17 Kasım 2018

IPTV nereye gidiyor? Netflix Global Ölçekte 75 Milyon Aboneye Ulaştı

neftlix-iptv-tv

Netflix fiyatları geçen yıl yüzde 121 arttı, ama bu firmanın Amerika ve yurt dışında 130 ülkede büyük başarı yakalamasına engel olmadı. Netflix uluslararası pazarda hızla yayılarak 75 milyon aboneye ulaştı ve ezileceklerini anlayan rakipleri Netflix’e karşı birleşti. Netfilix’in yeni uluslararası kimliği filmleri tek tek ülkelere ayrı ayrı satıp aynı filmden defalarca para kazanan Hollywood mantığına pek uymuyor.

Nitekim Hollywood’un baskılarına dayanamayan Netflix, artık filmleri ve dizileri bunların yayınlanmadığı ülkelerden bağlanıp izlemeye izin veren VPN bağlantılarını engelleyeceğini duyurdu. Ancak bu özgür internet için büyük risk taşımanın yanı sıra teknik olarak da uygulanması zor bir şey.

Önce rakamlar

Netflix’in Türkiye’den bağlanıp sadece Amerika’da gösterime giren dizileri izlemeye imkan veren VPN hizmetinin engelleneceği açıklamalarına geçmeden önce, eski model uydu yayıncılığı platformlarına rakip olan Netflix’le ilgili olarak güncel reklamlar verelim. Çünkü Netflix TV’nin e-ticaretini yapıyor.

Geçenlerde dördüncü çeyrek gelirlerini açıklayan Netflix 1,823 milyar dolar gelir ve 43 milyon dolar kâr elde ettiğini duyurdu. Böylece Netflix hisseleri yüzde 10 yükseldi. Ancak yatırımcıları başka şeyler de heyecanlandırıyor.

 

 

TV tekelini kıran e-ticaret devi

Netflix’in tek sıkıntısı tıpkı diğer yerleşik TV kanalları gibi içerik yayınlamak için yapımcılara para ödemek zorunda olması. HBO, Hulu, Amazon ve Apple Tv hep aynı şeyi yapıyorlar. Nitekim Netflix’in içerik satın alma maliyetleri 2012’de 6 milyar dolardan 2015’te 10 milyar dolara ulaştı. Netflix önümüzdeki yıllarda da hızla büyüyecek.

Bunu rakamlardan görmek mümkün: Netflix sadece 4. çeyrekte 5,59 milyon yeni abone edinmiş. Bunun 1,56 milyon doları Amerika’da, 4,04 milyonu ise yurt dışı abonesi. Aslında Amerika’da sıkı rekabet gören Netflix’in yurt içi abone büyüme hızı bir süredir yavaşlıyor. Pazar olgunlaştığına göre Netflix yurt dışına yönelmek zorunda.

Gerçekten de Netflix yeni yılın ilk çeyreğinde yurt dışından 6 milyon yeni abone kazanmayı hedefliyor. Bu Wall Street’in 4,88 milyonluk analizinden daha yüksek bir sayı.

Netflix gerçekten Türkiye’ye geldi mi?

Açıldı ama Netflix’in Türkiye film ve dizi seçkisi sınırlı. Bunun en büyük nedeni Digiturk platformu ile diğer TV kanallarının birçok içeriğin Türkiye’deki yayın hakkını münhasır olarak alması. Ancak bu Netflix’in işini zorlaştırabilir. Çünkü kısır portföy sunmakla kalmıyor. Aynı zamanda Türkiye’den ABD fiyatları talep ediyor. Oysa Türk izleyicisi dolar paritesini karşılayacak kadar çok kazanmıyor. Tek cihazda premium paketin 40,99 TL olmasına karşın, Netflix’in yasaklamayı düşündüğü ücretsiz VPN hizmetlerinin tek abonelikle aynı anda 5 cihazın bağlanmasına izin verdiğini düşündüğümüzde bunu görüyoruz.

Netflix CEO’su Reed Hastings, Las Vegas’taki CES 2016 Tüketici Elektroniği Fuarı’nda yaptığı açıklamada, online platformlarını global internet kullanıcılarına açtıklarını duyurdu. Hastings, “Hindistan, Güney Kore, Türkiye ve Polonya gibi büyük pazarlar dahil 130 ülke” dedi ama bu pek doğru değil.

Oysa Netflix’in asıl planı, ülke pazarlarında odaklı stratejilerle büyümekten ziyade kendi küresel stratejisini Türkiye’ye dayatma üzerine kurulu gibi görünüyor. Bunu son olarak 1980’lerde Türkiye’ye giren Hollywood sinemasıyla yaşadık ve şimdi bir filme sinemada 18 – 20 TL ödüyoruz, üstelik her filmde 30 dakika reklam seyrediyoruz.

