanışmak için Hepsiburada’dan iPhone’larını, ilk buluşmada giymek için Markafoni’den kırmızı eteklerini, evlilik teklifi için Divaspirlanta.com’dan tektaşlarını, Çiçeksepeti’nden de evlilik yıl dönümleri için çiçeklerini alacaklar.

Eticaretle ilgili iş kurmak isteyen girişimcilere 2 iş önerim:

1) Gün geçtikçe başta Google Adwords olmak üzere PPC maaliyetleri artıyor. Üye ya da satın alma maliyetini düşürecek her işte büyük bir potansiyel var. Özellikle reklam optimizasyonu ve affiliate tarafında.

2) Türkiyedeki internet kullanıcılarının büyük bir kısmı internetten alışveriş yapmak istese de güvenlikten dolayı korkuyor. Eticaret sitelerinde kullanıcının siteye karşı güvenilirliğini arttıran her türlü süreç, model, yazılım alanlarında çok büyük geri dönüş potansiyeli var. Vaktim olsa bir kargo şirketiyle ortak, eticaret siteleriyle entegre çalışacak kapıda ödeme ya da ürün teslim alma noktası (pick up point) şirketi kurardım. Ama ne yapacaksın, fokuslanma aşkı peşimi bırakmıyor, bırakmasın da 🙂

Konuk yazarımız Nurettin Özdoğan Divas Diamond Yönetici Ortağı’dır. http://divaspirlanta.com



Sosyal medya ve e-bülten ile de EticaretMag'ı takip edebilirsiniz!

EticaretMag Twitter EticaretMag 

Facebook Sayfası EticaretMag Youtube EticaretMag Google+ E-ticaret 

Türkiye Linkedin Grubu E-

ticaretMag RSS E-

ticaretMag RSS

Yorumlar

  1. BİZ ŞU AN 200 TL YE AÇIYORUZ.HOST, VE ÜRÜNLER HAZIR.
    FAKAT REKLAM MALİYETİ SİZE KALMIŞ BİR DURUM.YA BANNER UYGULAMALARI İLE ÜYE ÇEKERSİNİZ YA DA ÇİFTÇİ UYGULAMASI İLE ZAMANLA ARAMA MOTORLARINDAN ZİYARETÇİ AKIŞINIZ ARTAR.

    volkanyesildag.net

  2. Sn.Nurettin Özdoğan araya çok iyi yerde yerleştirmişsiniz 🙂 Divas Pırlanta sitesini.

    çünkü kullanıcıların çok büyük bir kısmı hala ilk alışverişlerini yapmadılar, dahası 18 yaş altı gençler internetle doğdular. Zira bu kişiler kredi kartlarını ilk aldıklarında sosyalleşip yeni insanlarla tanışmak için Hepsiburada’dan iPhone’larını, ilk buluşmada giymek için Markafoni’den kırmızı eteklerini, evlilik teklifi için Divaspirlanta.com’dan tektaşlarını, Çiçeksepeti’nden de evlilik yıl dönümleri için çiçeklerini alacaklar.

  3. Batur der ki:

    1 milyon TL bile az. Stok için, pazarlama için gerekliliği bir kenara bırakın sadece rekabet için bile en az o kadar lazım. Şöyle ki, örneğin bizim sektörde giriş bariyeri çok düşük ve ürün tedariği nispeten kolay olduğu için hızlıca piyasaya giriyor yeni girişimciler. Tamam herşeyi hallettiler ve 1 milyon olmasa da 100-200 sermaye ile girdiler ama düşünemedikleri ya da önemsemedikleri bir şey var. yıllardan beri bu sektörde olan, deposunda 100binden fazla ürün olan, 100binlerce üye biriktirmiş, kocaman reklam bütçesi olan, tedarikçilerle iş ortağı haline gelmiş, üretimlerine finans sağlayan ve işi öğrenmiş kalifiye çalışanları olan yıllanmış tecrübeli eticaret siteleri size meydan bırakaca mı? Tabi ki hayır! Bizim sektörde bu sık sık oluyor.
    Gerçekten mevcut durumda yeni bir eticaret girişimi için öyle bir nefesiniz olmalı ki tuttun mu nefesini 1 yıl boyunca boğulmadan duracaksın.

