14 Kasım 2018

Moda Bloggerlarının Gözüyle Online Alışveriş ve Trendler [2012/13 Dosyası]

Birçoğunuzun gözlemlediği gibi Türkiye’deki online alışveriş sektörünün önemli bir kısmını giyim, ayakkabı, takı, aksesuar ve kozmetik ürünleri oluşturuyor. Bu durum da aslında son yılların öne çıkan figürleri olan moda bloggerlarının Türkiye’deki e-ticaret sektörü ve online alışveriş alışkanlıkları üzerine söyleyeceği birkaç şey olduğu anlamına geliyor. Modanın alışveriş gerçeği olmadan düşünülebilmesi imkansız ve yeni dönemin modası ise online alışveriş.

Moda bloggerlarına 2012 itibarıyla Türkiye’de online alışverişi nasıl değerlendirdiklerini, internetin ve e-ticaretin moda endüstrisini daha demokratik ve eşitlikçi kılıp kılmadığını, hangi sitelerden alışveriş yaptıklarını ve 2013’ün çizgilerini sorduk. Cindrella Under the Umbrella’nın kurucusu Gamze Biran, Yeliz’in Dünyası’nın ve Stylebutik’in kurucusu Yeliz ve yine moda dünyasından birçok kişinin tanıdığını düşündüğümüz stil ve dijital iletişim uzmanı Koray Caner’in görüşlerini aldığımız dosyanın, 2013 yılı ürün stratejilerini belirleyen ve belki de moda bloggerlarıyla beraber projeler geliştirmek isteyen e-ticaret girişimleri açısından besleyici olacağını söyleyebiliriz.

Bu üç değerli ismin yanı sıra daha birçok moda bloggerına da ulaştığımızı ancak birçoğunun online alışveriş sektörü hakkında yorum yapma konusunda çekimser kalarak dosyaya katılmak istemediğini de not düşelim.

“İnsanlar artık stil sahibi olmak için giyiniyor”

Türk insanın artık online alışveriş ile barıştığını belirten Biran’a göre fiziksel mağazalara kıyasla daha ucuza ürün satın almak ve mağazalarda bulunamayan ürünü internette bulabilmek kritik olan nokta.

İnsanların artık ihtiyaç olduğu için değil, iyi görünmek ve stil sahibi olmak için giyindiğini söyleyen Biran, e-ticaret sitelerinin yarısından fazlasının kıyafet, takı ve ayakkabı odaklı olmasının şaşırtıcı bir durum olmadığını savunuyor: “Artık tasarımcılar belli bir akıma, renge, çizgiye sabit kalmadan kendi fikirlerini koleksiyonlarına rahatça yansıtır oldular. Gucci 1970’lerin altın çağını yaşatırken, Balmain 1980’lerin müzik gruplarına gönderme yapabiliyor. Ama kesin olan bir şey var ki moda daha rafine ve daha couture bir hale bürünüyor. Nanoteknoloji kumaşlar ve el işçiliği büyük önem kazanıyor. Sanatla moda iç içe geçiyor. Bol kesimler, fütüristik yorumlar bizi bekliyor. Artık tüketici zamansız kıyafetler satın almak istiyor. Ve organik tarımdan sonra organik giyim de gardıroplarımızın baş köşesine yerleşecek.”

Önceden bir ürünü mağazada görüp alma şansınız vardı. Şimdi ise aynı ürünü birçok farklı internet sitesinde bulup fiyatlarını karşılaştırıp satın alma olanağına sahibiz. Dolayısıyla e-ticaret ve internet modayı monopoly’den kurtardı diyebiliriz. Türkiye’de hala bir çok markanın online alışveriş sitesi bulunmuyor ne yazık ki. Bu alanda büyük yatırımlar yapılması gerektiğini düşünüyorum. Online alışveriş pazarının büyük bir bölümüne hakim olan fırsat siteleri de artık kendi markalarını yaratma ve onların satışı üzerinden ilerleme yoluna gidiyorlar. Bu da fırsat sitelerinin artık karlılıklarını artırmak için farklı arayışlara girdiğinin göstergesi…

Haftada 2 kere internetten alışveriş yapan Biran daha çok aksesuar ve ayakkabı satın aldığını, eBay ve Asos’un en çok göz attığı siteler olduğunu belirtiyor: “Onun haricinde işim gereği Netaporter’a sıklıkla bakıyorum. Türkiye’de Lidyana ve Shopigo’yu seviyorum. Bir de en sevdiğim aksesuar sitesi Ringsandtings…”

