15 Kasım 2018

İş Görüşmesi Nasıl Yapılır, Hangi Tuzak Sorular Çıkar?

Çok basit ve zararsızmış gibi görünen aşağıdaki 2 soruya vereceğiniz yanıt, saatlerce bazen de günlerce süren mülakat sürecinin aslında en belirleyici sorularıdır ve bu süreç e-ticaret sektörü için de diğer sektörlerde olduğu gibi geçerliliğini korur.

  • Şirketimizi kolay bulabildiniz mi?
  • Ne içersiniz?

İş görüşmesi yapanların çoğu, adayları tanıyabilmek için bu ve bunun gibi tuzak soruları kullanır. Peki, görüşme yapanların bu soruları yöneltirken aslında sormak istedikleri nedir ve sizin verdiğiniz cevaplar ne anlama gelir?

“Şirketimizi kolay bulabildiniz mi?” sorusuna verdiğiniz cevap, sizin hayata dair vizyonunuz hakkında görüşme yaptığınız kişiye fikir verir.

ð        Eğer bu soruyu sadece “evet” veya “hayır” diyerek cevaplıyorsanız, bu görüşme yaptığınız kişiye sizin kısa ve net cevaplardan hoşlandığınız, detaycı bir insan olmadığınız izlenimi verir.

ð        “Evet, internet sitenizde bulunan yer tarifi sayesinde çok rahat buldum. Teşekkür ederim.” ya da “Gelmeden önce resepsiyondan detaylı bilgi almıştım.” gibi bir cümle sizin araştırmacı ve ilgili birisi olduğunuzu gösterir. Pozitif bir izlenim yaratır.

ð        Nasıl, hangi araçları kullanarak ve kiminle birlikte geldiğiniz gibi detaylardan bahsederseniz bu karşınızdaki kişiye, sizin ayrıntılara önem veren biri olduğunuzu düşündürür. Görüştüğünüz pozisyon satış veya pazarlama gibi sıcak bir bağ kurmanızı gerektiren, konuşkan bir adayın arandığı bir pozisyon ise olumlu bir etki bırakabilir. Ancak ilk görüşmede çok da detaylara girmemek daha doğru bir hareket olacaktır.

ð        Gelmeden önce kaybolduğunuzdan, sitede yeterli bilgi olmadığından, zaten şirkete de telefonla ulaşamadığınızdan bahsetmeniz sizin bardağın boş tarafını görme eğiliminde olduğunuz izlenimini yaratır. Hakkınızda olumsuz bir imaj oluşmasına neden olur. Hele bir de görüşmeye geç kaldıysanız, sizin bahaneler arkasına sığınan bir karaktere sahip olduğunuzu düşündürür.

“Ne içersiniz?” sorusuna verdiğiniz cevap, sizin ilk kez gittiğiniz bir ortamda veya ilk kez tanıştığınız birisiyle kurabildiğiniz bağı ölçmeye yarar. Vereceğiniz cevap sizin ne kadar sosyal olduğunuz hakkında bilgi verir. Burada önemli olan ne cevap verdiğiniz değil, cevap verirken kullandığınız yumuşak veya sert üsluptur.

ð        “Su”, “çay” veya “kahve” gibi net cevaplar vermek sizin kararlı bir karaktere sahip olduğunuz fikri verebilir. Yöneticilik vasıfları gerektiren, keskin bir adayın arandığı pozisyonlarda olumlu etki yaratabilirken elastikiyet göstermek gereken pozisyon için görüşüyorsanız olumsuz bir izlenim yaratır. Örneğin Mali İşler Müdürü veya Yazılım Takım Liderliği için net cevaplar olumluyken, Müşteri Hizmetleri ve İdari işler için olumsuz değerlendirilebilir.

ð        Satış ve pazarlama gibi hemen temas kurmanızın beklendiği pozisyonlarda isteklerinizi rahatça dile getirmeniz, karşınızdaki kişinin sizin hakkınızda olumlu bir izlenim edinmesini sağlayacaktır.

