17 Kasım 2018

Hasan Aslanoba: ”Başarının Bir Parçası Olmak İstiyorum” [Röportaj]

hasan-aslanoba 600

Hasan Aslanoba son dönemlerde internet sektöründe yaptığı yatırımlarla eko-sistemin en çok konuşulan isimlerden biri haline geldi. Bugüne kadar 34 ayrı şirkete, 30,2 milyon dolar değerinde yatırım yapmış olan  Hasan Aslanoba aynı zamanda kendi girişimleri olan da bir isim.

Kendisiyle yaptığımız röportajda Hasan Bey’in bugüne kadar yaptığı yatırımları, yatırım yapma kararını nasıl aldığını, herkesin bilmediği kendi girişimlerini, Türkiye e-ticaret sektörünü ve girişimcilere tavsiyelerini konuştuk.

Ayrıca röportajın bir bölümünde takipçilerimizden gelen sorulara da yer verdiğimizi belirtelim.

Sinan: Girişimlere yatırım yapma kararını nasıl veriyorsunuz?

Hasan A.: Ben özellikle stratejiyi önemsiyorum. İyi bir stratejinin de ancak iyi bir ekip tarafından yazılabileceğine inanıyorum.

Stratejide önemsediğim konu, stratejinin “olsa iyi olur” değil, gerçekten büyük değer yaratan bir çözüm getirmesi; ama işin başlangıcında da birincil olarak müşterisinin problemini ve onun için sunduğu çözümü çok iyi tariflemesi gerekiyor. Stratejilerde sunulması gereken problem nedir, niçin böyle bir problem var ve bununla ilgili nasıl bir çözüm sunulduğu çok iyi tariflenmeli. Bunun yanı sıra uygulanabilir olması ve dünyada örneklerinin var olması gerekiyor.

S: Bir röportajınızda: “Bu alanda büyük fırsatlar görüyorum. Geleceğin pek çok iş modeli internete taşınacak. Ben de bugünden pozisyonumu alıyorum” şeklinde bir ifadeniz var. Buradan yola çıkarak sizin ilk beklentiniz hızlı bir şekilde kar elde etmek değil de, pozisyon alarak, ileriye dönük yatırımlar yapmak olduğunu söyleyebilir miyiz?

H: Erikli’yle beraber Türkiye’nin en önemli başarılarından birine imza attım ve şirketimi gerçekten çok yüksek değerlere ulaştırdım. O açıdan birincil odağım servetimi üçe beşe katlamak değil aslında. Öyle bir çıkış noktam yok.

Ben başarının bir parçası olmak istiyorum. Eski ekonomiden yeni ekonomiye muazzam bir dönüşüm var ve çok ciddi başarı hikayeleri ortaya çıkacak.

Hayalleri süsleyen milyon dolarlar aslında yeniden bir yatırım yapabilmek için bir araç. Benim bu ekosistemden kazandıklarım gayrimenkullere gitmeyecek, yeniden bu ekosisteme gidecek.

S: Daha uzun yıllar buradayım diyorsunuz o zaman?

H: Evet, kesinlikle öyle bir düşüncem var. Bu ekosistemde ciddi bir eksiklik de var, bunu hep söylüyorum. Bizim maalesef yeterli sayıda internet zenginimiz yok, yeni örnekler çıkmaya başlasa da yeterli sayıda girişim sermayemiz yok, hep yabancılar var.

Dijital zekaya sahip iş adamımız çok fazla yok. Dijital zekadan kastım, dijital zeka bir çaba ve öğrenme gerektiriyor. Yeni iş ekonomi modellerinin nasıl bir değer kazandırdığını anlayabilmek için bir çaba sarf edip, üzerinde çalışmak gerekiyor.

Benim de bu ekosisteme girdiğim zamanla, şu anki bilinç seviyem arasında çok fark var ve hala öğrenecek çok şeyim olduğunu düşünüyorum. Özellikle sosyal medya ve dijital pazarlama konularını halen tam olarak içselleştirmiş değilim, bu alanlar benim için halen gri alan.

“Çok sayıda aynı işi yapan site var ve bir farklılıkları yok”

S: Bugüne kadar olan yatırımlarınızda e-ticaret, mobil, ilan siteleri, yazılım gibi çeşitli şirketlere yatırımlar yaptınız. Bundan sonraki yatırımlarınızda belli bir alan üzerine mi olacak, böyle bir planınız var mı?

