16 Kasım 2018

Hedef Kitlesi Gençler Olan Markalar İçin Görsel İçerik Önerileri

Bu yazı geçtiğimiz hafta EticaretMag E-Bülten üyelerine gönderilmiştir. Her hafta yalnızca üyelere, ücretsiz olarak gönderilen EticaretMag E-Bülten’e abone olmak için tıklayınız.

Hedef kitlesi Y jenerasyonu üyesi gençler olan markalar hangi tip içeriklere pazarlama stratejilerinde yer vermeli? Gençler markalardan ne bekliyor?

Hedef kitleyi tanımlamaya çalışırken yalnızca “genç olanlar” diye bir tanımlama yapmak doğru değil elbette. Ancak bu yazı için kitleyi tanımlarken odağımıza 18-30 yaş arasındakileri ve bunun yanında bir de lise ya da üniversite mezunu ve internet kullanıcısı (ve e-ticaret sitesiyseniz “online alışveriş alışkanlığı olan”) gibi filtreleri de alabiliriz.

Daha da filtreleme yapmak mümkün ancak şu anda bizim için bu kadarı yeterli. Daha da ayrıntıya girmek, şu an için o ayrıntılarda boğulmak olacak.

Peki hedef kitlesi böyle bir kesim olan marka internetten nasıl içerik üretmeli ve dolaylı olarak içerik pazarlamasında nelere dikkat etmeli?

Nasıl içerik üretmeli ki hedef kitlesi nezdinde marka algısını pozitif tarafta tutmalı ve bir de satışlarını artırmalı?

GIF (ve hatta 3D GIF ile cinemagraph)

3d-giff-12
Uzun zamandır var olan ancak son birkaç yıldır özellikle Tumblr ile beraber kullanımı artan GIF formatı, yeni nesil internet kullanıcıları için hem iyi vakit geçirme (duygu yaratımı) hem de kendini ifade etme açısından önemli bir yere sahip. GIF yaratım süreci de belirlenen konu ve sahne ile kesilecek saniyeler belirlendikten sonra aslında oldukça basit.

Markanız için kullanacağınız GIF formatındaki içerikler ile trendleri takip ettiğinizi ve eğlenceli/ilginç bir dile sahip olabileceğinizi gösterebilirsiniz. Tabi markanızı ifade etmek ve tanıtmak için de yepyeni bir yöntem olduğunu ekleyelim.

Bu arada artık üç boyutlu GIF’ler ve cinemagraph GIF formatları moda oldu. Haberiniz olsun.

Meme / Caps

meme-caps-ornek
Yanlış anlamayın; “meme” (mim diye okunuyor) sözcüğü İngilizce’de kullanılan ve üzerinde oynama yapılmış, imitasyona uğramış görsel çalışmalar için kullanılıyor. Türkçe’de bir karşılığı şu an için yok. Ancak İnci Sözlük’ten çıkış yapan “caps” mantığı ile oldukça benzeştiğini söyleyebiliriz.

Bu formattaki mantık internette yayılımda olan bir görsel ya da söyleyiş üzerinden yeni görseller ve söyleyişler yaratmak. Eğer tamamen markanın başlattığı bir format varsa ise markanın takipçilerinin benzer formatlarda imitasyonlar yapmalarının beklenmesi ve bunun da yayılıma yol açmasının hedeflenmesi gerekiyor.

Markanız için İnci Sözlük ile özdeşleşen “caps” görsel tipini kullanmak riskli olabilir ancak hedef kitlenize göre bu riske değebilir de. Yine de “meme” formatının bir marka için daha uygulanabilir olabileceğini iddia edebiliriz.

Yukarıdaki görselde soldaki bir “meme” çalışması ve sağdaki de bir “caps” çalışması.

İnfografik (ve hatta GIF infografik)

muzik-icin-efes-infografik
Bir ara trendi geçer gibi oldu ama özellikle sektörel anlamda infografik kullanımının hala moda olduğunu söyleyebiliriz. İnfografikler görsel ve veri anlamında kompakt bir sunum için kullanılabiliyorlar.