E-ticaret sektöründe en sık kullanılan tuzak sorular ise, esnek çalışma saatlerine uyup uyamayacağınızı sorgulayan üstü kapalı sorulardır. Bu sektörde çalışanların en büyük özelliği, kendi alanında uzman çalışanların acil durumda müdahale kabiliyetleridir. E-ticaret şirketine görüşmeye gidiyorsanız ve esnek çalışma saatlerine uyamayacağınızdan bahsediyorsanız, o iş görüşmesinin olumlu sonuçlanma ihtimalinin çok düşük olduğunu söyleyebiliriz.

Mülakatlar, aslında sadece birer tanışma toplantısıdır. İş görüşmesine giderken unutmamanız gereken tek şey, siz nasıl görüşmeye hazırlanıyorsanız, görüşme yaptığınız kişinin de bu görüşmeye hazırlandığıdır. Şirketin bulunduğu ofise gidiyor olmanız, sizin o görüşmenin başrol oyuncusu olduğunuzu değiştirmez. Önemli olan bu tanışma merasiminin başında kendinizi çok iyi tanıdığınızı gösterebilmek; görüşmenin sonlarında ise aranan pozisyon için ne kadar uygun olduğunuzu karşı tarafa açık ve net bir şekilde, ısrarcı olmadan dile getirebilmektir.



Sosyal medya ve e-bülten ile de EticaretMag'ı takip edebilirsiniz!

EticaretMag Twitter EticaretMag 

Facebook Sayfası EticaretMag Youtube EticaretMag Google+ E-ticaret 

Türkiye Linkedin Grubu E-

ticaretMag RSS E-

ticaretMag RSS

Yorumlar

  1. Bu şekilde mülakat dersine çalışıp gelen birinin, o mülakattan olumlu sonuç alması gerçekte böyle biri olmadığı halde kendini öyle göstermek gibi geliyor:)
    Bir nevi kendini o an için çok iyi pazarlayıp, mülakat sırasında şirkete aranan kişi olduğu göstermek.Yani o izlenimi vermek. Ama öyle değil dersine iyi çalışmış, aslında öyle biriymişim izlenimi vermiş bir kişiyim. Sadece kendimi çok iyi pazarladım.
    Bu şekilde mülakat soruları yaygınlaşıp, bir çok kişi konu hakkında bilgilendikçe. Şirketlerin mülakat sırasında gerçekten doğru eleman olduğuna karar vermesi bu gibi mülakat sorularıyla mümkün olmayacak, bence.
    Tam olarak nasıl bir yaklaşım olur bilemiyorum ancak ileriye dönük IK departmanlarının doğru kişi olup olmadığından emin olmak için değişik farklı yaklaşımlarla mülakat yapması gerektiğini düşünüyorum.

    Tabi buradaki dersine iyi çalışan bir elamanda , dersine çok iyi çalışıp uygulayabildiği içinde tercih edilebilinir:)

    • Merhaba,

      Öncelikle yorumunuz için teşekkür ederim. Yazının amacı aslında kimseyi yönlendirmek değil. Sadece biz İK’cıların bir soru sorarken, aslında neyi sormak istediğini biraz daha netleştirebilmek. Öncelikle hem şirket hem de iş fırsatlarını değerlendirenler aynı dili konuşmaya başlasak… Hem şirketler istedikleri ekip arkadaşına kavuşabilecek, hem de görüşmeye katılanlar gerçekten o şirkette çalışıp çalışmak istemediklerini daha kısa sürede çözebilecekler. Yeterki karşımızdaki kişinin ne demek istediğini anlayabilelim; hem bir aday hem de bir İK’cı olarak. 🙂

  2. Egemen Eroğlu der ki:

    Bunlar personel adayının mülakata hazırlık tasarımından ziyade mülakatın tasarımı için dikkate alınması gereken hususlar. Amaç “-mış gibi” görünüp sonra pişman etmek ve pişman olmak değil, talep ile arzı buluşturabilmekse tabii.

