13 Kasım 2018

GoDaddy İle Domain Dünyasını ve İnternetin Geleceğini Konuştuk [Röportaj]

GoDaddy tüm internetin en büyük domain sağlayıcılarından. Geçtiğimiz günlerde Türkiye’yi ziyaret eden GoDaddy EMEA Bölge Başkan Yardımcısı Stefano Maruzzi ile buluşup, GoDaddy’nin Türkiye planlarını, domain adlarının nasıl çeşitleneceğini ve internetin geleceği ile KOBİ’ler açısından önemini uzun uzun konuştuk. Lafı fazla uzatmadan sizleri röportajımız ile baş başa bırakalım.

Stefano Maruzzi

Stefano Maruzzi

Türkiye’de ofis açmayı düşünüyor musunuz?

Kısa vadede değil. Merkezimizdeki çalışma arkadaşlarımız Türkiye’nin iş yapma şekillerini inceliyorlar, özellikle medya satın alma konusunda. Bu yılın ikinci yarısında proaktif iletişime başlayacağız. Açıkçası bunun şimdilik yeterli olduğunu düşünüyorum. Çünkü bizim iş modelimizde fiziksel bir ürünümüz olmadığı için, bunu internet bağlantısı olan her yerden her yere ulaştırabiliyoruz. Bu, tamamen internet tabanlı iş modellerinin hepsi için geçerli. Bu yüzden bir ofis açmamanın kısa vadede daha iyi olacağı kanaatindeyiz. Uzun dönemde bu ilk yaklaşımımızı değiştirerek, daha standart bir yaklaşım geliştirmemiz gerekecek. Yeterli iş büyüklüğüne ulaştıktan sonra bir noktada fiziksel bir varlık göstermemiz gerekecek. Ancak henüz oraya gelmedik. Şimdilik birincil amacımız incelemek, öğrenmek ve hali hazırdaki hizmetlerimizin kalitesini artırmak. Bütün bunların sonucunda da büyümek. Aslında bakarsanız bu büyüme zaten çok hızlı bir şekilde gerçekleşiyor. Rakam paylaşamıyorum ancak bu yılın ilk çeyreğinde Türkiye’de çok iyi büyüme rakamları elde ettik.

Türkiye’de kendinize rakip olarak kimleri görüyorsunuz?

Bir kaç tane yerel potansiyel rakibimiz var ve yanlış anlamayın, bunu o şirketlere büyük saygı duyarak söylüyorum. Şu anda bir isim vermeyi tercih etmem zaten elimde şu anda resmi rakamlar da yok, ancak bizim kendi elde ettiğimiz verilere ve mevcut trendlere bakacak olursak, oldukça güçlü bir konumda olduğumuzu görüyorum. Pazar o kadar hızlı büyüyor ki, şu anda ne yapmakta olduğumuza değil, gelecekte ne yapmamız gerektiğine bakmak lazım. Biz özellikle KOBİ’lere yalnızca hizmet veren değil, onlara yardım da eden bir şirket olarak kendimizi konumlandırmak istiyoruz. Bu çok basit ve samimi bir mesaj. Bu mesaj ABD’de, Fransa’da, İngiltere’de ve Türkiye’de çok iyi algılanıyor. Çok yakın gelecekte kendi işini yapan bireylerin sayısının Türkiye’de diğer pazarlarda olduğu gibi artacağını söylemek gerçekçi bir öngörü olabilir.

Türkiye’de iş partnerleriniz var mı?

Ülke bazında bazı partnerlerimiz var ancak partnerlerimizin çoğunluğu global şirketler çünkü biz de global bir şirketiz. Türkiye’ye baktığımız zaman buranın bir .com ve .net ülkesi olduğunu görüyoruz. Bu konularda Verisign ile bir partnerliğimiz var. EMEA bölgesindeki işbirliklerimiz güçlenmeye devam ediyor ve Türkiye’de de birlikte çalışabileceğimizi umuyorum. Bir diğer partnerimiz ise Microsoft. Onların da Office paketleri ve e-posta hizmetleri üzerinden bir iş birlikteliğimiz var.

Günümüzde birçok farklı domain adı türedi. Bunların gelecekte daha da artacağını düşünüyor musunuz?

Şu anda sanırım 300 civarında farklı domain adı (.guru, .club gibi) sunuyoruz. Uluslararası bir domain firması olmanın avantajlarından birisi, bir Türk müşteriye çok geniş bir yelpazede domain adları sunabilmek. Şu anda isteyen herkes bu domainlerden alabilir. Tabi şunu da göz önünde bulundurmak lazım ki, bu özel domain adları diğerlerinden daha pahalı oluyor. Benim şimdiye kadar deneyimlediğim, tipik bir Türk müşterinin fiyatlandırma konusunda çok hassas olduğu. Bu sebeple Türkiye’de daha çok .com ve .net domainleri tercih ediliyor. Ancak, evet, domainlerin çok daha fazla farklılaşacağını öngörüyoruz. Zamanla, Türkçe kelimelerden oluşan domainler de göreceğiz. Örnek vermek gerekirse .istanbul gayet güzel bir domain olabilir. Bu domainin yıl sonunda hazır olacağını sanıyoruz ve hazır olduğunda dünya genelindeki tüm müşterilerimizin kullanımına sunulacak. Yerel bir domain adı olmasına karşın, uluslararasında da çok bilinen İstanbul adının özellikle Türk müşterilerin çok işine yarayacağını düşünüyoruz.