Hedef kitle sektörde yer alanlar değil de, gençler olduğunda ise daha farklı çalışmalar yapmak zaruri. Bunun için ise en iyi örnek olarak muzikicinefes.com’da yer alan Müzikle Geçen 50 Yıl infografiği gösterilebilir. Müzik tarihinin konu edildiği infografik GIF’lerden oluşturuldu ve özellikle gençler arasında hızlıca yayıldı.

Markalar için içerik pazarlamasında (ve tabi sosyal medya pazarlamasında) görsel üretimi anlamında aslında bir sınır yok. Bugün GIF’ler moda, yarın bir anda demode hale gelebilir. Önemli olan trendleri yani gençlerin sahiplendiği formatları markanızın da sahiplenmesi ve pazarlama stratejinize uyacak içeriğin üretilmesi.



Sosyal medya ve e-bülten ile de EticaretMag'ı takip edebilirsiniz!

EticaretMag Twitter EticaretMag 

Facebook Sayfası EticaretMag Youtube EticaretMag Google+ E-ticaret 

Türkiye Linkedin Grubu E-

ticaretMag RSS E-

ticaretMag RSS

Yorumlar

  1. Meme nin Türkçe karşılığı olarak bobiler.org da kullanılan “monte” sözcüğü uygun olabilir. Yaptığınız tanımla da uyuşuyor, bir şeyin üzerine başka şeyler monte edilerek yapılan çalışma.

    • Batuhan Apaydın der ki:

      Aynen, monte kelimesi benim de geldi aklıma ama “monte”nin de çağrıştırdığı başka şeyler olduğundan (amiyane bir tabir olabileceğinden) sıkıntı yaşanabilir. Ama şu ana kadar alternatifler arasında en iyisi bence de monte.

  2. Doruk der ki:

    Maalesef bir e-ticaret blogu için bile çok yüzeysel bir yazı olmuş. Umarım hiçbir e-ticaret firması şu yazıyı okuyup hezeyana kapılmamıştır.

    Bir kere teknik olarak “genç” terimi 13’ten başlar 18’den değil.
    Ayrıca günümüz yaş gruplarında “genç” kitlesi sadece Y kuşağından oluşmuyor, içlerinde önemli miktarda Z kuşağını da barındırıyor.

    GIF’ler:
    1993/94-2000 doğumlularda inanılmaz popüler. Yani tam anlamıyla Z kuşağı gençliği, kesinlikle Y değil. GIF’lerle 20 yaş üstü gençliği yakalamanız imkansız. Hatta tam tersi “ergen markası” söylemi yapışırsa üstünüze geçmiş olsun.

    Caps:
    1988-2000 doğumlulara uygun. 25-26 yaş üstünü bunlarla yakalamanız baya zor. Özellikle caps paylaşacağım diye zorlama iş yaparsanız; 25+ için saçma sapan manasız “şeyler” paylaşan bir marka iletişiminiz olur, tebrikleri kabul edersiniz.

    Infografik:
    İnfografikleri belli bir yaş grubuna sokmak ancak zorlama olur. Çünkü tasarımda hangi yaş grubunun kodlarını kullandığınıza göre iş değişir. 13-15 yaş grubuna uygun da tasarlanabilir, 25-30 yaş grubuna da.

    Youth marketingde en önemli nokta hedef kitleyi doğru belirlemektir. Çünkü bu yazının başlığındaki gibi “gençler” hiçbir markanın hedef kitlesi falan olamaz. Hedef kitleniz gençler ama hangi gençler? 14 yaşındaki bir gençle, 29 yaşındaki bir gence aynı iletişim diliyle ulaşmanız im-kan-sız.

