13 Kasım 2018

EticaretMag Ekibinin 2012 Değerlendirmeleri ve 2013 Öngörüleri [2012/13 Dosyası]

21 Kasım’da başladığımız ve okuyucularımızın tümünden inanılmaz bir ilgi gören (ve tabi bize yeni okuyucular da kazandıran) E-Ticaret Sektörünün 2012 Değerlendirmeleri ve 2013 Öngörüleri dosyamız hazırlık süreciyle beraber 8 haftalık bir temponun ardından artık sona geldi. Aşağıda okuyacağınız yazı bu dosyadaki son çalışma olacak.

Yalnızca e-ticaret şirketlerini değil, altyapı sağlayıcılarını, ödeme sistemlerini, lojistik şirketlerini, e-ticaret derneklerini, mobil uygulama ve pazarlama ile yatırım firmalarını ve hatta moda bloggerlarını davet ettiğimiz dosyanın 27. konuğu EticaretMag ekibi.

Sektörü hem dışarıdan bir gözle izleyebilme lüksüne sahip hem de sürekli iletişim halinde olduğu firmaların da katkısıyla kimsenin bilmediklerini öğrenebilen EticaretMag ekibi 2012 yılını nasıl değerlendiriyor, 2013 yılı için ne gibi tahminlerde bulunuyor?

EticaretMag kurucusu Ahmet Kırtok ve Strateji & İçerik Danışmanı Prof. Dr. Şule Özmen ile editöryal ekipten Batuhan Apaydın, Cemal İve ve Sinan Oypan‘ın görüşlerini aldık.

2012’yi e-ticaret açısından tek kelime ile özetlemek gerekirse, ne derdiniz?

Ahmet: Önceki yıllara göre daha reel, rakamların ve verinin daha öne çıktığı bir yıl diyebilirim.

Şule: E-Ticarette taşların yerine oturmaya başladığı yıl derdim. E-ticarette anlık ve kısa süren başarıların değil, sürekliliğin öneminin apaçık ortaya çıktığı bir yıl derdim. E-ticaret hayatında, dijital dünyada, sosyal medyada sadece popüler olmanın karın doyurmadığı bir yıl derdim. Süreklilik kavramı e-ticaret dünyasına da damgasını vurdu derdim. Nihayet efsanelerin değil gerçeklerin konuşulmaya başladığı bir yıl oldu derdim.

Batuhan: Olgunlaşma.

Cemal: 2012, hem e-ticaret sektöründe faaliyet gösteren firmalar, hem de müşteriler açısından tam bir bilinçlenme yılı oldu diyebiliriz. Bu dönemde iyice kızışan rekabet ortamı, mevcut firmaları ve sektöre yeni adım atan girişimleri daha da mükemmel olmak zorunda bıraktı. Bu durum da en çok online alışveriş tutkunlarına yaradı aslında.

Sinan: 2012 alışkanlıkların değiştiği bir yıl oldu bence. Mobil cihazların hayatımıza girmesiyle alışveriş yapma şeklimiz değişti diyebilirim.

2013 durulma yılı mı olur, yoksa e-ticaret sektöründeki yükseliş devam eder mi?

Ahmet: Yükseliş kesinlikle devam edecektir.  Avrupa ve ABD’ye baktığımızda Türkiye’deki internet perakende satışları hala olması gerekenin çok altında.  Eticaret sektörü parlayan yıldız olmaya devam edecek.

Şule: Yükseliş devam edecek. Bu yükselişin nedeni eskisinden biraz farklı olacak. 2013 yılında, internette ortaya çıkan firmaların yanı sıra geleneksel mecralarda iş yapan mevcut firmaların e-dönüşüm süreçleri konuşulacak. Her türlü işletme için e-iş yapma biçimlerinin değeri anlaşılacak. İş süreçlerinde; üretimden pazarlamaya dijitalin ve e-ticaretin bir pazarlama ve satış kanalı olarak sağladığı fırsatlar daha net olarak görülecek. Bunu değerlendirmek isteyen ve halihazırda geleneksel mecrada faaliyet gösteren firmaların e-vizyonlarını geliştirdiklerine şahit olacağız.

