17 Kasım 2018

Sina Afra, Markafoni’den Sonraki Planlarını Anlattı [Özel Röportaj]

Türkiye e-ticaret sektörünün lokomotif şirketlerinden olan Markafoni, Türk internet tarihine adını altın harflerle yazdırdı. 2008 yılında faaliyete geçen şirketin uyguladığı agresif indirim politikası sektöre yeni bir soluk getirmişti. Markafoni’den sonra e-ticaret sektörüne giren şirketler, Markafoni’nin büyüme hızı karşısında etkisiz kaldı. Çünkü sektör artık şirket ile özdeşleştirilmişti bile…

Bu gelişmelere paralel olarak Sina Afra’nın Markafoni‘nin tüm hisselerinin Naspers’e geçmesiyle birlikte CEO’luk görevinden ayrılması e-ticaret sektöründe bomba etkisi yarattı. Bu değişimden sonra Sina Afra’nın ne yapacağı sorusunun net olmaması birçok insan için merak konusu…

Türkiye’de yaptığı işlerle adından sıkça söz ettiren Türkiye Girişimcilik Vakfı Başkanı Sina Afra ile bir röportaj gerçekleştirdik.

Sina Afra ile bir araya gelerek yaptığımız röportajı iki bölüm halinde yayınlanacağız. Röportajımızın ilk kısmında Markafoni’nin Naspers’a geçmesi, Türkiye’deki e-ticaret sektörünün durumu ve e-ticaret sektörüne yönelik muhtemel yatırımlara odaklandık. E-ticaret sektöründe girişimciliği ve Afra’nın başkanı olduğu Girişimcilik Vakfı’nı ele alacağımız röportajın ikinci kısmını ise yarın okuyabilirsiniz.

Markafoni’yi Türkiye internet tarihine adını altın harflerle yazdırmış bir şirket olarak tanımlayabiliriz. Bu işe ilk başladığınızda böyle bir başarı tablosu ortaya çıkacağını öngörüyor muydunuz?

Şirketi kurarken bu işin tutmasını umuyorduk. Türkiye’de 2008’e kadar internet aracılığı ile sadece elektronik satılıyordu. Piyasada moda tarafında iş yapan şirket sayısı çok değildi. Markafoni, ürünleri agresif bir indirimle satma anlamında yenilik getirdi. Sektörde ilk olmanın kaymağını çok yedi. Mesela ilk 10 ayda pazarlama departmanı olmadan 1 milyon üyeye ulaşmıştık. Bu bir avantajdı. Bir de yurtdışına açılmamız, oradaki gelişmeleri Türkiye’ye getirmemiz çok büyük etki yarattı. Rakiplerimiz bir yılın sonunda pazara çıkmaya başladı. Rakam kısa sürede hızlıca yükseldi ama onların işi bizden daha zordu.

Neden rakiplerin işi sizden daha zordu?

Markafoni markası oturmuştu. Bütün şirketler Markafoni ile özdeşleştiriliyordu. Marka ağızdan ağıza hızla yayıldı. E-ticaret sektörünün Selpak’ı gibiydi. Bu yüzden rakiplerimiz pazarlama yatırımı yapmak zorunda kaldı. Bu sürecin yine böyle devam edeceğini düşünüyorum.

Yılın İnternet Girişimcisi” ve “Yılın Melek Yatırımcısı” seçildiniz. Markafoni; 2011 yılında “En İyi İnternet Girişimi”, 2011, 2012 ve 2013 yıllarında “En İyi Özel Alışveriş Kulübü Sitesi” ödüllerini kazandı ve Wired dergisi tarafından 2012 ve 2013’te Avrupa’nın en hızlı büyüyen 100 şirketi arasında gösterildi. Şirketiniz birbiri ardına yükselen bir başarı grafiği sergiledi.

Dolayısıyla Naspers’in satın alımını nasıl değerlendiriyorsunuz? Bu durum şirket için bir kazanım olarak nitelendirilebilinir mi?

İkinci sorunun cevabı çok basit. Naspers’ın Markafoni’yi satın alması bir kazanım olarak nitelendirebilir. Ortaklarımla hisseleri Naspers’a devredilmesi 3 sene önce kurgunun bir parçası. Oradaki mantık stratejik bir yatırımcı geldiğinde, stratejik yatırımcı hisselerin çoğunu alıyor ama pasif kalıyor. Kurucular stratejik yatırımcıyla büyüme fırsatını yakalıyorlar. Bu yüzden Naspers ile yaşadığımızı süreci iyi bir süreç olarak nitelendirebiliriz. Naspers’ın Markafoni ile devam etmesi Türkiye açısından da önemli bir şey. Çünkü bu sürecin sonunda bu alımdan vazgeçebilirlerdi de. Bir de Naspers’ın tamamına sahip olduğu şirketlere bakıldığında katlanarak büyüdükleri gözleniyor.

girisimcilik_vakfi_yonetim_kurulu_baskani_sina_afra

Dünyanın en önde gelen e-ticaret siteleri Türkiye’ye yatırım yapıyor. Bilindiği gibi Naspers Markafoni’yi satın aldı. Bu noktada önümüzdeki 5 yıl içinde Türkiye’de yabancı sermaye çekebilecek e-ticaret sitesi var mı? Pazar yatırımcı çekebilecek potansiyele sahip mi?

E-ticaret sektörü perakende pazarının yüzde 1,7’sini oluşturuyor. Bu, yurtdışında, mesela İngiltere’de yüzde 8, Amerika’da yüzde 12 seviyesinde. Türkiye e-ticaret sektörünün daha çok yatırımcı çekebilmesi için öncelikle büyümesi lazım. Tabii pazarın belli kırılma noktalarını da gözden kaçırmamız gerekiyor. Türkiye’ye ilk yatırım 2006 yılında geldi. Daha sonra 2011 yılında GittiGidiyor çıkış yaptı. Markafoni’ye büyük yatırım geldi. Yani piyasa yatırım çekmek konusunda dalgalanma yaşadı.