    Ayrıca yukarıdaki öneriler aslında tamamen trendwatchingden ibaret. Yani bunlar sadece gençlerin kendi aralarındaki iletişim trendleri. Sizin bunları kullanmanız her zaman gençlerle doğru iletişim kurduğunuz anlamına gelmez. Önemli olan pazarlama iletişiminde vermek istediğiniz mesaj ve markanızı nasıl konumlandıracağınızdır. Doğru iletişimi GIF paylaşarak değil, ancak bunları şekillendirerek bulabilirsiniz.

    Son olarak sevgili eticaretmag.com, sandığınızdan daha çok ciddiye alınıyorsunuz. Bu nedenle umarım yazılarınızda daha özenli olmayı önemsersiniz.

    Sevgiler.

  3. Batuhan Apaydın der ki:

    Doruk Bey,

    Türk e-ticaret sektörü çok büyük değil ama içerideki çalışanları arasında azımsanamayacak bir seviye ve bilgi birikimi farkı var ve terazinin bir tarafı daha ağır. Ben inanın yukarıda ismi geçen görsel içerikler hakkında çok daha uzun ve ayrıntılı yazabilirim, markaların nasıl kullanabileceği hakkında en azından 3 tane yazı çıkartabilirim ve markaların neden farklı görsel tiplerine ihtiyaç duyduğu üzerinde en az 1 yazı çıkartabilirim. Ancak bunların hiçbiri maalesef bir e-ticaret blogunun içeriği değil. Yine de başlangıç aşamasında bahsedilmesi gerekiyor diye düşünüldü ve bu yazı yazıldı.

    Yani maalesef her okuyucumuzu mutlu edemiyoruz. İnanın başka bir okuyucu çıkıp ne kadar teknik yazmışsınız da diyor ve onların sayıları epey fazla.

    Son olarak bütün bunları böyle dememin nedeni ise maalesef bahsettiğiniz neredeyse her noktada yanılıyorsunuz. gif ve caps konusunda z-gen içeride ancak sizin dediğiniz gibi y-gen dışarıda değil. Beraberler. İnfografik için tek bir dil kullanın, tek bir infografik ile herkese ulaşın diye bir şey söylenmiyor, orada biraz abartmışsınız.

    Genç kitle olarak yazının başında özellikle yazdım, sanırım iyi okumadınız, onlarca farklı filtre daha gelebilir ancak 13 yaşındaki bir genç insan bir online alışveriş markasının hedef kitlesi olamaz. Sanırım bu da gözünüzden kaçtı.

    Ve ayrıca hiçbir markaya bizim “hadi bakalım şimdi bir caps atın” deme lüksümüz olamaz. Biz okuyucuyu düşündürmek, yeni bir şeyin daha olduğunu kendisine hatırlatmak isteriz. Tek bir yazıda kimseye sihirbazlık yapamayız, kimse tek bir yazıda her şeye vakıf olamaz.

    Özetle Doruk Bey, bu yazıda sizi sürekli niyet okur olarak gördüm. Yalnız iyi niyeti kaçırarak talihsiz tespitlerde bulunmuşsunuz çoğu yerde. Yanlış da denebilir ama daha çok yazılandan fazlasını anlama durumu gördüm sizde.

    Sevgiler,

    Batuhan

    • Doruk der ki:

      Bir eticaretmag.com okuru olarak çok daha iyisini yazabileceğinizi biliyorum. Zaten o yüzden “daha özenli” yazmayı önemsemelisiniz dedim.

      Her okuru memnun etmeniz imkansız bunun da farkındayım ama yazınızda çok ciddi yanlış yönlendirmeler yapmışsınız. Sektörü etkileyebilecek pozisyondaysanız bence daha dikkatli olmalısınız.

      Temel olarak hiçbir pazarlama iletişim çabasını hedef kitle belirlemeden yapamazsınız. Hiçbir markanın da hedef kitlesi “gençler” olamayacağına göre ya da en azından öyle olsa bile o durumda tek bir iletişim planı olamayacağına göre yazınız ölü doğmuş oluyor. Eğer bu yazının başlığı “gençler arasındaki iletişim trendleri” olsaydı bence ancak o zaman yararlı bir yazı olabilirdi.

