13 Kasım 2018

Klişe Bir İçerik Konusunu İlgi Çekici Hale Getirmenin Yolları

yaratıcı içerik üretimi önerisi

Bu yazı geçtiğimiz hafta EticaretMag E-Bülten üyelerine gönderilmiştir. Her hafta yalnızca üyelere, ücretsiz olarak gönderilen EticaretMag E-Bülten’e abone olmak için tıklayınız.

Çok değil bu satırları okumaya başlamadan 5 dakika öncesine kadar bile onlarca mesaja maruz kaldınız. Açtığınız mailler, sabah kahvaltısı için yürüdüğünüz; sonu simitçiye varan yol, işe giderken ya da dönerken dinlediğiniz radyo, sevgilinizin ya da eşinizin üstündeki tişört, -şansımızı zorlayalım- uykularınız bile birer mesaj taşıyor artık. İster reklam olsun ister haber bu mesajların her birini de ‘içerik’ adıyla selamlayabiliyoruz.

Son zamanların klişe abecesi olan “Content is the king” mottosunun da etkisiyle her gün milyarlarca içerik üretiliyor. Tabii bütün sosyal ağ paylaşımları, internet siteleri hatta internete yüklenen fotoğraflar bile bu rakama dahil. Hal böyle olunca da sıkıcı sularda ya da klişe sınırlarında dolaşan konu başlıkları her gün karşımıza çıkıyor.

E-posta pazarlaması, sosyal medya pazarlaması, blog üretimi, basın bülteni yazılması ve video içerik üretimi, girişimlerin ve markaların günümüz pazarlama dünyasında içerik üretimi adına eline aldığı en kuvvetli silahlar şeklinde önümüze çıkıyor. Bu kanallar yaratıcılık payını bırakmakla beraber belirli sınırlar içerisinde içerik üretimine izin veriyor.

İzninizle sizi biraz daha ‘content marketing’ tarafına çağıralım, bakış açımızı tam bir içerik üreticisi tarafına alalım ve soralım:

Her gün Felix Baumgartner’ı uzaydan atlattıramayacağımıza göre sıkıcı ya da klişe bir konuyu nasıl ilgi çekici hal getirebiliriz? Bu gerçekten mümkün mü?

Deneyelim.

İlgili rehber: Markaların İçerik Pazarlamasında Sıkça Yaptığı 8 Hata

Bir araştırma sahası olarak sosyal medya

‘Klişe başarılı bir şekilde uygulanırsa yine de ilgi çekebilir mi?’ sorusuna ‘Evet’ cevabı vermek mümkün. Ancak uzun yıllardır konuşulan bir konunun insanlar tarafından nasıl evrildiğini, artık hangi tarafının merak edildiğini öğrenmeniz gerek. Bunun için de sosyal medyaya başvurabilirsiniz. Örnek olarak tanıdık bir sima seçelim: Hakan Şükür. Namı-diğer Kral hakkında attığı goller, kazandığı ödüller, oynadığı takımlar gibi konu seçimleri klişeden öteye gidemez. Sosyal medyada yapılan birkaç küçük aramadan anlayabileceğiniz üzere, insanlar artık Hakan Şükür’ün bir milletvekili olarak kaç komisyon toplantısına katıldığını, önerdiği önergeleri ya da imzaladığı önergeleri merak ediyor. Toparlayalım: Hakkında binlerce içerik oluşturulmuş, klişe bir başlık olan Hakan Şükür’ü, sosyal medya sayesinde ilgi çekici hale getirmek mümkün.

Bir anket yöntemi olarak okuyucuya sormak

Marka olarak satış yaparken hedef kitleniz olduğu gibi, blog’unuzda içerik üretirken de demografik ve karakteristik özellikleri belli bir gruba sesleniyor olacaksınız. Belki satış ve içerik üretiminin hedef kitlelerinin odak noktaları farklılık gösterecek ama sonuçta hala onlar için üretiyor olacaksınız.

Bu nedenle içerik anlamında sizden beklentilerini sormanız gayet doğal. Takipçilerinizin/okuyucularınızın ‘tıkandılar herhalde, bize soruyorlar’ şeklinde bir algıya kapılma ihtimali, evet küçük de olsa var. Ancak doğru bir iletişim dili bunun üstesinden gelecektir. Okuyucularınızdan argo tabirle kör göze parmak şeklinde içerik önerisi beklemek abes olacaktır; fakat üretilen başka bir içerikte en basit örnekle; yorum bırakmak suretiyle içerik önerisi beklemek, kötü bir fikir değil.

Bir zinde kalma rehberi olarak içerik üretimi

Ara başlığın ayaklarını biraz daha yere değdirelim: İçerik üreticisi bir konuyu mümkün olduğunca her açıdan ele alabilmelidir. Dolayısıyla bir dijital dünyada, gündemde ve etrafından dönen bütün konular hakkında beynini zinde tutmak meziyetini edinmeye çabalamalıdır. Bu çaba, -süreklilik kuralı da uygulandığında- bir konuyu daha geniş açılardan ele alabilme yetisini de geliştirecektir. Örnekle ilerlemeye çabalayalım: Son zamanların fenomeni Bitcoin hakkında hala ‘nedir, ne değildir’ yazısı yazıyor olmak okkalı bir klişeye imza atmak demektir. Naçizane Bitcoin’e hakim olduğunu göstermek için ‘Bitcoin’in bulunduğu ülkenin yerel para birimi şeklinde ATM’den çekilebilmesi üzerine’ bir içerik, üreticinin konuya hakim olduğunu gösterecektir.

Bir fokus grup olarak kendine sormak

Üretilen içeriğin ilgi çekici olup olmadığını tüm okucuyucularınızı, katılımcı demokrasi misali bir alana toplayıp sormanız mümkün değil. O yüzden işe kendinize sorarak başlayabilirsiniz. Formül de oldukça basit: “Ben olsam okur muydum?” Sizin hali hazırda işin içinde olmanızın avantajları ve dezavantajları olsa da, iyi bir içerik üreticisi kendi içeriğine, hedef kitlesine objektif bakabilmelidir.



Sosyal medya ve e-bülten ile de EticaretMag'ı takip edebilirsiniz!

EticaretMag Twitter EticaretMag 

Facebook Sayfası EticaretMag Youtube EticaretMag Google+ E-ticaret 

Türkiye Linkedin Grubu E-

ticaretMag RSS E-

ticaretMag RSS

Fikrini söyle

*