14 Kasım 2018

E-Ticaret’e Yatırım Yapmadan Önce…

Goldman Sachs’ın analizleri Türkiye’yi ekonomik büyüme ve kişi başı gelir açısından 2050 yılında dünyanın ilk 10 ekonomisi arasında gösterirken, geçen hafta Standart & Poors’un Türkiye’nin kredi notunu yükseltmesi ve yatırım konusunda güvenilir bir ülke olduğunu iletmesi ve istikrarlı gidişatı, özellikle yabancı yatırımcıları Türkiye’de internet boom’undan faydalanmaya davet ediyor.

Evet, Türkiye’deki istikrarlı gidişat ile birlikte yerli (yabancı) birçok yatırımcının, kullanıcı potansiyeli, kredi kartlarının kullanım yaygınlığı ve genç kitlenin büyüklüğü, penetrasyon hızı gibi bir çok sebepten e-ticarete girme planları anlatılıyor.

Fakat benim anlamadığım, neden hala piyasanın büyük oyuncuları sayılan, ama e-ticaret tecrübesi olmayan firmalar hizmette veya modelde farklılaşarak değil de, falanca filanca site kazandıysa aynısını kopyalayarak ben de kazanırım mantığı ile işe girmeye çalışıyor! Bunu anlayamıyorum.

Şu sıralar neredeyse her firmanın group buying veya private shopping sitesi kurduğunu görüyoruz. Hemen hemen bir çoğu özelleşmek yerine, nasıl aynısını yaparım da para kazanırım diye yaklaşarak iş modelini oluşturuyor.

Firmalar, sitelerine ürün veya hizmet koyunca para kazanacağını düşünüyor. Tabii bir süre sonra iş başarısız oluyor. 

İşin başarısız olmasını kesinlikle sadece aynı konsepti sunmak olarak düşünemeyiz. Ürün veya hizmet çeşitliliğini sağlayamamak da büyük problem olarak karşımıza çıkıyor. 

Hatta ürün ve hizmet çeşitliliği sağlansa da, online mecrada kitlelere nasıl ulaşacağını bilmeden ve yatırım yapmadan, “ürünü koydum öyleyse satılır” diye düşünmek de işin başarısız olmasının sebeplerinden bir tanesi. Fakat yine de, benzer modeller üzerinden farklılık yaratmadan gidilmesini en büyük problemlerden biri olarak görüyorum.

İnternet ve ekonomi profesyonelleri yaklaşık 5 yıl sonra perakende sektörünün neredeyse %50’sinin e-ticaret üzerinden gerçekleşeceğini öngörüyor. Özellikle bu alanda boom yaşayan ülkemizde kurgulanan e-ticaret modellerinin çok sağlam bir strateji ile gerçek verilerden uyarlanarak ve öngörüde bulunularak çıkarılacak fizibilite çalışması ile desteklemek gerçekten birçok firma için zor bir çalışma.

Fakat en azından var olan e-ticaret modellerine yatırım yapmak yerine, marka bilinirliği ile örtüşen veya marka alanı ile özdeşleşen doğru model ile piyasaya çıkılması en doğru yatırım olacaktır. Yani mobil sektörde faliyet gösteren bir firmanın, e-ticaretten önce mobil ticarete yatırım yaparak core business’ını desteklemesi ve bu alanda farklılık yaratmasının kullanıcıda marka bilinci ve güvenirliği açısından daha fazla fayda sağlayacağını düşünmekteyim.

Tavsiyelerim şu yönde olacaktır ki; bu işe girmeye hevesli fakat bizler kadar tecrübesi olmayanlar, sadece Türkiye’deki modelleri değil, yurtdışındaki benzer modelleri de incelesinler. Bu modellerdeki farklılığı kendi marka imajları ile örtüştürerek; hem daha akılda kalıcı hem de daha güvenilir olma yolunda adımlar atsın.

Firmalar, daha sonra fizibilitelerini gerçekten e-ticareti bilen, ne kadar üye, haftada ne kadar ziyaret, hangi oranda convertion, ne oranda ciro yapacaklarının hesabını yapabilecek bir uzmana yaptırarak ve yatırımlarının geleceklerini görmeye çalışarak devam etsinler derim.



