14 Kasım 2018

ETİD “Dijital Pazarlama ve Liderlik” Konferansından Öne Çıkanlar

11 Ekim 2012’de Ceylan Intercontinental Otel’de gerçekleşen ETİD‘in “Dijital Pazarlama ve Liderlik” adlı etkinliğinde EticaretMag olarak biz de yer aldık. Forrester Research‘ün katkıları ve SAP‘nin sponsorluğunda gerçekleşen etkinlikte Forrester Research Dijital Pazarlama Başkan Yardımcısı Christine Overby, BKM Genel Müdürü Soner Canko, ETİD’in dernek avukatı Bora Gemicioğlu, ve Nielsen Tüketici Araştırma Direktörü Bahadır Tomaç konuşma yaptı.

Etkinliğin açılış konuşmasını yapan ETİD Yönetim Kurulu Başkanı Hakan Orhun, konuşmasında e-ticaret sektörünün şu anki haliyle oldukça iyi bir durumda olduğunu ve gelecekte de büyümeye devam edeceğine değindi. Türkiye’deki e-ticaret sektörünün, ekonomik kriz ortamlarını fırsata dönüştürerek, bu koşullarda da büyümeye devam ettiğini söyleyen Hakan Orhun, online alışveriş söz konusu olduğunda komşu ülkelerden daha iyi bir konumda olduğumuzu ve yurt dışındaki ülkere danışmanlık yaptıklarını da sözlerine ekledi.

E-ticaret hacminin iyi olmasına rağmen, kullanıcı sayısının düşük olduğunu vurgulayan Orhun, Türkiye’de 4 – 5 milyon online alışveriş yapan kullanıcı olduğu söylense bile, internetten alışveriş yapan kullanıcı sayısının 1 – 2 milyon civarında olduğunu söyledi.

“Yeni moda bir marka nasıl oluşturulur” üzerine bir konuşma yapan Forrester Research Dijital Pazarlama Başkan Yardımcısı Christine Overby etkinlikle mikrofon başına geçen ilk konuşmacı oldu. Şirketlerin ve yeni girişimcilerin markalarını tanıtmak ve bilinirliğini arttırmak için neler yapabileceği üzerinde duran Overby, dünyada bu işi iyi yapan şirketlerin reklam kampanyalarından örnekler vererek konuşmacılara marka pazarlaması hakkında bilgiler verdi. Eski moda marka pazarlamalarında, şirketin pazarlama üzerine kurulma, kullanıcıya söz verme ve sonrasında da bu verdiği sözü uygulamaya çalışma ve bu işlerden sadece bir takım sorumlu olduğuna değinirken, yeni moda marka pazarlamasının ise artık bu yolları takip etmediğini belirtti. Yeni moda pazarlama da, pazarlamanın bir ürünü tanıtmak için yapıldığını, bir söz vermeden önce eyleme geçip, bu eylemi gerçekleştirmeleri ve sonrasında tüketiciye bunun sözünün verilmesi gerektiğine değinen Chiristine Overby, bu stratejinin de tek bir takımın değil tüm şirketin sorumluluğunda olması gerektiğini de sözlerine ekledi.

Christine Overby’ın ardından sahneyi BKM Genel Müdürü Soner Canko aldı. Konuşmasına, son 5 – 10 yıl içinde Türkiye’deki internet hızının artmasıyla beraber internet kullanımının da yaygınlaştığına ve internetten alışveriş yapanların da sayısının arttığını belirterek başlayan Canko, Türkiye’de 9 milyon kişinin online alışveriş yaptığını söyledi. E-ticareti kullananların genellikle genç bir nüfus olduğunu belirten Soner Canko, internetten alışveriş yapanların yaş ortalamasının 25 olduğunu da sözlerine ekledi.

2011’de 25 milyar TL’lik bir hacim ile seneyi kapayan e-ticaret sektörünün bu sene 30 milyar TL’yi bulacağına da değinen BKM Genel Müdürü, 5 sene önce kartlarla yapılan alışverişlerin %5’inin internetten yapıldığını söylerken bu sene bu oranın %9’lara geldiğine değindi. İnternet harcamalarının hesaplanırken, kamu ödemeleri, faturalar, belediye, sigorta ve hava yolu alışverişlerinin de hesap edildiğini söyledi. 4 yıl önce internet alışverişlerinde sepet tutarının ortalama 150 TL olduğunu da sözlerine ekleyen Canko, bu sene bu rakamın %33 artarak ortalama 200 TL’ye geldiğini de konuşmasında belirtti.

