18 Kasım 2018

Şule Özmen’in MMCF 2012 San Diego Notları: 3. Gün

San Diego’da katıldığımız Mobil Ticaret ve Pazarlama Konferans ve Fuarı’nın (MMCF12) 3. ve son gününü geride bıraktık.

Etkinlikte toplam 45 konuşmacının yer aldığı 28 oturum gerçekleşti. Fuarda ise uzmanlığı mobil ticaret ve mobil pazarlama olan 50 civarında firma yer aldı. Ayrıca isteyen katılımcılara ücretsiz mobil danışmanlık hizmeti sunuldu.

Etkinliğe dair EticaretMag‘de yayınlanan birinci ve ikinci gün notlarıma kaçıranlar göz atabilirler.

Uğur Özmen ile katıldığımız bu konferans her ikimizin bilgi birikimine çok şey kattı. Elde ettiğimiz bu bilgileri, izlenimlerimizi blog yazılarımızda ve konuşmalarımızda ilgili taraflarla paylaşmak için sabırsızlanıyoruz. Türkiye’de İnternet camiası ve e-ticaret konusunda faaliyet gösteren ve göstermek isteyenlere en önemli tavsiyem, daha katetmemiz gereken çok yolumuz olduğu ve çalışmamız gerektiği. Dünyadaki, özellikle ABD’deki uygulamaları ve yenilikleri daha yakından takip edip bize en uygun olan örneklerden faydalanmamız gerekiyor.

Aşağıda, öncelikle 3. günün notlarını sizlerle paylaşmak, sonrasında ise konferans süresince beni etkileyen en önemli konulara işaret etmek istiyorum.

3. günün ilk oturumu Hotel Tonight firmasının kurucu ortağı ve CEO’su Sam Shank’ın konuşmasıyla başladı. Hotel Tonight firmasının oldukça önemli bir özelliği var. Sadece mobil platformda faaliyet gösteren bir firma. Bir zamanlar sadece web üstünde faaliyet gösteren firmaların varlığından söz ederken şimdi sadece mobil platformda faaliyet gösteren firmalardan söz etmeye başladık. E-ticaretin Ülkemizde yeni başladığı dönemde, 1995’te tatil.com, 1998’de hepsiburada.com, 1999’da ideefixe.com ve kariyer.net, 2000’de yemeksepeti.com, sahibinden.com, 2001’de gittigidiyor.com, ebebek.com, sigortam.net gibi web’de doğan ve web üstünde faaliyet gösteren firmaların, web sitesine sahip olsalar bile geleneksel dünyada faaliyet gösteren firmalardan farklı iş modeline sahip olduğunu dile getirdim. Dolayısıyla web’de ortaya çıkan iş modelleri gibi sadece veya öncelikle mobil platformlarda ortaya çıkan iş modellerini farklı bir iş modeli olarak değerlendirmek gerektiğini bir kez daha vurgulamak isterim.
Bugün mobil platformda faaliyet gösteren Hotel Tonight firmasının mobil uygulamalarını görünce bu ayrımın geçerli olduğuna bir kez daha şahit oldum. Konferans boyunca verilen birçok örnek bu saptamayı destekledi. Konu sadece web sitesinin mobil cihazlara uyarlanması gibi basite indirgenecek bir konu değil. Bu konferansın en önemli çıktılarından birisinin bu olduğunu düşünüyorum. Aynen e-ticaretin ilk evresinde olduğu gibi sanılanın aksine bu iş kolay değil, ucuz değil ama birazdan sunumundan bahsedeceğim Julie Ask’ın dediği gibi ihmal edilecek bir konu da değil, büyük firmalar bu konuda oldukça büyük miktarlarda yatırım yapmaya başlamışlar.

Hotel Tonight firmasının yaptığı iş, klasikleşen adı ile “e-ticaretin” sadece bir mobil versiyonu şeklinde algılanmamalı. Bu algı onların mobil platformda kurdukları ve başardıkları işi ve iş modelini küçümsemek anlamına gelir.

Tanımlarda, “e-ticaret”i şemsiye bir tabir olarak kullanmak daha uygun görünüyor. Çeşitleri arasında ise şimdilik aşağıdakileri saymak mümkün.

• Web sitesi üstünden gerçekleşen ticaret
• Mobil cihazlar üstünden mevcut web sitelerine erişerek veya mevcut sitelerin mobil cihazlara uyarlandığı mobil siteler üstünden gerçekleşen e-ticaret
• Firmaların mobil uygulamaları (apps olarak kısaltılan application) kullanılarak yapılan e-ticaret.
Bu konferansın konusu son iki maddede açıklanan ticaret biçimiyle ilgiliydi. Konuşmacılar tarafından genellikle bu iki şekliyle ele alındı. İlki için kullanılan ifade “mobil site” veya “mobil web” ikincisi ise “mobil uygulamalar” (Apps) olarak isimlendirilen ve uygulama mağazalarında ücretsiz veya ücretli sunulan uygulamalar.