    • Merhaba,

      Aslında yazının amacı “mülakat” denilen oyunun kurallarını biraz daha açıklığa kavuşturabilmek. Böylece İK’cıların yönelttiği ve zararsız gibi görünen tuzak soruların ne anlama geldiğini iş görüşmesine katılanların da bilmesini sağlayabilmek. Umarız yazı, birilerinin işine yarar. 🙂

  3. “Esnek çalışma saatleri” genelde “acil bir durumda müdahale” anlamına gelmiyor maalesef sektörde. Bu daha çok “biz sana fazla mesai ücreti ödemeyeceğiz ancak senden fazla çalışmanı isteyeceğiz, var mısın?” demek. Buna “hayır” cevabını veren insanları eleyerek çok şey kaybettiğinizi farketmeniz gerekli. Zira buna “varım” diyen insanların bir çoğu, belli bir süre sonra, gayr-i ihtiyari o esnek çalışma saatlerinde bulunamıyorlar. Fiziksel olarak orda olsalar da, aslında orada değiller. Çünkü yoruluyorlar! Ve firmaya aslında isteyerek/istemeyerek zarar vermeye başlıyorlar.

    Firma, o iş yoğunluğunu azaltmak için başka çözümler üretmek yerine (süreci düzeltmek, eğer yine de olmuyorsa ek personel almak) elindeki mevcut personele -genelde ücretini ödemeden- “esnek çalışma saatleri” adı altında fazla mesai yaptırıyor. Buna sanırım “kapitalizm” diyorlar.

    Ama bu “acil durumlar(!)”, 2-3 aya uzayan sürekli fazla mesailere dönüştüğünde (dönüştüğünü gördüm) insanlardan “esnek çalışma saatlerine var mısın?”a “evet” cevabını beklemeniz haksızlık olur. Üstelik, kimse, karşılığını almadığı sürece “esnek çalışma saatlerinde” -ki bu esneklik genelde sabah işe geç gelmeyi kapsamıyor, tek taraflı olarak fazla mesai yapmayı kapsıyor- beklememli firmalar. Eğer gerçekten “acil” bir durum varsa ve birilerinin buna müdahale etmesi gerekiyorsa da, o insanlara bunun hakkını vermeli.

    “bir şey içer misiniz?” sorusuna verilen cevaplar sonucunda vardığınız önyargıları da eleştirmek isterdim ancak bu kadar yeterli diye düşünüyorum.

    Yorumuma Joker’in “If you are good at something, never do it for free”[1] sözleriyle son veriyorum.

    [1] http://www.youtube.com/watch?v=uYMnAUGFuG0

    • Merhaba,

      Vakit ayırıp yazıyı okuduğunuz ve yorumlarınızı paylaştığınız için öncelikle teşekkür ederim. Bu yazıda olması gerekenleri değil, özellikle e ticaret sektöründe işe alım süreçlerinde sektörün dinamikleri gereği, hem şirket yetkililerinin hem de İK’cıların hangi unsurlara dikkat ettiğini/etmek zorunda olduklarını yansıtmaya çalıştım.
      Son yıllarda, sektörün içerisinde bulunduğu kontrol edilemez büyüme ile birlikte, şirketler planlı hareket etmek yerine günü kurtarmaya çalışırken en ağır bedelleri malesef çalışanlar ödüyor. Bu yoğun çalışma saatleri ise katma değeri yüksek çalışanların işi bırakmasıyla sonuçlanıyor. Büyümenin de kriz olduğunu bilen yöneticilerin, insiyatif alarak çalışma saatlerini düzenleyebildiği bir çalışma hayatı hepimizin isteği. Bunun sağlanabilmesi için de kalifiye çalışanlara sahip olmak isteyen, turn-over oranını düşürmeye çalışan ve motivasyonu yüksek çalışanların yüksek verimle çalıştığını bilen şirket sahipleri ve üst yönetimin “çok işin”, “çok mesai saatiyle” gelmediğini görmeleri gerekiyor.

