18 Kasım 2018

Mobil Alışveriş ve Değişen Alışkanlıklar

Mobil Alışveriş Ve Değişen AlışkanlıklarHemen hepimiz bir yetişkin olarak elimizde ihtiyaç listesi ile alışverişe çıkmışızdır. Özellikle alışveriş için gittiğimiz yer ilk defa gittiğimiz bir yerse etrafımıza daha bir dikkatli ve ayırt edici gözlerle bakarız.

Kimi zaman aradıklarımızı kolaylıkla görür ve mutlu oluruz, kimi zaman ise karmaşık bir yapı ve alakasız ürünlerin yan yana getirildiği raflar arasında kaybolur, listemizdekileri bulmakta güçlük çekeriz. O zaman alışveriş bizim için bir işkenceye dönüşür ve hemen alışverişi tamamlamak ve bir an önce oradan çıkmak isteriz. Bu durumda da her zaman tercih ettiğimiz markaları bulmaya çalışmaktansa karşımıza çıkan ilk markayı almayı yeğleriz.

İşte tam bu noktada, farkına bile varmadan bir takım dengelerin bozulmasına da sebep oluruz. Büyük üreticiler, ürettikleri ürünlerin tüketicilere kolayca ulaşması ve satış oranlarının düşmemesi için sürekli çalışmalar yapmaktadır.

Uzun yıllardır perakende sektöründe üretici olarak hizmet veren Procter & Gamble firması da bu anlamda derin araştırmalar ve çalışmalar içerisinde olan firmalardan birisidir. Bu tip araştırmalardan en ünlüsü eski P&G CEO’su A.G. Lafley tarafından geliştirilen “First Moment of Truth” söylemidir. Bu söyleme göre, alışveriş için gelen bir kimsenin rafta duran bir ürünü gördüğü andan itibaren 3 ile 7 saniye arasında bir süre içinde kafasında o ürüne ait bir “imge” oluşmaktadır.

Bu imgeyi olumlu ve güvenilir kılmak adına ürünün rafa yerleşimi ve pazarlama materyalleri ile desteklenmesi oldukça önemlidir. Bu doğru bir şekilde yapılırsa ürünün satış grafiği pozitif şekilde oluşacaktır; aksi halde ürün müşterilerce gözden kaçırılacak ve belki de hiç satılamayacaktır.

İşte bu çalışmanın ışığında perakendeciler yıllarca raf düzenine ve ürünlerin doğru şekilde pazarlanmasına maksimum derecede önem vermişlerdir. Ancak, günümüzde internetin ve mobil teknolojilerin hızlı gelişimi ile birlikte bu önem yerini başka kriterlere terk etmek zorunda kalmıştır.

Zira, artık müşteriler alışverişleri sırasında ellerindeki cep telefonları ile internete bağlanarak farklı markaların fiyatlarını ya da özelliklerini anında karşılaştırabilmekte ve kendi arama kriterlerine en uygun olan ürün için satın alma kararı verebilmektedirler. Bir anlamda, ürünün raf yerleşimi ve satın alınmasını teşvik edici pazarlama materyallerinin varlığı ikincil derecede önem arz etmektedir.

İşte Momads isimli, İngiltere ve Belçika’da mobil platformlar üzerine hizmetler sunan bir ajansın “mobil alışveriş” hakkında hazırladığı araştırmadan satır başları:

  • Bir perakendecinin web sitesine cep telefonu veya akıllı telefon (smartphone) üzerinden erişmeye çalışan müşteri sayısında 2008 yılına göre 2009 yılında %23, 2010 yılında %32 oranında bir artış söz konusudur.
  • Cep telefonu üzerinden ürün araştıranların sayısı da 2008 yılına göre 2009 yılında %14, 2010 yılında %30 oranında artmıştır.
  • Cep telefonundan ürün araştıran her 100 kişiden 53‘ü ürün fiyatına bakarken; 43‘ü farklı ürünleri karşılaştırmakta geriye kalan 20 kişi de ürün özelliklerini incelemektedir.
  • Cep telefonu ile alışveriş yapan müşterilerin oranı 2009 yılında %2 ile sınırlı iken bu oran 2010 yılında %8‘e çıkmıştır.
  • Mağazalara alışveriş için gelen cep telefonu sahibi müşterilerin arasında yapılan bir araştırmada cep telefonlarını hangi işler için kullandıkları şu şekilde sınıflandırılmıştır:
    Cep telefonunda,
    SMS (kısa mesaj) kullananların oranı: %70
    E-posta kullananların oranı: %44
    Sohbet (Anlık İleti) kullananların oranı: %25
    Bir ürüne ait fotoğraf çeken / gönderenlerin oranı: %48
    Bir ürün için bilgi araştıranların oranı: %38
    İndirim Kuponu
    kullanan / isteyenlerin oranı: %20
    Barkod okutanların oranı: %15
  • Bir ürün hakkında bilgi sahibi olmak için ürün barkodu okutanların sayısı 2010 yılında bir yıl öncesine göre %1600 gibi inanılmaz bir oranda artmıştır.
  • Bu hızlı değişim karşında gerçekleri kabullenmekten başka çaresi olmayan satıcıların (perakendecilerin) %87′si, müşterilerin mobil alışveriş sayesinde çok daha iyi fiyatlar veya koşullar ile aradıklarını bulabildiklerini ifade ederken; %55‘i mobil alışveriş platformları sayesinde müşterilerin, ürünlerle ilgili bilgiye satış personelinden çok daha iyi bir şekilde erişebildiklerini kabul etmektedir.

Fazla söze gerek yok sanırım. İletişimde, erişilebilirlikte, bilgiye ulaşmada hızla mobilleşen dünyamızda alışveriş trendlerinin de mobile kaymasına şaşırmamak gerekir.



Sosyal medya ve e-bülten ile de EticaretMag'ı takip edebilirsiniz!

EticaretMag Twitter EticaretMag 

Facebook Sayfası EticaretMag Youtube EticaretMag Google+ E-ticaret 

Türkiye Linkedin Grubu E-

ticaretMag RSS E-

ticaretMag RSS

Yorumlar

  1. soner der ki:

    Hangi ürünler için konuşuluyor ki? Yani en nihayetinde bir çamaşır suyu için fiyat araştırması yapılıyor mu?

  2. merhaba,
    barkod okuma sistemlerini duymuşsunuzdur. bu sistemlere benzeyen ve uzun süredir yurtdışında kullanılan, yeni yeni ülkemizde de kullanılmaya başlanan bir sistem var. bu sistemde cep telefonuna bir barkod okuyucu yazılım yüklüyorsunuz. (tabi telefonda kamera olması şart!) sonra telefonunuzla ürünlerin özel hazırlanmış barkodlarını okuttuğunuzda cep telefonunuzun internet bağlantısı sayesinde anında size o ürün ile ilgili bilgi (hatta yorum) bulabileceğiniz güvenilir kaynaklar görüntüleniyor. bu sayede çamaşır suyundan diş fırçasına, LED televizyondan çamaşır makinesine kadar her çeşit ürün hakkında bilgiye ulaşabiliyorsunuz. yeterki bu ürünlerde bahsettiğim barkod (fiyat etiketine benzeyen minik bir etiket de diyebiliriz) kodlanmış olsun!
    (Nerede görebilirim bu teknolojiyi derseniz sanırım Teknosa’larda bu uygulamanın kullanıldığı barkodlanmış ürünler var.)

Fikrini söyle

*