H: Açıkçası mobil çok dikkatimi çekiyor. Mobilde özellikle son tüketiciye hitap eden, ölçeklenebilir, gerçekten fayda sağlayan ve bir problemi çözen uygulamalar çok büyük değer yaratabiliyor. Bunun dışında Software as a Service (SAAS) ilgimi çekiyor. Oradaki ölçeklenebilir yazılımlar son derece önemli. Sadece internetten satılan ürünler de (online only brand) dikkatimi çekenler arasında yer alıyor.

S: E-ticarete özel bir ilginiz olduğunu söyleyebilir miyiz?

H: Eğer bir farklılığı yoksa birbirine benzer modellerdeki e-ticaret şirketlerine bir ilgim olduğunu söyleyemeyiz. Sadece internetten satılan bir marka veya belirli bir dikeye odaklanmışsa daha çok dikkatimi çekiyor.

S: Son dönemlerde iki karşıt görüş var: Birincisi Türk e-ticaret sektörünün şişirildiği ve ikincisi şimdiden giriş yapanların, ilerleyen zamanların kazananları olacakları. Siz hangi taraftasınız?

H: E-ticaret balon olsaydı, e-ticaretin toplam perakendedeki payı İngiltere’de %13’lere, Amerika’da ve Almanya’da %10’lara çıkmazdı. Kesinlikle mega bir trend, balon olması söz konusu değil. Mutlaka tek yönü var, yukarıya doğru gidecek.

Burada tabii çok sayıda şirketin “ben de varım” deyip sektöre girerek, benzer işler yapması başarısız sonuçlar doğuruyor. Fakat gerçekten kendisini farklılaştırabilen dikey e-ticaret siteleri veya sadece online’da satılan markaları yaratanlar değer yaratacaklardır.

Pek çok sayıda küçük e-ticaret sitesi var ve bunların ölçeklenmesi gerekiyor; ancak bunun için de girişim sermayelerinin ya da melek yatırımcıların para koyması gerekiyor. Bunlar da olmayınca yumurta-tavuk kısır döngüsüne giriyor olay. Bu şirketler büyüyüp, ölçeklenemedikleri için de para kazanma durumları olmuyor.

O yüzden tavsiyem, belki de konsolide olup birleşmeleri gerekiyor. Çok sayıda aynı işi yapan site var ve bir farklılıkları yok.

S: Türk insanın internetten alışveriş yapma konusundaki alışkanlıkları size göre nasıl?

Hasan aslanoba röportaj (1)

H: Şimdi burada yine bir kısır döngü var diyebiliriz. İnternet kullanıcılarının sadece %20’sinin online alışveriş yaptığı belirtiliyor. Ben bunun neden olabileceğini kendi kendime sorguladım ve vardığım sonuç, tüketiciye yapılan sunumların yeterince güçlü olmadığı oldu.

İnternet sitesi kuranlar, tüketiciye sunumlarını daha güçlü kılabilseler ve tanıtımlarını daha fazla yapabilseler, bu %20 oranı Batı ülkelerinde olduğu gibi %40 ve %50’lere çıkabilir.

İyi bir değer sunulabilmesi için, iyi bir alt yapı gerekiyor. Sitenin ve müşteri hizmetlerinin çok iyi çalışıyor olması gerekli; çok daha iyi tanıtımlar ve kampanyalar yapmaya ihtiyaç var ve doğal olarak güçlü bir sermaye yapısı gerekiyor. Bunlar güçlü olmadığı zamanda tüketici tarafında da yeterli karşılık bulunamıyor.

S: Bu sene içerisinde kaç şirkete yatırım yaptığınızı ve yaptığınız yatırımların toplam değerini öğrenebilir miyiz?

H: Şu ana kadar toplam 34 ayrı şirkete, 30,2 milyon dolar değerinde yatırım yaptım. Bu yatırımlardan 11 tanesini duyurmadık.

İlgili araştırma: Hasan Aslanoba’nın Bugüne Kadar Dijitalde Yaptığı Tüm Yatırımlar

S: Peki ilerleyen zamanlarda yeni yatırımlar olacak mı, planlar var mı?