“2013’te beyaz ağırlıklı ürünler fark yaratacak”

“Türkiye’nin her şehrinde her mağazadan bulmanız mümkün değil. Bu durumda devreye her şehre ulaşabilen e-ticaret siteleri giriyor. Bugün Artvin’de de Muğla’da da aynı lüks tüketim ürününü bir e-ticaret sitesinden sipariş edip kullanabilir haldeyiz.” diyerek alışveriş hakkının git gide tabana yayıldığını savunan Koray Caner, modanın eskiden sadece yüksek gelir sahibi kesime hitap ettiğini (ya da öyle inanıldığını) ancak bu durumun değiştiğini belirtiyor. Ama yine de modanın halen birileri tarafından belirlenen ve yönlendirilen bir kavram olduğunu da ekliyor: “Asla çoğunluk mavi rengi çok sevdi diye üç sezon boyunca mavi renk gündemde kalmıyor. Aksine, tepedeki endüstrinin ihtiyaçlarına göre her şey şekilleniyor. E-ticaret sitelerinde de durumun farklı olduğunu düşünmüyorum. Tabi ki bu tür siteler, kullanıcılarından geri bildirim alarak yeni butikler ve ürünler ekleyebiliyor ancak yine de olay çok daha yukarılarda planlanıyor.”

Ancak aksesuar gibi belli bazı şeyleri online’dan satın aldığını ifade eden Koray Caner, kendini “kötü bir online alışveriş adamı” olarak tanımlıyor. Bunun sebebi ise deneyerek alma tercihi. Türkiye’de özellikle moda üzerine yoğunlaşan e-ticaret sitelerinin inanılmaz bir ivme kazandığını vurgulayan Koray Caner, yine de yurtdışındaki usta örnekler gibi olmak için vakit olduğunu belirtiyor: “Sektöre atılan her sitenin yeterli teknik altyapı ve görselliğe sahip olması gerektiğini düşünüyorum; aksi taktirde bizim gözümüzde ‘Al işte, bir tane daha…’ deyip geçtiğimiz kötü kopyalardan öteye geçemiyorlar.”

2013’te de doğadan ilham alan renkleri (özellikle mavinin tonlarını, derin denizlerden ilham alan renkleri ve toprak tonlarını) görmeye devam edeceğiz. Grafik baskılar, çizgiler, her yana saçılmış çiçekler, küçük parıltılı parçalar, Uzak Doğu esintili kısa ceket ve pantolonlar, hacimli kıyafetler, siyah ve beyazın uyumu, transparan üzerine işlemeler, denim detaylar gibi pek çok trend 2013’te konuşuluyor olacak. Ben bunların arasında en çok beyaz ağırlıklı ürünlerin hem sadelik hem de şıklık açısından fark yaratacağını düşünüyorum.

“Sektörün büyümesinde kadınların rolü büyük”

Bir moda bloggerı ve tüketici olarak önümüzdeki dönemin online alışveriş trendlerini sorduğumuzda Yeliz’in vurguladıkları birçok uzmanın dediklerine paralel şekilde servis kalitesi, sosyal medya, mobil deneyim, kullanıcı alışkanlıkları ve profilleme üzerinde yoğunlaşıyor: “Mesela sürekli alışveriş yaptığım bir site profil bilgilerimi ve neleri satın aldığımı biliyor. Bebek kıyafetleriyle ilgilenmediğim halde, sabah mailimi açtığımda mailin konusunda bebek kampanyaları oluyor. Ben de doğal olarak maili açmadan siliyorum.”

2012 yılı itibarıyla Türkiye’de e-ticaretin çok büyüdüğünü ancak bu büyümenin etkisinin tüm e-ticaret sitelerine adaletli dağılmadığını düşünen Yeliz, bu durumun sebebi olarak ise kullanıcıların yeni tanışmış olduğu sitelere karşı güven problemi yaşıyor olmasını gösteriyor. Stylebutik isimli girişimiyle, moda blogger’ı oluşunun yanı sıra bir e-ticaret girişimcisi de olan Yeliz kadınların alışveriş alışkanlıklarının e-ticaretin büyümesine etkisine dikkat çekiyor: “Kadınların e-ticaretteki aktifliği bu pazarın şekillenmesinde ciddi rol oynadı. Yapılan araştırmalarda kadınların e-ticarette giyim, dekorasyon ve aksesuar üzerine harcamalar yaptığı belirtiliyor. Doğal olarak bu da e-ticaret sitelerinin kıyafet ve aksesuar alanında daha aktif olduğunu gösteriyor.”