Yetmedi, Yeşilçam 30 yıl önce battı (aynı zamanda sinema oyuncuları ve yapımcılar kendi sektörlerine yatırım yapmadığı için) ve şimdi, sinemada çoğu filmi çamur renginde izliyoruz. Hollywood filmlerine büyük paralar ödeyen sinema salonlarını pahalı olan ark lambalarını yenilemedikleri için projektörlerin ışığı kısılıyor. Film lekeleri ve 3B filmlerin daha koyu olması nedeniyle görüntü kalitesi iyice düşüyor. Star Wars: Güç Uyanıyor’u bile kaçak telefon kamerasıyla çekilmiş gibi izledik ve bu sorunu ancak pahalı IMAX ve 4K sinemalarda aşabiliyoruz.

Peki bunun Netflix’le ne ilgisi var?

Aslında doğrudan alakalı. Çünkü Türk sineması Türkiye ile işbirliği yapmak yerine kendi pazarını bize dayatan Hollywood yüzünden battı. Netflix de TV kanallarına öyle yapacakmış gibi görünüyor.

İşe yarar mı?

Netflix’e TV’nin e-ticaretini yapan girişimci ve yenilikçi firma dedik, ama girişimciliğin en büyük özelliği olan “pazarlamada yenilikçi” olma fikrini gözden kaçırıyor. Oysa Netflix’in Türkiye’de hedef kitlesi Y ve Z kuşağı. Kısacası gençler kendi içerik düzenini kendi yaratmak istiyor, hangi diziyi ne zaman ve nasıl izleyeceğine kendi karar veriyor.

Netflix’in rakibi olan torrent siteleri ve kaçak film izleme sitelerinin avantajı da burada yatıyor: Kullanıcıya istediği içeriği reklam olmadan, istediği kalitede ve istediği zaman izleme fırsatı veriyorlar. Bunun için Digikutu’ya belli bir süre sonra kendiliğinden silinen yayın kaydı yapmaları da gerekmiyor.

 

neftlix-iptv-tv

 

Kaçak siteler yasal değil

Bugün Netflix’in ve Digiturk’ün en büyük rakibi yasal siteler değil, korsan siteler. Netflix’in gerçek serbest pazarda rekabet etmek için orijinal içeriğe ucuz, kolay ve yaygın erişim sağlaması gerekirken o ne yapıyor? VPN engellemeye kalkıyor.

Bu hem Türkiye’de hem de birçok ülkenin anayasasında iletişim özgürlüğüne aykırı bir uygulama, fakat işin hukuki boyutu bir yana, basit bir geçek de var. Korsanla korsanı yasaklayarak mücadele edemezsiniz. VPN engellenirse halkın tek yapacağı dizileri torrent sitelerinden ve diğer sitelerden indirerek takip etmek olur; yani VPN engelleyen Netflix’in satışları artmaz, azalır.

Yasaklar etkili bir e-ticaret stratejisi değil

Netflix mademki internet yayıncılığının ve yeni medyanın öncüsü, öyleyse yeni medya kurallarına uygun davranmak zorunda. En basitinden kullanıcıları ülke bariyerlerine, TV izlemek için belirli saatlere hapsetmek olmaz. Gerçi bu tek başına Netflix’ten kaynaklanmıyor. Bunu Netflix’e becerebilseler interneti tümden yasaklatacak olan Hollywood yapımcıları dayatıyor. Yine de kaybetmeye mahkum bir argüman bu.

Yeni medyada yayıncılara o kadar fırsat var ki!

E-ticaret ve streaming’in (web yayın akışı) tüm olanaklarından yararlanan yeni medyada kaliteli içerik üreten ve yaygın erişim sağlayan bir yayıncı; TV kanallarında 2-3 yayın slotu kapmak yerine, izleyiciye göre kişiselleştirilebilen, interaktif olan ve iki yönlü iletişime izin veren, zaman ve yerden bağımsız, sürekli güncellenen bir satış ve pazarlaştırma stratejisi güdebilir.

E-ticaret sitelerinin ister Netflix olsun ister kozmetik sitesi, kişiselleştirilmiş pazarlamanın müşteriyle hiç bitmeyen bir satış-pazarlama ilişkisi kurmak anlamına geldiğini fark etmesi gerekiyor. Bu da Marvel Sinema Evreni’nde olduğu gibi arka arkaya film çekmek ve yeni içeriğin hiç bitmediği, insan ömrünü aşan dijital markalar yaratmak demek.