Batuhan: E-ticaret sektöründeki yükselişin devam edeceği kesin. Henüz online alışverişi tecrübe etmemiş milyonlarca insan varken doyma noktasından çok çok uzak olduğumuzu iddia edebiliriz. Zaten birçok büyük e-ticaret sitesi de özellikle sonraki 1 milyon potansiyel kullanıcıyı hedefliyor. Bu hedefleme sırasında da benim özellikle dikkatimi çeken outdoor ve TV reklamlarının sayılarının artması oldu. Özetle, e-ticaretin işlem ve hacim anlamında daha da büyüdüğünü göreceğimiz ancak birleşmelerin ve kapanmaların da tecrübe edileceği bir 2013 bekliyorum.

Cemal: BKM Kasım 2012 verilerine göre 27 milyar TL’yi aşan internetten yapılan ödeme rakamları, Aralık ayının da eklenmesiyle beraber yıl sonu hedefi olan 30 milyar TL’yi aşacak. Bu rakamlar her ne kadar sektörün yüzünü güldürse de, mevcut 36 milyon internet kullanıcısına ve yüksek kredi kartı penetrasyon oranlarına baktığımızda, pazar hacminin çok daha yukarılarda olması gerektiğini görüyoruz. Son dönemlerde e-ticaret şirketlerinin artan mass reklamları, gelişen altyapı ve ödeme sistemleri ve güçlü lojistik ağları, 2013 yılında e-ticaretin daha da yükselmesine ön ayak olacaktır.

Sinan: Her ne kadar BKM verilerinde 30 milyar TL gibi bir rakam telaffuz edilse de bunun yaklaşık %10’unun bizim düşündüğümüz anlamda e-ticaret harcamaları olduğu zaten bilinen bir gerçek. İnsanlar internetten alışverişe hala tereddütlü yaklaşıyor. Bu noktada devreye mobil ödeme, kapıda ödeme veya ön ödemeli kart sistemlerinin gireceğini düşünüyorum. Şirketler farklı ödeme alternatifleriyle kullanıcıları internetten alışverişe çekerlerse, 2013’te online alışveriş rakamlarının artacağını düşünüyorum. Sektörün büyüme oranı önceki senelere göre büyük bir artış göstermese de, yine de belli bir büyümenin gerçekleşeceğine inanıyorum.

2013’te e-ticaret trendleri neler olacak? En çok neyi konuşacağız?

Ahmet: 2013 e-ticarette hizmet ve servis sektörünün öne çıktığı yıl olacak.  Fulfillment’tan altyapıya, müşteri hizmetlerinden lojistiğe kadar eticaret sektörüne hizmet eden birçok yeni girişim karşımıza çıkacak.

Şule: “e” lerde altyapı ve arka ofis olarak genelleyebileceğimiz “iş” ler ve yapılar konuşulacak. E-ticaret sitelerinin teknik altyapısı, ERP, CRM, Lojistik, Tedarik Zinciri Yönetimi konularını daha çok konuşacağız. Yani bir işletme olmanın ve yönetmenin esas olduğunu konuşacağız. Altına hücum günlerine benzer şekilde e-ticaret hizmet sağlayıcıların sayıları ve çeşitleri artacak, artmalı da. 2013 e-ticaret hizmet tedarikçilerinin yılı olacak. Mobil ticareti daha fazla konuşacağız. Özet olarak, “e” nin amaç olmaktan çıkıp araç olduğunu konuşacağız.