      Filtre getirmek başka bir şey hedef kitle bölümlemesi yapmak başka bir şey. Taktik ile strateji arasındaki fark gibi diyelim. Ayrıca 13 yaşındaki biri pekala bir e-ticaret sitesinin hedef kitlesinin içinde olabilir. Neyse ki alışveriş yapmada yasal bir yaş sınırı yok. Türkiye’deki bir çok gen-z genci de ebeveynlerinin kartını alarak hatta kendi prepaid/debit kartlarını kullanarak online alışveriş yapabilecek bilgiye sahip.
      Ayrıca her firma sadece müşterilere değil aynı zamanda tüketicilere de sahiptir. Bazen firma için müşteri ile tüketici aynı kişi olur ama bazen de olmaz. Otomobil firmalarının (toyota) iletişim planlarına 6 yaşındaki çocuklar girerken bir e-ticaret sitesi için 13 yaş ne ki?

      Talihsiz tespitler konusuna gelince bu konuda bir araştırma olmadığı için siz de ben de görüşlerin ötesine geçemeyiz ama şunu söyleyebilirim; bir e-ticaret sitesinin hedef kitlesi nerdler ya da sektör çalışanları/ilgilileri değilse başta GIF olmak üzere tespitlerimde bir hata olmadığına kendi adıma eminim. 50 yaşında olup 4sq kullanan insanlar da var, tabii ki siz ya da çevrenizde gözlem yaptığınız insanlar GIF’ten hoşlanıyor olabilir ama burada genelleme yapıyoruz. Eğer siz Y kuşağına GIF’le iletişim yaparım diyorsanız gerçekten; bir markanın yöneticisi olmadığınız için sizin adınıza sevindim.

      Infografik konusunda da tek bir dil kullanın dediniz demedim. Sadece infografik herhangi bir yaş grubu özelinde bir iletişim aracı değildir diyorum. Bu bir afiş tasarlayarak orta yaş grubuna dokunabilirsiniz demek gibi bir şey. Afiş tasarlayarak herkese dokunabilirsiniz, önemli olan nasıl tasarladığınız.

      Sonuç olarak aslında size ya da yazınıza karşı art niyetli değilim. Daha önce de yazılarınızı okudum ama böyle bir hisse kapılmadım. Belkide profesyonel alanımla ilgili bir yazınıza ilk defa denk geldim o yüzden. Emin olun sırf kötü niyet için oturup, bu kadar uğraşıp bu uzuuun mesajları yazmazdım.
      Eticaretmag’in ve sizin yazılarınızı merakla takip etmeye devam edeceğim. Tek temennim yazılarınızda daha özenli olmanız hepsi bu.

      • Batuhan Apaydın der ki:

        Bence biz epey aynı çizgilerde düşünüyoruz ama yorumlar üzerinden ya da 10-15 paragraflık bir yazı üzerinden karşılıklı fikirleri değerlendirmemiz kısır bir görüş alışverişine yol açıyor. Ben belli noktalarda gerçekten katılıyorum size. Umarım bir gün tanışırız ve birbirimizi daha iyi anlama fırsatı buluruz 🙂

        • Doruk der ki:

          Sert eleştirilerime hatta bazı bölümlerde hoş olmayan üslubuma rağmen konuyu güzel bir şekilde kapattığınız için teşekkür ederim, bu herkesin yapamayacağı bir şey. Tabii umarım tanışırız ama ben zaten yazılarınızdan sizi tanımaya devam edeceğim. Bu yazı özelinde eleştirim olmasına rağmen sektör için çok çok önemli bir iş yapıyorsunuz; hem sizin hem de okurlar olarak bizim bunun farkında olmamız önemli.

          Sevgiler.
          D.

Fikrini söyle

*