21 Kasım 2018

Tidal Müzik Hizmeti Milyoner Müzisyenlerin Desteği İle Geliyor

TIDAL_2

Yeni bir ürüne dikkat çekmek istiyorsanız yükseklerde hatırlı tanıdıklarınızın olması önemlidir. Jay Z de bunun farkında olacak ki, yakın zamanda satın alıp tekrar piyasaya çıkarttığı online müzik hizmeti Tidal‘ın tanıtımı için tamamı dünya müzik starlarından oluşan bir ekibi halkla ilişkiler ekibine dönüştürmeyi becermiş.

Madonna, Kanye West, Deadmau5 ve Beyoncé, Tidal’ı tanıtan çok ünlü dünya starlarından yalnızca bir kaçı. #TIDALforALL hashtagi ile Twitter üzerinden sürmekte olan tanıtım kampanyası için ünlü sanatçılar profil resimlerini de Tidal’ın marka rengi olan parlak cam göbeği rengi ile değiştirdiler. Ayrıca tanıtım tweetlerinde sıklıkla “music history”, “turn the tide”, ve “togather” kelimelerine yer veriliyor. Bu kullanım açıkça Google ile Twitter’ın anlaşmasından sonra bizim de ayrı bir yazımızda bahsettiğimiz Twitter SEO’suna öncül bir örnek.

New York’da yapılan basın toplantısı ile Jay Z’nin sahneye çıkmasıyla resmi tekrar tanıtımı gerçekleşen Spotify rakibi Tidal online müzik hizmetine şu anda ayda 9,99 veya 19,99 dolar ücret ile abone olunabiliyor.

Tidal’ın kökeni

jay-z

Bu hizmet aslında İskandinav bir şirket olan Aspiro tarafından ABD’de kullanıma sunulmuştu. En büyük özelliği, düşük kaliteli MP3 formatında müzikler değil, çok yüksek ses kalitesinde 16 bit FLAC formatında müzikleri servis etmesiydi. Şu anda 25 milyon müzik ve 75 bin klip içeren arşivi haricinde, profesyonel editörler tarafından düzenlenen müzik listeleri ve sanatçılar ile röportajlar da içeriyor. Sporify’ın aksine, Tidal’ın ücretsiz bir kullanım seçeneği bulunmuyor. tidal şu anda 31 ülkede masaüstü ve mobil cihazlarda kullanılabilir durumda. Kısa zaman içinde 6 ülkeye daha açılması planlanıyor. Tidal’ın şu an kullanılabildiği ülkeler ABD, Kanada, İngiltere, İrlanda, Finlandiya, Hollanda, Belçika, Lüksemburg, İtalya, Güney Afrika, Çek Cumhuriyeti, Slovakya, Singapur, Danimarka, İspanya, Portekiz, Estonya, Litvanya, Latviya, Norveç, Fransa, avusturya, İsviçre, Macaristan, Türkiye, İsveç, Romanya, Slovenya, Yunanistan, Güney Kıbrıs Rum Kesimi ve Malta. 2015 sonuna kadar ise Polonya, avustralya, Hong Kong, Katar, Birleşik Arap Emirlikleri ve Almanya da bu listeye dahil olacak.

Sosyal medyadan örnekler

Sosyal medyada gördüğümüz pazarlama hareketi Jay Z’nin yalnızca ürünün özelliklerine güvenmediğini, rakip hizmetlerin önüne geçebilmek için doğru insanlara da sırtını dayadığını gösteriyor. Şubat ayında Los Angeles’da yaptığı bir toplantıda müzik dünyasının en büyük isimlerini bir araya toplayan Jay Z, Tidal’ın müzik sektörüne ve müzisyenlere nasıl kazançlar sağlayabileceğini doğrudan müzisyenler ile tartışmıştı. Bu bakımdan, zamanında Charlie Chaplin’in kurduğu ve günümüzde bile hala dünyanın en etkin sanatçı topluluklarından olan United Artist’in bir nevi modern versiyonu gibi duruyor.

