13 Kasım 2018

Ya Facebook Hiç Olmasaydı?

2004 yılında yayına başladı Facebook. O tarihten bu yana büyük bir hızla insanların hayatında önemli bir yere sahip oldu. Ancak ne onu yaratanlar ne de kullanıcıları bu kadar vazgeçilmez olabileceğini eminim tahmin etmemişlerdi.

Bugün ayda ortalama “770 milyar” sayfa gösterimi ile internet trafiğinin zirvesinde bulunan Facebook’un hiç olmadığını, hayatımıza hiç girmediğini düşünelim mi? Acaba o zaman neler eksik kalacaktı?

Ama önce Facebook’un şu anda ne kadar etkin olduğuna rakamlar ile bir göz atalım:

  • Ocak, 2011 itibariyle, dünyada yaklaşık 600 milyon Facebook Kullanıcısı bulunmakta. Oysa, M.S. 1600 yılında dünya nüfusu sadece 545 milyon idi. Şu anda Rusya’nın nüfusu 143 milyon, Kuzey Amerika’nın ise 344 milyon. Avrupa’da internet kullanan kişi sayısı ise 475 milyon.
  • Ortalama bir Facebook kullanıcısı, ayda 90 parça içerik (yazı, yorum, paylaşım, vs.) üretmekte.
  • Ortalama bir Facebook kullanıcısının 130 tane arkadaş bağlantısı bulunmakta.
  • Facebook kullanıcılarının kadın-erkek dağılımı ise oldukça dikkat çekici:

    Yaş Aralığı                –               KADIN       –      ERKEK
    13-17                                           %21.0               %20.0
    18-25                                           %25.3               %26.4
    26-34                                           %25.4               %26.6
    35-44                                           %14.8               %14.8
    45-54                                           %8.5                 %7.4
    55-64                                           %5.0                 %4.2

  • Ortalama bir Facebook kullanıcısı, her ziyaretinde ortalama 23 dakika zaman geçirmekte Facebook’ta.
  • Yerel işletmelerin %70’i pazarlama faaliyetlerinde Facebook’u kullanmakta.

PEKİ FACEBOOK HİÇ OLMASAYDI?

  • Arkadaşınıza hoşunuza giden bir resmi göstermek istediğinizde ne yapacaktınız?
    Seçenek 1: Arkadaşınızın bir sohbet yazılımında (msn messenger, gtalk, skype, vb.) çevrimiçi olmasını bekleyecektiniz.
    Seçenek 2: Arkadaşınızı yüzyüze görene dek bekleyecektiniz.
    Seçenek 3: Arkadaşınıza e-posta ile gönderecektiniz ve e-postayı alıp resmi görmesini bekleyecektiniz.
    Oysa, Facebook sayesinde, resmi arkadaşınızın duvarına göndermeniz yeterli. Mutlaka görecektir!

  • Bir gece önce katıldığınız partide çok eğlendiğinizi arkadaşlarınızın bilmesini istediğinizde ne yapacaktınız?
    Seçenek 1: İşe parti kıyafetleriniz ile gidecektiniz ve herkes sabahlara kadar çılgınca eğlendiğinizi anlayacaktı.
    Seçenek 2: Muhabbet sırasında bir fırsatını yaratıp dün gece gittiğiniz partiden ve nasıl eğlendiğinizden bahsedecektiniz.
    Oysa, Facebook sayesinde profil sayfanıza partiye ait fotoğraflar koyarak ve durumunuza (status) “dün gece parti çok çılgındı!” gibi bir ileti yazarak bunu kolaylıkla yapabilirsiniz.

  • Arkadaşlarınız ile biraraya gelmek, küçük bir parti düzenlemek istediğinizde ne yapacaktınız?
    Seçenek 1: Davetiye hazırlayıp tek tek herkesin eline geçmesini sağlayacaktınız. Bunun için de epey uğraşacaktınız.
    Seçenek 2: Tüm davetlileri tek tek arayacaktınız. Hepsinin programlarının uygun olmasını dileyerek ve sonradan organizasyon zamanını doğru hatırlamalarını umarak telefon görüşmeleri yapacaktınız.
    Oysa, Facebook sayesinde bir ‘Facebook Etkinliği’ yaratıp tüm arkadaşlarınıza etkinlik daveti göndermeniz yeterli.

Gördüğünüz gibi aslında bu Facebook dedikleri platform pratik faydalarıyla insan hayatının ihtiyaçlarına cevap verebilmeyi başardığı için belki de bu kadar yaygınlaştı ve hayatımızın vazgeçilmez bir parçası oldu. İnternete girip de Facebook sayfamıza bir bakmadan çıkamaz olmamızın nedeni belki de bu ayrıntılarda gizli.

Siz ne dersiniz?



Sosyal medya ve e-bülten ile de EticaretMag'ı takip edebilirsiniz!

EticaretMag Twitter EticaretMag 

Facebook Sayfası EticaretMag Youtube EticaretMag Google+ E-ticaret 

Türkiye Linkedin Grubu E-

ticaretMag RSS E-

ticaretMag RSS

Yorumlar

  1. buradan daha çok örnek çıkar aslında. parti konseptinden çok daha fazlası. 🙂

Fikrini söyle

*