Mobil platformlarda kurulacak iş modeli ve arayüzler hakkında önemli ipuçları veren ve kendi mobil uygulamalarının hızlı bir biçimde benimsenmesi ve kullanılmasına neden olan özellikleri paylaşan Hotel Tonight CEO’sunun ardından Forrester Research Başkan Yardımcısı Julie Ask mobil ile ilgili istatistikleri ve araştırma sonuçlarını paylaştı. Bu bilgilerin yanı sıra mobil ticaret ve pazarlama konusunda önemli tavsiyelerde bulundu. Bunlar içinde önemli bulduğum tavsiyesi, mobil ticaretin en önemli özelliğinin “contextual” yani mobil cihaz sahibinin durumuna, içinde bulunduğu şartlara uygun yapılması gerektiği konusuydu. 2. gün konferans notlarımda bahsettiğim mobil, cihazların “Durumsal Alışveriş” (Situational Shopping) biçimine fırsat vermesi bu konuyla birebir örtüşüyor.
Julie Ask, “context” kavramının üç boyutu olduğunu açıkladı. Bunlar:

• Müşterinin konumu: Lokasyon bilgileri
• Müşterinin tercihi: Müşterinin firmayla paylaştığı tecrübesi ve bu süreçte verdiği kararlar,
• Müşterinin tutumu: Müşterinin o anda bulunduğu lokasyondaki davranışı doğrultusunda hissettikleri, yaşadığı duygular.

Mobil cihazlar ve özellikle cep telefonları kişiye özel ve her zaman yanlarında bulundurdukları cihazlardır. Julie Ask, böylesine eşsiz ve tamamen kullanıcısına özel bir cihaz yoluyla tüketiciyi izlemek, anlamaya çalışmak ve muhtemel davranışlarını kestirip fırsata dönüştürmenin çok değerli olduğunu vurguladı. Soru cevap kısmında kişisel bilgilerin gizliliği ve korunması konusunda kendisine yönelttiğim soruya ise ABD tüketicilerinin kişisel bilgilerin korunması konusunda yaklaşımlarının fayda üstüne kurulu olduğunu açıklayarak cevap verdi. Bunun yanı sıra, kişisel haklarının yasalarla çok sıkı korunduğunu dile getiren Ask, tüketicilerin fayda elde ettikleri sürece kişisel bilgilerini paylaşma konusunda titizlenmediklerini belirtti.

Bu açıklama Uğur Özmen’in “Müşteri kendisine fayda sağlandığı sürece izlenmesine ses çıkarmıyor” söylemini aklıma getirdi. Önemli olan tüketiciye fayda sağlamak şartıyla onu izlemek. Elbette aynı zamanda bu takip sırasında firmaya değer yaratacak fırsatlar yakalamak. Bunun öyle ifade edildiği kadar kolay olmadığının hepimiz farkındayız. Zaten çok çalışmamız gerekiyor dediğim konulardan da birisi de bu.

Mobil cihazların perakende mağazalarında kullanımı konusuna değinen Ask, bunun perakendecilere sunduğu fırsatları ve bu fırsatları nasıl değerlendirmek gerektiğine dair tavsiyelerde bulundu. Mobil’in bütünüyle diğer kanalların ve temas noktalarının yerini almayacağı fakat kendisinin bir satış kanalı olmasının yanı sıra mevcut kanalları destekleyen fonksiyonlara sahip olduğu görüşünü dile getirdi.

Retail System Research (RSR) şirketinin Yönetici Ortağı Nikki Baird konuşmasına dikkat çekici bir uyarıyla başladı.

“Her temas noktası, aynı zamanda, rakiplerinizin müşterinizi çalması için bir fırsattır!”

Baird, fiziksel mağazaları olan perakencilerin mağaza içinde mobil cihazlarla müşterilerine yaşatılacak tecrübe konusunda yeterince bilgi sahibi olmadıklarını düşünüyor. Diğer yandan bu perakendecilerin mobil uygulamalara seyirci kalmayacaklarını söylerken, müşterilerine mükemmel bir mobil tecrübe yaşatma konusunda henüz katedecekleri çok yol olduğunun altını çiziyor.