2013 kış sezonu trendleri arasında military tarzı, maskülen kıyafetler ve kolej stili yer alıyor. Barok, çiçek ve leopar deseni, deri, boyfriend ve zımbalı parçalar yine sezonun olmazsa olmazları. Aksesuar olarak ise, büyük kolyeler ve şapkalar başrolde. 2013 yılının popüler renkleri ise bordo, açık bej, elektrik mavisi, hardal sarısı ve nefti yeşil.

Haftada en az bir defa online alışveriş yaptığını söyleyen Yeliz’in en çok tercih ettiği siteler Asos.com, Cathkidston, Hizlial, Trendyol, Markafoni, limango, Hepsiburada ve Amazon: “Çok sık alışveriş yaptığım markalardan bazılarının malesef online alışveriş siteleri yok. Sitesi olan bazı markaların ise online’da yer verdiği ürün alternatifleri yetersiz. Bir de yurtdışı bağlantılı sitelerde siparişlerin gümrüğe takılma sorunları olabiliyor.”



Sosyal medya ve e-bülten ile de EticaretMag'ı takip edebilirsiniz!

EticaretMag Twitter EticaretMag 

Facebook Sayfası EticaretMag Youtube EticaretMag Google+ E-ticaret 

Türkiye Linkedin Grubu E-

ticaretMag RSS E-

ticaretMag RSS

Yorumlar

  1. Merhaba,

    Çok güzel bir yazı*

    Başarılarınız devamını dilerim

    Saygılarımla

  2. Av. Ülkü Solak der ki:

    Gamze Biran’ın “Artık tüketici zamansız kıyafetler satın almak istiyor” yorumuna kesinlikle katılıyorum fakat bence bunun nedeni modanın artık hızla kişiselleşmesi ve bireyselleşmesi. Çok yakında modayı yaratanlar yalnızca birer araç haline gelecekler. E-ticaret’in seçenekleri ve farklı trendleri bir arada geniş kitlelere sunması ise bu devrimin öncüsü olduğunu göstermekte. E-ticaretteki long-tale mantığı da sokakta birçok farklı sezon ürününü yakıştırarak üzerine geçiren moda ikonları görmemize neden olacak zira vintage clothing dediğimiz tarz tam da bu felsefeye göre! Koray Caner’in alışveriş hakkının git gide tabana yayıldığı görüşü ise yine katıldığım bir görüş ve kişiselleşme öngörümü destekler nitelikte. Zira kitlelerin modayı algılayış ve uygulayış şekillerinin farklı olduğunu göreceğiz bu sayede. Son olarak kadınların önemine gelince: siz bir de ödeme sistemi alternatifleri oturduğunda artık kocasının kredi kartına muhtaç olmayan kadınların üstünlüğünü görün 🙂

  3. Temucin der ki:

    A.B.D’de tuketicinin facebook’tan sonra en cok itibar ettigini ogrendigimiz icerigi barindiran bloglarin, Turkiye’de ki temsilcilerinin gorusleri onemli.

    Internetten alinan mal ve hizmetler siralamasinda elektronik araclarin dahi onunde yer alan giyim ve spor malzemelerine dair sitele, tuketicinin zamandan tasarruf, fiyat karsilastirma, daha fazla cesite hizli ulasim ve daha ucuz alisveris gibi ihtiyaclarina cevap vererek pazarda kendilerine yer ediniyorlar, 2013’un ana trendlerinden olan “e-donusum”um bu sektorede de guclu sekilde hissedilip halen online alisveris opsiyonu sunmayan bir cok markanin bu Alana girmesinin hizlandigi bir yil olmasi beklenebilir. Farklilasacak siteler sosyal medyayi etkin kullanabilen, e-is modellerinin kullanici profilleme, musteri deneyimi gibi araclarini iyi kullanan ve yuksek servis kalitesini saglayabilenler olacaktir.

Fikrini söyle

*