Yurt dışında kullanıcıların internetten alışveriş yapmamalarının başlıca sebeplerinin ödeme sistemleri, lojistik ve müşteri memnuniyeti olduğuna da değinen Soner Bey, konuşmasın Türkiye de Haziran ayında ilk kez tanıttıkları BKM Express özelliğinden de bahsetti. 9 banka ve 5 marka ile yola çıktıklarını, şimdi ise 12 banka ve 16 marka ile çalışmaya başladıklarını da sözlerine ekledi. Kasım ayı lansmanıyla da bu bilgilerin detaylarını paylaşacaklarını söyleyerek sözlerini sonlandırdı.

Etkinliğin 2. oturumunda bir kez daha mikrofonu eline alan Christine Overby, “yasal bir pazarlama ortamı olarak mobil alan” adlı konuşmasıyla mobil uygulamalar üzerine katılımcılara bilgiler verdi. Üç ve daha fazla cihazı birbiriyle entegre eden ve günde birkaç kez interneti kullanan kullanan kullanıcıların “sürekli erişilebilen tüketiciler” (always adressable customer) olduklarını söyledi ve Avrupa’da bu tüketicilerin oranının 2010 yılında %9 iken, 2011’de bu oranın %22’ye ulaştığını söyledi. Türkiye’de 2012 yılında kullanıcıların %87’sinin sürekli olarak interneti kullandığını, %44’ünün her gün interneti kullandığını ve %80’inin de her gün bilgisayar kullandığını bilgilerini de konuşmasında paylaştı.

2. oturumun ikinci konuşmasını ise ETİD’in dernek avukatlığını yapan Bora Gemicioğlu gerçekleştirdi. KOSGEB’in sağladığı genel destek programlarının yanı sıra TÜBİTAK, TTGV’nin yeni girişimcilere sunduğı destek programlarından bahsederek konuşmasına devam etti. Gemicioğlu, henüz e-ticaretle doğrudan ilgili bir destek programının ülkemizde var olmadığını da sözlerine eklerken, sektörün gelişmesi ve genç girişimcilerin fikirlerinin değerlendirilmesi için bu destek programlarının geliştirilmesi gerektiğinin ve son olarak da vergiler üzerinde bir düzenleme yapılarak girişimciler için teşvik programlarının sağlanması üzerinde durdu.

Etkinliğin son konuşmasını yapmak için Nielsen Tüketici Araştırma Direktörü Bahadır Tomaç, sahneye çıktı. E-ticarette ölçümleme konu başlığı altında mikrofonu eline alan Bahadır Tomaç, Nielsen’in ne tür ölçümlemeler yaptığına dair bilgiler vererek konuşmasına başladı. Türkiye’deki e-ticaret sektörü hakkındaki veri eksikliğine de değinen Tomaç, bu durumun sadece ülkemizde olmadığını, İngiltere gibi gelişmiş e-ticaret sektörüne sahip ülkelerde de var olduğundan bahsetti.

Konuşmasının sonunda gelen “Paylaşılan veriler ne kadar doğru?” şeklindeki soruya cevap veren Bahadır Tomaç, bu verilerin doğruluğunun şirketlere bağlı olduğunu, eğer şirketler ellerindeki verileri kendileriyle dürüst bir şekilde paylaşırlarsa net ve doğru sonuçlara ulaşılabildiğini söyledi. Şirketlerin önceki verilerine göre farklılık gösteren veriler paylaşılması halinde bu durumun üstüne giderek bir araştırma yaptıklarını da söyleyen Tomaç, mümkün olduğunca doğru bilgiler paylaşmaya çalıştıklarını da sözlerine ekledi.

“Finansal denetleme yapmayı düşünüyor musunuz?” sorusu üzerine, böyle bir şeyi şirket olarak yapamayacaklarını da sözlerine ekleyen Tomaç, bu verilerin paylaşımı hakkındaki bir soruya da, “biz şirketlerin verilerini herhangi bir basın kanalıyla paylaşmıyoruz, eğer şirketler bu verileri paylaşmak istiyorlarsa, bizimle yaptıkları sözleşmelere uyarak istedikleri verileri basınla paylaşma hakkına sahipler” şeklinde cevapladı. Bu verileri satmak gibi bir misyonları olmadığına değinen Tomaç, böyle bir iş yapmaya kalksak bile bu bilgileri satın alacak herhangi bir kurumun olmadığını da söylerek konuşmasını tamamladı.



Sosyal medya ve e-bülten ile de EticaretMag'ı takip edebilirsiniz!

EticaretMag Twitter EticaretMag 

Facebook Sayfası EticaretMag Youtube EticaretMag Google+ E-ticaret 

Türkiye Linkedin Grubu E-

ticaretMag RSS E-

ticaretMag RSS

Fikrini söyle

*