Batuhan: Dikey ve mobil ticaret en çok konuşulanlar olur. Dikey e-ticaret girişimcilerinin büyük maddi kazançlardan ziyade tecrübeler edineceği ve Türk e-ticaret sektöründe yer alan belli başlı isimlerin yer aldığı dikey projelerin yeni markalar yaratmak adına piyasaya adım atacağı bir yıl bekliyorum. Mobilde ise 2012’ye kıyasla devrimsel bir artıştan ziyade sonraki yıllara hazırlık olacak şekilde orta karar bir büyüme olur. Bunlar dışında ise en çok müşteri memnuniyeti ile profillemeyi, ürün farklılaşmasını ve bir de markalaşmanın önemini konuşacağız. Ve hayır, sosyal ticaret için hala zamana ihtiyaç var.

Cemal: Sektördeki birçok kişinin hemfikir olduğu mobildeki yükseliş trendi, 2013 yılında da devam edecek. Baş döndürücü bir hızla artan akıllı telefon ve tablet kullanımına ek olarak, ülkemizde 2012′nin ikinci çeyrek rakamlarına göre 10.649.948 mobil internet kullanıcısı bulunuyor. Mobil stratejilerini belirleyen firmalar yoğun rekabet ortamında bir adım öne çıkacaklar. 2014 yılında dünya çapında 580 milyon kişinin mobil alışveriş yapacağını göz önünde bulundurursak, yakın geleceğin en büyük trendinin bu olacağını rahatlıkla söyleyebiliriz. Bu doğrultuda, mobil ticaret ve pazarlama alanında heyecan verici birçok proje ve girişimlere hazır olalım.

Sinan: 2013’te şirketlerin özellikle mobile odaklanacaklarını düşünüyorum. Türkiye’deki akıllı telefon ve tablet kullanıcı sayısının artmasıyla beraber birçok kullanıcı alışverişlerini bu cihazlar üzerinden gerçekleştirmek isteyebilir. Mobil uygulaması olmasa da, mobile optimize edilmiş bir internet sitesi olan e-ticaret şirketlerinin daha başarılı olacağına inanıyorum. 2013’ün bir diğer trendinin de dikey e-ticaret olacağını düşünüyorum. Birçok girişimci boş olan alanlarda dikeye yönelik şirketler kurarak sektörde öne çıkmaya çalışacaklar. Bunun yanında ön ödemeli kartların da daha çok yaygınlaşacağına inanıyorum. Kullanıcıların hala internetten alışveriş yapmaktan korkmasının yanı sıra kendi kredi kartına sahip olmayanlar için de bir alternatif olarak görülebileceğinden, bu kartlara olan rağbet artabilir.

2013’te Türk e-ticaret sektörüne yabancı yatırım bekliyor musunuz? Yatırım, ortaklık, satın alma veya girişimler açısından pozitif bir tablo öngörebilir miyiz?

Ahmet: Yabancı yatırım girişinde çok büyük bir artış öngörmüyorum 2013’te.  Ancak yabancıların Türkiye eticaret sektörüne ilgisi artarak devam edecek.

Batuhan: Büyükler arasından yatırım ya da satın almanın içinde yer alabilecek olan Sahibinden ile Hepsiburada kaldı. Sahibinden’in bir yatırım/satın alma sürecinde olduğunu epey duyuyoruz ama Hepsiburada tarafından böyle bir şeyi henüz beklemiyorum (dedikodular olsa da). Bu ikisi dışında kalanlar ise karlılık durumu ve tabi organizasyonel açıdan oturmuş ve operasyonel açıdan istikrarlı olmaları ile yurt dışından dikkat çekebilirler. Özellikle yurt dışı ile bağlantıları olan Türk yatırım firmalarından destek alanlar yabancıların dikkatini çekecektir. Ancak bence asıl yatırım ve satın almalar yerli firmalar arasında olacak.