Sosyal medya ve e-bülten ile de EticaretMag'ı takip edebilirsiniz!

EticaretMag Twitter EticaretMag 

Facebook Sayfası EticaretMag Youtube EticaretMag Google+ E-ticaret 

Türkiye Linkedin Grubu E-

ticaretMag RSS E-

ticaretMag RSS

Yorumlar

  1. Mehmet Emin Coşkun der ki:

    Bir yazıda ya da sohbette “penetrasyon hızı” tabirini görünce yüzümde bir gülümseme oluşuyor 😉

    “ADSL’in yaygınlaşması ile artan internet hızları” ya da “internetin daha kolay erişilebilir, internette sürf yapmanın daha hızlı ve kolay olduğu günümüzde” demek bu kadar zor demek ki ?
    Ya da bu tür tabirler kullanmak yazıyı ya da yazanı daha karizmatik, daha bilgili mi yapıyor ?;-)

    İçerikten uzak, sadece “bize danışın, biz biliriz, e-ticaret sitesi kuracaksanız fizibilitenizi de biz yaparız” mesajı veren bir yazı olmuş. Bir şirket tanıtım yazısı, bir şirketin web sitesinde bir parça felan olur ancak. Hatta mesaj vermeyi bırak, yazıda direk “bizler kadar tecrübesi olmayanlar…” denmiş bile.
    Bir de “core business” kavramını açıklarsınız herhalde önümüzdeki yazılarda, hayır benim için değil, sizler kadar tecrübesi olmayanlar için.

    İyi Çalışmalar,

  2. Gülbin Çoruh der ki:

    Yorumunuz için teşekkürler Mehmet Bey, 🙂

  3. Abdullah der ki:

    Benim anlamadığım da “farklı model” demenizden sonra e-ticaret ve mobil konusuna değinmeniz. Evet mobil e-ticaret sıcak bir konu fakat başlı başına model olarak ele alınması doğru değil, hele alışılmış e-ticaret kavramı mobil e-ticaretin tek başına iş yapamayacağının bana göre göstergesi. Daha çok web 3.0’a yakın yenilikçi projeler konusunda size katılıyorum, ama tek başına mobilite tehlikeli olabilir bir internet girişimi için, hele ki Türkiye’de.

    • Gulbin Coruh der ki:

      Kesinlikle dogru degerlendirmissiniz. Mobil ticaret e-ticaret ayagi olmadan olmaz. E-ticaret ise mobil ticaret ile beslenmeli. Aslinda anlatmak istedigim isin baslangic noktasi olarak alinmasi gereken is modeli idi. Yani asil yatirim yapacaginiz noktanin daha iyi bildiginiz platformdan baslamasi veya sadece e-ticaret ayaginda marka imajinizin kuvvetli oldugu alani destekleyecek bir dikey model veya kategoriler uzerine farklilasan model olmasi olarak aciklayabilirim.
      Degerli yorumlariniz icin tesekkur ederim.

  4. Mehmet Emin Coşkun der ki:

    Çok paralel düşünüyoruz ama ben her zaman kullandığımız terminoloji ve dilin sade ve basit olmasından yanayım.

    Konuyu çok basit bir örnekle özetleyebilir miyim izninizle ?

    Kendi tasarladığınız ya da bir yerden aldığınız t-shirt’lerinizi eğer gerçek fiziksel mağazanızda satabiliyorsanız ve satışlarınız iyi ise, müşterileriniz t-shirt’lerinizi seviyorsa, mağazanıza zevkle geliyor ve zevkle alışveriş yapıyorsa ve az ya da çok bir şekilde t-shirt’lerinize sevgi ile bağlıysa bence internetteki mağazanızda da satış yapabilirsiniz yani e-ticarette başarılı olabilirsiniz.

    Bu örnek ve özeti her alana uygulayabiliriz ki sizin “core business” ya da “asıl iş alanı” dediğiniz ve mutlaka önce orda başarı gerekir şey dediğiniz bu diye düşünüyorum.

    Nasıl gerçek hayatta birşeyi sadece mağazanın şekli, şemali, fiziksel özellikleri değilde hem bunlar hem de asıl ürünün kendisi sattırıyorsa internette de öyle, başka mecra ve medyalarda da öyle.

    Saygılar,

    Mehmet.

Fikrini söyle

*