19 Kasım 2018

E-Ticarete Başlangıç Rehberi

Türkiye’de e-ticaret 2000’li yılların başından itibaren kendisini hep katlayarak büyümüş. 2003 yılında 200 – 300 milyon TL seviyesinde gerçekleşen e-ticaret hacmi, 2008 yılında 9 milyar TL seviyesine ulaşmış. 2008-2009 yılları arasında bu artış hız kesmiş olsa da o dönem yaşanan krize rağmen ilk kez 10 milyar TL seviyesini geçmiş. Son olarak 2010 yılında bir önceki seneye oranla yaklaşık %50 artışla 15 milyar TL seviyesine ulaşmış. (Rakamların içeriğiyle ilgili yorumlar kısmında Ali Aygün’ün detaylı açıklamasını okumanızda fayda olacaktır.)

2011 yılı beklentileri de bu rakamlardan geri kalır değil. Sene sonunda 25 milyar TL’lik bir işlem hacmi bekleniyor.

Görüldüğü gibi e-ticaret artan ivmeyle gelişen bir sektör. Peki bu sektörde yerinizi almak için nereden başlamalı, nasıl bir yol izlemelisiniz?

İlk olarak belirtmekte fayda var ki e-ticareti hobi olarak düşünen bir kullanıcı, bu yazıyı da hobi olarak okumaya devam edebilir. E-ticaret (para kazanma amacı güdüyorsanız) hobi olarak yapılacak, şöyle bir deneyim bakalım denilecek bir iş değildir. İlginizi gerektiren ciddi bir konudur. Sürekli büyüyen bu pastaya talebin de gün geçtikçe arttığı ve ciddi bir rekabetin oluştuğunu göz ardı edemeyiz.

E-ticaret’e başlamak için ilk olarak ne satacağınıza karar vermeniz gerekir. Burada en önemli soru işareti pazar payı olan ve size hızlı geri dönüş sağlayacak ürün gamının/kategorisinin ne olacağıdır. Bu soruya cevap vermemize yardımcı olması için e-ticaret gelişimini farklı bir boyutta incelememizde fayda var.

İnternet kavramının ortaya çıkışıyla bu alanda kendini gösteren kullanıcıların büyük kısmı erkeklerden oluşuyordu. Bu ağırlık dolayısıyla e-ticaret işlemlerine de yansıdı ve erkeklerin ilgi duyduğu telefon-iletişim, bilgisayar-donanım, elektronik eşya sektörleri online alışveriş pastasının ciddi bir dilimini kapladı. Elimde tam rakamlar yok ama bugün hala en çok online alışveriş sitesi bu sektörlere ait.

Bununla birlikte internet kullanan kadın sayısının artması ve son yıllarda kişiye özel alışveriş sitelerinin ortaya çıkmasıyla kadınlar e ticareti keşfetti. Bu durum sektörel bazda e-ticaret hacimlerinde ciddi değişikliklere neden oldu. Sadece 2010 yılında 1,5 milyondan fazla kadın ilk kez online alışveriş gerçekleştirdi ve en çok ilgi gösterdikleri alanlar Anne-Bebek, Ev-Mutfak, Kozmetik ve Spor Giyim olarak sıralandı.

Bu bilgiler ışığında e-ticarete yeni adım atacak bir kullanıcının kadınlara hitabeden bir online alışveriş sitesi oluşturması kulağa mantıksız gelmiyor.

Tercihiniz ne olursa olsun, satmak istediğiniz ürün çeşidiyle ilgili internette araştırma yaparak size ürün temin edebilecek tedarikçilere ulaşabilir, web sitenizden satacak ürünleri bulabilirsiniz. Bu konuyla ilgili daha detaylı bilgi bulabileceğiniz bir yazıyı yakında tamamlayacağım.


Satacağımız ürünlere karar verdikten sonra gerçekleştirmemiz gereken bir önemli adım daha var
.

A’sı, B’si, E’si farketmez ticaret yapmak istiyorsanız ticari bir kimliğe sahip olmalısınız. Yani bir firmanız/şirketiniz ve vergi levhanız olmalı. Eğer siz de pek çok e ticaret sitesi gibi minimum maliyet hedefiyle tek başınıza yola çıkmışsanız, bir şahıs firması kurabilir, sorunu bu şekilde çözebilirsiniz. Şahıs firmasının kurulum maliyeti çok büyük rakamlar gerektirmez. Yaklaşık 1000 TL’lik bütçe başlangıç  için yeterli olacaktır.

Şirketi de kurduk. Sırada ne var?

Bundan sonraki süreçte ilk olarak online satış yapacağınız web sitenizin alan adını tescil ettirmeniz gerekir. Bu maliyeti oldukça düşük, basit bir işlemdir. Küçük bir araştırmayla bilgi sahibi olabilir ve alan adınızı kendiniz tescil edebilirsiniz.