  4. Fatih der ki:

    Farklılık yaratacak bir değer katmadan e-ticaret yapmaya çalışmak (sadece e-ticaret için değil artık internetteki bir çok iş modeli için zaman geçtikçe geçerli olacak) gerçekten gün geçtikçe zorlaşıyor. Kuruluş sermayesinin gittikçe yüksek olması bunun nedenlerinden biri. Bunun bilincinde olup girişimcilikte inovasyon’a önem vermek çok önemli. Eğer bir iş yapacaksan, mevcut iş modelinden kesinlikle keskin bir çizgide farklı olmalı. Ve bu da iş yapacağın modelinin tercih sebebi olacak. Aksi halde yüksek sermayelere ve nefesini tumana ihtiyacın olacak 🙂

    Güzel analiziniz için teşekkürler.

  5. Eğer stoksuz eticaret yapacağım diyorsanız, çok dar bir dikey seçmelisiniz. Ancak iyi bir dikeyde stoksuz başlanabilir. Üstelik bu dikey tek başına bir insanı alışveriş yapmaya ikna edebilmeli ve yatak sitelere yenik düşmemeli. İşte bu dikeyler ne olabilir? Bunun yurtdışındaki örneklerine bakılarak tespit edilmesi lazım.

  6. ozgur der ki:

    tamam, 1 milyon TL si olmayanlar 1 milyon TL biriktirmeyi beklesin, siz de pazarı alın götürün ki rakip çıkamasın. 30-40 bin TL ile sermaye ile kurulan bir şirketin senin girişimlerini alt etmesini görmek çokta keyifli olacak. Nereden biliyorsun ki düşük sermayeli bir girişimin bir video veya kurgu ile sosyal medyada fenomen olamayacağını. 1 milyon TL si yok diye sosyal medyaya da mı almıyorlar adamı.

  7. Ömer Atakoğlu der ki:

    Siz 1 milyon liranız olsa da e-ticaret yapmayın bence, hatta ticaret konusunu oturun şöyle uzuuuun uzuuun bi düşünün.

  8. Bence e-ticaret sitelerinin başarılı olabilmesi için halen bir umut olduğunu düşünüyorum. Halen üretim sektöründe çalışmaktayım. Türkiye de ki kobilerin sahipleri genelde üretim odaklı düşünüyorlar, pazarlama ve satış için ne bilgi birikimleri oluyor ne de bir yatırım yapıyorlar. Dar da olsa dikey stratejisi olan birisi bu firmaların ürünlerini e-ticaret sitesi yaparak satabileceğini düşünüyorum. Beldi aylık milyon dolarlık ürün satamazlar ama ciddi getiri sağlayabileceklerini yakından biliyorum. Çalıştığım firmada ilk görece başladığımda bulunduğum sektörde değil e-ticaret web sitesinden ürün satılabileceği hayaldi. Özetle e-ticarette tedarik zinciri, pazarlamanın önemi kadar doğru ürün seçimide çok önemlidir.

  9. aynen söylediklerinize katılıyorum.pazarlama maliyetleri.stok bulundurma zorunluluğu,iade oranları ve fiyat rekabeti gibi unsurlar maalesef bu sektörü karı düşük riski yüksek sektörler arasına sokuyor başarılı olmanın tek şartı inovatif bir fikirle ortaya çıkmak zira gitti gidiyor,markafoni,groupon, gibi girişimlerin başarısının sırrı bu

  10. Merhaba,
    Bir milyonum olsa, şimdi teknemde olurdum.
    Bir milyon koyduğunuzda ne kadar getirisi olacağını düşünüyorsunuz?
    E-Ticaret de minimum giderle maximum yarar sağlayacak bir satış teknolojisini geliştirmek gerekir. biraz kapalı çarşı mantığı bunu çözebilir diye düşünüyorum.

  11. pınar der ki:
  12. Başarılı insanların görüşleri hakkında yorum yaparken kıskançlıktan ziyade yararlanma odaklı yaklaşılmalı diye düşünüyorum. Mesleğim gereği, cebine 2.000 tl koyup eticarete atılmak isteyenlere sıklıkla karşılaşıyorum. Kendilerine gerekenleri söyleyip daha ciddi bir bütçe ve tutumla girmesini ya da hiç girmemesini söylüyorum. Ama sektörümüzdeki çoğu meslektaşım kendi çıkarını düşündüğü için böyle yapmıyor, “hobi” olarak eticaret yapılabileceğini bu işte 30M TL para döndüğünü iddia ederek arkadan gazı veriyorlar. Sonuç 15.000’den fazla eticaret sitesi çöplüğü.

  13. Ismail der ki:

    Enseyi karartmayin beyler, e-ticarette basarili olmak icin 1 milyona gerek yok, 360 derece bakabilirsen cok pazarlar var, ha hepsiburada”ya rakip olmak istiyorum diyorsan o zaman cuvalla para lazim. (ona da rakipler cikacak..) Türkiye daha yolun basinda cok is var daha burada yapilacak, yeterki cesaret,dürüstlük ve bukalemun gözü olsun.
    (ee tabii 2bin tl ile de olmaz artik..)