H: Aslında bu sene için bütçemi bitirmiş durumdayım. Bir iki tane daha devam eden görüşmelerim var. Yani bu 30,2 milyon dolar 35 milyon dolara kadar çıkabilir. Toplam yatırım da 40’lara kadar çıkabilir. Onun üzerine çıkacağını düşünmüyorum.

“Büyük e-ticaret şirketlerinin dahi bir şekilde birleşmelerini tavsiye ediyorum”

S: Yaptığınız yatırımlarda bir sepet mantığı bulunuyor diyebilir miyiz?

H: Evet, bir sepet mantığı bulunuyor. Yapılan yatırımlarda tek bir projeye 10 milyon dolar koymuyorum. 250 bin dolar ile 1 milyon dolar arasında değişiyor bu rakamlar. İstisnai olarak 2 milyon dolarlık yatırımlarım da oldu.

S: Peki geri dönüşümün kaç yılda gelmesini bekliyorsunuz?

H: Tahminen 3 ile 5 yıl içinde bu yatırımlardan bir geri dönüş olabileceği bana makul geliyor. Bazılarında tabii ki istisnalar olabilir.

S: Aslanoba Capital’den biraz bahsedebilir miyiz?

H:Aslanoba Capital’de benden başka Aslanoba Capital Managing Director olarak sorumlu Cankut Durgun var. 2-3 aydır beraber çalışıyoruz. İlk görüşmeleri artık Cankut yapıyor. Yani benimle görüşmeleri için ilk önce Cankut’u aşmaları gerekiyor.

S: Yaptığınız yatırımların yanı sıra “Webnak” ve “Tazedirekt” adlarında kendi girişimleriniz de bulunuyor. Onlardan da bahsedebilir misiniz?

Hasan aslanoba röportaj (2)

H: Ben aslında girişimciyim ve bir yandan da iki projeye daha odaklanmış durumdayım. Tazedirekt’te aracısız bir şekilde, tek bir merkezden ve dağıtımını da kendimiz yapacağımız şekilde taze ürünleri evlere göndermeyi hedefliyoruz.

Bu modeli ilk aşamada ticari müşterilerle deniyoruz ama asıl amacımız evlere gönderim yapabilmek. Kırmızı ette bir dikey stratejimiz oldu. Kendi et çiftliklerimizi kurduk, dağıtım tarafını da kendi araçlarımızla yapmak istiyoruz.

İlerleyen zamanlarda sadece et ürünlerine odaklı değil, diğer gıdalar ve market ürünlerinin de yer aldığı bir e-market olması gibi hedeflerimiz var. Aslanoba Gıda’nın amiral gemisi Tazedirekt olacak diyebilirim ve eğer başarabilirsek milyar dolarlık bir iş olabileceğine inanıyorum.

Webnak’ın fikri ise 6-7 yıl önce kafamda canlanmaya başlamıştı. Webnak bir B2B, pazar yeri modeli olarak işliyor. Webnak’ta yük verenler var, bunlar KOBİ veya büyük iş yerleri olabilir. Ve bir de kamyoncu esnafı bulunuyor. Bunları tercihen aracısız bir şekilde; eğer istenirse aracılı bir şekilde, aracı nakliye şirketleriyle beraber bir araya getiriyoruz.

Senaryo ile anlatmak gerekirse, bir kamyoncu yükünü bıraktığı zaman kamyon pazarına dönmesi gerekiyor. Oralarda tahtalara yazılan işlerden ya da 50 farklı telefon açıp kendine uygun iş bulmaya çalışıyor. Burada arz ve talep çok verimsiz çalışıyor. Webnak ile biz de bu sorunu çözmeye çalışıyoruz. Kamyoncu esnafı yükünü boşalttıktan sonra sisteme girip, çevresindeki ihalelere bakıp, kendine uygun bir iş seçebiliyor. Yük verenler de aynı şekilde sistem üzerinden ihale açıyor ve bu ihaleleri kamyoncu esnafında görebiliyor.

S: Kamyoncu esnafının mobil teknolojilere, tablet kullanımına yaklaşımı nasıl oldu?