      • Bu işlerden tam anlamam ama, bu iş, bence, tam olarak “insan kaynakları” sorunu. Kaynağı düzgün kullanabilmek için optimizasyon değil mi aslında insan kaynaklarının görevi? Maalesef “insan kaynakları” dediğimiz departman, Türkiye’de sadece, “ne içersiniz?” gibi bir kaç klişe soruya verilen cevaplar ile eleman işe alımına, bir de bordroları hazırlamaya yarıyor. Performans değerlendirmesi, insan kaynağının düzgün kullanımı, personelin mutsuzluk sebebini araştırma gibi şeyler hak getire.

        Vaktiyle, istifa etmeyi kafaya koyduğum bir firmadaki, insan kaynakları sorumlusu arkadaşa “bu böyle gitmez, bunu patrona en iyi sen anlatırsın, senin işin o” demiştim. O zamanlar gençtim tabi, şirketi falan sahipleniyordum :p. Ancak dememe rağmen elini taşın altına sokmamıştı. Sonuçta sokması gerekmiyor. Sonuçta ona biçilen “iş” sadece “klişe sorularla eleman işe alımı yapmak!”.

        Velhasıl, demek o ki, eğer bu durumdan bir “insan kaynakları uzmanı” olarak şikayetçiyseniz – her ne kadar siz kendi şirketinizi kurmuş olsanız da – iş verenleri “bakın, fazla mesai kötü, kaka. fazla mesai yapıyor sandığınız insanlar belli bir süre sonra istese de yapamıyor, bırakın şu ‘esnek çalışma saati’ zırvalığını” diye baskı yapmanız gerekiyor.

        Ama daha öncesinde, mülakatını yaptığınız insanlar “esnek çalışma saatlerinde yokum” dediği zaman onları elememeniz gerekiyor. Belki o kişi, tek birim zamanda, diğer 20 saat mesai yapan insanın yaptığı işi ve belki fazlasını yapıyordur. Belki “su içer misiniz?”e sadece “hayır” cevabını veren kişi işinde çok ama çok detaycıdır.

        Başta insan kaynakları uzmanları olmak üzere, tüm sektörün, bu tip önyargılardan kurtulduğu, işi yapma yönteminin “fazla çalışmak” değil “düzgün çalışmak” olarak değiştiği günleri görmeden ölmek istemiyorum 🙂

    • İPEK der ki:

      Öncelikle insan kaynaklarına bu kadar yüklenmenizi anlamış değilim. personel ihtiyacımız olduğunda günde 10 başvuru değerlendirilen bir firmada ik olarak çalışıyorum. görüşmeye alabilmek için seçtiğimiz kişilere sizin saçma sapan dediğiniz soruların yanı sıra birçok soru daha sormak durumundayız. çünkü sadece 1 personel alımı olacak.
      Daha iyi bir öneriniz var mı