Bence 2014 e-ticaret sektörü için kolay bir yıl değil. Bu yıl içinde yabancı yatırımcı gelmeyecek gibi görünüyor. Diğer yandan sektör hızlı büyümenin ve rekabetin verdiği yaraları sarıyor. Uzun vadede Türkiye genç bir nüfusa sahip. Para harcamaya meraklı, para biriktirmeyi tercih etmiyor. İnternet bu ihtiyaçlara cevap verecek satış kanalları yaratıyor. Türkiye’deki e-ticaret potansiyeli bu oran yüzde 7’nin üstüne çıkmaya başladığı an elbette yabancı sermaye Türkiye’ye tekrar gelecek. Artık Türkiye’de yabancı sermayesi olmadan belirli bir büyüklüğe ulaşmış şirketler var. Bana kalırsa yabancı sermaye yatırımları devam edecek. Ama bu sene çok heyecan verici bir yatırım olmayabilir diye düşünüyorum.

2014’te e-ticaret sektöründe durgunluk yaşandığı konuşuluyor. Bu durumu neye bağlıyorsunuz?

Aslında bu durgunluk yeni bir şey değil, 2013’ün ilk yarısında başladı. Bunu etkileyen nedenlerin başında Türkiye’nin siyasi gündemi başka konularla domine edildi ve edilmeye devam ediyor. Gezi Parkı olayı, 17 Aralık süreci, 30 Mart yerel seçimleri… gündemi yoğun bir şekilde meşgul etti. Yani siyasi belirsizlik yabancı yatırımcıyı da etkiledi. Ayrıca Twitter’ın kapatılması da bu durumda etkili oldu. Bu birinci neden…

İkinci neden ise, iki sene önce e-ticaret sektöründeki e-ticaret şirketleri büyümeye odaklanmıştı. Aralarında rekabet vardı ve herkes sektör liderliğine oynuyordu. Ama şimdi herkes karlılığa yani verimliliğe odaklandı. Büyümeyi ikinci plana attılar. Ama büyüme karlılıktan çok daha heyecan verici bir olay. Tabii bir de sektörde büyük şirketlerin yönetiminde taşlar yerinden oynadı. Yani, Markafoni ve Hepsiburada’nın üst yönetimi değişti. Özet olarak siyasi belirsizlik, verimliliğe fokuslanma, şirketlerin yönetim değişikliği 2014’teki durgunluğu etkiledi.

Peki bundan sonra ne yapacak!

Girişimcilik Vakfı Yönetim Kurulu Başkanısınız. Aslında yapılan açıklamalar doğrultusunda ne yapacağınız az çok öngörülebiliyor. Ama yine de Sina Afra bundan sonra ne yapacak sorusunun net olmaması birçok insan için kafa karıştırıyor. Bu konu ile ilgili ne söylersiniz?

Girişimcilik Vakfı Başkanlığı benim full time yaptığım bir şey olmayacak. Çünkü burada profesyonel bir ekibimiz var. İşi onlar götürüyor. Biz genelde stratejik konuları konuşuyoruz. Buradaki asıl amacım Markafoni döneminde kazandığım paraların bir kısmını hayır işlerine ayırmak. Dolayısıyla girişimcilik vakfı bu hedefin ana bacağı. Sina Afra ne yapar sorusuna ise şöyle cevap verebilirim; yapmayı planladığım çok şey var ve ne yapmak istemediğimi çok iyi biliyorum.

Sina Afra ne yapmak istemiyor?

Öncelikle İstanbul’dan başka bir yere gitmeyi düşünmüyorum. Bir de kurumsal olarak çalışmayı düşünmüyorum. Çünkü bununla ilgili motivasyonum yok. E-ticarette sıfırdan bir şey kurmak istemiyorum. Sanılanın aksine e-ticaret çok zor bir iş. Dışarıdan bakınca ‘herkes iki kasa bir masa işte e-ticaret’ diyor. Çünkü bu iş öncelikle çok sermaye isteyen ve rekabet yoğun bir sektör. Bir süre e-ticarette yatırımcılık dışında bir şey yapacağımı sanmıyorum

Peki girişimciliğe mi yoksa yatırımcılığa mı daha sıcak bakıyorsunuz?

Tabii ki girişimcilik… Yatırımcılık hep ikinci planda kalıyor.

 

Röportajın ikinci bölümü yarın yayınlanacak.

 

 



Sosyal medya ve e-bülten ile de EticaretMag'ı takip edebilirsiniz!

EticaretMag Twitter EticaretMag 

Facebook Sayfası EticaretMag Youtube EticaretMag Google+ E-ticaret 

Türkiye Linkedin Grubu E-

ticaretMag RSS E-

ticaretMag RSS

Yorumlar

  1. Merak ettiğim şey şu kendisi ciro kasan sitelere mi yoksa karlılığa önem veren sitelere mi yatırım yapmayı planlıyor. Nitekim markafoni de büyümek adına uzun süre karlılığı geri planda bıraktı ama batan sitelerin tamamı da ciroya yüklenen siteler.

  2. Recep Dursunoğlu der ki:

    yakında Sina Afra’nın balonu patlayacak.hayır işi yapacakmışmış.ne kadar hayır işi yapsanda hakkını yediğin insanların bedelini acı bir şekilde ödeyeceksin allahın izniyle.

Fikrini söyle

*