H: Denemelerde hiçbir sıkıntı olmadı; çünkü kullanımı çok kolay. Sadece dokunmatik bir şekilde kullanıyorlar ve biz de tabletlerin üzerine ekstra araç ve uygulamalar yüklüyoruz. Böylelikle kamyoncular maç ve video izleyip, oyun oynayabiliyorlar.

Webnak için şöyle bir idealim var. Aslanoba Gıda içinden Webnak’ı ayırıp, ayrı bir şekilde tamamen bir girişimci olarak girişim sermayesinden yüksek değerlemelerle yatırım almak gibi bir idealim olduğunu söyleyebilirim. Bir girişimci olarak böyle büyük bir yatırım alabildiğimi herkese göstermek isterim. Bu da benim gururum olur.

“Pre-money valuation metriklerle alakalı değil, işin gideceği noktayla alakalı”

S: Röportaj öncesinde sosyal medyadaki takipçilerimizden bazı sorular geldi. Bu sorularla devam edelim istiyoruz. EticaretMag Twitter sayfasından Yeşim Göken’in bir sorusu var: “Hasan Aslanoba’ya bir günde ne kadar başvuru geliyor?”

H: Son zamanlarda Aslanoba Capital üzerinden de yatırım başvuruları oluyor; ama her gün ortalama 5 ile 10 arasında bir başvuru geldiğini söyleyebiliriz.

Bu dönemden sonra yeni yatırımlar yapmayı düşünmüyoruz; ama girişimciler yine de bizimle görüşüp, fikirlerimizi alabilirler. Biz yatırım yapmasak bile beğendiğimiz girişimleri başkalarına duyurabiliriz.

S: EticaretMag Facebook sayfasındaki takipçilerimizden Alim Güçlü soruyor: “Bugüne kadar yaptığınız yatırımlarda beklentinizin üstüne çıkan ya da altında kalan yatırımlarınız oldu mu?”

H: Tabii ki oldu. Yatırımlardan sonra hemen starlaşanlar da var, yavaş gidenler de var. Ancak gerçek performansı görebilmek için en az bir yıl beklemek lazım, daha çok erken.

S: Facebook’tan Gökhan Aksu soruyor: “E-ticaret sektöründe son zamanlarda artan kapanmalar ve iflaslar hakkında ne düşünüyorsunuz?”

H: Ben bunun kaçınılmaz olduğunu düşünüyorum; çünkü birçok site birbirine çok benzer işler yapıyor. Eğer mümkünse bu küçük şirketlerin birbirleriyle birleşmeleri gerektiğini düşünüyorum. Hatta isim vermeden söyleyeyim, büyük e-ticaret şirketlerinin dahi karlılık sorunu yaşadığı malum ve onların da bir şekilde birleşmelerini tavsiye ediyorum.

S: Facebook’tan Veysel Kursun: “Birbirinden bağımsız projelere yatırım yaparak, aynı çatı altında bunları yönetmek mutlaka zordur. Siz bu durumu nasıl çözmeyi düşünüyorsunuz?” diye soruyor.

H: Girişimlerin, günlük yönetimlerine karışmıyoruz. İlk yatırımı yaptıktan sonra birkaç seri toplantı yapıyoruz ve stratejimizin, yol haritamızın ne olacağına karar veriyoruz. Bunları netleştirdikten sonra, aylık olarak KPI’larını internet ortamında bize açıyorlar ve biz de oradan KPI’larını takip ediyoruz.

Yönetim kuruluna legal olarak girmiyorum; ama yönetim kurulu toplantılarında mutlaka yer alıyorum. Üç ayda bir düzenlenen bu toplantılarda da stratejik değerlendirmeler yapılıyor. Bunların yanı sıra belli yerlerde tıkandıklarında, networking konusunda destek oluyoruz.

Sonraki roundları geldiğinde, iyi giden projelerde biz her zaman bir güvenlik ağıyız; ama benim tercihim, şirketlerime daha yüksek değerlemelerle yeni girişim sermayelerini çekmek.

S: 2014’te sonraki roundlarda çok aktif olmayacaksınız o halde?

H: Duruma göre belli olacak, şu an kesin bir şey söyleyemiyorum. Ama benim tercihim daha yüksek değerlemelerle yeni girişim fonlarının gelmesi.

