18 Kasım 2018

Markaların İletişim Dilini Oluşturmadan Önce Cevaplaması Gereken 5 Soru

markaların dili nasıl olmalı
Bu yazı geçtiğimiz hafta EticaretMag E-Bülten üyelerine gönderilmiştir. Her hafta yalnızca üyelere, ücretsiz olarak gönderilen EticaretMag E-Bülten’e abone olmak için tıklayınız.

Bir markayı marka haline getiren sattığı ürünler midir? Yayınladığı reklamlar mıdır? Logosu mudur? Ürün ya da hizmet kalitesi midir?

Tek bir cevap yok, tek bir doğru da yok. İstisnalar var mıdır bilmiyoruz ama hiçbir markanın konumlandırması ve hiçbir markanın iletişim dili ilk başta planlandığı şekilde devam edemez; yıllar içinde zorunlu değişikliklere ve revizyonlara ihtiyaç duyar.

Ancak yine de başta bir yol haritası hazırlamak gerekir. “İşiniz nasıl insanların sevdiği bir marka haline gelebilir” sorusunun cevabı aslında aşağıdaki soruların cevaplarını aramakta gizli. Sorulara verilen cevaplar sizin ve çalışanlarınızın da markanızı anlamanıza yardımcı olacaklar.

Markaların iletişim dilini oluşturmadan önce kendilerine sormaları gereken en az 55 tane daha soru çıkarmak mümkün ancak bize göre ilk sıralarda yer alması gereken 5 soru hemen aşağıdakiler.

Neden markamı anlatmaya çalışıyorum, hedefim ne?

Daha fazla tüketiciye ulaşarak daha fazla sayıda satış yapmak mı? Yoksa markanın konumunu yükselterek kar marjını artırmak ve daha fazla kar elde etmek mi? Ya da kimsenin niyetini anlamadığı markanızın aslında ne demek istediğini anlatmak mı? Ya da hedefiniz önce duygusal bağ kurmak mı?

Sorular çoğaltılabilir. Önemli olan sizin yeni sorular sorabilme gayretiniz ve cevaplarınız. Soruyu şu şekilde de sorabilirsiniz: Markam neden kendisini anlatmalı, hedefi ne?

İlgili rehber: Markalar İçin Alternatif İçerik Pazarlaması Yöntemleri

Markamı nasıl anlatmalıyım, nasıl bir dil kullanmalıyım?

Bu sorunun cevabını bulduğunuzu düşünseniz bile yola çıktıktan sonra karşınıza çıkabilecek farklı değişkenlerden dolayı o dili mutlaka revize edeceksiniz. Dolayısıyla soruyu yine bir soru ile takviye edelim:

İletişim dilimi revize etmeye, doğru bildiğimi sandığımda inat etmemeye hazır mıyım?

İlgili rehber: Markaların Sosyal Medya Performansını Artıracak Yöntemler

Hangi kanalları kullanmalıyım, hedef kitlem nerede?

Sizin pazarınızda tüketiciler e-posta pazarlamasına mı yatkın, Twitter’a mı, Facebook’a mı, blog yazılarına mı, videoya mı? Siz bu içerik modellerinin sayısını artırabilirsiniz. Belki de varacağınız sonuç offline reklamlar olacak. Bunlardan birkaç tanesini birden kullanacağınız ise kesin gibi.

O zaman belki de soru şu: Hedef kitlem nerede ve nasıl içerik tiplerini tüketmeye yatkın?

İlgili rehber: Yeni Nesil Tüketiciler Markalardan Ne Bekliyor?

Kanallar arası birbirini tamamlayan bir iletişim dilim var mı?

Twitter’da daha eğlenceli bir dil kullanırken, gazeteye verdiğiniz ilanda kurumsal mı konumluyorsunuz markanızı? Bir yerde “sen” diye hitap ederken öte yanda “siz”e mi dönüyorsunuz?

Hangi mecrada nasıl bir dil hakimse siz de o şekilde kendizi rüzgara mı bırakıyorsunuz yoksa markanızı bütünleşik bir şekilde mi konumluyorsunuz?

İlgili rehber: Markaların İçerik Pazarlamasında Sıkça Yaptığı 8 Hata

Hakkını veriyor muyum?

Girdiğim kanalların hakkını verecek şekilde ve istikrarda içerik üretiyor, proje geliştiriyor, işlevsel ve duygusal anlamda adım atıyor muyum? Yoksa Facebook’ta herkes var diye mi sayfam var, Twitter’da sadece yarışma yapmak için mi varım?

Cevabını aradığımız her soru hem markamızı hem de hedef kitlemizi daha iyi anlamamıza yardımcı olacak.



Sosyal medya ve e-bülten ile de EticaretMag'ı takip edebilirsiniz!

EticaretMag Twitter EticaretMag 

Facebook Sayfası EticaretMag Youtube EticaretMag Google+ E-ticaret 

Türkiye Linkedin Grubu E-

ticaretMag RSS E-

ticaretMag RSS

Yorumlar

  1. çalışan girişimci der ki:

    İçerik yönetiminin ülkemizde katetmesi gereken daha çok uzun bir yolu var. Pek çok markanın bu işi hiçbir strateji geliştirmeden, bilinçsizce yaptığını düşünüyorum.

Fikrini söyle

*