Son olarak sıra sanal mağazamızı açmaya geldi. Kuracağınız e-ticaret sitesi sizin son kullanıcıyla buluşma noktanız olacak. Görselliğin ve kullanım kolaylılığının siteye giren kullanıcıyı sitede tutmasını sağlayacağını unutmayınız.

Piyasada pek çok firma tarafından satılan farklı özelliklerde, farklı fiyat aralıklarında e-ticaret paketleri mevcut. Bu hazır e-ticaret yazılımlarının hızlı kurulum, detaylı özellikler gibi avantajlarının yanısıra tek tip sıradan tasarımlara sahip olmaları gibi bence ciddi dezavantajları da var.

Kendinize özgü site tasarımı oluşturabileceğiniz bir e-ticaret paketi kullanmak size daha fazla fayda sağlayabilir. (E-ticaret siteleri ve içeriğinin düzenlenmesiyle ilgili yazım da sırada bekliyor.)

Bitti mi? Hayır 🙂

Kurulum sürecinde tamamlamanız gereken son bir adım var: Sanal Pos

Her ne kadar sanal pos bir e-ticaret sitesinin tamamlanması için asıl öncelik olmasa da, rakamlar bize gösteriyor ki sanal pos olmadan bir e-ticaret sitesi olmaz. Online alışveriş yapan kullanıcıların %60’lık kısmı ödemelerini kredi kartıyla gerçekleştiriyor.

Sanal pos sahibi olabilmek için öncelikle sitenizi yayına almanız gerekir. Ardından bir bankada hesap açtırıp sanal pos başvurusunda bulunabilirsiniz. Bankalar bu konuda biraz hassastır, sizi detaylıca incelerler. Birkaç hafta beklemeniz gerekebilir.

Tüm bu etapları tamamladıysanız, e-ticarete adım atmış oldunuz. Hayırlı olsun. Ama unutmayın asıl işiniz bundan sonra başlıyor. 

Sitenizi sık aralıklarla güncellemeli, sabırla son kullanıcılara ulaşmak için çaba sarfetmelisiniz. Ayrıca Google’da yükselmek ve daha kolay bulunabilmek için gerçekleştirmeniz gereken işlemler de cabası. Kolay gelsin..



Sosyal medya ve e-bülten ile de EticaretMag'ı takip edebilirsiniz!

EticaretMag Twitter EticaretMag 

Facebook Sayfası EticaretMag Youtube EticaretMag Google+ E-ticaret 

Türkiye Linkedin Grubu E-

ticaretMag RSS E-

ticaretMag RSS
Hakkımda Yağızhan Pala

Galatasaray Üniversitesi Bilgisayar Mühendisliği'ni bitirdi. Tezini Elektronik Ticaret üzerine hazırladı ve uzmanlığını bu alanda devam ettirmek için çalışmaya başladı. Startup E Ticaret projesini hayata geçiren ekipte yer aldı.
Aktif olarak e ticaret ve mobil e ticaret projelerinde görev alır, danışmanlık yapar.

Yorumlar

  1. varadero der ki:

    Yağız bey,
    Aklımızdaki soruların neredeyse tamamına cevap vermişsiniz, teşekkürler.

  2. elinize sağlık güzel paylaşım.

  3. Türkiye’de e-ticaret’le ilgili rakamlar maalesef artık galat-ı meşhur haline geldi.E-ticaret Türkiye’de şuana kadar 10 milyar tl. gibi rakamlara ulaşmadı,keşke ulaşsa.BKM genel müdür yardımcısı Pelin Kabalak Hanım’a da webrazzi e-ticaret etkinliği ve farklı etkinliklerde birçok kişi sorduk.Maalesef bu rakamlarda ayırt edilmeyen bir husus var. O da e-ticaret siteleri haricinde kullanılan sanal poslardan geçen ciroların da bu tutarın içinde sayılması.Bu da kafa karışıklığına sebebiyet veriyor ve yanlış anlaşılmalara neden oluyor.Sigorta şirketlerinin,havayolu şirketlerinin vb. birçok işletmenin sanal poslardan tahsil ettikleri tutarlarda bu rakamın içinde dahil ediliyor maalesef.Pelin Hanım, bu ayrımı henüz yapmadıklarını iletmişti,konuyla ilgili ETİD (E-ticaret işletmeleri derneği) bazı girişimlerde bulundu BKM nezdinde ama ne zaman sonuçlanır bilinmez.Markafoni,trendyol,hepsiburada,gittigidiyor’un ne kadar ciro yaptıklarını tahmin edebiliyoruz,keza zaman zaman paylaşılıyor da…Zaten bu sitelerde Türk e-ticaret pastasının çok ezici çoğunluğunu teşkil ediyor.Hal böyleyken pazarın cirosunun 1,5 milyar tl. civarında olduğunu söylemek daha gerçekçi bir rakam olacaktır.Sektör profesyonellerinin tahmini de bu yönde.Maalesef 10 milyar tl. rakamı zikredildikçe gerçekmiş gibi algılanıyor, bunun da e-ticaret pazarına zarar verdiğini düşünüyorum.