S: “Çok yüksek değerlemeler” ve “ben bu kadar para vermezdim” gibi yorumlar var yaptığınız yatırımlara karşı. Bu eleştirilere nasıl bir yanıt vermek istersiniz?

H: Başlangıç aşamalarında yatırım öncesi değerleme (Pre-Money Valuation) diye bir şey yok. Yatırım sonrası değerleme (Post-Money Valuation) var. O para oraya konduğu için şirket o kadar değerli oluyor.

Oturmuş bir şirkette yatırım öncesi değerlemeden bahsedilebilir; çünkü belirli KPI’lar vardır. O parayı stratejik bir şey vardır, çok iyi bir ekip vardır, o yüzden veriyorsundur. O para harcandığı zaman, o şirket o değere ulaşacaktır mantığı var. Yatırılan o para harcandıktan sonra, şirket yapılan yatırımdan daha yüksek bir miktarda değerlemeye ulaşacaktır. Oradaki pre money metriklerle alakalı değil, işin gideceği noktayla alakalı.

S: Biraz daha magazinsel bir konuya girecek olursak, Aslanobayatirimyaptimi.com hakkında ne düşünüyorsunuz?

H: Ben de görünce çok şaşırdım. Yaratıcı ve zekice olmuş, oldukça güldüm tabii. Hoşuma gitmeme durumu söz konusu değil. Bu, genç bir dünya ve buraya girerken bu tür mizahi şeylerle karşılaşacağımı tahmin ediyorum. Hakaret içermediği ve kişilik haklarıma dokunmadıkça böyle şeylere tepki vermeyi düşünmüyorum.

S: Son olarak girişimcilere tavsiyeleriniz neler?

H: Çok iyi bir sunum ve iş planı hazırlamalılar; iyi araştırma yapmaları gerekiyor ve bir de yatırımcının karşısına çıktıklarında nasıl konuşacaklarını bilmeleri gerekiyor. İlk görüşmeler çok önemli.

Eğer geçmişte çok başarıları yoksa mesela Etohum 15 veya 40’a kalarak bir ünvan almaları yatırımcı nezdinde değerli. Oralardan geçerek bir yatırımcının karşısına çıkmaları, bir yatırımcının karşısında girişimcilere artı bir değer kazandırır.

Hasan Aslanoba kimdir?

1963 Bursa doğumlu olan Hasan Aslanoba, İstanbul Üniversitesi İşletme Fakültesi’ni bitirdikten sonra San Diego National Üniversitesi’nde Finans üzerine master yaptı. Hasan Aslanoba, 1990’ların başında babasıyla çalışmaya başladı, 1996 yılında da Erikli Su’yun başına geçti ve 2006 yılında Nestle Waters ile bir ortaklık gerçekleştirerek şirketin çoğunluk hisselerini Nestle Waters’a devretti.

Yeni ekonomide çok büyük fırsatlar gördüğünü belirten Aslanoba, burada yer almak için 2009’dan itibaren exit etmeye başladığı Erikli Su’daki CEO’luk görevinden 1 Haziran 2012’de ayrıldı.



Sosyal medya ve e-bülten ile de EticaretMag'ı takip edebilirsiniz!

EticaretMag Twitter EticaretMag 

Facebook Sayfası EticaretMag Youtube EticaretMag Google+ E-ticaret 

Türkiye Linkedin Grubu E-

ticaretMag RSS E-

ticaretMag RSS

Yorumlar

  1. Fizitti der ki:

    Merhabalar,

    Çok başarılı bir röportaj olmuş. Hasan Bey’in daha neler yapacağını bekleyerek göreceğiz.

  2. Güven der ki:

    Harika bir röportaj. Teşekkürler eticaretmag ekibi.

  3. ercan der ki:

    benim 20 milyon dolarım olsa neden bu kadar sıkıntıya katlanıyımki?

  4. Çok güzel bir röportaj olmuş. Aklımdaki bir kaç soruda sorulmuş. Teşekkürler.

  5. Gerçekten çok bilgilendirici bir röportaj

  6. Hasan ASLANOBA ‘ya nasıl ulaılır, bir fikir ve projeniz varsa ona nasıl iletilebilir. En önemli soru bu ama cevap yok yok ,yok

Fikrini söyle

*