  14. Kenan Alpogan der ki:

    ABD’de bırak 1 milyonu, 100 dolara bile neler başaranlar var…

    Yeterki aynı ürünü daha ucuza sat…En ucuza sen satarsan hepsiburada’yı bile geçersin..Stok falan başka bir olay..Aynı ürünü ucuza satmak önemli..

    • komiksin sen bi git sürüm nedir araştır dur sen bunu da anlamayabilirsin daha somut hale getireyim bim le herhangi bir market kıyasla bakalım.Ya da dur her ne kadar katılmasam da teknosa nın sloganı aynen söyle:çok satan ucuza satar..

      • Ahmet der ki:

        bim ile diğer marketleri kıyaslayamazsın. Diğer marketler satıştan kazanır, BİM ise reklamdan.

  15. Ahmet der ki:

    “Yeni bir e-ticaret şirketi kurmak istiyorsanız 1 milyon TL/dolar sermaye ile başlamazsanız başarılı olmanız mümkün değil.” ibaresi o kadar yanlış bir kullanım ki bunu var olan örneklerden de çok rahat görebilirsiniz. Bugün Türkiye’nin önde gelene ilk 5 e-ticaret sitelerini inceleyin ve sermayelerine (başlangıç) göz atın.

  16. Fatih Yılmaz der ki:

    merhaba nurettin bey, e-ticaret için araştırmalar yapıyorum ve bu işi girmeden iyi bir bilgi sahibi olmak istiyorum. fakat yazınızın sonunda farklı birşeyden bahsettiniz. Şöyleki “eticaret siteleriyle entegre çalışacak kapıda ödeme ya da ürün teslim alma noktası (pick up point) şirketi kurardım.” Ürün teslim alma noktası derken ne gibi bir iş acaba? bunun hakkında daha açık bilgi verebilirmisin rica etsem.

  17. Musa Tekelioglu der ki:

    Almanyadan selamlar yolluyorum sizlere. 1 milyon 10 milyon laflarını geçin bunlar sizleri sadece demotive eden ibareler.
    benim sizlere tavsiyelerim:

    okuyun ,
    piyasadaki tüm ticaret kitaplarıni okuyun, steve jobs un hayatindan jeff bezos a richard bransondan warren buffete edisona ne bulursaniz .
    psikoloji ve sosyoloji kitapari okuyun. rejlamciligin tem kitaplarini okuyun özelliklede amerikan kitaplari.

    film bakin , jobs filmine ,umudunu kaybetme filmine bakin.

    ve insan isterse kitaplarıni okuyun

    bi kitap ismi soyleyeyim size almancasini ,siz tr ye cevirip turkcesini alin ; die 4 stunden woche . alin okuyun hayatiniz değişecek. banada allah razi olsun deyin bana yeter!!

    şimdi başlıklari vereyim:
    1. vizyon ve misyonunuz olsun. para icin ticaret yapilmaz!!! yani şu urunle yada bu hizmetle dünyayı biraz daha iyiye koymak istiyorum deyin!!

    2.bi amerikan ticaret lafi var : herkeze satnak istersen kimseye satamazsin.
    niş pazar bulun . niş ürün bulun
    veya icad edin. icad zor değildir. edisona bakin çoğu icadi zaten var olan ürünlerin farklı birleşiminden
    oluşuyor .o yuzden edisonu okuyun.

    3.networking yapin ve siteyi tanıdığınızin tanıdığına kurdurun

    4.çekim yasasini öğrenin .devamlilik ve başarı saglamaniz acisindan .the secret. gibi kitap ve film. esoterik filan degil bu konu. islamda da var bu yani bir tür istemek ve surekli dua gibi.

    5.insana satin. yani müşteri veli nimettir deyin zaten 1. nokta iyice sindirildiginde 5. nokta gereksizlesecektir.

    6.ve size verilenden sizde verin. hayir isleyin sosyal sorumluluk projeleri olusturun. unesco ya vs. ye başvuru yapin dünya ….(ürünüz ) günü ilan ettirin. olmazsada televizyonlar haber yapar sizde bedava reklam yapmis olursunuz. guerilla marketing arastirinrin

    7.ve bitti 🙂

    yani para kazanmak baslamak icin milyona ihriyac yok bu tamamen insanimizi sogutmaya dayali bi söz

    turkcemin kötü olmasini mahzur görün. umaeim faydam olmuştur

Fikrini söyle

*