Twitter’a baktığımızda gördüğümüz tweet bombardımanı, Jay Z’nin müzik dünyasındaki arkadaşlarını ikna etmeyi başardığının en büyük kanıtı. Geçtiğimiz hafta ise Taylor Swift, albüm kataloğunun Spotify’da değil, Tidal’da yayınlanacağını duyurmuştu. Gerekçe olarak da Spotify’ın ücretsiz müzik dinletme hizmetini göstermişti.

 Hiç bir şey toz pembe değil

Bunlar Jay Z için iyi haberler olsa da, Tidal’ın şu anda 17 bin kayıtlı kullanıcısı bulunuyor. Spotify’ın 15 milyonluk kayıtlı kullanıcı tabanı ile karşılaştırıldığında Tidal henüz okyanustaki bir damla kadar. Ancak kaliteli ses ve müzik seven audiofillerin, müzik meraklılarının internet üzerinden bu pahalı zevklerini giderebilecekleri Tidal haricinde pek bir hizmet de yok. Tidal’ın yalnızca bu niş gruba mı hitap edeceği yoksa yayılıp genel bir popülerlik mi kazanacağı zaman içinde belli olacak.

Ancak Tidal’ın ölü doğmuş bir proje olduğunu iddia eden çevreler de var ve argümanlarında pek de haksız değiller.

Öncelikle Tidal’ın esas ortaya çıkış amacı, sanatçıların müzik dinletileri başına doğru düzgün ödeme alamamalarıydı. Tidal bu soruna bir çözüm bulup, sanatçıların doğru düzgün ücretlerini almaları ve daha çok müzik icra etmelerine teşvikti. Bu yüzden Tidal’ın bir ücretsiz kullanımı yok. Ancak, müzisyenlerin ödeme alamamalarındaki en büyük sorun müzik platformları değil, anlaştıkları kayıt şirketleri. Ernst & Young verilerine göre kayıt şirketleri gelirlerinin %45,6’lık kısmını Spotify ve Tidal gibi platformlardan elde ediyorlar. Bu kazanılan paranın ise yalnızca %6,8’i sanatçılara kalıyor. Yani toplam gelirin %3’ü bile değil. Tidal’a herkes, en yüksek kaliteli ses ücreti olan 19,99’dan üye olsa bile sonuçta bu %3 bile olmayan oran değişmeyecek.

İkinci en büyük sorun ise, aslında hemen hemen kimsenin müzik dinlemek için artık para vermemesi. Spotify’ın 15 milyonluk kullanıcı tabanının ancak çeyreği paralı üye. Şöyle bir gerçek var: 1999 yılında müzik endüstrisinin en cafcaflı döneminde kişi başı müziğe harcanan yıllık ücret 20 dolardı. Apple ise geçtiğimiz yıl ortalama bir iTunes kullanıcısının yılda 48 doları müziğe harcadığını buldu. Yani aslında müziğe harcanan para artıyor. Ancak Tidal’ın fiyatlarına baktığımızda, yıllık 120 dolar ücret, dünyanın en büyük müzik dağıtım platformu olan iTunes ortalamasının neredeyse 3 katı. Esas özelliği olan en yüksek ses kalitesinde müzik dinlemek için ise yıllık 240 dolar verilmesi gerekiyor ki, gerçekten çok niş bir kitle haricinde bu parayı vermeyi düşünecek bir müzik kitlesi araştırmalarda görülmüyor.

Son olarak ise, Spotify artık start-up platformların yakalayamayacağı kadar büyük ve gelişmiş bir servis. En azından endüstrideki çoğu kişinin görüşü bu yönde. Deezer ve Pandora’yı da işin içine kattığımızda, Tidal’ın bu piyasada tutunması çok zor, çünkü pazardan pay kapabilmek için yıllar boyunca hiç kar etmeden yakabileceği bir sermayesi yok.



Sosyal medya ve e-bülten ile de EticaretMag'ı takip edebilirsiniz!

EticaretMag Twitter EticaretMag 

Facebook Sayfası EticaretMag Youtube EticaretMag Google+ E-ticaret 

Türkiye Linkedin Grubu E-

ticaretMag RSS E-

ticaretMag RSS

Yorumlar

  1. Dünyada olan biteni anlamak lazım

Fikrini söyle

*