21 Kasım 2018

Patronunuza ya da Yöneticinize Asla Söylememeniz Gereken 6 Cümle

patronunuza söylememeniz gereken sözler
Bu yazı geçtiğimiz hafta EticaretMag E-Bülten üyelerine gönderilmiştir. Her hafta yalnızca üyelere, ücretsiz olarak gönderilen EticaretMag E-Bülten’e abone olmak için tıklayınız.

Bu yazıyı okuyan herkes, profesyonel iş hayatında belirli bir hiyerarşinin varlığına vakıftır. Bu alt-üst ilişki bazen keskin sınırlarla belirliyken bazen de üstü kapalı hissedilir. Ancak kesin olan bir şey var ki patron her yerde patrondur.

İş hayatına yeni atılan -popüler deyimiyle- junior’ların, gelecek adına oldukça umutlu stajyer’lerin hatta profesyonel yaşamda yıllar geçirmiş senior’ların dahi yönetici ve patronlarıyla iletişimlerinde rasyonel kurallar mevcuttur. Tabi iletişimden kastımız, mesai saatleri içerisinde olanı. Bir de kurulan cümlelerde potansiyelinin çok altını yansıtmak var ki gerçekten üzücü örnekler çıkarabiliyor.

Lafı daha fazla uzatmayalım: Özellikle mesai saatleri içerisinde yönetici ve patronunuza kurmamanız gereken cümlelere geçelim.

“Zamanında bitirmeyi deneyeceğim”

Başarılı olmuş tüm kurumsal ya da ajans yapılarının formüllerinden biri en azından ortalamada takım oyunu oynayabilmeleridir. Yani yedi kişiyle birlikte bitirilmesi gereken bir projede herkes kendi görevinin tamamlanacağı saati (aşağı yukarı) belirtmekle yükümlüdür. Bu zorunluluğu olasılıklar dahiline bırakmak ise, hali hazırda onlarca task’le uğraşan yöneticinin tüm gidişatın bozulduğunu hissetmesine neden olacaktır.

O yüzden denemeyin, gerekirse zamanı geç söyleyin ama zamanında yapın.

“Bu benim fikrim ve yüzde yüz özgürlük istiyorum”

Keşke… Çalıştığınız şirkette ön plana çıkmak, fikirlerinizle katma değer sağlamak hatta iç girişimcilik konusunda çığır açmak istiyor olabilirsiniz. Ancak bir şirkette patron hariç herkese demokrasi uygulanır ve fikrinizin başkaları tarafından onaylanması gerekmektedir. Tabi onaylandıktan sonra başarının tüm meyvelerini kendiniz yiyeceğinizi sanıyorsanız, yanılıyorsunuz.

“Dosyayı hazırladım, 400 sayfa tuttu; bir check eder misin?”

Yanlışlıkla kurulmuş bir cümleden çok kasıtlı, hafif dalga geçmeli bir cümle olarak yorumlanabilir. Çünkü hiçbir yönetici ya da patron -en azından işini doğru yapan- 400 sayfayı revize ya da check etmekle uğraşmaz. Doğrusunu söylemek gerekirse uğraşmamalıdır da.

Biliyoruz o dosyanın bir göze daha ihtiyacı var ama o patron olmasın.

“Benim yerime arar mısın?”

Bütün bu kurulmaması gereken cümleler arasında amatörlüğün en çok yansıtıldığı cümledir. Gerçekten çok kritik görüşmelerin hakkını patron ya da yönetici verecektir ama iş geliştirme, toplantı ayarlama gibi sıradan etkileşimleri patrona bırakmak “Sen ne iş yapıyorsun?” algısı uyandıracaktır.

Böyle bir soru karşısında umalım da yalnızca “Bu senin işin” yanıtı alınsın.

“Kusura bakma sana söylemeyi unutmuşum”

Muhtemelen kusura bakar. Çünkü ekibin birbirine entegre bir biçimde ilerlediği projede, köşe başlarından birini ekibe duyurmamak en iyi ihtimalle proje bitiş süresini uzatacaktır. Tabi proje yöneticisine/patrona haber vermemek bir hatadan çok daha fazlası anlamına gelecektir.

“Doğru karar verdiğine emin misin?”

Evet, kabul herkes ve her şey sorgulanabilir. Ancak yöneticinize bu eleştiriyi “Doğru karar verdiğine emin misin?” şeklinde yaparsanız kuvvetle muhtemel “Evet” yanıtı alırsınız. O yüzden patronunuzun hata yaptığını düşündüğü kararın alternatifiyle yanıt vermek faydalı olacaktır.

Yazıyı noktalamadan yukarıda bahsettiğimiz maddelerin birer kaide olmadığını, tüm patronların aynı reflekse sahip olmadığını ve patronları hedef tahtasına oturtmaya niyetimiz olmadığını belirtelim.



Sosyal medya ve e-bülten ile de EticaretMag'ı takip edebilirsiniz!

EticaretMag Twitter EticaretMag 

Facebook Sayfası EticaretMag Youtube EticaretMag Google+ E-ticaret 

Türkiye Linkedin Grubu E-

ticaretMag RSS E-

ticaretMag RSS

Fikrini söyle

*