  4. Ben bir çok kez iş görüşmelerine girdim. Satış müdürü senden hoşlanırsa iş bitiyor istersen odtü itü mezunu ol boş türkiye sartlarında iyi bir şirkette çalışmak istiyorsan amcan dayın olmadan bir yerlere gelmen zor.
    irde şunu belirteyim görüşme yapacağınız kişi bekar mı evlimi mutlaka öğrenin gerçekten çok önemli bekar bir müdür yakın bir zamanda evlenmeyi düşünen bir personel istemiyor. Bende şaşırdım artık ne diyeceğimi evlencem diyorum yakın zamanda evlendikten sonra uzun yollara gidemezsin diyorlar bekarım diyorum olmuyor ( tutucu şirketler aile düzeni olan personel ister)
    YANİ KISACA ŞİRKET PROFİLİNDE ÇALIŞAN İNSANLARIN YAŞANTILARINI ÖĞRENMEYE ÇALIŞIN EN GÜZEL FACEBOOK YOLUYLA ÖĞRENEBİLİRSİNİZ BENDEN TAVSİYE. KARŞINIZA EGOLARI YÜKSEK BEKAR SATIŞ MÜDÜRÜ ÇIKARSA SAKIN EVLİLİKTEN BAHSETMEYİN 🙂
    Şirketimize yaptığınız başvuruya ve gösterdiğiniz ilgiye teşekkür ederiz.
    İlgili pozisyonumuz için dikkate alınmak üzere gönderdiğiniz özgeçmişiniz İnsan Kaynakları Müdürlüğü tarafından titizlikle incelenmiş, değerlendirilmiş ve Sizinle ilk mülakatımız gerçekleştirilmiştir.
    Sizinle gerçekleştirdiğimiz mülakat sonuçları, tüm adayların mülakat sonuçları ile titizlikle değerlendirmeye alınmıştır. Bu aşamada, başvurunuz, sözkonusu pozisyon dışında, (KOCA BİR YALAN 5 YIL TECRÜBEM VE AKTİF SATIŞIM var)gelecekte doğacak bir ihtiyacımız için aynı özenle değerlendirilmek üzere bilgi bankamıza kaydedilmiştir.
    Meslek yaşamınızda bundan sonra gerçekleşecek değişikliklerden …….. Holding’ i haberdar etmenizi rica ediyoruz.
    İyi dileklerimizle,

  5. İK çalışanı arkadaşlara sesleniyorum gerekiz sorularınız ile insanları tanıyamaz ve iş ahlakını çalışma isteğini yada beceri birikimini saçma sorularla anlamayazsınız. sadece anladığınızı sanırsınız.büyük küçük bütün şirketlerin sürekli eleman ihtiyaçları bu saçma sorulara göre alınan elemanlardan kaynaklıdır alacağınız elemanın tecrübesini hiçe saymaktan başka birşey yaptığınız yok

  6. Detaylı bir cv hazırlamak için öncelikle akıllıca ve karşıdaki kişinin etkilenmesini sağlamak için adımlar atmak gerekir. Günümüzde hangi sektörde olursa olsun nitelikli personel istihdamına fazlasıyla özen gösterilmektedir. Bunun için de çalışanın bilinçli olarak cv hazırlaması en etkili yöntemlerden biridir.

  7. Burak der ki:

    Merhaba;

    Öncelikle tavsiyelerin herbiri için teşekkür ederim.
    Bazı arkadaşların gereksiz sandıkları sorular karşısında işe alınmadığını vurgulamak isterim çünkü işe alınacak kişi ile ilk olarak iş konuşmanız saçma olacağı kanaatindeyim ben lise mezunuyum ve iş konusunda birçok engele maaruz kaldım.
    Görüşmeye gittiğim iş tanımını bilmiyorsam zaten o görüşmeye gitmem ve görüşmeden benden istedikleri ilk şey kişiliktir benim düşünceme göre kişiliksiz bir insan nekadar becerikli ve çalışkan olursa olsun bir kariyer hedefi olamaz kariyer hedefi olmayan birisininde işini büyütmek yükseltmek isteyen bir patronun işi olmaz benim düşüncelerim bunlar 🙂

Geribildirimler

  1. […] ilk izlenim yaratan sihirli bir belgedir. Sihrin iyi veya kötü olması bizim elimizdedir. İş görüşmesine çağrılmamızı sağlayacak CV’yi hazırlamak, basit bazı kuralları bildiğimizde […]

  2. […] ilk izlenim yaratan sihirli bir belgedir. Sihrin iyi veya kötü olması bizim elimizdedir. İş görüşmesine çağrılmamızı sağlayacak CV’yi hazırlamak, basit bazı kuralları bildiğimizde […]

  3. […] ilk izlenim yaratan sihirli bir belgedir. Sihrin iyi veya kötü olması bizim elimizdedir. İş görüşmesine çağrılmamızı sağlayacak CV’yi hazırlamak, basit bazı kuralları bildiğimizde […]

Fikrini söyle

*