    • Yağızhan Pala der ki:

      Ali Bey yorumunuz ve aktarmış olduğunuz bilgiler için teşekkürler.

      Burada bence pazarın şu anki cirosundan ziyade online alışveriş gerçekleştiren kişi ve işlem sayısının her gün artması daha önemli. E ticaret pazarını cazip hale getiren bu.

      Şunu düşünelim; yıllık e ticaret hacmimiz 100 milyar TL olsun. Siz kullanıcının karşısına düzgün bir web sitesi ile çıkmaz, müşterilerinize kaliteli hizmet sunmazsanız bu pastadan pay alamazsınız. Yani burada ciro büyüklüğünün ne olduğunun şu an çok önemi yok, hizmet kalitenizin önemi var. E ticarete adım atacak nitelikli hizmet sunan işletmeler, var olan pastadan pay alırken kendi pazarlarını oluşturarak pastanın büyümesine de katkı sağlarlar.

      Bakın sitesini yayına alalı henüz bir sene olmayan bir müşterim var. -Biz e ticaret alışkanlıklarını gözlemleyebilmek için müşterilerimizin sitelerini yayına aldıktan sonra yakından ilgilenmeye devam ediyoruz.- Sitesine üye olarak alışveriş yapan 10 kullanıcıdan 2 ya da 3’ü (%20-30’luk bir oran) hayatlarında ilk defa internet üzerinden alışveriş yapan insanlar. Yani düzgün işleyen bir web sitesi, sorunsuz müşteri ilişkileri hem pastadan pay almanıza hem kendi pastanızı yaratmanıza imkan veriyor.

      Markafoni,trendyol,hepsiburada,gittigidiyor gibi sitelerle ilgili görüşünüze katılıyorum. Görüşten ziyade gerçek bu. Bu duruma iki açıdan bakmak gerek. İlki; internet kullanıcılarına online alışveriş alışkanlığı kazandırıyorlar. Bu yadsınamaz, önemli bir katkı. İkincisi; piyasada tekelleşmiş durumdalar. Her ne kadar küçük işletmeler için sıkıntı yaratsa da aşılmayacak bir sorun değil. Bu web sitelerinden alışveriş yapıp problem yaşayan sayısı o kadar fazla ki insanlar bir yandan da
      alternatif arıyorlar. Alternatifi bulduklarında yaşadıkları sıkıntı sitenin güvenilirliği. Düzgün ve işlevsel bir web sitesinin önemi burada ortaya çıkıyor. Ayrıca yukarıda verdiğim örnek de sorunu aşmak için diğer bir yol.

      Bugün online alışveriş pazarının cirosu ne olursa olsun, bu değerlerin sürekli büyüyeceğini ve bugünden yatırıma başlayanların zamanla çok avantajlı hale geleceklerini düşünüyorum.

  4. E-ticaret sitelerinin nasıl olması gerektiği konusunda veya nasıl daha iyi hizmet ve deneyim yaşatmaları hususunda bir itirazım yok.İtirazım rakamların yanlış zikredilmesi,bu yanlış rakamlar yüzünden e-ticaret’e bakış açısı ” Bak millet yapıyor dünyaları kazanıyor,hadi biz de yapalım dünyaları kazanalım. ” kolaycılığına doğru gidiyor.Sonra işin aslının böyle olmadığını zamanla anlayınca başlıyor e-ticareti kötülemeye,onlarca kez tecrübe ettik.Rakamların abartılmadan konuşulması daha doğru bir zeminde iş yapmamızı sağlayacaktır diye düşünüyorum.

  5. Yağızhan Pala der ki:

    Ali Bey, yıllık izin ve ardından gelen yoğunluk nedeniyle yazım üzerinde değişiklik yapmaya ancak fırsat bulabildim.
    Bilgilendirmenize dikkat çekebilmek amacıyla kullanıcıları yorumunuza yönlendiren ufak bir uyarı notu ekledim ilk paragrafın sonuna. Bu işe başlamayı düşünen kullanıcıların dikkatini çekecek ve göz önünde bulundurmalarını sağlayacaktır.
    İlginiz için tekrar teşekkürler.

  6. Yağızhan bey yazınız çok yararlı oldu benim aklıma bir fikir getirdi hani şu startup dediğiniz cisten şuan işlemi gerçekleştirmediğim için buraya yazamıyorum ama gerçekleşince mail atarım teşekkürler.

Fikrini söyle

*