Cemal: Türkiye, hali hazırda sahip olduğu dinamik genç nüfus ve yüksek internet kullanım rakamlarıyla birçok yabancı yatırımcının da gözdesi. Kaldı ki bugüne kadar; eBay ve Amazon gibi birçok dev e-ticaret şirketinin ülkemizdeki yatırım ve ortaklıklarına ek olarak; Yemeksepeti, Lidyana, Markafoni ve Trendyol gibi şirketler de yurtdışındaki önemli oyunculardan yatırımlar aldı. Geçtiğimiz Kasım ayında, Uluslararası Kredi Derecelendirme kuruluşu Fitch Ratings’in, Türkiye’nin BB+ olan kredi notunu BBB-’ye çekerek yatırım yapılabilir ülkeler klasmanına aldığını duyurmasının ardından gözler yeniden Türk pazarına çevrildi. Özellikle ülkemizdeki ekonomik istikrar konusunda şüphe duyan yabancı yatırımcılar için de bir teşvik sebebi olan Fitch’in bu kararı, yeni satın alma, ortaklık ve yatırımların da önünü açacaktır.

Sinan: Sektör gelişmekte olduğu için asıl Türk yatırımcıların ilgisini çekeceğini düşünüyorum. Sektöre yeni bir bakış açısı ve yeni bir iş modeli getirecek olan girişimlerin daha ön plana çıkacağına ve diğer girişimlerden farkı olanların sektörde daha başarılı olacağına inanıyorum. Yabancı yatırımcılar da Türkiye pazarıyla yakından ilgileniyorlar. Her ne kadar geçtiğimiz aylarda Rocket Internet, ülkemizden ayrılsa da, bunu sadece Türkiye’nin koşullarına bağlamak pek doğru olmayabilir; çünkü Rocket dünya genelinde de başka pazarlardan çekilmeye ya da girişimlerini kapatmaya alışkın. Buna karşın General Atlantic’in YemekSepeti’ne yaptığı yatırım da, Türkiye pazarına olan ilginin bir diğer göstergesi olarak düşünülebilir.

2013’te dijital yayıncılık anlamında ülkemizde ve dünyada ne gibi gelişmeler yaşanacak?

Ahmet: ABD’de yaşanan sürecin çok benzeri Türkiye’de yaşanmakta ve yaşanmaya devam edecek. Geleneksel medyanın dijitali önemsememesi, daha sonra önem vermeye başlaması sürecini yaşadık Türkiye’de.  Bundan sonra dijitalde doğup sektörel olarak büyük ses getiren birçok yayın organı doğacak.  Dikey yayıncılık (eticaretmag.com örneği) artarak devam edecek.  Tahminlerime göre geleneksel medyanın öne çıkan dikey yayıncıları satın alma süreci 2013’te başlayacak.  Bu süreç önümüzdeki birkaç sene de devam edecek.

Şule: Yayıncılıkta içeriğin önemi artacak, kaliteli içeriğin kıymeti anlaşılacak. Yayıncılıkta da EticaretMag’ın misyonu gibi dikey içerik gelişecek. En azından takipçilerin beklentisi bu yönde olacak. Günlük haber sunan yayıncılar haricinde EticaretMag gibi yayın yapan siteler için, genel geçer sansasyonel haber ve yorumların önemi azalırken ziyaretçisine, takipçisine “iş”e yarar, onlara vizyon katacak araştırma ve raporlar sunabilen siteler öne çıkacak. Bilgi’nin ve paylaşımın bu kadar hızla çoğaldığı bir çağda her ortamda her platformda haykırmak değil, değer katan bilgi sunmanın önemi anlaşılacak.

Batuhan: Rupert Murdoch’un yalnızca iPad için yayına aldığı ve 2 yıl sonrasında geçtiğimiz haftalarda kapısına kilit vurduğu The Daily ile yılların basılı dergisi The Newsweek‘in artık yalnızca dijital tarafta yayın yapmaya karar vermesi birbirlerine iki tezat örnek olsa da yeni dönemi anlatmak için çok çok iyi örnekler. Aslında alınması gereken ders şu: Yalnızca mobilde/internette habercilik yapmak ya da basılı yayını bırakıp internete geçmek başarının ve geleceğin birincil anahtar kararları değil. Anahtar olan sorular şunlar: İçeriğinizle nasıl farklılaşıyorsunuz? Uzun vadeli kalite mi yoksa kısa vade için salt trafik mi hedefiniz? Haberi ne kadar ilginç ve hızlı sunuyorsunuz? Kemik takipçi kitleniz ve size bayılan bir komüniteniz var mı? Ve tabi bütün bu emeğinizi güvenilirliğinizi sorgulatmadan nasıl gelire çeviriyorsunuz?

