17 Kasım 2018

Sektördeki Büyük Oyuncular Yeni Başlayanlar İçin Bir Tehdit mi?

İşim gereği haftada birkaç kez e-ticarete başlamayı düşünen kişilerle görüşürüm. Konu döner dolaşır sektördeki büyüklere gelir. Kimi müstakbel e-ticaret girişimcisi, onların bulunduğu ortamda başarılı olup olamayacağının kaygısını fazlasıyla taşır.

Öncelikle başarı kriterinin ne olduğunun iyi belirlenmesi lazım. Eğer kriteriniz top 10’daki firmaların ortalama e-ticaret hacmine ulaşmaksa, açıkçası bu tek başınıza, yatırımsız, maddi desteksiz yapabileceğiniz bir iş değil. Ancak hedefiniz kendinizi döndürecek, sizi ayakta tutacak kadar para kazanıp zamanla bunun üstüne koymaksa, evet bu kesinlikle gerçekleştirebileceğiniz bir hedef.

Ben e-ticarete başlayacak her kullanıcıya ilk olarak “Sizi diğerlerinden farklı gösterecek bir siteye sahip olun” derim. Piyasadaki e-ticaret sitelerinin büyük çoğunluğu aynı şablona sahip. Bu kullanıcıya, gezdiği bir önceki siteden farkınız olmadığını gösterir. Belki farklı tasarım oluşturmak, standart tasarımlara göre bütçenize ufak bir ek getirir, ama sizi bir adım öne çıkarır.

Gelelim sektörün büyüklerine. Bugün Markafoni, Trendyol, Hepsiburada, Teknosa (ben bunlara mahşerin 4 atlısı diyorum) e-ticaret pazarının ezici çoğunluğunu elinde bulunduruyor. Reklam çalışmaları, aramalarda üst sıralarda yer almaları, geçmişten gelen kullanıcı alışkanlığıyla pazardaki hakimiyetlerine daha uzun süre devam edecekleri kesin.

Peki mahşerin bu 4 atlısının yer aldığı sektörde, işe hevesle başlayan bir işletmeci ayakta durmayı ve büyümeyi nasıl başaracak?

İlk olarak dikkati çekmek gerekirse, bu siteler sıradan internet kullanıcısını nitelikli online alışveriş müşterisi haline getirdi. E-ticaret hacminin bu denli artışını, bu kadar çok kullanıcının alışveriş yapmasını, küçük girişimcinin de bu pazara katılacak cesaret bulmasını kendilerine borçluyuz.

Piyasaya adım atmanızı sağlayacak altyapı onlar sayesinde oluştu. Yani, sizin müşterinizin alışkanlıklarını bu siteler belirlerken, güvenlikle ilgili sıkıntıların çözülmesine, güçlü e-ticaret altyapısının oluşmasına imkan sağladılar ve size iş yapabileceğiniz bir alan oluşturdular.

İkinci nokta ise; ticarette son kullanıcıyı %100 memnun etmek kolay değildir. Müşterinin süreçte karşılaştığı hata ve aksaklıklar kazıklandığı hissinin ortaya çıkmasına neden olur. Hele ki internet üzerinden yapılan perakendecilik çok daha hassas ve kırılgandır. Özellikle yoğun iş hacmine sahip işletmeler, yaşanan müşteri memnuniyetsizliği nedeniyle son kullanıcıyla sık sık karşı karşıya gelir.

İşte bu bahsi geçen şirketler pastanın büyük kısmını kapmış olsa da, alışveriş yapan kullanıcılar yaşadıkları problemler nedeniyle alternatif satış sitelerine yönelir. (Burada amacım herhangi bir işletmeyi karalamak ya da kötü göstermek değil. Hepsinin amacının müşteriyi memnun etmek olduğundan eminim ve sağladıkları iş hacmiyle bunu gerçekleştirdikleri de ortada. Ancak bir gerçek var ki; yüksek iş hacminde çok sık hata meydana gelebilir. Çeşitli forum ve sözlüklerde kullanıcıların şikayet ve serzenişleriyle karşılaşıyoruz.) 

Bu durum küçük işletmeler için çok önemli bir fırsattır. İnternetten alışverişi alışkanlık haline getiren insanlar, ihtiyaçlarını farklı sitelerden temin etmeye çalışırlar. Bu şekilde sitenize ulaşan bir müşteriye sağlayacağınız düzgün hizmet, sizin devamlı bir müşteri kazanmanızı sağlar.