Sürekli satmak istiyorsanız interneti sansürlemeyin

Peki Netflix ne yapıyor? Türkiye gibi pazarların güçlü oyuncularına işbirliği teklif etmek yerine, küresel kullanıcılar arasında en popüler olan online dizi ve film platformlarının çekiciliğinden yararlanıyor. Netflix’in pazardaki güçlü konumu yerel içerik sahiplerinin bu platformda yer alma iştahını kabartıyor. Böylece Türk şirketleriyle ekosistem kurmak yerine, benden içerik almak için bana para ver mantığı, kendi ekosistemini yaratıyor. Bu nedenle de şimdilik ülkemizde sıcak satıştan öteye gidemeyecek gibi görünüyor. Bu da Türkiye’de faaliyet gösteren bazı uluslararası teknoloji şirketlerinin kaderi oldu alsında.

Kendine güveniyor

Netflix’in modern bir hizmet verir gibi görünüp eski medyaya bağlı analog pazarlama taktiklerinde ısrar etmesi için özgüvenini güçlendiren yeterince kozu var. Netflix’in kendi açıklamasında görüyoruz bunu:

“Yerel pazarlar için 5-6 dilde altyazı desteği (aslında bir torrent sitesine göre devede kulak) ve 75 milyon abonesi” ile Netflix’in ben senin platformunda yer almam, sen gel benim platformumda yer al demesi için yeterli.

Kısacası Netflix’e katılmaya layık görülen Türk kanalları ve yapımcıları 3000-5000 kişinin sağladığı güvenilmez rating sonuçlarıyla reklam yapmak yerine (TV kanalı ratinglerinde hile yapıldığı iddialarını hatırlayın), Netflix’in gerçek rating sisteminden yararlanacaklar. Son olarak House of Cards ve Narcos dizilerinde olduğu gibi, Türk dizilerinin gösterileceği ülkelere özgü nokta atışı gösterimle pazarlama imkanına ulaşacaklar.

 

neftlix-iptv-tv

 

Ancak dünya bu yöne gitmiyor

Dünyada klasik sermayenin devrin değiştiğini fark ettiğini biliyoruz. Ancak doğal olarak kendi çıkarlarını korumak için eski pazarlama modellerinde ısrar ediyor ve çıkarlarını pazara dayatmak için büyük paralar akıtıyor, gerekirse devletleri arkalarına alıp tekeller kuruyorlar. Ancak dünya bu yöne gitmiyor.

Z ve Y kuşağının canım ne isterse onu istediğim ekranda, istediğim kalitede, istediğim zaman izlerim şeklinde özetlenebilecek talebi (istek üzerine etkileşim, fiziksel web ve dolayısıyla istek üzerine reklam) etkisini giderek artırıyor.

Google, Samsung, Amazon ve Apple TV hem buna göre içerik sunuyor hem de mobil cihazlar (akıllı TV, telefon, tablet) üzerinden bu içeriği, dizi ve filmleri kullanıcılara ulaştırıyor. Bu dönemde TV kanallarının, dijital yayıncılık ve uydu yayıncılığı platformlarının, hatta IPTV hizmetlerinin işi büyük ölçüde zorlaşacak. Yavaş ama köklü bir değişiklik geliyor.

Buna karşı firmalar “Sen Türk kanalıyım, devlet yasalarla tekel olmama izin versin” diyerek bir süre daha yasal ve kültürel argümanlarla ayakta kalabilir, ama 2025’te yapımcılık dünyasının da kökten değişeceğini göreceğiz. Öyle ki hayran kurgusu (fan fiction) yapay zekayla birleşerek Star Wars gibi markaların yerini alacak.

EticaretMag olarak sadece online perakende ve hızlı tüketim mallarıyla değil e-ticaret ve televizyonun geleceği gibi online ortama taşınan tüm ticaret modelleriyle ilgileniyoruz. Yakın gelecekte her şey e-ticaret (özelinde mobil ticaret) olacağı için bu konulardaki analizlerimizi sürdüreceğiz. TV ve sinema yapımcılığı ile e-ticaret ilişkisini derinden ele alacağımız gelecek bölümde görüşmek üzere.



Sosyal medya ve e-bülten ile de EticaretMag'ı takip edebilirsiniz!

EticaretMag Twitter EticaretMag 

Facebook Sayfası EticaretMag Youtube EticaretMag Google+ E-ticaret 

Türkiye Linkedin Grubu E-

ticaretMag RSS E-

ticaretMag RSS

Fikrini söyle

*