18 Kasım 2018

EticaretMag Ekibinin 2013 Değerlendirmeleri ve 2014 Öngörüleri [13/14 Dosyası]

eticaretmag

Yaklaşık bir aydır devam eden 13/14 dosyamıza bugün son veriyoruz. Ön çalışmalarıyla beraber yaklaşık 2 ay süren bu çalışma bizim için oldukça keyifliydi ve sektörün en kapsamlı yıl sonu değerlendirmelerini bir araya toplayarak siz, okuyucularımıza ulaştırmanın mutluluğunu yaşıyoruz.

Geçtiğimiz yıl olduğu gibi bu sene de EticaretMag olarak Türk e-ticaret sektörüne dair görüşlerimizi sizlerle paylaşmak istedik. EticaretMag Kurucusu Ahmet Kırtok ve editöryel ekipten Sinan Oypan’ın 2013 yılı değerlendirmelerini ve 2014 yılına dair öngörüleri ile sektöre yeni girmek isteyen girişimcilere yönelik tavsiyelerini yazımızın devamında okuyabilirsiniz.

Diğer röportajlar için: E-Ticaret Sektörünün 2013 Değerlendirmeleri ve 2014 Öngörüleri

2012 ile kıyasladığımızda Türk e-ticaret sektörü 2013’te de büyümeye devam etti mi? 2013’ün sektör açısından verimli bir yıl olduğu söylenebilir mi?

Ahmet: 2011 ve 2012’deki hareketlilik 2013 yılında yaşanmadı ancak doğal büyüme e-ticaret sektöründe devam etti.

Sinan: 2012 ile kıyaslandığında, 2013’te önceki yıllardakine benzer bir büyümediğinin olmadığını görüyoruz; ancak bu sektör açısından olumsuz bir etken olarak görülmemeli. 2013 yılında şirketlerin, kar elde etmeyi düşünmeksizin yaptıkları agresif kampanyalar internet kullanıcılarını online alışverişe yönlendirdi.

İnternetten alışveriş alışkanlıklarının yaygınlaşması açısından verimli olsa da bu agresif kampanyalar şirketlere ve sektöre zarar verdi diyebilirim. Çünkü şirketler fiyat rekabetinde öne çıkmak için fiyatları düşürdükçe tüketici en ucuzunu almak için internetten alışveriş yapmaya başlayacak ve tüketicide “internetten alışveriş ucuzdur” algısını yaratacak; ancak bir süre sonra kar edemeyen şirketler fiyatları yükselttiklerinde tüketici kaçmış olacak. Bir bakıma yapılan bu agresif kampanyalarla şirketler kendi ayaklarına sıkmış oluyorlar diye düşünüyorum.

EticaretMag Kurucusu Ahmet Kırtok

EticaretMag Kurucusu Ahmet Kırtok

2013 yılının özellikle ikinci yarısında sayıları artan kapanma haberleriyle ilgili ne düşünüyorsunuz?

Ahmet: Bu yurtdışında birçok ülkede de yaşanan çok normal bir süreç bence. Özellikle private shopping gibi ihtiyaçtan fazla oyuncunun oluştuğu ve uzun vadeli yatırım gerektiren alanlarda iflaslar ve kapanmalar bu sene öne çıktı.

Sinan: Aslında oldukça normal olduğunu düşünüyorum; çünkü e-ticaret de ticaretin bir türü ve doğru stratejilerle yaklaşmayan, hedef kitlesini doğru seçemeyen ya da elindeki parayı doğru kanallara yatırarak reklam ve pazarlama çalışmalarından verim alamayan her firma gibi e-ticaret şirketleri de kapanabilir.

2013 istatistiklerine bakıldığında Türkiye’de 10 milyon kişinin internetten alışveriş yaptığı belirtiliyor; ancak e-ticaret halen toplam perakende satışlarının çok küçük bir bölümünü oluşturuyor ülkemizde. Doğal olarak bazı sektörlerde yoğun rekabet ve yanlış iş modeli gibi nedenlerden dolayı şirketler kapanmak zorunda kalabiliyor.

Şirketler kapanıyor diye sektör kötü duruma gidiyor diye düşünülmemeli, yapılan yanlışlar iyi bir şekilde analiz edilerek, başkalarının hatalarından ders alınmalı diye düşünüyorum.

2014’te Türk e-ticaretini neler bekliyor? 2014’te en çok ne konuşulacak?

Ahmet: 2014’de dikey projeler devam ederken “içerik pazarlaması” & “entegre pazarlama” öne çıkacak alanlar olacak. Aynı zamanda B2B ve hizmet servis sektöründe kayda değer girişimler duyacağımızı düşünüyorum.