Cemal: Dijital yayıncılık alanında her zaman özgün ve uzun vadeli içerikler baş tacı edilmeye devam edecek. Günü kurtarmak adına yapılan haberlerin aksine, okuyucuların yararına olan ve sektörün gelişimine katkıda bulunan kurgular bir adım öne çıkacak. İnternet sayesinde bilgiye ulaşmak artık çok kolay, ancak ilgisiz ve “junk” diye tabir edilen içerikler sebebiyle online dünya gitgide bir bilgi çöplüğüne dönüşüyor. Bu doğrultuda tamamen özgün araştırmalar ve içerikler sunmak her zamankinden daha önemli durumda.

Sinan: Dijital yayıncılığın, geleneksel yayın araçlarından daha çok öne çıkacağını düşünüyorum. 80 yıldır geleneksel yayın yapan Newsweek gibi bir yayın kuruluşunun dahi sadece dijital ortamdan yayın yapma kararı almış olması, dijital yayıncılığın önünün ne kadar açık olduğunu ve artık tüketicilerin bu yayın organlarını tercih ediyor olduğunu gösteriyor. Türkiye’de de yine mobil cihaz kullanımının artmasıyla kullanıcılar, dijital yayınlara kayacaktır diye düşünüyorum. Bu da özellikle mobile optimize edilmiş dijital yayınların popülerliğini arttırabilir.



Sosyal medya ve e-bülten ile de EticaretMag'ı takip edebilirsiniz!

EticaretMag Twitter EticaretMag 

Facebook Sayfası EticaretMag Youtube EticaretMag Google+ E-ticaret 

Türkiye Linkedin Grubu E-

ticaretMag RSS E-

ticaretMag RSS

Yorumlar

  1. 2013 Hizmet ve Servislerin Yerelleşeceği Bir yıl Olacak . Örneğin :
    Antep Çiçek İle İlgili Geride Bıraktığımız 2012 yılında çiçek sepeti her ne kadar türkiye geneli başarısından söz etsede biz antepcicek.com olarak hiç bir şekilde çiçek sepetinden fiyat yönüyle rekabet etmedik. Fakat ürün kalitesi, müşterilerinize verdiğimiz değer ve hizmet ile ön planda kalmayı başardık. Dolaysı ile bu tür hizmetlerin giderek yerelleşeceğini düşünmekteyiz.

  2. Temucin der ki:

    2012’de sektore iyiden iyiye on plana cikmaya baslayan veriler ve reel rakamlarin rolunun 2013’te de artarak devam etmesi beklenebilir.
    2012’de firmalar arasinda kizisan rekabette dusuk kar marjlari, hizmette farklilasma ve diger rekabet unusrlari ile beraber kazancli cikan tuketiciler, 2013’te bu rekabette basarili olmus firmalarin kendi rekabet avantajlarini sureklilik arz edecek is modellerine cevirme calismalarina taniklik edecekler.

    2013 geleneksel mecralarda is yapan firmalarin e-donusum sureclerine sahne olurken, bir adim ileriyi planlayarak mobil ticaret stratejilerini hazirlayan firmlarin bir adim one gecmeleri beklenebilir.

    Sureklilik saglama ve e-donusum’un on planda olacagi sector yazida bu surec nasil bir “altina hucum”a benzetiliyorsa, burada en kazancli cikacak aktorlerden biri de “kurek satacak” yani B2B2C faaliyet gosteren firmalar olacaktir.

Fikrini söyle

*