Tabii burada şuna dikkat etmeniz gerekli; kullanıcılar bir siteyle ilk defa karşılaştıklarında kafalarında bazı soru işaretleri vardır. “Ürünler orjinal mi? Bilgilendirme notlarında verilen sözler tutuluyor mu? Ödeme sistemi güvenli mi?” gibi. Bu soru işaretlerini azaltmak için kullanımı kolay, tasarımı düzgün, bilgilendirmelerin eksiksiz yer aldığı bir e-ticaret platformuna sahip olmalısınız.

Üçüncü ve bence en önemli konu ise alternatif üretmek. Bu sitelerin satmadığı hala binlerce farklı ürün çeşidi var. Sonuçta insanoğlunun bu hayatta kıyafet, parfüm, bilgisayar parçasından başka ihtiyaç duyduğu pek çok temel gereksinim bulunuyor.

Hatta temel gereksinimler dışında, kişisel hobileri için tonla alışveriş yapan pek çok insan var çevremizde. Bahçesine düşkün bir adamın, evcil hayvan besleyen bir kadının, doğa sporlarıyla ilgilinen bir üniversite öğrencisinin sürekli bir şeylere ihtiyacı oluyor. Bunları tedarik etmeye çalışıyor ve bu alanlarda hala gerçekten koskoca bir boşluk var. Düzgün işleyen web siteleri yok denecek kadar az ve olanların da hali hiç iç açıcı değil.

Alternatif pazarlara yönelmenin bir başka avantajı, bağımsız olarak kendi piyasanızı oluşturmanıza imkan sağlaması. Rekabetin az, pazar potansiyelinin yüksek olduğu bir ortamda iş yapmak ve işinizi geliştirmek çok daha kolaydır.

Sonuçta e-ticaret, sınırları belli bir çember değil aksine sürekli büyüyen ve yeniliklere aç bir pazar. Bugünden sistemini kurup çalışmaya başlayanların, yarın çok daha avantajlı ve karlı bir konumda olacağı su götürmez bir gerçek.

Özetle, piyasanın büyük oyuncuları mantıklı planlar yapıp, akıllı stratejiler izleyen ve doğru pazarlara yönelen işletmeler için bırakın tehdit olmayı, oluşturdukları alışkanlıklar ve pazar sayesinde onların (gizli) destekçisi bile olabilir.

Bol kazançlı günler..



Sosyal medya ve e-bülten ile de EticaretMag'ı takip edebilirsiniz!

EticaretMag Twitter EticaretMag 

Facebook Sayfası EticaretMag Youtube EticaretMag Google+ E-ticaret 

Türkiye Linkedin Grubu E-

ticaretMag RSS E-

ticaretMag RSS
Hakkımda Yağızhan Pala

Galatasaray Üniversitesi Bilgisayar Mühendisliği'ni bitirdi. Tezini Elektronik Ticaret üzerine hazırladı ve uzmanlığını bu alanda devam ettirmek için çalışmaya başladı. Startup E Ticaret projesini hayata geçiren ekipte yer aldı.
Aktif olarak e ticaret ve mobil e ticaret projelerinde görev alır, danışmanlık yapar.

Yorumlar

  1. Eticarete başlayacak bir site öncelikle ürün tedariğini nasıl yapacağını belirlemeli. Örneğin tüm büyük siteler stoklu ve bunun bir sonucu olarak aynı gün kargo ile çalışıyor. Eğer siz stoksuz çalışacaksanız önünüzde bu büyük bir engel olarak çıkacak. Çünkü yönetmeniz gereken tedarikçiler, siparişler, kargo maliyetleri, gecikmeler ve müşteri ilişkileri süreçleri olacak.

    Zamanla stoklu sisteme geçiş yapmak mümkün olur mu hiç bilmiyorum. Biz de deneyerek görmek istiyoruz. Ancak bu konuda bir araştırma var mı, stoksuz eticaret sitesi olur mu merak ediyoruz.

  2. baştaki yazılar mahşerin 4 atlısını küstürmemek adına gaz alır nitelikte

    yazının son 4 bölümüne katılıyorum.

    herkesin heryerde sattığı ürün ile başlamak çok yanlış oluyor. biz bunu denedik zarar ettik.
    hedefimiz şimdi kimsenin satmadıgı ve insanların gerçekten ihtiyaç duyacağı ürünler.
    hobi ürünleri güzel bir tespit ve bunun yanında benim görüşüme göre iş güvenliği ekipmanları da isg kanunlarına göre firmaların çok ihtiyaç duyacağı ürünler zinciri

Fikrini söyle

*