Sinan: Ben 2013’te olduğu gibi 2014’te de şirketlerin mobil kanallara biraz daha yatırım yapacağını düşünüyorum. Türkiye’deki kullanıcılar uygun ve erişilebilir fiyatlardaki akıllı telefonları seçerek mobil olarak interneti kullanmaya başladılar ve bu da mobil internet aracılığıyla şirketlerin sayfalarının daha çok ziyaret edilebileceği anlamına geliyor. 2014’te mobile uyumlu internet sitelerinin önemi daha da öne çıkacak ve şirketler mobil uygulamalarla ile kullanıcılara ulaşmaya çalışacaklar.

Dikey e-ticaret alanında bazı şirketler köşe başlarını tutmuş durumdalar; ama yaratıcı fikirlere sahip olanlar, bu alanlardaki açıkları doldurabilirler. Ancak buradaki asıl nokta 2013’te birçok dikey e-ticaret şirketinin ürün yelpazelerini genişleterek yataya geçiş yaptı. Bu da Türkiye pazarının dikey ticarete yeterince hazır olup olmadığını konusunda soru işaretleri oluşturuyor.

Sosyal ticaret ise 2014’te konuşulacak ama uygulama konusunda çok fazla adım atılabileceğini düşünmüyorum; eğer şirketler kullanıcıların kişisel bilgilerinin güvenliği konusunda ikna ederlerse bu değişebilir. İnternet kullanıcıları halen kişisel bilgilerin güvenliği konusunda çekingenler ve bunun yanı sıra bu bilgileri paylaştıktan sonra şirketlerin spam mesajlarla kendilerini de boğmalarını istemiyorlar. Bu nedenle de sosyal ticaret sitelerine bu konuda büyük görev düşüyor diye düşünüyorum.

Son olarak 2014’te içerik pazarlaması ve big data‘nın (büyük veri) öne çıkacağını düşünüyorum.

EticaretMag Editörü Sinan Oypan

EticaretMag Editörü Sinan Oypan

2014’te e-ticaret sektörüne girmek isteyen ya da yeni girmiş girişimcilere ve fiziki mağazasını online’a taşımak isteyenlere neler önerirsiziniz?

Ahmet: Perakendeciler için dünyadaki modelleri örnek almalarını tavsiye edebilirim. Entegre kelimesinin önemini anlamak ve dijitali büyük resimdeki stratejinin önemli bir parçası olarak konumlandırmak çok önemli. Yeni girişimcilere ise özellikle internet perakendeciliğe girerken finansal planlamada çok dikkatli olmalarını tavsiye ederim. Hizmet & servis sektöründeki boşluk ve giriş maliyetlerindeki avantaj yeni girişimcilere fikir verebilir.

Sinan: E-ticarete yeni girecek ya da yeni girmiş kişilerin ilk olarak iş modellerine çok dikkatli bir şekilde karar vermeleri gerekiyor. Girişimcilerin, hangi hedef kitleye ulaşmaları gerekiyor, yaptıkları iş hangi boşluğu dolduruyor, nasıl bir eksiği gideriyor gibi sorulara yanıt vermeleri gerekiyor.

Bunun yanı sıra girişimcilerin kullanıcı deneyimine odaklanması gerekiyor. Sitelerinin tasarımından, ödeme sayfasına ve landing page‘lere kadar kullanıcı deneyimi göz önünde bulundurulmalı. Gerekiyorsa A/B testleriyle farklı gruplara farklı sayfalar sunarak bu kullanıcı deneyimlerini ölçümlemeli ve tüketicinin rahat bir şekilde sayfalarından online alışveriş yapabilmelerini sağlamaları gerekli diye düşünüyorum.

Bunun yanı sıra müşteri memnuniyeti de 2014’te daha da öne çıkacak bir diğer kavram olacak. İnternet kullanıcılarının bilinçlenmesinin ardından kötü müşteri hizmetlerine sahip olan şirketler özellikle sosyal mecralarda kötü şekilde anlatılabiliyor. Bu nedenle girişimcilerin müşteri memnuniyetine de önem verecek stratejiler hazırlamaları gerekiyor.

Son olarak yatırımcı arayışında olan girişimcilerin bu görüşmelere gitmeden önce çok iyi hazırlanmış olmaları gerekli olduğunu hatırlatmakta fayda var. Gün içinde birçok girişimciyle görüştüklerini ve sizin bu rekabette öne çıkabilmeniz için bir farkınız olması gerektiğini unutmamalısınız. Bunun için iş modelinizi çok iyi, 1-2 dakika da anlatabilecek kadar iyi biliyor olmanız ve sektörde hangi açığı doldurduğunuzu anlatmalısınız.



Sosyal medya ve e-bülten ile de EticaretMag'ı takip edebilirsiniz!

EticaretMag Twitter EticaretMag 

Facebook Sayfası EticaretMag Youtube EticaretMag Google+ E-ticaret 

Türkiye Linkedin Grubu E-

ticaretMag RSS E-

ticaretMag RSS

Fikrini söyle

*