Birçok analist gelecekte internetin tarayıcılar üzerinden değil, uygulamalar üzerinden kullanılacağını düşünüyor. Sizin bu konudaki yorumlarınız nedir?

Özellikle Hindistan ve Afrika’da gördüğüm kadarıyla, kısmen de Türkiye’de, internet dediğimiz şey mobil bir fenomen ve mobil cihazlarında insanlar uygulama kullanmayı tercih ediyorlar. Ancak bu coğrafyalarda interneti mobil cihazlar üzerinden kullanmak bir tercih değil, zorunluluk. Bunun nedeni, gelişmekte olan bu coğrafyalardaki mevcut iletişim altyapılarının yanı sıra karasal internet bağlantılarına karşı mobil bağlantıların nitekim daha ucuz olması. Bu yüzden mobil erişim, internet kullanımı için bu ülkeler ve halklarında ucuz ve kolay bir alternatif olarak karşımıza çıkıyor. Türkiye’nin bazı taşra bölgeleri de bu şekilde. Ancak bu bölgelerde kullanılan telefonlara baktığımızda, bunların ancak çok temel fonksiyonları içeren, küçük ekranlı basit ve ucuz cihazlar olduklarını görüyoruz. Haliyle bu cihazlarda tarayıcı kullanmak ya çok zor ya da imkansız oluyor. Son zamanlardaki internetin mobil uygulamaları üzerinden kullanımının hızlı artışı, aslında bu coğrafyalardaki insanların cep telefonunu daha yaygın kullanmaya başlamalarından  kaynaklanıyor. Tüketicilerin bakış açısı bu şekilde.

Şimdi de konuyu işletme açısından ele alalım. Sokağın köşesinde spor malzemeleri satan küçük bir dükkan olduğunu düşünelim. Bu KOBİ yüksek ihtimalle bir iki kişi tarafından yönetiliyordur ve doğal olarak bir mobil uygulama geliştirmeleri için ne zamanları ne de kaynakları vardır. Belki dükkanın sahibinin oğlu kendi kendine bir mobil uygulama yazmayı becerebilir ancak mobil uygulamalar konu olduğunda sorun bunları yazmak değil, dağıtmak. Bu da günümüzde ancak iyi planlanmış ve büyük kampanyalar ile oluyor. Ancak bu dükkan sahibi, bir domain alıp, kendisine birkaç saat içerisinde bir internet sayfası açabilir. Yakınlarda oturan birileri, internette spor malzemeleri satan bir yer aradığında arama sonuçlarında görünebilir. Bu yüzden çoğu KOBİ için uygulama değil internet sayfası sahibi olmak genellikle en iyi seçenek olduğu gibi, tek seçenek de olabilir. Küçük dükkan bir kere internet sitesi kurduğunda, aynı zamanda verilerini ve bilgilerini de dijital ortama aktarmak zorunda kalıyor. Bu aktarım, dükkanın adresini Google Maps’e girmekten, bazı ürünlerin fotoğraflarını ve fiyatlarını sitede sergilemeye kadar olabilir. Yani eğer işler büyüyüp, ileride bir uygulama üretmeye karar verirlerse, dijital varlıkları zaten el altında olacak. Bu durum aynı zamanda işletmenin daha organize olmasını da sağlayacak, tek yapmaları gereken bir internet sayfası oluşturmak. Bu yüzden internet sayfası sahibi olmak, her türlü KOBİ için, dijitalleşmenin ve sağlıklı bir şekilde organize olmanın en iyi yolu. KOBİ’ler var olduğu sürece ben internetin yalnızca uygulamalar üzerinden kullanılacağı inancını paylaşmıyorum.



Sosyal medya ve e-bülten ile de EticaretMag'ı takip edebilirsiniz!

EticaretMag Twitter EticaretMag 

Facebook Sayfası EticaretMag Youtube EticaretMag Google+ E-ticaret 

Türkiye Linkedin Grubu E-

ticaretMag RSS E-

ticaretMag RSS

Yorumlar

  1. Cafer der ki:

    Müşteri desteğini sadece telefonla verdiğini söyleyen ama telefonlara hiç çıkmayan, hele haftasonu tamamen kapalı olan bir yapı. Bir laf vardır, herkes gider Mersin’e ….

    Yahu ticket sistemini kapatmanızı hangi akıllı söyledi? Böyle saçma sapan bir müşteri hizmeti olur mu?

  2. Go Daddy eğer Türkiye’ye taşınırsa ozaman çok iyi iş yapar.

Fikrini söyle

*