Öğleden sonrası oturumlarını Internet Retailer Baş Yazarı Don Davis yönetiminde gerçekleşti. Sears’ın Başkan Yardımcısı ve E-ticaret Müdürü Imran Jooma, tartışmasız en etkileyici sunumu yapanlardan birisiydi. Sears’ın mobil uygulamalarını çeşitli videolar eşliğinde sundu. Müşterinin davranışlarını anlamanın birinci kural olduğunu belirtirken, fiziksel mağazaya gelen tüketicilerin %87’lik bir bölümünün mağazaya gelmeden önce arama yaptığını, %43’lük bölümünün de mağaza içindeyken akıllı telefonlarında ürün bilgisi aradıklarını belirtti. Perakendeci olarak satış yapma yöntemlerini değiştirmeleri gerektiğine inanmışlar. Müşterilerine entegre bir tecrübe yaşatmak için online ve offline alışveriş arasında bir köprü kurmaya karar vermişler ve anlattıklarından gördüğüm kadarıyla her iki yöntemin de avantajlarını ustalıkla entegre etmeyi başarmışlar. Sunumda etkilendiğim fotoğraflardan birisi de mağazada boyunlarına asılı iPadlerle gezen satış görevlileri oldu. Kredi kartıya ödeme de kabul eden cihazla müşterinin bulunduğu yerde bir yandan onlarla iletişim kurarken diğer yandan da her müşterisine özelleştirilmiş tecübe yaşatma fırsatını değerlendiriyorlar.

Konferansta detaylı ve teknik konular da ele alınırken anlatım biçimleri tam aksine teknik terimlerden uzak ve herkes için anlaşılır bir formattaydı. Konuşmacılar, QR kodlarının ve sanal gerçekliğin mobil ticarette önemini uygulamalı örneklerle anlattılar. Sunum başlığı HTML5 olan bir konuşmacının sunumundan dilim döndüğünce aktaracağım bilgi ise HTML5’in her türlü mobil cihazla uyumlu web tasarımı yapmayı mümkün kılması. Aynı konuşmacının bir başka tavsiyesi de asla sadece web üstünde çalışan bir site yapılmaması yönünde. Bu konularda aktarım ve yorum yapmayı işin uzmanlarına bırakmak daha doğru olacak. Konuyla ilgili edindiğim bilgileri EticaretMag ekibinin bu konularla ilgili editörü Cemal İve’ye aktardıktan sonra onun yazılarıyla sizlerle paylaşacağız.

Konferansın kapanış konuşması ise Tom Navara tarafından yapıldı. “Why the Mobile Commerce 400 Rose to the Top” başlıklı sunumuyla dinleyicilerin karşısına çıkan Navara, Internet Retailer’ın yayınladığı “The Mobile 400” kitabından bilgiler paylaştı. Aktardıklarına göre en büyük 400 perakende firmasının (aralarında bilet ve tatil siteleri de bulunuyor) mobil cihazlar üzerinden yaptıkları satışlar 2012 yılı itibarıyla 12 milyar doları bulmuş. Web satışlarındaki artışa kıyasla çok daha büyük olan mobil satış artışına bakıldığında yaklaşık %101.4’lük bir artış olduğu gözlemlenmiş. Mobilin geleceğin online alışverişinde sahip olacağı kritik konuma sürekli vurgu yapan Navara, tüketicilerin de bu değişimin ve gelişimin farkında olduğunu ve yeniliklere adapte olmakta sıkıntı yaşamadıklarını belirtti. eBay, Dell ve JackThreads gibi büyük firmaların mobil kullanım örnekleriyle de sunumunu renklendiren Navara, küçük ya da büyük bütün online alışveriş şirketlerinin mobile bir an önce kendilerini adapte etmeleri gerektiğinin altını çizdi.

Yorucu ama bir o kadar da zevkli, eğlenceli ve öğretici bir etkinliğin sonuna geldik. Umarım üç gün boyunca mobil ticaret ve mobil pazarlama konusunda aldığım notları ve öğrendiklerimi sizinle ilgi çekici bir şekilde paylaşabilmişimdir. İnanın, bütün gün etkinliklere katılıp, ardından da konuşulanlar hakkında yazı yazmak epey yorucuydu. Ama sizden aldığım geri dönüşler yorgunluğumu unutturdu.

Önümüzdeki yazılarda görüşmek üzere.

Şule Özmen 12 Ekim 2012 San Diego, ABD – İstanbul, TR Uçağı



Sosyal medya ve e-bülten ile de EticaretMag'ı takip edebilirsiniz!

EticaretMag Twitter EticaretMag 

Facebook Sayfası EticaretMag Youtube EticaretMag Google+ E-ticaret 

Türkiye Linkedin Grubu E-

ticaretMag RSS E-

ticaretMag RSS

Yorumlar

  1. İzlen Toker der ki:

    MMCF 2012 notlarınızı paylaştığınız bu güzel yazı dizisi için çok teşekkürler. Benim için çok faydalı oldu, elinize, emeğinize sağlık.

  2. Bu güzel ve faydalı paylaşım için teşekkürler

Fikrini söyle

*